Vâkıa Suresi 51. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

51. Ayet

ثُمَّ اِنَّكُمْ اَيُّهَا الضَّٓالُّونَ الْمُكَذِّبُونَۙ

51,52. Sonra siz ey haktan sapan yalanlayıcılar! Mutlaka (cehennemde) bir ağaçtan, zakkumdan yiyeceksiniz.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Sonra da siz ey yalanlayan sapıklar, şüphe yok ki.

Besim Atalay (1965)

Sonra siz, ey yalanlayan sapkınlar!

Cemal Külünkoğlu

Sonra, siz ey yoldan sapmış ve hakikati yalanlamış olanlar!

Cemil Said (1924)

51,52. Siz dalâlete düşen ve her şeyi tekzîb iden insânlar zakkûm ağacının meyvesini ekl ideceksiniz.

Diyanet Vakfı

Sonra siz ey sapıklar, yalancılar!

Edip Yüksel

"Sonra da siz, ey sapıtmışlar, ey yalanlayıcılar,"

Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra siz, ey sapgın münkirler!

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Sonra siz, ey sapık yalanlayıcılar!

Emrah Demiryent

51-52. Sonra siz, ey yalancı sapkınlar! (Sizler) kesinlikle (cehennemin dibinde biten) bir ağaçtan, zakkumdan yiyeceksiniz.

Abdullah-Ahmet Akgül

Sonra muhakkak siz, ey (Hakk’tan) sapıtmış olarak (Kur’an’ın hükümlerini ve haberlerini) yalanlayıcılar! (Unutmayınız…)

Erhan Aktaş

Sonra siz, ey gerçekten sapkınlıkta olan yalancılar!

Eski Anadolu Türkçesi

andan bayıķ siz iy azġunlar yalan ŧutıcılar!

Hasan Basri Çantay

Sonra hakıykaten siz, ey sapkınlar ve tekzîbciler,

Hayrat Neşriyat

51,52. Sonra muhakkak ki siz, ey dalâlet içinde olanlar, yalanlayıcılar! (Siz) şübhesiz bir ağaçtan, zakkumdan yiyecek olan kimselersiniz!

İhsan Aktaş

51,52,53. Sonra siz ey (sapıklığı ve inkârı tercih edip doğruluktan) sapıp (gerçekleri hep) yalanlayanlar, (o zaman siz de toplanacaksınız). (İşte o gün suçlular) Mutlaka bir zakkum ağacından yiyecekler. Onunla karınları(nı) dolduracaklar. *

İlyas Yorulmaz

Sonra siz ey yalancı sapkınlar!

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Sonra gerçekten sizler, ey sapkınlar, ey doğruyu eğri sayanlar!

İsmail Hakkı İzmirli

Sonra siz! Ey yalan sayan sapıklar!

İsmail Yakıt

Sonra (onlara şöyle denir): “Siz ey yalancı sapıklar!”

Kadri Çelik

Sonra gerçekten siz, ey sapık yalancılar!

Abdullah Parlıyan

Sonra da siz ey yalanlayan sapıklar! Şüphe yok ki,

Kuran Yolu

Sonra siz ey yoldan sapmış inkârcılar!

Mahmut Kısa

“Sonra siz, ey bu Günü yalanlayan yolunu sapıtmış azgınlar!”

Mahmut Özdemir

“Sonra siz, ey Yalan Söyleyen Sapkınlar!”.

Mehmet Çakır

Ey şaşkın inkarcılar! Bundan böyle sizler,

Mehmet Çoban

"Yeryüzünde her türlü yalanla dolanla işlerini sürdürenler. Bilin ki hesap günü yalanlarınızın hiçbiri geçmeyecektir. Hesap günü yalan söylemeniz de mümkün değildir."

Mehmet Okuyan

Sonra siz ey yalancı sapkınlar!

Mehmet Türk

Sonra gerçekten siz ey sapkın yalancılar!

Muhammed Esed

ve o zaman, siz ey yoldan sapmış ve hakikati yalanlamış olanlar,

Mustafa Çavdar

Sonra siz ey sapkın yalancılar! 77/1...50

Ahmet Tekin

Dahası, siz, hak yoldan uzaklaşıp, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih ederek başlarına buyruk hayat yaşayanlar, Kur'ân'ı ve peygamberleri yalanlayanlar!

Mustafa İslamoğlu

Sonra siz ey yanlışta direnenler, ey yalanlayanlar!

Ömer Nasuhi Bilmen

Sonra şüphe yok ki, sizler ey sapıklar, tekzîp ediciler!

Orhan Kuntman

Sonra da şüphe yok ki siz ey sapıklar, ey (hak daveti, kıyâmet gününü) yalan sayanlar.

Osman Fırat

Sonra siz ey hak yoldan sapan yalancılar!...

Şaban Piriş

-Sonra siz, ey sapıklar, yalanlayanlar!

Satıraltı Meal (1534)

Andan ṣoñra siz iy yalancı azġunlar,

Suat Yıldırım

Sonra siz ey yoldan sapanlar ve hak dini yalan sayanlar!

Süleyman Ateş

Sonra siz de, ey sapık yalanlayıcılar (o zaman toplanacaksınız).

Süleyman Tevfik (1927)

"Sonra siz, ey dalâletde olan tekzîb idiciler!"

Süleymaniye Vakfı

Siz, ey yoldan çıkmış yalancılar!

Ahmet Varol

Sonra siz, ey sapıklar, yalanlayıcılar!

Ümit Şimşek

Sonra da, ey yalanlayıcı sapıklar!

Yaşar Nuri Öztürk

Ve siz de ey sapık yalanlayıcılar!

Ali Bulaç

Sonra gerçekten siz, ey sapık olan yalanlayıcılar,

Ali Fikri Yavuz

Sonra, muhakkak ki siz ey sapkınlar, yalancılar!

Bahaeddin Sağlam

Sonra siz ey sapık yalanlayıcılar (kâfirler!)

Bayraktar Bayraklı

Sonra, siz ey yalancı sapıklar!