Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Gözleri yerde, kabirlerden çıkarlar, sanki onlar, dağılmış çekirgelerdir.
Besim Atalay (1965)
Gözler dönmüş olarak, —dağılmış çekirge alayı gibi— mezarlarından çıkarlar
Cemal Külünkoğlu
Onlar, (rüzgârın) dağıtıp savurduğu çekirgeler gibi ürkek bakışlarla mevzilerinden çıkacak (ve),
Cemil Said (1924)
Gözleri önlerinde oldığı halde dağılmış çekirgeler gibi mezarlarından çıkacakdır.
Diyanet Vakfı
7, 8. Sanki etrafa yayılmış çekirge sürüsü gibi bakışları perişan (utançtan yere bakar) bir halde ve dâvetçiye koşarak kabirlerden çıkarlar. O esnada kâfirler: Bu, çok çetin bir gündür! derler.
Edip Yüksel
Gözleri zillet içinde mezarlardan çıkarlar; tıpkı saçılmış çekirgeler gibi...
Elmalılı Hamdi Yazır
Gözleri düşgün düşgün kabirlerden çıkarlar, sanki çıvgın çekirgeler
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Gözleri düşkün düşkün (zelil ve hakir) kabirlerinden çıkarlar, sanki yayılan çekirgeler gibidirler.
Emrah Demiryent
(İşte o gün) onlar, gözleri korkudan perişan bir vaziyette, etrafa saçılmış çekirgeler gibi bulundukları yerden (kabirlerinden) çıkarlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
Onların gözleri ’zillet ve dehşetten düşmüş, (bakışları baygın ve perişan) olarak’, sanki ’yayılan’ çekirgeler gibi kabirlerinden çıkacaklardır.
Erhan Aktaş
Kabirlerinden baygın gözlerle çıkarlar. Etrafa dağılmış çekirgeler gibidirler.
Eski Anadolu Türkçesi
7-8. ħor iken gözleri anlaruñ çıķalar sinlerden kāne anlar çekürgedür ŧaġılmış ivicilerken oķıyıcıdın yaña ya'nį isrāfildin yaña. eyide kāfirler “uşbu bir gündür śarp!”
Hasan Basri Çantay
gözleri zelîl ve hakıyr (dönüş) olarak, (hepsi de) çıvgın (ve yaygın) çekirgeler gibi, kabirler (in) den çıkacaklar,
Hayrat Neşriyat
7,8. (O gün) gözleri (korku içinde) baygın olarak kabirlerden çıkarlar; sanki onlar, yayılmış çekirgeler gibi o çağırıcıya (İsrâfîl'e) doğru koşan kimselerdir. Kâfirler (o gün) der ki: “Bu, pek zor bir gündür!”
İhsan Aktaş
İşte o gün) onlar, yılgın ve bitkin gözlerle savrulmuş çekirge sürüleri gibi bulundukları yerlerden (diriltilip) çıkacaklar. *
İlyas Yorulmaz
(Kıyamet günü) İnsanların gözleri korku içinde, sanki yeryüzüne dağılan çekirge sürüleri gibi mezarlarından çıkarlar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Onlar gözleri kararmış, oraya buraya dağılmış çekirgeler gibi sinlerinden çıkacaklar,
İsmail Hakkı İzmirli
O gün, korkularından gözleri kararmış bir halde, nereye gideceklerini şaşırmış, öteye beriye dağılmış çekirge gibi kabirlerinden çıkacaklar,
İsmail Yakıt
Gözleri korku ve dehşetten dışarı fırlamış bir hâlde kabirlerden [ecdâs] çıkarlar ve çekirge sürüsü gibi etrafa dağılırlar.
Kadri Çelik
Başlar öne eğik, sanki etrafa serpiştirilen çekirgeler gibi kabirlerinden çıkarlar.
Abdullah Parlıyan
O gün onlar gözleri dönüp, kararmış bir halde öteye beriye dağılmış çekirgeler gibi, kabirlerinden çıkarlar.
Kuran Yolu
7-8. Gözlerini korku bürümüş halde kabirlerinden çıkıp etrafa yayılmış çekirgeler gibi o çağrıcıya doğru koşarlar. İnkârcılar, “Bu, gerçekten zor bir gün!” derler.
Mahmut Kısa
O Gün onlar, utanç, pişmanlık ve dehşetten bakışları yere çivilenmiş bir hâlde, tıpkı fırtınanın etkisiyle sağa sola saçılmış çekirgeler gibi mezarlarından fırlayıp çıkacaklar.
Mahmut Özdemir
Baş eğik olarak bakışları / gözleri Oymaklar’dan çıkar; sanki onlar, serpilmiş / yayılmış çekirgeler gibidir.
Mehmet Çakır
O gün korkudan gözleri belermiş olarak kabirlerinden çıkacaklar. Sanki araziye dağılmış çekirgeler gibi.
Mehmet Çoban
Diriliş günü insanlar çekirge sürüleri gibi mezarlarından çıkarak etrafa yayıldıklarını görürsün. Korkularından ne yapacaklarını şaşırmışlardır.
Mehmet Okuyan
Etrafa yayılmış çekirgeler gibi bakışları perişan bir hâlde mezarlardan çıkacaklar.
Mehmet Türk
(İşte o gün) onlar, etrafa yayılmış çekirgeler gibi perişan bakışlarla kabirlerden çıkarlar.
Muhammed Esed
onlar kederli gözlerle, [rüzgarın] dağıtıp savurduğu çekirgeler gibi mezarlarından kalkacaklar,
Mustafa Çavdar
O gün herkes korkudan gözleri yerinden fırlamış olarak kabirlerinden çıkacak ve çekirge sürüsü gibi etrafa dağılacaklar. 42/45
Ahmet Tekin
Kâfirler, bakışları, hakkaniyete riayet duyguları gereği, korku ve saygıdan perişan bir halde, savrulan çekirge sürüleri gibi kabirlerden çıkacaklar.
Mustafa İslamoğlu
onlar yılgın ve bitkin gözlerle, savrulmuş çekirge sürüleri gibi mevzilerinden[⁴⁸⁰⁸] çıkacaklar;
Ömer Nasuhi Bilmen
Gözlerî zeliller olarak kabirlerinden çıkacaklardır. Sanki onlar dağılmış çekirgelerdir.
Orhan Kuntman
Gözleri dehşetten dışarı fırlamış, utançlarından başlan öne eğilmiş bir halde -çekirge sürüleri gibi- kabirlerinden çıkarlar,
Osman Fırat
Düşkün, düşkün bakışlarla bulundukları yerlerden/ kabirlerden çıkarlar; tıpkı yayılan çekirgeler gibidirler.
Şaban Piriş
7,8. Gözleri yere yıkık çekirgeler gibi yayılmış o çağırana koşarak kabirlerinden çıkarlar. Kafirler:-Bu, zor bir gün! derler.
Satıraltı Meal (1534)
Gözleri şāḫıṣ olup çıḳalar türbelerden, yayılmış çekirge gibi.
Suat Yıldırım
Gözleri korkudan önlerine eğildikçe eğilmiş, dehşet içinde mezarlarından çıkar, yayılmış çekirgeler gibi her tarafı dalga dalga kaplarlar.
Süleyman Ateş
Gözleri düşkün düşkün (zillet ve dehşet içinde) kabirlerden çıkarlar; tıpkı yayılan çekirgeler gibidirler.
Süleyman Tevfik (1927)
korkudan gözleri bulanmış ve karârmış oldığı halde çekirge sürüsi gibi kabirlerinden çıkub
Süleymaniye Vakfı
Gözleri saygıyla öne eğik olarak kabirlerinden çıkar, çekirge sürüleri gibi olurlar.
Ahmet Varol
Gözleri düşkün (zillet içinde), sanki yayılan çekirgeler gibi kabirlerinden çıkarlar.
Ümit Şimşek
Ürkek bakışlarla, yayılmış çekirgeler gibi mezarlarından çıkarlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Kaymış olarak gözleri, çıkarlar kabirlerden. Sanki çekirgelerdir, çıvgın mı çıvgın!
Ali Bulaç
Gözleri 'zillet ve dehşetten düşmüş olarak', sanki 'yayılan' çekirgeler gibi kabirlerinden çıkarlar.
Ali Fikri Yavuz
(Korkudan) gözleri baygın olarak kabirlerden çıkacaklar; etrafa yayılan çekirgeler gibi...
Bahaeddin Sağlam
(O gün) gözleri zillet içinde ufalmış olarak, yayılan çekirgeler gibi kabirlerden çıkarlar.
Bayraktar Bayraklı
Gözleri korkudan perişan bir vaziyette, etrafa saçılmış çekirgeler gibi bulundukları yerden çıkarlar.