Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Onların, hepsi birden sizinle savaşmazlar, ancak müstahkem yerlerde, yahut da surların ardında çarpışırlar; onların gücü kuvveti, aralarında çetindir, onları bir topluluk sanırsın ama gönülleri dağınıktır, ayrıayrıdır; bu da akıl etmez bir topluluk olmalarındandır.
Besim Atalay (1965)
Tahkimli yerlerle, siper arkalarından başka bir yerde, onlar toplu olarak sizinle çarpışamaz, kendi aralarında iyice çarpışırlar, sen onları birlik sanırsın, yürekleri ayrıdır, bunlar akılsız ulus!
Cemal Külünkoğlu
Onlar sizinle toplu olarak savaşamazlar, ancak surla çevrilmiş kasabalarda yahut duvarların ardından savaşmak isterler. Kendi aralarındaki çekişmeleri şiddetlidir. Sen onları toplu sanırsın, ancak onların kalpleri dağınıktır. Bu ise, onların aklını işletmeyen bir topluluk olmalarındandır.
Cemil Said (1924)
Ânlar ancak köylerinde tehassün iderek ve yâhud siperlerinin arkasında cem’ olub sizinle muhârebe idebilürler. Ânların kendi beynlerindeki ’adâveti şedîddir. Sen ânları müttehid zan idersin, hayır ânların kalbleri müteferrikdir çünki ’akılsız bir kavimdirler.
Diyanet Vakfı
Onlar müstahkem şehirlerde veya siperler arkasında bulunmaksızın sizinle toplu halde savaşamazlar. Kendi aralarındaki savaşları ise çetindir. Sen onları derli toplu sanırsın, halbuki kalpleri darmadağınıktır. Böyledir, çünkü onlar aklını kullanmayan bir topluluktur.
Edip Yüksel
Onlar, iyi korunmuş kentlerde veya duvarların ardında olmaları haricinde bir araya gelip sizinle savaşamazlar. Aralarındaki çekişmeleri çetindir. Onları birlik sanırsın, halbuki kalpleri darmadağınıktır. Zira onlar, akıllarını kullanmıyan bir topluluktur.
Elmalılı Hamdi Yazır
Size hepsi toplanarak kıtal yapamazlar, ancak müstahkem mevkı'lerde veya divarlar, siperler arkasından yaparlar, aralarında beisleri şiddetlidir. Sen onları toplu sanırsın halbuki kalbleri dağınıktır, bu onların akl etmez bir kavm olmalarındandır
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Onlar toplu olarak sizinle savaşamazlar, ancak, müstahkem şehirlerde yahut duvarların ardından (sizinle savaşmak isterler). Kendi aralarındaki çekişmeleri şiddetlidir. Sen onları toplu sanırsın, oysa onların kalbleri dağınıktır. Böyledir, çünkü onlar aklını kullanmayan bir topluluktur.
Emrah Demiryent
Onlar (yahûdîler ve munâfıklar) sağlam, korunaklı kaleler içinde veya duvarlar arkasında olmadan, sizinle toplu hâlde (savaş meydanında, göğüs göğüse) savaşamazlar. Kendi aralarındaki çekişmeleri (düşmanlıkları) ise şiddetlidir. (Resûlüm!) Sen onları (görünüşte, dostluk ve birlik içinde, derli) toplu (hareket eden, kişiler) sanırsın. Hâlbuki (onların) kalpleri darmadağınıktır. İşte bu onların akıllarını kullanmayan bir topluluk olmalarındandır.
Abdullah-Ahmet Akgül
Onlar, (Siyonist ve emperyalist odaklar) iyice korunmuş (sağlam tedbirler alınmış) şehirlerde veya surlar-kaleler gerisinde olmaksızın sizinle toplu bir halde savaşa girişemezler (kendilerine güvenemezler. Müşriklerin ve münafık kesimlerin) kendi aralarındaki çarpışmaları (birbirlerine kin ve haset duyguları) ise pek daha şiddetlidir. Sen onların (zahiren) birlik ve dirlik (içerisinde olduklarını zan ve) hesap edersin; oysa onların kalpleri paramparça vaziyettedir (çıkarları ve ihtirasları uğrunda her an kapışmaya hazır haldedirler). Bu, şüphesiz onların akletmeyen (ve imana gelmeyen) bir kavim olmaları dolayısıyla böyledir.
Erhan Aktaş
Onlar, korunaklı şehirler içinde veya surlar arkasında olmadıkça, sizinle, toplu olarak karşı karşıya gelerek savaşmazlar. Kaldı ki kendi aralarında da derin ayrılıklar içindedirler. Sen, onların birlik olduklarını sanırsın, oysaki kalben farklı farklıdırlar. Bu, onların akıllarını doğru kullanmayan bir halk olmaları nedeniyledir.
Eski Anadolu Türkçesi
çalışmayalar sizüñ-ile dükeli illā köyler içinde berkinilmiş yā dįvarlar ardından. çalışları aralarında ķatıdur. sanasın anları dirilmiş göñülleri anlaruñ ŧaġılmış-iken şol andan ötürüdür kim anlar ķavmdur añlamazlar.
Hasan Basri Çantay
Onlar müstahkem kasabalarda, yahud dıvarlar (siperler) arkasında bulunmaksızın sizinle toplu bir hâlde vuruşamazlar. Kendi aralarındaki savaşlar ise çetindir. Sen onları derli toplu sanırsın. Halbuki kalbleri darma dağınıkdır. Bunun sebebi şudur: Çünkü onlar akıllarını kullanmaz bir kavmdir.
Hayrat Neşriyat
(O yahudiler) toplu olarak sizinle savaşamazlar; ancak muhâfaza altına alınmış şehirlerde veya duvarların arkasından (korka korka harb ederler). Kendi aralarındaki savaşları şiddetlidir. (Sen) onları toplu sanırsın; hâlbuki kalbleri dağınıktır! Bu, şübhesiz onların(haklarında neyin hayır olduğuna) akıl erdirmeyen bir topluluk olmaları yüzündendir.
İhsan Aktaş
Onlar, korunmuş şehirlerde veya bir duvarın arkasında olmaksızın size karşı toplu bir hâlde savaşmazlar. Kendi aralarındaki çekişmeleri ise çok şiddetlidir. Sen onları birlik sanırsın, oysa gönülleri (akıl, duygu ve düşünceleri) darmadağınıktır. Şüphesiz bu, akıllarını kullanmayan (beyinlerini çalıştırmayan) bir topluluk olmalarındandır. *
İlyas Yorulmaz
Toplu olarak sizinle karşı karşıya gelip savaşmazlar. Ancak kalelerle çevrili şehirlerde veya duvarların arkasında savaşırlar. Onların aralarındaki öfke daha şiddetli olup, birlik içinde olduklarını zannedersin ama düşünceleri birbirinden farklıdır. Bu da onların akıllarını kullanmaz bir topluluk olmalarındandır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Onlar berkitilmiş illerde, ya siperler arkasında olmadıkça sizinle toplu olarak vuruşamazlar. Kendi aralarındaki saldırışları ise sert olur. Sen onları elele vermiş sanırsın. Oysaki onların arasında gönül birliği yoktur. Çünkü onlar gerçekten düşünemiyen kimselerdir.
İsmail Hakkı İzmirli
Onlar müstahkem kasabalarda veya duvar arkasında bulunmaksızın sizinle toplu bir halde vuruşamazlar. Kendi aralarındaki saldırmaları şiddetlidir. Halbuki seninle cenge takatleri yoktur. Sen, onları toplu zannedersin; halbuki kalbleri dağınıktır. Bu da aklı erer kimseler olmadıklarından dolayıdır.
İsmail Yakıt
Onlar sağlam kaleler içinde veya duvarlar arasında olmadan sizinle toplu olarak (meydan) savaşı yapamazlar. Kendi aralarındaki kavgaları ise çetindir. Sen onları toplu/tekyürek sanırsın, hâlbuki onların kalpleri/düşünceleri darmadağınıktır. Bu, onların akıllarını kullanmayan bir toplum [kavm] olmalarındandır.
Kadri Çelik
Onlar, iyice korunmuş şehirlerde veya duvarlar (siperler) arkasında olmaksızın sizinle toplu bir halde savaşmazlar. Kendi aralarındaki çarpışmaları ise pek şiddetlidir. Sen onları birlik sanırsın, oysa kalpleri paramparçadır. Bu, gerçekten onların akletmeyen bir kavim olmaları sebebiyledir.
Abdullah Parlıyan
Onlar sizinle, toplu olarak ancak surlarla çevrilmiş kentler içinde veya kaleler arkasından savaşırlar. Çünkü aşırı derecede korkak ve telaşlıdırlar. İçlerindeki bela ve çekişme çok şiddetlidir. Sen onları toplu, birleşmiş sanırsın, oysa onların kalpleri dağınıktır. Bu böyledir, çünkü onlar akıllarını kullanmayan bir topluluktur.
Kuran Yolu
Onların topu birden sizinle, ancak müstahkem yerlerde ve siperler ardında olduklarında savaşırlar. Kendi aralarındaki gerginlik ve çatışma şiddetlidir: Sen onları birlik içinde sanırsın, oysa kalpleri dağınıktır. Çünkü onlar aklını iyi kullanamayan kimselerdir.
Mahmut Kısa
Onlar, sizinle toplu hâlde göğüs göğse bir savaşa giremezler; ancak iyi korunmuş kalelerde veya siperlerin arkasında sizinle savaşı göze alabilirler. Kendi aralarındaki anlaşmazlıklar, çarpışmalar ve savaşlar da çok çetindir. Kuvvet ve yiğitlikleri birbirleriyle çarpıştıkları zamandır. Yoksa Allah için cihad eden müminlerin karşısında harb meydanına çıkacak olurlarsa, o kuvvet ve şiddetleri zayıflık ve yenilgiye dönüşür. Ayrıca sürekli birbirleriyle didişip dururlar. Dışarıdan bakınca onları birlik ve beraberlik içinde sanırsın; oysa kalpleri darmadağınıktır. Bir inanç etrafında toplanıp da gönül birliği ile hareket edemezler. Çünkü onlar, akıllarını kullanmayan ve bu yüzden de, doğru bir inanca ve sağlam ahlâkî ölçülere sahip olmayan inkârcı bir toplumdur.
Mahmut Özdemir
Surlarla çevrilmiş şehirlerin içinde olması veya duvarların / siperlerin arkasından olması dışında sizinle topluca savaşmazlar. Kendi aralarındaki cesaretleri / çekişmeleri şiddetlidir. Onları derli-toplu sayarsın; Oysa kalbleri ayrı ayrı dağınıktır. Bu, onların akletmez bir kavim olmaları sebebiyledir.
Mehmet Çakır
Bu yüzden sizinle yüz yüze savaşamazlar. Olsa olsa kale korumalı kentlerde ya da cephe gerisinde savaşabilirler. Aralarındaki düşmanlık had safhadadır. Birlik sanırsın ama, içten param parçadırlar. Neden mi? Çünkü onlar, kafaları sarmayan bir toplumdur.
Mehmet Çoban
Onlar müstahkem kaleler içinde veya duvarlar arkasında olmadan sizinle savaşmazlar. Kendi aralarındaki çekişmeleri şiddetlidir. Sen onları topluluk halinde birlik ve beraberlik içinde zannedersin! Hâlbuki kalpleri darmadağınıktır. En küçük bir badirede yıkılır giderler. Bu onların akılları ermez bir topluluk olmalarındandır.
Mehmet Okuyan
Onlar, korunaklı şehirlerde veya duvarlar (siperler) arkasında bulunmadan sizinle toplu hâlde savaşamazlar. Kendi aralarındaki savaşları ise şiddetlidir. Sen onları derli toplu sanırsın, (oysa) kalpleri darmadağındır. [*] Bunun sebebi, onların akıl etmeyen bir topluluk oluşlarıdır. [*]
Mehmet Türk
O (münâfıklar ve kâfirler) bir araya gelip sizinle ancak, iyi korunmuş şehirlerde veya siperler içerisinde saklanarak savaşırlar.¹ Onların kendi aralarındaki düşmanlıkları² ise çok daha şiddetlidir. Sen, onları birlik sanırsın, oysa onların kalpleri paramparçadır.³ Bu ise onların, gerçekten aklını kullanmayan bir topluluk olmalarındandır.
Muhammed Esed
Onlar ittifak içinde oldukları zaman [bile], ancak sağlam kaleler içinden veya surlar arkasından savaşırlar. ¹⁹ Kendi aralarındaki çekişmeleri şiddetlidir; sen onları birlik sanırsın, halbuki [aslında] kalpleri [birbirlerine] karşı soğuktur: çünkü onlar akıllarını kullanmayan bir topluluktur. ²⁰
Mustafa Çavdar
Onlar, bir araya gelip sizinle meydan savaşı yapmayı göze alamazlar, ancak sağlam kaleler içinde veya surların ardında savaşabilirler. Onların kendi içlerinde şiddetli anlaşmazlıkları vardır. Siz onları birlik ve beraberlik içinde sanırsınız. Oysa onlar kalpleri ayrı ayrı amaçlar için çarpan kuru bir topluluktur. İşte bu onların akılarını kullanmayan bir topluluk olmalarındandır. 2/246...251, 10/100
Ahmet Tekin
Onlar müstahkem şehirlerde veya siperler arkasında bulunmaksızın, müttefik orduları bile kursalar, korkularından sizinle savaşamazlar. Yahudiler'in ve münâfıkların kendi aralarındaki savaşları ise şiddetlidir. Sen onların birlik halinde olduğunu sanırsın. Halbuki kalplerinin atışları farklı, kafaları karışık, düşünceleri darmadağınıktır. Bu, onların akıllarını faydalı kullanamayan, gelişmemiş, cahil bir toplum olmalarından ileri gelmektedir.
Mustafa İslamoğlu
Onlar ittifak kursalar dahi, müstahkem mevzilerde olmadıkça ya da sur diplerine[⁵⁰²³] saklanmadıkça sizinle savaşmayı göze alamazlar. Kendi aralarında şiddetli bir rekabet[⁵⁰²⁴] vardır; sen onları birlik içinde sanırsın, ama kalpleri darmadağınıktır: Bunun gerekçesi de, onların aklını kullanmayan bir topluluk olmalarıdır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Sizinle toplanmış olarak savaşta bulunmazlar, ancak müstahkem kasabalarda veya duvarların arkasından (savaşta bulunabilirler). Kendi aralarında savaşları ise pek şiddetlidir. Sen onları toplu sanırsın, halbuki onların kalbleri dağınıktır. Bunun sebebi ise şüphe yok ki onlar âkilâne düşünemez bir kavimdirler.
Orhan Kuntman
Onlar (yahudiler ve münâfıklar) toplu olarak (karşınıza çıkıp) sizinle savaşamazlar, ancak müstahkem mevkilerde ve duvarlar arkasında tutunmaya çalışırlar. Kendi aralarındaki çekişmeleri ise çok daha şiddetlidir, sen onları derli toplu sanırsın, oysa onların kalbleri darmadağınıktır. (Farklı düşüncelere sahip, ayrılık içindedirler) Bunun sebebi ise onların aklını kullanmayan bir toplum olmalarıdır! (Sırf dünya muhabbetiyle nefislerinin arzulan peşinden gittiklerinden, makul hareket etmezler ve hakkı tanımazlar ve bunun cezasını çekerler)
Osman Fırat
Onlar yerleşik müstahkem kaleler içinde veya duvarlar arkasında olmadan sizinle toplu hâlde savaşmazlar. Kendi aralarındaki çekişmeleri şiddetlidir. Sen onları toplu sanırsın. Hâlbuki kalpleri darmadağınıktır. Bu, onların akletmeyen bir topluluk olmalarındandır.
Şaban Piriş
Onlar, surlarla çevrili kasabalar veya duvarlar arkasında olmadıkça sizinle topluca savaşamazlar. Kendi aralarındaki kavgaları ise şiddetlidir. Onları birlik sanırsın, oysa kalpleri dağınıktır. Bu, onların akletmeyen bir topluluk olmalarındandır.
Satıraltı Meal (1534)
Sizüñle ṣavaşmazlar barçaları, illā muḥaṣṣın ḳal‘alardan, yā dīvārlar ardın‐dan. Anlaruñ ‘arżı özleri arasında ḳatıdur. Anları müttefiḳ ṣanursın, yürek‐leri muḫtelifdür. Ol andan ötürüdür kim anlar bir ḳavmdür ki fehm eyle‐mezler.
Suat Yıldırım
Onlar sizinle toplu durumda savaşmazlar, ancak sağlam kaleler içinden veya duvarların arkasından sizinle savaşmak isterler. Kendi aralarındaki çatışmaları pek şiddetlidir. Sen dışardan onları birlik içinde sanırsın. Halbuki kalpleri darma dağınıktır. Böyledir, çünkü onlar aklını kullanmayan, düşünmeyen bir güruhtur.
Süleyman Ateş
Onlar toplu olarak sizinle savaşamazlar, ancak müstahkem kaleler içinde, yahut duvarların ardından (savaşırlar). Kendi aralarında şiddetli ayrılık vardır. Sen onları toplu sanırsın, ama kalbleri dağınıktır. Öyledir, çünkü onlar düşünmez bir topluluktur.
Süleyman Tevfik (1927)
Yahûdîler ve münâfıklar birleşerek sizinle ancak müstahkem şehir ve karyelerde veyâ divar ve siper arkalarında mukâtele iderler. (Açıkdan harbe cesâret idemezler.) Kendi aralarında cenkleri şiddetlidir. (Yâ Muhammed) Sen onları toplı ve müttefik gibi görirsin. Halbuki kalbleri dağınık ve muhtelifidir.. Çünki ta'akkul itmez bir kavimdirler.
Süleymaniye Vakfı
Onlar, surla çevrili yerlerde veya duvarların arkasında olmadıkça size karşı toplu halde çatışmaya girmezler. Kendi aralarında şiddetli çekişme içindedirler. Onları birlikte sanırsın ama gönülleri farklı farklıldır. Bu, akıllarını kullanmayan bir topluluk olmalarından dolayıdır.
Ahmet Varol
Onlar sizinle toplu halde ancak müstahkem şehirlerde veya surların arkasından çarpışabilirler. Kendi aralarındaki çekişmeleri ise pek şiddetlidir. Sen onları toplu halde sanırsın, oysa kalpleri dağınıktır. Bu onların akıl etmeyen bir topluluk olmalarından dolayıdır.
Ümit Şimşek
Onlar müstahkem şehirlerde veya surların ardında olmaksızın sizinle toplu halde savaşamazlar. Kendi aralarındaki çatışmaları ise pek çetindir. Sen onları birlik içinde sanırsın; halbuki kalpleri darmadağınıktır. Çünkü onlar akılları ermeyen bir topluluktur.
Yaşar Nuri Öztürk
Onlar sizinle toplu halde değil ancak müstahkem kaleler içinde yahut duvarlar arasından savaşabilirler. Onların kendi aralarındaki problemleri/çıkmazları çetindir/ciddidir. Sen onları birlik/beraberlik halinde sanıyorsun, oysaki onların kalpleri darmadağınık/parça parçadır. Böyledir; çünkü onlar akıllarını işletmeyen bir topluluktur.
Ali Bulaç
Onlar, iyice korunmuş şehirlerde veya duvar arkasında olmaksızın sizinle toplu bir halde savaşmazlar. Kendi aralarındaki çarpışmaları ise pek şiddetlidir. Sen onları birlik sanırsın, oysa kalpleri paramparçadır. Bu, şüphesiz onların akletmeyen bir kavim olmaları dolayısıyla böyledir.
Ali Fikri Yavuz
Onlar (Yahudi'lerle münafıklar) toplu bir halde size karşı savaşamazlar; ancak tahkim edilmiş yerlerde, yahud duvarlar (siperler) arkasından savaşırlar. Aralarında çarpışmaları ise şiddetlidir. (Ey Rasûlüm), sen onları toplu sanırsın, halbuki kalbleri dağınıktır; bu, onların akılları ermez bir kavim olmalarındandır.
Bahaeddin Sağlam
Onlar toplu olarak ancak kaleli şehirlerde veya surlar arkasında sizinle savaşırlar. İçlerindeki bela ve çelişme çok şiddetlidir. Onları birlik sanırsın, hâlbuki kalpleri dağınıktır. Çünkü onlar, akıl etmeyen bir toplumdurlar.
Bayraktar Bayraklı
Onlar sizinle topluca savaşamazlar. Ancak surla çevrilmiş kalelerde veya surların arkasından savaşırlar. Kendi aralarındaki düşmanlıkları şiddetlidir. Sen onları birlik sanırsın, oysa kalpleri darmadağınıktır. Bunun sebebi onların akıllarını kullanmayan bir toplum olmalarıdır.