Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Onlar, kendilerinden az önce gelip de yaptıkları işin vebalini tatmış olanlara benzerler ve onlara elemli bir azap var.
Besim Atalay (1965)
Bu kimseler, kendilerinden önce geçenlere, işlerinin günahını çekenlere benzemekteler, bunlar için ağrıtıcı azap var!
Cemal Külünkoğlu
Onların durumu, kendilerinden az bir zaman önce yaptıklarının cezasını (Bedir'de) tatmış olan (Mekkeli müşriklerin) durumu gibidir. Onlara (ahirette de) elem dolu bir azap vardır.
Cemil Said (1924)
Ânlar kendilerinden az evvel gelmiş olanlar gibi hareket idiyorlar lâkin ef’âl-i mezmûmelerinin fenâ meyvelerini göreceklerdir. Bir ’azâb-ı elîm ânlara muntazırdır.
Diyanet Vakfı
(Onların durumu) kendilerinden az önce geçmiş ve yaptıklarının cezasını tatmış olanların durumu gibidir. Onlara acıklı bir azap vardır.
Edip Yüksel
Kendilerinden kısa bir süre önce geçmiş olanlara benziyorlar. Onlar, işlediklerinin karşılığını tatmışlar ve acı bir azabı haketmişlerdi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Yakında önlerinden geçenler gibi ki emirlerinin vebalini tattılar, daha da onlara elîm bir azâb var
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
(Bu yahudilerin durumu) kendilerinden az önce, işlerinin günahını tatmış olan, ahirette de kendileri için acı bir azab bulunan kimselerin (Bedir'de cezalarını bulan putperestlerin) durumu gibidir.
Emrah Demiryent
Onların (yahûdîlerin) durumu, kendilerinden az bir zaman önce yaptıklarının cezasını (Bedir’de) tatmış olan (Mekkeli müşriklerin) durumu gibidir. Onlara (âhirette) elem dolu bir azap vardır.
Abdullah-Ahmet Akgül
(Bu Yahudilerin durumu ve sonu;) Kendilerinden yakın zaman önce, işlerinin vebalini tatmış (küfür ve zulümlerinin akıbetine uğramış) olan, (ve şimdi ahirette de) kendileri için acı bir azap bulunan kimselerin (Bedir’de cezalarını bulan putperestlerin) durumu gibidir.
Erhan Aktaş
Onların durumu, kendilerinden yakın zaman öncesinde yaptıkları işlerin sonucunu tatmış olanların durumu gibidir. Ve onlar için acı bir azap vardır.
Eski Anadolu Türkçesi
anlarcılayın gibi kim ya'nį mekke müşriķleri anlardan ilerülerdi [291a] yaķın zamān ŧatdılar śoña yavuzlıġın işlerinüñ. daħı anlaruñdur 'aźāb aġrıdıcı.
Hasan Basri Çantay
(Onların) haali kendilerinden az öncekiler (in haali) gibidir ki onlar, yapdıklarının kötü aakıbetini (dünyâda) tatmışlardır. Onlar için (âhiretde de) çetin bir azâb vardır.
Hayrat Neşriyat
(Onların misâli;) kendilerinden az önce, yaptıklarının vebâlini tatmış olanların(Bedir'de öldürülenlerin) hâli gibidir! Ve onlar için (âhirette de pek) elemli bir azab vardır.
İhsan Aktaş
(Ey iman etmiş olanlar!) Onların (o size düşmanlık yapıp saldırmak isteyenlerin) durumu tıpkı kendilerinden önce yakın geçmişte yaptıklarının (antlaşmayı bozup size saldıranların) cezasını tatmış olan (saldırgan)ların durumu gibidir. Ve onlara [öteki dünyada da] acıklı bir azap vardır.
İlyas Yorulmaz
Onlar, yakın bir zamanda, yaptıkları yanlış işlerin karşılığını tadan kimseler gibidir. Ayrıca onlar için acıklı bir azap olacak.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Durumları kendilerinden az önce gelenlerinki gibidir, onlar ettiklerini bulmuşlardır. Onlar için acıklı bir azap vardır.
İsmail Hakkı İzmirli
Onlar, kendilerinden az zaman evvel gelip günahlarının vebalini tatmış olanlar gibidir, onlar için âhirette de acıklı bir azap vardır.
İsmail Yakıt
Onların durumu, kendilerinden öncekilerin durumu⁸ gibidir. Onlar yaptıklarının cezasını tatmışlardı. Onlar için can yakıcı bir azap da vardır.
Kadri Çelik
(İkiyüzlülüklerinin durumu,) Kendilerinden az önce yaptıklarının vebalini tatmış olan, ahirette de kendileri için acı bir azap bulunan kimselerin durumu gibidir.
Abdullah Parlıyan
Ey mü'minler! Bu düşmanlarınızın durumu, kendilerinden önce yakın geçmişte olan, müslümanlarla savaşanların durumu gibidir. Onlar yaptıklarının cezasını tattılar, öteki dünyada da şiddetli bir azap vardır onlara.
Kuran Yolu
Kendilerinden az öncekilerin durumu gibi: Onlar yaptıklarının cezasını tatmışlardı ve onları elem veren bir azap beklemektedir.
Mahmut Kısa
Bu durumdaki bütün münâfık ve kâfirlerin âkıbeti, tıpkı kendilerinden kısa bir süre önce Bedir savaşında ve Benî Kaynuka Yahudilerinin topluca sürgün edilmesinde ihânetlerinin cezasını çeken ve âhirette can yakıcı bir azâba mahkûm olan inkârcıların uğradığı âkıbet gibi olacaktır.
Mahmut Özdemir
Onlardan önce işlerinin vebalini yakın olarak tatmış kimselerin misâli gibi! Onlar için acıveren bir azap vardır.
Mehmet Çakır
Tıpkı, çok yakınlarda / Bedir'de ağızlarının payını alanlar gibi. Onları da, kıvrandıran acılar bekliyor.
Mehmet Çoban
Onların durumu kendilerinden öncekilerin durumu gibidir. Kendilerinden önce ihanet eden inkârcılar yaptıklarının cezasını tatmışlardır. Onlar hesap günü elem dolu bir azapla cezalandırılacaklardır.
Mehmet Okuyan
(Onların durumu), kendilerinden az önce geçmiş ve yaptıklarının cezasını tatmış olanların örneği gibidir. Onlara elem verici bir azap vardır.
Mehmet Türk
(İşte bunların da sonu,) kendilerinden az önce, yaptıklarının cezâsını tadan ve âhirette kendileri için acı bir azap olanlar¹ gibi olacaktır.
Muhammed Esed
[Ey müminler, düşmanlarınızın her ikisinin akibeti de ²¹ ] onlardan kısa bir süre önce, kendi yaptıklarından doğan felaketi tatmış olanlar(ınki) ²² gibi [olacak]tır, ve onları [öteki dünyada daha şiddetli] bir azap beklemektedir:
Mustafa Çavdar
Onların akıbeti, aynen kendilerinden kısa bir süre önce yaptıklarının cezasını çeken diğer yandaşları gibi olacaktır. Onlar için de acıklı bir azap vardır. 43/46...52, 65/8-9
Ahmet Tekin
Müşriklerin ve müslüman görünerek İslâm'a karşı gizli eylem planları ve eylem yapan münâfıkların durumu, kendilerinden bir müddet önce geçmiş ve mü'minlere karşı yaptıkları kötülük planlarının cezasını tatmış olanların durumu gibidir. Onlara can yakıp inleten, müthiş bir de azap vardır.
Mustafa İslamoğlu
(Onların akıbeti de), kendilerinden hemen önce yaptıklarının acısını tadanların akıbetine benzeyecektir;[⁵⁰²⁵] dahası onların hakkı, elem verici bir azaptır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Onlar, kendilerinden biraz zaman evvel işlerinin vebalini tatmış kimseler gibidirler ve kendileri için pek elemli bir azap vardır.
Orhan Kuntman
(Yahudilerin durumu) Kendilerinden az öncekilerin (Bedir’de müslümanlara karşı savaşan müşriklerin) hâli gibidir ki onlar, yaptıklarının cezasını (dünyada) tatmışlardır. Onlar için (Ahirette de) çok çetin bir azap vardır.
Osman Fırat
Onların durumu, kendilerine yakın bulunan öncekilerin durumu gibidir. Onlar (Bedir’de) yaptıklarının cezasını tatmışlardır. Onlara (Ahirette de) elem dolu bir azap vardır.
Şaban Piriş
Onlar, kendilerinden az önce, yaptıklarının cezasını tadan kimseler gibidir. Onlar için acı bir azap vardır.
Satıraltı Meal (1534)
Ol kimseler meẟeli ki özlerinden burun geçdiler, dadarlar küfrleri cezāsını.Daḫı anlara ulu ‘aẕāb vardur. |
Suat Yıldırım
Bu Yahudilerin hali, kendilerinden az önce, yaptıkları işlerin vebalini tatmış olan, âhirette de ayrıca gayet acı bir azap çekecek olan kimselerin durumuna benzer.
Süleyman Ateş
(Onların durumu), kendilerinden az önce, yaptıklarının vebalini tadmış olan, ahirette de kendileri için acı bir azab bulunan kimselerin durumu gibidir.
Süleyman Tevfik (1927)
Onların misli mâzî-i karîbde geçen ve 'amellerinin vebâlini çeken kavim gibidir. Onlara elemli 'azâb vardır.
Süleymaniye Vakfı
Bunların davranışı, kendilerinden kısa bir süre önce yaptıklarının cezasını tadanların davranışı gibidir. Bunların da hak ettiği acıklı bir azaptır.
Ahmet Varol
Tıpkı kendilerinden kısa süre önce yaptıklarının cezasını tatmış olanlar gibi. Onlar için acıklı bir azap vardır.
Ümit Şimşek
Onların durumu, kendilerinden az bir zaman önce, yaptıklarının vebalini tatmış olanların durumu gibidir. Onlar için ayrıca acı bir azap vardır.
Yaşar Nuri Öztürk
Kendilerinden biraz önce günahlarının vebalini tadanlara benziyorlar. Acı bir azap var onlara...
Ali Bulaç
Kendilerinden önce yakın geçmişte olanların durumu gibi; onlar, yaptıklarının sonucunu tadmışlardır. Onlara acı bir azab vardır.
Ali Fikri Yavuz
Onların hali, kendilerinden az önce geçenlerin hali gibidir ki, yaptıklarının cezasını (dünyada) taddılar. Onlara (ahirette) acıklı bir azab da var.
Bahaeddin Sağlam
İşte bunların durumu, kendilerinden öncekilerin durumu gibidir. Yaptıklarının cezasını tattılar. (Ahirette de) onlar için, elem verici bir azap vardır.
Bayraktar Bayraklı
Onların durumu, kendilerinden az önce geçmiş ve yaptıklarının cezasını tatmış olanlara benzemektedir. Onlara acıklı bir azap vardır.