Vâkıa Suresi 84. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

84. Ayet

وَاَنْتُمْ ح۪ينَئِذٍ تَنْظُرُونَۙ

Oysa siz o zaman bakıp durursunuz.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Siz de o sırada bakar durursunuz.

Besim Atalay (1965)

O zaman bakıp duracaksınız

Cemal Külünkoğlu

O vakit siz sadece bakıp durursunuz.

Cemil Said (1924)

83-87. Niçün rûhunız boğazınıza gelüb de her tarafa ’atf-ı nazar iylediğiniz zamân ve siz görmediğiniz halde biz sizin yanınızda bulunacağımız vakit -eğer muhâkeme olunmayacağınıza kâni’ ve sözünüzde sâdık iseniz- niçün rûhunızı vücûdunuza ’avdet itdirmiyorsunuz?

Diyanet Vakfı

O vakit siz bakar durursunuz.

Edip Yüksel

O anda siz bakınmaktasınız.

Elmalılı Hamdi Yazır

ki siz o vakıt bakar durursunuz

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Ki o zaman siz (ölmek üzere olana) bakar durursunuz.

Emrah Demiryent

83-84-85. (İçinizden birine ecel gelip de) can boğaza dayandığı zaman, siz o sırada (can çekişen o kimseye çaresizlikle) bakar durursunuz. (Oysa) biz o kişiye (kudretimiz ve ölüm ile ilgili vazifeli meleklerimiz ile) sizden daha yakınızdır, ama (siz melekleri) göremezsiniz.

Abdullah-Ahmet Akgül

Ki o sırada siz (sadece ve çaresizce) bakıp-duracaksınız.

Erhan Aktaş

O zaman bakınıp durursunuz.

Eski Anadolu Türkçesi

83-84. pes nişe, ķaçan ire boġazlaġuya [285b] daħı siz ol vaķt baķarsız!

Hasan Basri Çantay

o vakit siz görürsünüz!

Hayrat Neşriyat

83,84. Öyle ise, değil mi ki (can) boğaza geldiğinde, artık siz, o sırada (can çekişen o kimseye çâresizlikle) bakar durursunuz.

İhsan Aktaş

Ki, o zaman siz (can çekişenin yanında çaresiz) bakakalırsınız. *

İlyas Yorulmaz

O zaman bakınıp durursunuz.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

o vakit siz bakakalırsınız.

İsmail Hakkı İzmirli

İşte o zaman (ona yardım etmeksizin) bakar durursunuz.

İsmail Yakıt

Siz o zaman bakar kalırsınız.

Kadri Çelik

O sırada siz (sadece) bakıp durursunuz.

Abdullah Parlıyan

siz de çaresiz bir şekilde durup seyrederken

Kuran Yolu

İşte o zaman siz (çaresiz) bakar durursunuz.

Mahmut Kısa

Ve siz de o anda, âciz ve çaresiz bir hâlde ona bakıp dururken,

Mahmut Özdemir

Siz o anda bakarsınız.

Mehmet Çakır

83,84. Hadi o zaman! hasta can çekişirken bir şeyler yapsanıza! // sadece seyrediyorsunuz.

Mehmet Çoban

Başlarına gelen gerçek karşısında bakakalırlar. Güvendikleri, dayandıkları her şey ellerinden kayıp gider. Güçsüzlük içinde ölüme teslim olurlar.

Mehmet Okuyan

O zaman siz (ölmekte olan kişiye) bakar durursunuz.

Mehmet Türk

83,84. Canın boğaza dayandığı ve sizin de (can çekişene) baka kaldığınız an var ya!

Muhammed Esed

siz de [çaresiz bir şekilde] durup seyrederken,

Mustafa Çavdar

Siz o zaman çaresizce bakakalır hiçbir şey yapamazsınız. 6/97, 8/50-51

Ahmet Tekin

O zaman acz içinde bakar durursunuz.

Mustafa İslamoğlu

Ve siz o zaman aval aval bakakalacaksınız.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve siz o zaman bakar durursunuz.

Orhan Kuntman

83,84. Hele can boğaza dayandığı zaman siz (ölmek üzere olan yakınınıza ancak) bakıp durursunuz! (Elinizden bir şey gelmez, sadece seyredersiniz)

Osman Fırat

Ve siz O zaman (sadece) bakıp duruyorsunuz

Şaban Piriş

Siz, o zaman bakıp kalırsınız

Satıraltı Meal (1534)

ol vaḳt siz görürsiz.

Suat Yıldırım

O vakit can çekişenin yanında bulunan sizler bakar durursunuz.

Süleyman Ateş

Ki siz de o zaman (can çekişen kimseye) bakıp durursunuz.

Süleyman Tevfik (1927)

Siz (elinizden bir şey gelmediğinden) ona karşı durır ve bakarsınız.

Süleymaniye Vakfı

O vakit siz bakakalırsınız.

Ahmet Varol

O vakit siz (can çekişene) bakar durursunuz.

Ümit Şimşek

O vakit siz bakar, durursunuz.

Yaşar Nuri Öztürk

İşte o zaman siz bakakalırsınız!

Ali Bulaç

Ki o sırada siz (sadece) bakıp-durursunuz,

Ali Fikri Yavuz

O vakit (ölünün etrafında bulunan sizler), bakar durursunuz. (Elinizden bir şey gelmez, canınızın çıkmasını beklersiniz).

Bahaeddin Sağlam

Ve siz de o an bakıp durursunuz.

Bayraktar Bayraklı

83,84,85. Hele can boğaza dayandığı zaman. Siz o zaman, bakıp duracaksınız. O anda biz, ona sizden daha yakınız, ama göremezsiniz.[605]