En'âm Suresi 53. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

53. Ayet

وَكَذٰلِكَ فَتَنَّا بَعْضَهُمْ بِبَعْضٍ لِيَقُولُٓوا اَهٰٓؤُ۬لَٓاءِ مَنَّ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ مِنْ بَيْنِنَاۜ اَلَيْسَ اللّٰهُ بِاَعْلَمَ بِالشَّاكِر۪ينَ

Böylece insanların bazısını bazısı ile denedik ki, “Allah, aramızdan şu adamları mı iman nimetine lâyık gördü?” desinler. Allah, şükreden kullarını daha iyi bilen değil mi?

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve biz, Allah'ın, aramızdan seçip lütfettiği bunlar mı demeleri için halkın bir kısmını, bir kısmıyla sınarız. Allah, şükredenleri daha iyi bilmez mi?

Besim Atalay (1965)

Biz böylece, birbirleriyle sınamışız onları, «Bunlar mıdır aranızdan, Allahın kayırmış bulundukları?» diyeceklerdir, Allah, daha iyi bilmez mi şükredenleri?

Cemal Külünkoğlu

Böylece: “Allah içimizden bunlara mı lütufta bulundu?” demeleri için onlardan bir kısmını diğerleriyle işte böyle denedik. Allah, şükredenleri daha iyi bilmez mi?

Cemil Said (1924)

Böylece insânların ba’zılarıyla ba’zılarını imtihân itdik. Ânlar "Allâh’ın eltâfına mazhar olanlar bunlar mı idi?" didiler. Allâh şükür idenleri bilmez mi?

Diyanet Vakfı

«Aramızdan Allah'ın kendilerine lütuf ve ihsanda bulunduğu kimseler de bunlar mı!» demeleri için onların bir kısmını diğerleri ile işte böyle imtihan ettik. Allah şükredenleri daha iyi bilmez mi?

Edip Yüksel

Birbirinizle böylece sınadık ki "ALLAH'ın aramızdan seçip nimetlendirdiği kişiler bunlar mı," desinler. ALLAH güzel karşılık verenleri daha iyi bilmiyor mu!

Elmalılı Hamdi Yazır

Böyle ba'zılarını ba'zısiyle fitneye de düşürmüşüzdür ki şöyle desinler: Â!... Şunlar mı o Allahın aramızdan lûtfuna lâyık gördüğü kimseler? Allah şükreden kullarını daha iyi bilir değil mi?

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Biz onlardan kimini kimi ile, "Allah aramızdan bunlara mı lutfunu layık gördü" desinler diye, işte böyle imtihan ettik. Allah, şükredenleri daha iyi bilen değil midir?

Emrah Demiryent

Böylece insanların bazısını (müşriklerin ileri gelen zenginlerini) bazısı ile (îmân ehli olan fakir kimselerle) imtihân ettik. (Müşriklerin ileri gelen zenginleri, îmân ehli olan fakir kimseleri hor görerek) “Allah’ın, aramızdan lütfuna layık gördüğü kimseler bunlar mıdır?” derler. Allah, şükredenleri (kimlerin lütfuna daha lâyık olduğunu) en iyi bilen değil midir?

Abdullah-Ahmet Akgül

Biz böylece: (Hasetçi ve fesatçı inkârcıların; bir sürü şöhret, servet ve etiket sahibi dururken, kala kala) "Allah içimizden bunlara mı lütufta bulundu." (Bu özel hikmet ve hizmetleri böylesi önemsiz kişilere mi layık buyurdu?) demeleri (ve hainlikle içlerini dışa dökmeleri) için, onlardan bazısını bazısıyla fitneye uğratıp denemiş olacağız. Halbuki Allah şükredenleri (nimet ve fazileti kimlere vereceğini) daha iyi bilen değil midir? (Ki O’nun tayin ve taksimine itiraz ediyorsunuz.)

Erhan Aktaş

Biz, böylece onların bir kısmını, bir kısmı ile fitnelendirdik¹ ki: “Allah'ın, aramızdan lütfuna² layık gördüğü kimseler bunlar mıdır?” desinler diye. Allah, şükredenleri daha iyi bilen değil midir?

Eski Anadolu Türkçesi

daħı ancılayın śınaduķ bir nicelerini bir nice-y-ile tā eyideler “şunlar mıdur kim minnet eyledi Tañrı anlara bizüm aramuzda?” degül mi Tañrı bilürirek şükr eyleyicileri?

Hasan Basri Çantay

Biz, onlardan (insanlardan) kimini kimi ile — (sırf) «Allah (buldu buldu da) aramızdan bunlara, bunların üzerine mi lutfünü reva gördü»? desinler diye — işte böyle imtihan etdik. Allah şükredenleri daha iyi bilen değil mi?

Hayrat Neşriyat

Böylece onların bazılarını bazılarıyla (ileri gelenlerini zayıflarıyla) imtihân ettik ki(o müşrikler, îmân eden zayıflar hakkında): “Allah'ın, aramızdan kendilerine lütufta bulunduğu (hidâyete erdirdiği) kimseler bunlar mı?” desinler! Allah, şükredenleri en iyi bilen değil midir?

İhsan Aktaş

Ve onların bir kısmını diğerleri ile (ileri gelenlerini zayıflarıyla) böylece imtihan ettik; sonunda onlar (o ileri gelen müşrikler, iman eden zayıflar hakkında, bir sürü şöhret, servet ve etiket sahibi dururken):’Aramızdan bunları (bu zayıf ve yoksulları) mı Allah lütfuna lâyık gördü?’ dediler. O hâlde Allah kimin şükrettiğini, (kimin lütfuna daha lâyık olduğunu) en iyi bilen değil midir?*

İlyas Yorulmaz

“Allah’ın aramızda kendisine iyiliklerde bulunduğu kimse bu mu?” demeleri için onların bir kısmını diğer bir kısmıyla imtihan ettik.. Allah kendisine şükredenleri en iyi bilen değil mi?

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Biz insanların kimini kimi ile sınadık, "aramızda Allah’ın iyiliklerini esirgemediği kimseler bunlar mı" desinler diye. Kendisini övenleri çok iyi bilen, Allah değil midir?

İsmail Hakkı İzmirli

Böylece insanlardan birini diğeriyle iptilâya düşürdük [¹] ki «Allah içimizden bunlara mı bol nimetini lâyık görmüştür?» diyeler. Allah şükredenleri daha iyi bilir, değil mi?

İsmail Yakıt

“Allah’ın aramızdan kendilerine lütufta bulunduğu kimseler bunlar mı?” demeleri için Biz onları birbiriyle sınarız. Allah şükredenleri en iyi bilen değil midir?

Kadri Çelik

Böylece, “Aramızdan Allah bunlara mı iyilikte bulundu?” demeleri için onları birbiriyle denedik. Allah şükredenleri iyi bilen değil midir?

Abdullah Parlıyan

Böylece ekonomik yönden güçsüz kimselerin müslüman olup ve Allah'a yakın olmalarıyla, zengin ve kibirli kimselerin İslâm'dan ve Allah'tan uzak olmaları sebebiyle insanlardan kimini, kimiyle deneyip fitneye soktuk ki, sonunda Allah aramızda, bunlara mı nimet ve lütufta bulunmuştur? desinler. Allah, şükredenleri daha iyi bilen değil midir.?

Kuran Yolu

“Aramızda Allah’ın kendilerine lütufta bulunduğu kimseler de bunlar mı?” demeleri için onların bir kısmını diğerleriyle işte böyle imtihan ettik. Allah şükredenleri bilmez mi?

Mahmut Kısa

İşte biz, kimine diğerinden daha üstün nîmetler bahşederek, insanları bu şekilde birbirleriyle imtihân ederiz; bu yüzden dünyevî nîmetlere sahip olan kâfirler, bunlardan yoksun olan müminler hakkında, “Allah, aramızdan bula bula bunları mı lütfuna lâyık gördü?” diye sorarak alay edecekler. Onlara cevap olarak de ki: Fakirliklerinden dolayı sizin küçümsediğiniz, fakat birer ahlâk ve erdemlilik timsali olan bu insanların ilâhî nîmetlere kavuşacağını bizzat Allah söylüyor. Öyle ya, kulları arasında kimlerin kendisine lâyıkıyla şükrettiğini ve kimlerin de nankörlük ettiğini en iyi bilen, Allah değil mi? O hâlde ey dâvetçi, bu müminleri kovma, tam aksine:

Mahmut Özdemir

İşte böyle, “Allah aramızdan şunlara mı karşılıksız iyilik etti / lutfetti?” demeleri için onları birbiriyle denedik. Allah, Şükredenler’i en iyi bilen değil mi?

Mehmet Çakır

Nitekim : “ Allah, aramızda bunlara mı minnet ediyor “ demelerini sağlamak için onları birbirine düşürdük. nimetine şükredenleri en iyi bilen, Allah değil mi sanki?

Mehmet Çoban

Böylece: "Aramızdan şunlara mı Allah’ın iyilikleri layık görüldü?" demeleri için onları denedik! Allah şükredenleri daha iyi bilen değil midir?

Mehmet Okuyan

“Aramızdan Allah’ın kendilerine lütfettiği kişiler bunlar mı?” demeleri için onların bir kısmını diğerleri ile işte böyle imtihan ettik. Allah şükredenleri daha iyi bilmez mi?

Mehmet Türk

Biz o (kâfirleri): “Allah’ın aramızdan ihsanına lâyık gördükleri de bunlar mı?” desinler diye, birbirleriyle işte böyle imtihan ettik. Doğrusu şükredenleri en iyi bilen Allah değil midir?

Muhammed Esed

İşte bu şekilde ⁴⁴ insanları birbirleri aracılığıyla sınarız, ki sonunda, “Acaba Allah bizim yerimize onlara mı lütufta bulundu?” ⁴⁵ diye sorsunlar. Kimin [kendisine] şükrettiğini en iyi bilen Allah değil mi?

Mustafa Çavdar

Bu şekilde biz insanları birbirleriyle sınıyoruz ki; “Allah, aramızdan bula bula iyilik yapmak için bunları mı buldu?” desinler. Peki, Allah, şükredenleri en iyi bilen değil midir? 6/105, 21/35, 38/8, 43/31, 47/4, 67/2

Ahmet Tekin

“Aramızdan Allah'ın kendilerine lütuf ve ihsanda bulunduğu kimseler de bunlar mı?" şeklinde konuşturmak için, onların bir kısmını diğerleri ile işte böyle imtihan ettik. Allah şükredenleri daha iyi bilmez mi?

Mustafa İslamoğlu

İşte bu şekilde insanları birbiriyle sınarız ki, “Acaba Allah aramızdan bir tek bunlara mı ikramda bulundu?”[¹⁰⁵³] diye sorsunlar. Kimin şükrettiğini en iyi bilen Allah değil midir?

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve işte böylece onların bazısını bazısı ile fitneye düşürmüşüzdür ki, «Ya Allah Teâlâ aramızda şunlara mıdır ki, lütfunu reva görmüştür?» deyiversinler. Allah Teâlâ şâkir olanları ziyâdesiyle bilen değil midir?

Orhan Kuntman

Böylece biz onlardan bir kısmını (Kureyş kodamanlarını) diğer bir kısım ile (yoksul müminler ile) imtihan ettik. Fakat onlar: "Aramızdan Allah’ın kendilerine lutuf ve ihsanda bulunduğu kimseler de bunlar mı?" dediler. (Ve zenginlikleri ile böbürlenip, yoksulları horlayarak imtihanı kaybettiler) Allah (ihsan buyurduğu nimetlere) şükredenlerin kimler olduğunu elbette en iyi bilendir.

Osman Fırat

Böylece biz onların kimini kimi ile denedik ki: "Allah, aramızdan şunlara mı lutfu lâyık gördü?" desinler. Allâh, şükredenleri daha iyi bilmez mi?

Şaban Piriş

Böylece, “Allah, Aramızdan bunlara mı iyilikte bulundu?” desinler diye onları birbiriyle denedik. Allah, şükredenleri en iyi bilen değil midir?

Satıraltı Meal (1534)

Anuñ gibi fitne düşürdük biri biri ortasında, ḥattā ki eyideler: Bunlarani‘met mi virdi Tañrı Ta‘ālā bizüm aramuzdan īmān‐ıla? Tañrı Ta‘ālā bilicidegül midür şükr idicileri?

Suat Yıldırım

Biz onlardan kimini kimi ile, neticede “Allah bula bula aramızdan bunları mı lütfuna lâyık gördü? ” desinler diye, işte böyle imtihan ettik. Allah kimin şükrettiğini, kimin lütfuna daha lâyık olduğunu bilmez olur mu? [11, 27; 46, 11; 19, 73]

Süleyman Ateş

Böylece biz onların kimini kimi ile denedik ki: "Allah, aramızdan şunlara mı lutfu layık gördü?" desinler. Allah, şükredenleri daha iyi bilmez mi?

Süleyman Tevfik (1927)

Böylece ba'zı insânları ba'zıları ile fitneye düşürdük (imtihân ve tecrübe iyledik). Onlar: "Aramızda Allâh'ın in'âm iylediği bunlar mıdır? dirler. (Fukarâ-yı mü'minîni hakîr görirler). Allâh Te'âlâ kendine şükr idenleri bilmez mi?

Süleymaniye Vakfı

“Allah aramızdan, şunlara mı lütuf ve ikramda bulundu?” desinler diye onlardan kimilerini kimileriyle deneriz. Görevlerini yerine getirenleri en iyi bilen, Allah değil midir?

Ahmet Varol

İşte böyle, "Allah aramızdan bunlara mı lütufta bulundu!" demeleri için onları birbirleriyle denedik. Allah, şükredenleri daha iyi bilen değil midir?

Ümit Şimşek

Onları birbiriyle böylece imtihana uğrattık; onlar da “Aramızdan bunları mı Allah lütfuna lâyık gördü?” dediler. Şükredenleri en iyi bilen Allah değil mi?(7)

Yaşar Nuri Öztürk

Biz böylece onların bir kısmını diğer bir kısmıyla imtihana çektik ki, şunu söylesinler: "Allah aramızdan şunlara mı lütufta bulundu?" Allah şükredenleri daha iyi bilmiyor mu?

Ali Bulaç

Böylece: 'Allah içimizden bunlara mı lütufta bulundu?' demeleri için onlardan bazısını bazısıyla denedik. Allah, şükredenleri daha iyi bilen değil mi?

Ali Fikri Yavuz

İnsanların bir kısmını, diğer bir kısmı ile imtihan ettik ki, Kureyş'in ileri gelenleri, fakirler hakkında şöyle desinler; “-Allah'ın aramızdan kendilerine iman ihsan ettiği kimseler şunlar mı?” Allah, İslâm (nimeti üzere) şükredenleri daha iyi bilen değil mi?

Bahaeddin Sağlam

Böylece Biz onları birbiriyle denedik ki: “Aramızda, Allah bunlara mı lütfetti?” desinler. Yoksa Allah kimin daha iyi şükrettiğini bilmiyor mu?

Bayraktar Bayraklı

“Aramızda Allah'ın kendilerine lütuf ve ihsanda bulunduğu kimseler de bunlar mı?” demeleri için onların bir kısmını diğerleriyle işte böyle imtihan ettik. Allah şükredenleri hakkıyla bilen değil midir?