45. Ayet
اِنَّهُمْ كَانُوا قَبْلَ ذٰلِكَ مُتْرَف۪ينَۚ
Çünkü onlar, bundan önce (dünyada varlık içinde) sefahata dalmış ve azgın kimselerdi.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
اِنَّهُمْ كَانُوا قَبْلَ ذٰلِكَ مُتْرَف۪ينَۚ
Çünkü onlar, bundan önce (dünyada varlık içinde) sefahata dalmış ve azgın kimselerdi.
Bundan önce onlar, nimetler içindeydi.
Onlarsa, bundan önce, keyiflerine düşkündüler
Çünkü onlar, bundan önce (dünyada varlık içinde) şımartılmış kimselerdi.
45,46. Ânlar evvelleri müreffehen yaşayorlardı. ’Azîm bir kîn ve nefret izhârında devâm idiyorlar idi.
Çünkü onlar bundan önce varlık içinde sefahete dalmışlardı.
Bundan önce onlar konfor içinde şımarmışlardı.
Çünkü onlar bundan evvel mütrefîn: Keyflerine düşkün şımarık müsrifîn idiler
Çünkü onlar bundan önce varlık içinde sefâhete dalmışlardı.
45-46. Çünkü onlar bundan önce (dünyada), varlık içinde sefahate dalarak, (hakkı tamamen inkâr etmek ya da şirk koşmak gibi) büyük günah işlemekte ısrar ediyorlardı.
Çünkü onlar, bundan önce (dünyada) varlık içinde şımarmış ve azıtmış olanlardı. (Haksızlığa ve hayâsızlığa dalmışlardı.)
Çünkü onlar bundan önce varlık içinde zevklerine dalmışlardı.
pes anlar oldılar şundan ilerü nāz-ıla bislenmişler.
Çünkü onlar bundan evvel şehvetlerine düşkündüler.
Çünki onlar, bundan önce (ni'metler içinde) şımartılmış kimseler idiler.
Şüphesiz onlar bundan önce (dünyada iken) varlık içinde (sorumsuzca) şımarmışlardı. *
Onlar dünya hayatın da iken kendilerini seçilmiş, ayrıcalıklı görenler olup,
Çünkü onlar bundan önce azgınlıkta ayak direyen kimselerdi,
Çünkü onlar bundan evvel dünyada naz ve nimet içinde de yaşamışlardı.
Muhakkak ki onlar varlık içinde şımarmışlardı.
Çünkü onlar, bundan önce varlık içinde şımartılmış olanlardı.
Çünkü onlar, dünyada nimet içinde yüzüyor ve istedikleri gibi yaşıyorlardı.
Çünkü daha önce onlar hazlarına tutsak olmuşlardı.
Çünkü onlar, bundan önceki hayatlarında lüks ve sefahat içinde şımarırlardı.
Onlar, bundan önce refah (konfor) içinde şımartılmışlardı.
Vaktiyle onlar, toplumda saygın idiler.
Çünkü onlar dünyada her türlü şımarıklığı, her türlü haksızlığı yapmışlardı. Bunu yaparken varlıklarına güvenmişlerdi. Yaptıkları her şey ateş olup onları kuşattı. Böyle olacağını sanmıyorlardı.
Şüphesiz ki onlar bundan önce (dünyada) şımartılmışlardı.
Çünkü onlar, bundan önce keyiflerine düşkün kimselerdendiler.
Çünkü, geçmişte onlar kendilerini tamamen hazlara kaptırmışlardı, ¹⁹
Çünkü onlar, bundan önce refah içinde şımarıp azmışlardı. 6/44, 28/76-77
Onlar, bundan önce, varlık içinde, sefahata dalmışlardı.
Çünkü onlar geçmişte refah içinde şımarıp azmıştılar;[⁴⁹⁰⁴]
Çünkü,şüphe yok onlar bundan evvel nîmetlere (zevklerine) düşkünler idiler.
Çünkü onlar dünyada zevk ve sefadan gayrı hiçbir şey düşünmüyor;
Çünkü onlar bundan önce şımaran kimselerdi.
Çünkü onlar, bundan önce sorumsuzca ve konfor içinde yaşıyorlardı.
Anlar andan öñdin dünyāda tāze bislenmişler‐idi.
Çünkü onlar dünyada iken refah içinde şımarırlardı.
Çünkü onlar bundan önce varlık içinde şımartılmışlardı.
Onlar dünyâda iken şehvetlerine tâbi' oldılar.
Onlar buraya gelmeden önce şımartılmışlardı.
Çünkü onlar bundan önce varlık içinde şımartılmışlardı.
Çünkü onlar evvelce varlık içinde şımarmışlardı.
Çünkü şomluk yâranı, bundan önce servet ve refahla şımaranlardı.
Çünkü onlar, bundan önce varlık içinde şımartılmış olanlardı.
Çünkü onlar, bundan önce (dünyada) zevklerine düşkündüler;
Çünkü onlar, bundan önce refah içinde idiler.
42,43,44,45,46. İçlerine işleyen bir ateş ve kaynar su içinde serin ve hoş olmayan kapkara dumandan bir gölge altındadırlar. Çünkü onlar bundan önce, varlık içinde sefahete dalmışlardı. Büyük günahı işlemekte ısrar edip dururlardı.