Vâkıa Suresi 44. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

44. Ayet

لَا بَارِدٍ وَلَا كَر۪يمٍ

42,43,44. Onlar, iliklere işleyen bir ateş ve bir kaynar su içindedirler. Ne serin ve ne de yararlı olan zifirî bir gölge içinde!.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ne bir serinlik var, ne bir güzellik var.

Besim Atalay (1965)

41,42,43,44. Uğursuz olan kimselere gelince; ne kötüdür uğursuzlar, onlar sam yelinde, sıcak bir havada —Ne serin, ne faydalı— zifirden bir gölgede bulunacaklar !

Cemal Külünkoğlu

42-43-44. (Onlar) içlerine işleyen bir ateş ve kaynar su içinde ve serinliği ve hoşluğu olmayan kapkara bir dumanın gölgesinde bulunurlar.

Cemil Said (1924)

41,42,43,44. Sol taraf insânları [1] (Ne bedbahtdırlar sol taraf insânları) Zehirli bir rüzgârın ve kaynar suyun ortasında kara bir duman içinde bulunacaklardır ki bu duman ne hoşdur ne de serin!

Diyanet Vakfı

43, 44. Serin ve hoş olmayan kapkara dumandan bir gölge altındadırlar;

Edip Yüksel

Ne soğuktur, ne de yararlı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ne serin ne de kerîm

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Ki ne serindir, ne de faydalı.

Emrah Demiryent

42-43-44. (Onlar) içlerine (iliklerine, hücrelerine kadar) işleyen bir ateş ve kaynar su içinde, serinliği ve hoşluğu olmayan kapkara bir dumanın gölgesinde (azap içerisinde) bulunurlar.

Abdullah-Ahmet Akgül

Ki o, (cehennem) ne serindir, ne de ferahlatıcıdır. (İkram edilip rahatlatıcı hiçbir şey bulunmayacaktır.)

Erhan Aktaş

Serin olmayan, faydası olamayan!

Eski Anadolu Türkçesi

43-44. daħı gölgede ķara dütünden śovuķ degül daħı görklü degül.

Hasan Basri Çantay

Ki (o gölge) ne serin, ne de fâideli değildir.

Hayrat Neşriyat

42,43,44. (Onlar) nüfûz edici bir ateş ve bir kaynar su içinde, serinliği ve hoşluğu (bir faydası) olmayan simsiyah dumandan bir gölge içindedirler!

İhsan Aktaş

42,43 , 44. (Onlar) Semûm (içe işlemiş) ve hamîm (kavurucu bir sıcaklık) içindedirler. Ve (yine) boğucu bir gölge (için)deki ne serinletici ne de rahatlatıcıdır.

İlyas Yorulmaz

Orada serinlemek yok ve asla rahatlatıcı bir ikram da yok.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

O gölge ne serindir, ne de güzeldir.

İsmail Hakkı İzmirli

O duman, ne serindir, ne hoş bir şeydir [⁴].

İsmail Yakıt

Ne serindir ne de hoş [kerîm]

Kadri Çelik

Ne serindir, ne de faydalı.

Abdullah Parlıyan

Ne serinleten, ne de rahatlatan bir gölge.

Kuran Yolu

43-44. Serin ve rahatlatıcı olmayan, kapkara bir duman gölgesindedirler.

Mahmut Kısa

Öyle bir duman ki, ne serinletir, ne bir fayda verir!

Mahmut Özdemir

Ne serindir, ne kerîm!

Mehmet Çakır

serinlik, ve rahatlıktan eser yok.

Mehmet Çoban

Onlara verdiğimiz gölgeliğin hiçbir yararı yoktur. Üstelik serinletici değildir.

Mehmet Okuyan

42,43,44. (Onlar) içlerine işleyen bir ateş ve kaynar su ile serinliği de rahatlatması da olmayan zifiri bir karanlığın içinde olacaklardır.

Mehmet Türk

43,44. Kapkara, boğucu bir dumandan (meydana gelen) ve asla serinletmeyen ve rahatlatmayan bir gölge (içerisindedirler.)

Muhammed Esed

ne serinleten, ne de rahatlatan [bir gölge].

Mustafa Çavdar

43-44. Serinlik ve rahatlık vermeyen kapkara bir duman içinde nefessiz kalacaklar. 77/31

Ahmet Tekin

Gölge ne serindir, ne faydalı.

Mustafa İslamoğlu

ne serinletici ne de rahatlatıcı…

Ömer Nasuhi Bilmen

(O gölge) Ne soğuktur, ne de fâidelidir.

Orhan Kuntman

43,44. Hiç serinlik vermeyen simsiyah bir dumanın gölgesi altındadırlar.

Osman Fırat

Serinletmez ve de fayda vermez.,

Şaban Piriş

Serinlik yok, bağış yok.

Satıraltı Meal (1534)

ṣovuḳ degül, daḫı menfa‘atı daḫı yoḳ.

Suat Yıldırım

43, 44. Ne serin, ne de faydalı olmayan, kapkara duman tabakası altındadırlar. [77, 29-34]

Süleyman Ateş

Ki ne serindir, ne faydalı.

Süleyman Tevfik (1927)

bu gölge onlara ne serinlik virir ve ne de yağmur yağdırır.

Süleymaniye Vakfı

Orası ne serinletir ne de rahatlık yüzü gösterir.

Ahmet Varol

Ne serindir ne de ferahlatıcı.

Ümit Şimşek

Bir gölge ki ne serinlik verir, ne bir hayrı dokunur.

Yaşar Nuri Öztürk

Ne serindir ne de cömert.

Ali Bulaç

Ki o, ne serindir, ne ferahlatıcı (kerim).

Ali Fikri Yavuz

O gölge ne serindir, ne mülâyim...

Bahaeddin Sağlam

O duman, ne serindir ne de hoştur.

Bayraktar Bayraklı

42,43,44,45,46. İçlerine işleyen bir ateş ve kaynar su içinde serin ve hoş olmayan kapkara dumandan bir gölge altındadırlar. Çünkü onlar bundan önce, varlık içinde sefahete dalmışlardı. Büyük günahı işlemekte ısrar edip dururlardı.