Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Artık yüz çevir onlardan; o gün çağıran, hoşlanılmayan birşeye çağırır.
Besim Atalay (1965)
Hoşa gitmiyecek olan bir nesneye, bir çağıran onları, çağırdığı günedek yüz çevir sen onlardan
Cemal Külünkoğlu
O halde (ey Resul) sen onlardan yüz çevir (üzerlerine varma)! Gün gelecek o davetçi (melek) insanları benzeri görülmemiş bir şeye (yeniden dirilmeye ve hesap vermeye) çağıracaktır!
Cemil Said (1924)
Sen ânları bırak, tekmîl insânları da’vet idecek olan melek ânları hevlnâk bir mahalle çağıracakdır.
Diyanet Vakfı
Çağıranın görülmemiş bir şeye çağırdığı gün, sen de onlardan yüz çevir.
Edip Yüksel
Onlara aldırma; çağırıcının, görülmemiş ve tanınmamış bir şeye çağıracağı gün,
Elmalılı Hamdi Yazır
Sen de onlardan yüz çevir, o gün ki çağırıcı görülmedik müdhiş bir şey'e çağırır
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Sen de onlardan yüz çevir ki, o gün çağırıcı, görülmedik müthiş bir şeye çağırır.
Emrah Demiryent
O hâlde (Resûlüm! Israrla hakkı inkâr etmeleri yüzünden) sen de onlardan yüz çevir. O davet edicinin (İsrâfil’in), görülmemiş müthiş bir şeye çağıracağı (diriliş) günü (nü) bekle.
Abdullah-Ahmet Akgül
(Ey Resulüm!) Öyleyse (şimdi) Sen onlardan yüz çevir (ve kendi hallerine bırak ki:) O çağırıcı (resmi ve yetkili davet yapıcı)nın hiç (tahmin ve) tasavvur olunmayan (ve herkesi şaşkınlıkta bırakan) bir şeye çağıracağı (hiç kimsenin ummadığı bir davet ve duyurunun yapılacağı) gün (gör ki halleri nasıl olacaktır)!
Erhan Aktaş
O halde onlardan yüz çevir. O gün çağırıcı onları hiç hoşlanmayacakları şeye çağıracak.
Eski Anadolu Türkçesi
pes yüz döndür anlardan. ol gün kim oķıya oķıyıcı śarp bilinmez işdin yaña.
Hasan Basri Çantay
O halde (habîbim) onlardan yüz çevir. O da'vet edicinin (misli) görülmemiş, tanınmamış bir şey'e da'vet edeceği gün.
Hayrat Neşriyat
Öyle ise onlardan yüz çevir! O gün ki, o da'vetçi (İsrâfîl, onları nefislerce)kendisinden nefret edilen (ihtimâl verilmeyen ve inkâr edilen) bir şeye (hesab yerine) çağırır.
İhsan Aktaş
O hâlde (sana eziyetlerine rağmen yine de) onlardan yüz çevir (onları affet ve tebliğ görevini yap); çağırıcının, görülmemiş ve tanınmamış bir şeye (hesaba çekilmek üzere mahşer yerine) çağıracağı gün,
İlyas Yorulmaz
(Onun için) Bir davetçinin onları, inkâr edilen hesap gününe davet edinceye kadar, sen onlardan yüz çevir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Artık sen onlardan yüz çevir. Çağırıcının görülmemiş, işitilmemiş bir azaba çağıracağı o gün,
İsmail Hakkı İzmirli
Artık onlardan çekil, dâvetçinin, hoşlanılmayan bir şeye, azaba dâvet edeceği günü bekle.
İsmail Yakıt
O hâlde (Ey Peygamber!) onlardan yüz çevir. Çağırıcının çağrısının bilinmeyen bir şeye doğru olduğu gün.
Kadri Çelik
Öyleyse sen onlardan yüz çevir; çağıranın görülmemiş bir şeye (hesaba) çağırdığı günü (an)!
Abdullah Parlıyan
Sen yine onlardan uzak dur. O davet edici İsrafil'in görünmemiş, tanınmamış bir şeye davet edeceği gün.
Kuran Yolu
Öyleyse sen de onlardan yüz çevir. Çağrıcının görülmedik bilinmedik bir şeye çağırdığı günde;
Mahmut Kısa
O hâlde, ey Müslüman! Madem bütün delillere rağmen inkârda diretiyorlar, sen de bırak onları, inkâr ve cehâlet karanlıklarında bocalayıp dursunlar! Ta Mahşer Günü İsrafil adındaki dâvetçinin eşibenzeri görülmemiş bir şeye çağıracağı o müthiş Gün gelip çatıncaya kadar:
Mahmut Özdemir
Çağrıcı’nın bilinmedik bir şeye çağıracağı gün, onlardan yüz çevir!
Mehmet Çakır
Resulüm! Bırak onları! Canları cehenneme!
Mehmet Çoban
Ayetlerimizden yüz mü çeviriyorlar? Öyleyse sen de onlardan yüz çevir. Çok fazla üstlerine gitme! Elbette onlar öyle bir yere, öyle bir şeye çağrılacaklar ki; gözleri, akılları, kalpleri şaşacak!
Mehmet Okuyan
Sen de onlardan yüz çevir! Bir çağrıcının hoş görülmeyecek bir şeye çağıracağı gün,
Mehmet Türk
Öyleyse (Ey Muhammed!) Sen onlarla mücadele etmeyi bırak. O, çağırıcının¹ benzeri görülmemiş, bir şeye çağıracağı gün var ya!
Muhammed Esed
sen (yine) onlardan uzak dur. Çağrı Sesinin, [insanı] aklın tasavvur edemeyeceği ⁵ bir şeye çağıracağı Gün,
Mustafa Çavdar
Artık sen de onlardan yüz çevir. Gün gelecek o çağırıcı, onları hiç hoşlanmayacakları bir şeye çağıracak. 20/108, 50/41-42
Ahmet Tekin
Sen de onlardan uzak dur. Davetçi İsrâfil’in, sûr'a üfürerek görülmedik müthiş bir şeye çağıracağı gün, onların korku ve saygıdan perişanlıkları gözlerine yansıyacak.
Mustafa İslamoğlu
Artık sen de onlardan yüz çevir![⁴⁸⁰⁷] Bir davetçinin, asla (kimsenin) tasavvur edemeyeceği o şeye çağıracağı gün,
Ömer Nasuhi Bilmen
Artık sen onlardan yüz çevir. O gün ki dâvetci bir korkunç, nâhoş bir şeye dâvet eder.
Orhan Kuntman
(Ey Muhammed) O halde sen de onlardan yüz çevir. (Boş yere onlarla uğraşma, onlar imana gelmezler, onlar kalbleri mühürlenmiş ve cezayı hak etmiş bir topluluktur ki) kıyâmet günü çağına (İsrafil a.s.) onları müthiş bir şeye (mahşere, hesab mevkiine) çağırdığında,
Osman Fırat
Öyleyse sen de onlardan yüz çevir; o çağırıcının görülmemiş, tanınmamış bir şeye çağıracağı gün,
Şaban Piriş
Onlardan yüz çevir. O gün çağırıcı onları hoşlanmadıkları bir şeye çağırır.
Satıraltı Meal (1534)
Pes i‘rāż eyle anlardan ol güne degin ki ḳıġıra ḳıġırıcı ki İsrāfīldür, bir düşvārnesne.
Suat Yıldırım
Sen de şimdi onları kendi hallerine terk et. Gün gelir bir münâdî, hiç de hoşa gitmeyen, insanın görür görmez kaçacağı bir yere çağırır.
Süleyman Ateş
Öyleyse sen de onlardan yüz çevir; o çağırıcının görülmemiş, tanınmamış bir şeye çağıracağı gün,
Süleyman Tevfik (1927)
Onlardan yüzüni çevir (onların 'inâden küfürleri seni müteessir itmesün). İnsânlar da'vet idenin, çirkin şeye (cehenneme) da'vet iylediği gün
Süleymaniye Vakfı
Onlarla yakından ilgilenmeyi bırak. O çağrıcının görülmemiş bir şeye çağıracağı o gün,
Ahmet Varol
O halde onlardan yüz çevir. O çağırıcının tanınmamış bir şeye çağıracağı gün:
Ümit Şimşek
Sen onlardan yüz çevir. Gün gelir, davetçi görülmedik birşeye çağırır.
Yaşar Nuri Öztürk
O halde yüz çevir onlardan sen de; o çağırıcının alışılmadık/ürpertirci şeye çağırdığı günde,
Ali Bulaç
Öyleyse sen onlardan yüz çevir. O çağırıcının 'ne tanınmış, ne görülmüş' bir şeye çağıracağı gün...
Ali Fikri Yavuz
O halde (Ey Rasûlüm) onlardan yüz çevir. O çağırıcı İsrâfil'in görülmemiş dehşetli bir şeye (müminleri cennete, kâfirleri cehenneme) davet edeceği gün;
Bahaeddin Sağlam
Öyle ise sen onlardan yüz çevir. Çağırıcının korkunç bir şeye çağırdığı günü (bekle!)
Bayraktar Bayraklı
Öyleyse onlardan yüz çevir. Çağrıcının hoşlanılmayan bir şeye çağıracağı günü bekle!