44. Ayet
لَا بَارِدٍ وَلَا كَر۪يمٍ
42,43,44. Onlar, iliklere işleyen bir ateş ve bir kaynar su içindedirler. Ne serin ve ne de yararlı olan zifirî bir gölge içinde!.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
لَا بَارِدٍ وَلَا كَر۪يمٍ
42,43,44. Onlar, iliklere işleyen bir ateş ve bir kaynar su içindedirler. Ne serin ve ne de yararlı olan zifirî bir gölge içinde!.
Ne bir serinlik var, ne bir güzellik var.
41,42,43,44. Uğursuz olan kimselere gelince; ne kötüdür uğursuzlar, onlar sam yelinde, sıcak bir havada —Ne serin, ne faydalı— zifirden bir gölgede bulunacaklar !
42-43-44. (Onlar) içlerine işleyen bir ateş ve kaynar su içinde ve serinliği ve hoşluğu olmayan kapkara bir dumanın gölgesinde bulunurlar.
41,42,43,44. Sol taraf insânları [1] (Ne bedbahtdırlar sol taraf insânları) Zehirli bir rüzgârın ve kaynar suyun ortasında kara bir duman içinde bulunacaklardır ki bu duman ne hoşdur ne de serin!
43, 44. Serin ve hoş olmayan kapkara dumandan bir gölge altındadırlar;
Ne soğuktur, ne de yararlı.
Ne serin ne de kerîm
Ki ne serindir, ne de faydalı.
42-43-44. (Onlar) içlerine (iliklerine, hücrelerine kadar) işleyen bir ateş ve kaynar su içinde, serinliği ve hoşluğu olmayan kapkara bir dumanın gölgesinde (azap içerisinde) bulunurlar.
Ki o, (cehennem) ne serindir, ne de ferahlatıcıdır. (İkram edilip rahatlatıcı hiçbir şey bulunmayacaktır.)
Serin olmayan, faydası olamayan!
43-44. daħı gölgede ķara dütünden śovuķ degül daħı görklü degül.
Ki (o gölge) ne serin, ne de fâideli değildir.
42,43,44. (Onlar) nüfûz edici bir ateş ve bir kaynar su içinde, serinliği ve hoşluğu (bir faydası) olmayan simsiyah dumandan bir gölge içindedirler!
42,43 , 44. (Onlar) Semûm (içe işlemiş) ve hamîm (kavurucu bir sıcaklık) içindedirler. Ve (yine) boğucu bir gölge (için)deki ne serinletici ne de rahatlatıcıdır.
Orada serinlemek yok ve asla rahatlatıcı bir ikram da yok.
O gölge ne serindir, ne de güzeldir.
O duman, ne serindir, ne hoş bir şeydir [⁴].
Ne serindir ne de hoş [kerîm]
Ne serindir, ne de faydalı.
Ne serinleten, ne de rahatlatan bir gölge.
43-44. Serin ve rahatlatıcı olmayan, kapkara bir duman gölgesindedirler.
Öyle bir duman ki, ne serinletir, ne bir fayda verir!
Ne serindir, ne kerîm!
serinlik, ve rahatlıktan eser yok.
Onlara verdiğimiz gölgeliğin hiçbir yararı yoktur. Üstelik serinletici değildir.
42,43,44. (Onlar) içlerine işleyen bir ateş ve kaynar su ile serinliği de rahatlatması da olmayan zifiri bir karanlığın içinde olacaklardır.
43,44. Kapkara, boğucu bir dumandan (meydana gelen) ve asla serinletmeyen ve rahatlatmayan bir gölge (içerisindedirler.)
ne serinleten, ne de rahatlatan [bir gölge].
43-44. Serinlik ve rahatlık vermeyen kapkara bir duman içinde nefessiz kalacaklar. 77/31
Gölge ne serindir, ne faydalı.
ne serinletici ne de rahatlatıcı…
(O gölge) Ne soğuktur, ne de fâidelidir.
43,44. Hiç serinlik vermeyen simsiyah bir dumanın gölgesi altındadırlar.
Serinletmez ve de fayda vermez.,
Serinlik yok, bağış yok.
ṣovuḳ degül, daḫı menfa‘atı daḫı yoḳ.
43, 44. Ne serin, ne de faydalı olmayan, kapkara duman tabakası altındadırlar. [77, 29-34]
Ki ne serindir, ne faydalı.
bu gölge onlara ne serinlik virir ve ne de yağmur yağdırır.
Orası ne serinletir ne de rahatlık yüzü gösterir.
Ne serindir ne de ferahlatıcı.
Bir gölge ki ne serinlik verir, ne bir hayrı dokunur.
Ne serindir ne de cömert.
Ki o, ne serindir, ne ferahlatıcı (kerim).
O gölge ne serindir, ne mülâyim...
O duman, ne serindir ne de hoştur.
42,43,44,45,46. İçlerine işleyen bir ateş ve kaynar su içinde serin ve hoş olmayan kapkara dumandan bir gölge altındadırlar. Çünkü onlar bundan önce, varlık içinde sefahete dalmışlardı. Büyük günahı işlemekte ısrar edip dururlardı.