Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Bunlar, kendilerine kitap, hükmetme yetkisi ve peygamberlik verdiğimiz kişilerdir. Kafirler, bunları tanımazlar, inkar ederlerse zaten biz, kafir olmayacak bir topluluğu onların yerine geçmeye memur etmişizdir.
Besim Atalay (1965)
İşte bunlar, kitap, hikmet, peygamberlik vermiş olduklarımız, bunlar inanmazlarsa, inanan bir ulusla onları değiştiririz
Cemal Külünkoğlu
Onlar kendilerine kitap, hikmet (doğru hüküm verme yeteneği) ve nebilik verdiğimiz kimselerdir. Eğer bunları tanımayıp inkâr ederlerse, (bilsinler ki biz) yerlerine inkâr etmeyen bir topluluk getiririz.
Cemil Said (1924)
Kendilerine kitâb, hikmet ve nübüvvet virdiği insânların ahfâdından kürf idenler olur ise ânları îmân idenlere tevdî’ itdik.
Diyanet Vakfı
İşte onlar, kendilerine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Eğer onlar (kâfirler) bunları inkâr ederse şüphesiz yerlerine bunları inkâr etmeyecek bir toplum getiririz.
Edip Yüksel
İşte onlar, kendilerine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiklerimizdir. Eğer şu halk, bunları inkar ederse, biz onları inkar etmeyecek bir toplumu yerlerine geçiririz.
Elmalılı Hamdi Yazır
İşte bunlar kendilerine kitâb, huküm, nübüvvet verdiğimiz kimseler, şimdi şu karşıdakiler buna körlük ediyorlarsa biz ona körlük etmiyen bir ümmeti müekkel kılmışız
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
İşte onlar, kendilerine kitap, hüküm (hikmet ve hükümranlık) ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Bunlar, ona inanmayacak olurlarsa, yerlerine, onu tanımamazlık etmiyecek bir toplum getiririz.
Emrah Demiryent
İşte bunlar, kendilerine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Eğer onlar (müşrikler), bunları (kitap, hikmet ve peygamberliği) inkâr ediyorlarsa, (bilsinler ki) biz onların yerine (hakkı) inkâr etmeyen bir topluluğu vekil kılarız.
Abdullah-Ahmet Akgül
Bunlar, kendilerine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiklerimizdir. Eğer (müşrikler) bunları (Kur’an’ı ve Resulüllah’ı) tanımayıp küfre sapıyorlarsa; andolsun, Biz Ona (Hz. Muhammed Aleyhisselam’a); bunu (İslam’ı), inkâra sapmayan (mü’min ve mücahit) bir topluluğu vekil (Dinini yürütmeye görevli ve yetkili) bırakırız. (Onlara fırsat tanıyıp imkân ve iktidar sahibi kılarız.)
Erhan Aktaş
İşte bunlar, kendilerine Kitap, Hüküm ve Nubuvvet¹ verdiğimiz kimselerdir. Eğer onlar, bunları inkâr ederlerse, yerlerine bunları inkâr etmeyecek bir halkı vekil etmişizdir.
Eski Anadolu Türkçesi
şunlar anlardur kim virdük anlara kitābı daħı 'ilmi daħı peyġamberliġi. pes eger kāfir olur ise uşbunlar bayıķ śalduķ aña bir ķavmı kim degüller aña kāfirler.
Hasan Basri Çantay
Onlar, kendilerine kitab, hikmet ve peygamberlik verdiklerimizdir. Şimdi bunlar (Kureyş kavmi) bunları (bu delilleri) tanımayıb da kâfir olurlarsa (zâten) biz ona, bunu inkâr etmeyen bir kavmi vekil (ve me'mur) kılmışızdır.
Hayrat Neşriyat
İşte onlar, kendilerine kitab, hikmet ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Fakat bunlar (o müşrikler) onları (kitap, hikmet ve peygamberliği) inkâr ederse, artık muhakkak ki(biz,) onları inkâr eden kimseler olmayan bir kavmi (Muhâcir ve Ensâr'ı ve nice ehl-i îmânı)onlara (îmân etmeye) vekil kılmışızdır.
İhsan Aktaş
İşte onlar kendilerine kitap (vahiy içeren kitaplar ve çok ilim), hüküm (hikmet, hükümranlık, muhakeme ve doğru karar alma yeteneği) ve nübüvvet (peygamberlik) verdiğimiz kimselerdir. Eğer şunlar (müşrikler) onları (burada anlatılan gerçekleri tanımayıp) inkâr ederlerse, (bilsinler ki biz) muhakkak onları (o anlatılan gerçekleri) inkâr etmeyecek olan bir topluluğu vekil kılarız.
İlyas Yorulmaz
Onlar, kendilerine kitap, hüküm ve nebîlik verdiğimiz kimselerdir. Eğer verdiğimiz kitabı ve hükümlerini inkâr etselerdi, onların yerine bu görevi üstlenecek ve Allah’ın mesajlarını inkâr etmeyecek başka toplulukları getirirdik.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İşte onlar kendilerine Kitap, doğrunun bilgisi, elçilik verdiğimiz kimselerdir. Eğer onlar bunları tanımayacak olurlarsa Biz de onların yerine tanımazlık etmiyecek bir ulusu koyarız.
İsmail Hakkı İzmirli
Onlar, kendilerine Kitap, hikmet [³] ve nübüvvet verdiğimiz kimselerdir. Bunlar [⁴] O/nu [⁵] tanımayacak olurlarsa sıkılma, çünkü O/na riayet edecek, tanımamazlık yapmayacak bir cemaati mutlak yerlerine getiririz [⁶].
İsmail Yakıt
İşte onlar kendilerine Kitap, hüküm ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Eğer onlar/kâfirler bunları inkâr ederse, andolsun biz onlara inkâr etmeyen bir topluluğu [kavm] vekil yaparız.
Kadri Çelik
Kendilerine kitab, hüküm ve peygamberlik verdiklerimiz işte bunlardır. Eğer onlar (Mekke halkı) bunları inkâr ediyorlarsa, biz buna (kitap, hüküm ve peygamberliğe inanmaya), kâfir olmayan bir topluluğu vekil kılmışızdır.
Abdullah Parlıyan
Ama biz onlara kitap, sağlam muhakeme ve peygamberlik bahşettik. Eğer bu toplum bu kitap ve peygamberi inkâr ederse, andolsun biz buna karşı Allah'tan gelen gerçekleri örtbas etmeyen bir topluluğu vekil kılmışızdır.
Kuran Yolu
Onlar, kendilerine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Eğer şimdi onlar bu söylenenleri inkâr ederlerse muhakkak ki yerlerine, bunları inkâr etmeyecek bir topluluk getiririz.
Mahmut Kısa
Onlar, kendilerine Kitap, hikmet ve Peygamberlik bahşettiğimiz kimselerdir. O hâlde, sen de o Peygamberlerin izinden gitmelisin. En yakınlarından başlayarak, çevrendeki insanları ve halkını imana davet etmelisin. Eğero insanlar gönderdiğimiz mesajı inkâr edecek olurlarsa, hiç önemli değil, Biz ayetlerimizi, onları inkâr etmeyecek sağlambir topluluğa emânet etmişizdir. Çünkü bu din, hiçbir ırkın, cemaatin tekelinde değildir. Emâneti taşıyamayanlar, —hangi ırka veya topluma ait olursa olsun— bertaraf edilir ve yerlerine, İslâm sancağını lâyık olduğu şekilde taşıyabilecek yeni toplumlar gelir.
Mahmut Özdemir
İşte onlar Kitap, Hüküm (Hikmet, Uygulama) ve Nebiyylik verdiğimiz kimselerdir. Onlar bunları inkâr ederse (örtüp gizlerse), inkâr edecek (örtüp gizleyecek) olmamış bir kavme bunları kesinlikle emanet ettik.
Mehmet Çakır
Biz bu kullarımıza, hem kitap, hem egemenlik dersi, hem de ilahî habercilik görevi verdik. Eğer Mekkeliler bunları kabul etmezler ise, Biz de onlar yerine bu bilgileri reddetmeyecek bir millet buluruz.
Mehmet Çoban
İşte onlar kendilerine kitap, hikmet ve Nebilik verdiğimiz kimselerdir. Eğer onlar gerçeklerimizi inkâr ederse şüphesiz yerlerine bunları inkâr etmeyecek bir toplum getiririz.
Mehmet Okuyan
İşte onlar, kendilerine kitap, [hikmet] (doğru hüküm verme yeteneği) ve peygamberlik verdiğimiz kişilerdir. [*] Onlar (kâfirler) bunları inkâr ederse elbette yerlerine bunları inkâr etmeyecek bir toplum getiririz.
Mehmet Türk
İşte onlar, kendilerine kitap, hükümranlık ve Peygamberlik verdiğimiz kimselerdir.¹ Eğer şu (kâfirler) bütün bunları inkar ederlerse, şüphesiz Biz, onların yerine bunları inkâr etmeyen bir toplum getiririz.
Muhammed Esed
[Ama] Biz, onlara vahyi, sağlam muhakemeyi ve peygamberliği bahşettik. Ve şimdi inançsızlar bu hakikatleri inkar etmeyi tercih edebilirler, ⁷¹ [ama bilin ki] Biz onları, asla reddetmeyecek olan insanlara bahşetmekteyiz;
Mustafa Çavdar
İşte bunlar kendilerine kitap, hikmet ve nebilik verdiğimiz kimselerdir. Eğer şunlar bu vahye inanmazlarsa, biz de bunu inanacak başka bir topluma bu emaneti veririz. 3/81, 4/163...165, 29/27, 42/13
Ahmet Tekin
İşte onlar, kendilerine kitap, hikmete dayalı hükümranlık, yargı ve icra, şeriat ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Eğer Kureyş müşrikleri, bunları inkâra devam ederlerse, bu sorumlulukları, kitabı, şeriatı, peygamberi kesinlikle inkâr etmeyecek toplumlara havale ederiz.
Mustafa İslamoğlu
(Ne ki) Biz onlara vahiy, (onunla) hükmedecek yetenek ve nübüvvet verdik. Eğer onlar bu hakikatleri inkâr ediyorlarsa, iyi bilsinler ki Biz (çoktan) onların yerine başka bir topluluğu vekil kıldık: onlar asla bu hakikatlerin inkârcısı olmazlar;
Ömer Nasuhi Bilmen
İşte onlar o kimselerdir ki, kendilerine kitap, hüküm ve nübüvvet vermişizdir. Şimdi şu kavimler, eğer bu delilleri inkar ederlerse artık Biz ona münkir olmayan bir kavmi tevkil etmişizdir.
Orhan Kuntman
Onlar, kendilerine kitap, hikmet ve peygamberlik ihsan ettiğimiz kimselerdir, şimdi şunlar (müşrikler) onları tanımayıp ta inkar ederlerse (zararı kendilerine olur) yerlerine, (Cenâb-ı Hakka iman eden) onları (hiçbirini) inkar etmeyen bir toplum (Muhammed s.a.s. ümmetini) getiririz.
Osman Fırat
İşte onlar, kendilerine Kitap, hüküm ve nübüvvet verdiğimiz kimselerdir. Şimdi şunlar, (yani Kureyş kavmi), bunları inkâr ederse, (bilsinler ki) biz, bunları inkâr etmeyecek bir toplumu, bunlara vekil bırakmışızdır.
Şaban Piriş
Kendilerine kitap, hüküm ve Peygamberlik verdiğimiz işte bu kimselerdir. Bunu işte onlar inkar ederse, biz de onları inkar etmeyecek bir kavmi vekil kılarız.
Satıraltı Meal (1534)
Anlar ol kişilerdür ki virdük anlara kitābı, şerī‘atı daḫı, peyġamberlıġıdaḫı. Eger aña anlar kāfir olsa taḥḳīḳ biz müvekkel ḳılduḳ aña bir ḳavmi ki aña kāfir degüldürler.
Suat Yıldırım
İşte onlar, kendilerine kitap, hikmet, hükümranlık ve nübüvvet verdiğimiz şahsiyetlerdir. Şimdi o müşrikler bu nübüvveti inkâr ederlerse, biz nübüvveti inkâr etmeyip ona sahip çıkan bir topluluk görevlendiririz.
Süleyman Ateş
İşte onlar, kendilerine Kitap, hüküm ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Şimdi şunlar, (yani Kureyş kavmi), bunları inkar ederse, (bilsinler ki) biz, bunları inkar etmeyecek (koruyacak) bir toplumu, bunlara vekil bırakmışızdır.
Süleyman Tevfik (1927)
İşte onlar bizim kendilerine kitâb ve hüküm ve nübüvvet virdiklerimizdir. Eğer bu müşrikler o kitâblara ve hükme ve nübüvvete kâfir olurlar ise biz, yerlerine onları inkâr itmeyecek bir kavmi ikāme iyleriz.
Süleymaniye Vakfı
Adı geçenler, kendilerine kitap, hikmet ve nebilik verdiğimiz kimselerdir. Eğer şu insanlar bütün bunları görmezlik ederlerse, biz onları, görmezlik etmeyecek bir topluluğun korumasına bırakırız.
Ahmet Varol
Bunlar kendilerine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiklerimizdir. Eğer bunlar, onları inkar ederlerse, (bilsinler ki) biz onları inkar etmeyecek bir topluluğu onlara vekil kılmışızdır. [8]
Ümit Şimşek
Onlar, kendilerine kitap, hüküm ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Şu müşrikler onları inkâr etseler de, Biz zaten kitabı, hüküm ve peygamberliği, onları inkâr etmeyen bir topluluğa emanet etmişizdir.
Yaşar Nuri Öztürk
İşte bunlardır kendilerine kitap, hükmetme gücü ve peygamberlik verdiklerimiz. Şimdi şu insanlar bütün bunları inkâr ederlerse biz, bunları inkâr etmeyecek bir topluluğu onlara vekil ederiz.
Ali Bulaç
Bunlar, kendilerine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiklerimizdir. Eğer bunları tanımayıp-küfre sapıyorlarsa, andolsun, biz buna (karşı) inkâra sapmayan bir topluluğu vekil kılmışızdır.
Ali Fikri Yavuz
İşte onlar, kendilerine kitab, hikmet ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Şimdi şu KUREYŞ kavmi, buna nankörlük ediyorsa (kâfir oluyorsa), biz onların yerine, peygamberleri ve kitabları inkâr etmiyecek bir kavmi vekil ederiz.
Bahaeddin Sağlam
İşte bunlar; kitap, hüküm ve peygamberlik verdiğimiz kişilerdir. İşte eğer bu kavmin, bu peygamberliği inkâr ederse, Biz o peygamberliği asla inkâr etmeyecek bir kavmi (toplumu) ona sahip çıkartırız.
Bayraktar Bayraklı
İşte onlar, kendilerine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Eğer kâfirler bunları inkâr ederlerse, şüphesiz, yerlerine bunları inkâr etmeyecek bir toplum getiririz.