Vâkıa Suresi 85. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

85. Ayet

وَنَحْنُ اَقْرَبُ اِلَيْهِ مِنْكُمْ وَلٰكِنْ لَا تُبْصِرُونَ

Biz ise ona sizden daha yakınız. Fakat siz göremezsiniz.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve biz, ona sizden daha yakınız ve fakat göremezsiniz.

Besim Atalay (1965)

Bizse O'na, sizden daha yakınız, görmezsiniz?

Cemal Külünkoğlu

(O anda) biz ona sizden daha yakınız. Fakat siz (bizi) göremezsiniz.

Cemil Said (1924)

83-87. Niçün rûhunız boğazınıza gelüb de her tarafa ’atf-ı nazar iylediğiniz zamân ve siz görmediğiniz halde biz sizin yanınızda bulunacağımız vakit -eğer muhâkeme olunmayacağınıza kâni’ ve sözünüzde sâdık iseniz- niçün rûhunızı vücûdunuza ’avdet itdirmiyorsunuz?

Diyanet Vakfı

(O anda) biz ona sizden daha yakınız, ama göremezsiniz.

Edip Yüksel

Biz ona (can çekişene) sizden daha yakınız; ancak siz göremezsiniz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Biz ise ona sizden yakınizdir ve lâkin görmezsiniz

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Biz ona sizden daha yakınız, fakat siz görmezsiniz.

Emrah Demiryent

83-84-85. (İçinizden birine ecel gelip de) can boğaza dayandığı zaman, siz o sırada (can çekişen o kimseye çaresizlikle) bakar durursunuz. (Oysa) biz o kişiye (kudretimiz ve ölüm ile ilgili vazifeli meleklerimiz ile) sizden daha yakınızdır, ama (siz melekleri) göremezsiniz.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Her anında ve o sırada) Biz ona (her insana) sizden daha yakınız; ancak görmezsiniz (ve farkında olmazsınız).

Erhan Aktaş

Biz ona sizden daha yakınız fakat siz göremezsiniz.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı biz yaķnuraġuz aña sizden velįkin görmezsiz.

Hasan Basri Çantay

Biz ona sizden yakınız. Fakat görmezsiniz.

Hayrat Neşriyat

Hâlbuki biz, ona sizden daha yakınız; fakat (siz) görmezsiniz.

İhsan Aktaş

Oysa (o anda) biz ona sizden daha yakınız, ama göremezsiniz.

İlyas Yorulmaz

O durumda, o nefse biz sizden daha yakınız. Ancak siz görmüyorsunuz.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Biz ise ona sizden daha yakın oluruz. Ancak, siz bunu göremezsiniz.

İsmail Hakkı İzmirli

Halbuki biz ona sizden daha yakınız, fakat siz görmezsiniz.

İsmail Yakıt

O anda Biz ona sizden daha yakın oluruz, fakat siz görmezsiniz.

Kadri Çelik

Biz ona sizden daha yakınız; ancak siz görmezsiniz.

Abdullah Parlıyan

ve bizi görmediğiniz halde, biz ona sizden daha yakınken,

Kuran Yolu

Biz ona sizden yakınız, fakat göremezsiniz.

Mahmut Kısa

Ve Biz, —siz göremeseniz bile— ona sizden daha yakınken,

Mahmut Özdemir

Biz ona sizden daha yakınız; ama görmezsiniz.

Mehmet Çakır

Biz ise, can çekişene sizden daha yakınız. // Sadece göremiyorsunuz o kadar!.

Mehmet Çoban

İşte o anda ölümle yüz yüze gelenlere sizden daha yakınız. Fakat bu gerçeği göremezsiniz.

Mehmet Okuyan

Biz ona sizden daha yakınız fakat siz göremezsiniz. [*]

Mehmet Türk

(İşte o an) Biz, ona sizden daha yakınız. Fakat siz, bunu asla bilemezsiniz!

Muhammed Esed

ve [Bizi] görmediğiniz halde, Biz ona sizden daha yakınken:

Mustafa Çavdar

Artık biz, ona sizden daha yakınız. Ama siz göremezsiniz. 33/9

Ahmet Tekin

O anda, biz ona sizden daha yakınız, ama göremezsiniz.

Mustafa İslamoğlu

Ve Biz ona sizden çok daha yakınızdır, fakat siz görmeyeceksiniz.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve biz (O can çekiştirene) sizden daha yakınız. Velâkin siz göremezsiniz.

Orhan Kuntman

Oysa biz ona sizden daha yakınız. (Her halini mümin mi kâfir mi olduğunu mükâfat mı, yoksa cezayı mı hak etliğini elbette biliriz) Fakat siz bilmezsiniz.

Osman Fırat

Ve biz ona (can verene) sizden daha yakınız, lakin siz görmezsiniz.

Şaban Piriş

Biz, ona sizden daha yakınız. Ama göremezsiniz.

Satıraltı Meal (1534)

Biz aña sizden yaḳın‐biz, lākin siz görmezsiz.

Suat Yıldırım

Biz ise, ona sizden daha yakınız, ama siz göremezsiniz.

Süleyman Ateş

Biz ona sizden daha yakınız, fakat siz görmezsiniz.

Süleyman Tevfik (1927)

Ve biz ona sizden daha yakınlarız ve lâkin siz görmezsiniz.

Süleymaniye Vakfı

Biz ona, sizden daha yakınız ama göremezsiniz.

Ahmet Varol

Biz ona sizden daha yakınız fakat siz göremezsiniz.

Ümit Şimşek

Biz ise ona sizden daha yakınızdır; ama siz görmezsiniz.

Yaşar Nuri Öztürk

Biz ona sizden daha yakınız, ama siz görmezsiniz.

Ali Bulaç

Biz ona sizden daha yakınız; ancak görmezsiniz.

Ali Fikri Yavuz

Biz ise, ona, ilim ve kudretimizle sizden çok yakınız; fakat siz, (yapılmakta olan işleri ) görmezsiniz, anlıyamazsınız.

Bahaeddin Sağlam

Ve Biz, sizden ona daha yakınız. Fakat siz görmezsiniz.

Bayraktar Bayraklı

83,84,85. Hele can boğaza dayandığı zaman. Siz o zaman, bakıp duracaksınız. O anda biz, ona sizden daha yakınız, ama göremezsiniz.[605]