Vâkıa Suresi 50. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

50. Ayet

لَمَجْمُوعُونَ اِلٰى م۪يقَاتِ يَوْمٍ مَعْلُومٍ

49,50. De ki: “Şüphesiz öncekiler ve sonrakiler, mutlaka belli bir günün belli bir vaktinde toplanacaklardır.”

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Elbette bilinen günün muayyen ve mukadder vaktinde toplanacaksınız.

Besim Atalay (1965)

Belli bir günün atanan vaktinde, toplanacaklar!»

Cemal Külünkoğlu

Bilinen bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır.”

Cemil Said (1924)

49,50. Ânlara di ki: "Evvel gelenler sonra gelenler ma’lûm olan günde sûret-i kat’iyede ictimâ’ ideceklerdir."

Diyanet Vakfı

Belli bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır!

Edip Yüksel

"Bilinen günün buluşma anı için toplanacaklardır."

Elmalılı Hamdi Yazır

Lâbüd cem' olunacaklar mikatına ma'lûm bir günün

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

"Belli bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır."

Emrah Demiryent

49-50. (Resûlüm! O kâfirlere) de ki: “Şüphesiz öncekiler ve sonrakiler, (Allah tarafından takdir edilmiş) belli bir günün, belli bir vaktinde mutlaka (hesap vermek üzere, mahşerde) toplanacaklardır.”

Abdullah-Ahmet Akgül

"Bilinen (ve belirlenen) bir günün buluşma vaktinde mutlaka toplanacaklardır."

Erhan Aktaş

Bilinen günün belli olan zamanında kesinlikle toplanmış olacaklar.

Eski Anadolu Türkçesi

49-50. eyit “bayıķ öñdüngiler daħı śoñraġılar dirilmişlerdür vaķtindin yaña bilinmiş günüñ.”

Hasan Basri Çantay

ma'lûm bir günün muayyen vaktında behemehal toplanacaklardır».

Hayrat Neşriyat

49,50. De ki: “Şübhe yok ki öncekiler de, sonrakiler de, bilinen bir günün belli bir vaktinde elbette toplanacak olanlardır.”

İhsan Aktaş

49,50. (Resulüm! Onlara) De ki: “Şüphesiz öncekiler ve sonrakiler, mutlaka (diriltilip hesap vermek üzere) malum günün, belirlenmiş vaktinde mutlaka toplanacaklar. *

İlyas Yorulmaz

Allah’ın bilgisinde olan, belirlenmiş bir vakitte bir araya getirilmiş olacaklar.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

belli bir günün belli bir vaktinde kesenkes toplanacaklardır.»

İsmail Hakkı İzmirli

Malûm bir günün muayyen bir vaktinde herhalde toplanacaklar.

İsmail Yakıt

“Elbette belli bir günün belirlenmiş bir vaktinde toplanırlar.”

Kadri Çelik

“Bilinen bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır.”

Abdullah Parlıyan

Allah'ın belirlediği muayyen bir zamanda, hesap günü için toplanacaklardır.

Kuran Yolu

Bilinen bir günün belirlenmiş bir vaktinde mutlaka bir araya getirilecekler!”

Mahmut Kısa

“Hepsi, Allah tarafından bilinen bir Günün buluşma vaktinde bir araya getirilecekler.”

Mahmut Özdemir

“Elbette, bilinen bir günün belirlenmiş vaktine toplanmışlardır”.

Mehmet Çakır

o malum günün zaman ayarlı buluşgasında kesinlikle buluşacaklardır. "

Mehmet Çoban

"Günü gelince yeryüzündeki yaşamınızın hesabını vermek için diriltileceksiniz. Allah’ın huzurunda toplanacaksınız. İşte o gün inkâr ettiğiniz gündür. Artık kaçışınız yoktur. Dünyada sizi şımartan, sizi alkışlayan, size yağ çeken hiç kimse yanınızda yoktur. Tek başınıza, yapayalnız hesap vereceksiniz. Güvendiğiniz malınız, mülkünüz, paranız, pulunuz, adamlarınız, mevkileriniz, makamlarınız yok olup gitmiştir."

Mehmet Okuyan

Bilinen bir günün belirlenen vaktinde mutlaka toplanacaksınız.” [*]

Mehmet Türk

(Onların tümü) belirli bir günün, belirli bir vaktinde mutlaka toplanacaklardır.

Muhammed Esed

[yalnızca Allah tarafından] bilinen bir Gün’ün belirlenmiş olan bir vaktinde bir araya getirilecekler:

Mustafa Çavdar

Ve hepsi belli bir günün, belli bir vaktinde bir araya toplanacaklar. 78/17

Ahmet Tekin

“Belli bir günün belli vaktine mutlaka toplanıp getirilecekler.”

Mustafa İslamoğlu

elbet (sadece Allah tarafından) bilinen bir günün belirli vaktinde bir araya toplanacaklar.

Ömer Nasuhi Bilmen

«Elbette malum bir günün muayyen bir vaktinde toplanılmış (olacaklardır).»

Orhan Kuntman

Elbette ki onlar belli bir günün (kıyâmet gününün) belirlenmiş bir vaktinde (huzurumuzda) toplanacaklardır.

Osman Fırat

Belli günün buluşma vakti için mutlaka hepsi toplanacaklardır.

Şaban Piriş

Belli bir günün, belli bir vaktinde bir araya getirileceksiniz.

Satıraltı Meal (1534)

dirileceklerdür bir bilinmiş gün vaḳtına.

Suat Yıldırım

49, 50. De ki: “Öncekiler de, sonrakiler de belli bir günün, belli vaktinde mutlaka toplanacaksınız. ” [11, 103-105]

Süleyman Ateş

Belli bir günün buluşma vakti için mutlaka toplanacaklardır.

Süleyman Tevfik (1927)

"Ma'lûm günün (kıyâmetin) mîkâtına elbette toplanacaklardır."

Süleymaniye Vakfı

Hepsi belli günün belli vaktinde bir araya toplanacaklardır.”

Ahmet Varol

Bilinen bir günün buluşma vaktinde mutlaka toplanacaklardır.

Ümit Şimşek

Belirlenmiş olan o malûm günde hepiniz toplanacaksınız.

Yaşar Nuri Öztürk

Bilinen bir günün buluşma vakti/buluşma yerinde mutlaka bir araya getirileceklerdir.

Ali Bulaç

'Bilinen bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır.'

Ali Fikri Yavuz

Belirli bir günün muayyen vaktinde çaresiz toplanacaklardır.”

Bahaeddin Sağlam

Belli bir günde buluşmak üzere toplatılacaklar.”

Bayraktar Bayraklı

47,48,49,50. Şöyle diyorlardı: “Ölüp, toprak ve kemik olduktan sonra mı yeniden diriltileceğiz? Eski atalarımız da mı?” De ki: “Şüphesiz öncekiler de, sonrakiler de, belli bir günün randevusunda bir araya getirileceklerdir.”