Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Onlar, Allah'ın doğru yola sevkettiği kimselerdir, sen de onların yoluna uy. De ki: Ben, yaptığıma karşılık sizden bir ücret istemiyorum, bu, ancak alemlere bir öğüt.
Besim Atalay (1965)
İşte bunlar Allahın doğru yola götürdüğü kimseler, onların yoluna sen de uyasın, diyesin ki: «Ben sizden bu yolda bir şey istemem, bu, ancak âlemlere öğüttür»
Cemal Külünkoğlu
İşte onlar Allah'ın doğru yola ilettiği kimselerdir. (Ey Muhammed!) Sen de onların yolunu izle ve de ki: “Ben bu tebliğ karşılığında sizden hiçbir ücret istemiyorum. (Ben bir peygamberim ve) bu (Kur'an da) bütün âlemler için ancak bir öğüttür.”
Cemil Said (1924)
O enbiyâ; Allâh tarafından tarîk-i hidâyete sevk olunmuşdur. Yâ Muhammed! Sen ânların eserini ta’kîb it; di ki: "Ben sizden ücret istemiyorum Kur’an bütün ’âlemîn içün bir ’ilimdir."
Diyanet Vakfı
İşte o peygamberler Allah'ın hidayet ettiği kimselerdir. Sen de onların yoluna uy. De ki: Ben buna (peygamberlik görevime) karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Bu (Kur'an) âlemler için ancak bir öğüttür.
Edip Yüksel
Bunlar, ALLAH'ın doğru yola ulaştırdıklarıdır. Onların yoluna uy. De ki: "Ben buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Bu, sadece tüm halklara bir mesajdır."
Elmalılı Hamdi Yazır
İşte o Peygamberler Allahın hidayetine iriştirdiği kimseler, sen de onların gittiği yoldan yürü, ben, de: Buna karşı sizden bir ecr istemem, o mahzâ âlemîni irşad için ilâhî bir yadigârdır
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Bunlar, Allah'ın hidayet ettiği kimselerdir. Sen de onların hidayetine uy. De ki:"Ben ona karşılık sizden bir ücret istemiyorum. O, sadece bütün âlemlere bir öğüttür.
Emrah Demiryent
İşte onlar (peygamberler), Allah’ın hidâyet ettiği kimselerdir. O hâlde (Resûlüm, sen de) onların yoluna uy (ümmetine İslâm’ı tebliğ ederek, senden önceki peygamberlerin takipçisi ol). Ve (İnsanlara) de ki: “Ben (peygamberlik vazifeme karşılık) sizden hiçbir ücret istemiyorum. O (Kur’ân) bütün âlemler için, ancak bir öğüttür.”
Abdullah-Ahmet Akgül
İşte Allah’ın hidayet verdikleri bunlardır; öyleyse Sen de onların bu hidayet yoluna (istikamet kaynağına-Kur’an’a) uy. De ki: "Ben bunun için sizden bir ücret istemiyorum. O (Kur’an), âlemlere ancak bir öğüt ve hatırlatmadır."
Erhan Aktaş
İşte bunlar, Allah'ın hidayet ettikleridir. Onların yoluna uy. De ki: “Ben, buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Bu ancak, âlemler için bir öğüttür.”
Eski Anadolu Türkçesi
şunlar anlardur kim ŧoġru yol gösterdi Tañrı pes anlaruñ yolına uyġıl. eyit! “dilemezin size anuñ üzere ya'nį ķur’ān kirį degül ol [69a] illā ögüt 'ālemler için.”
Hasan Basri Çantay
Onlar (o peygamberler) Allahın hidâyet etdiği kimselerdir. O halde sen de onların gitdiği doğru yolu tutub ona uy. De ki: «Ben buna karşı (bu risâlet vazifesini ifâ etmeme mukaabil) sizden hiç bir ücret istemiyorum. O (Kur'an), âlemler için öğüdden başka bir şey değildir».
Hayrat Neşriyat
İşte onlar (o peygamberler), Allah'ın hidâyete erdirdiği kimselerdir; (Habîbim, yâ Muhammed!) Artık (sen de) onların hidâyetine tâbi' ol! De ki: “(Ben) ona (Kur'ân'a) karşı sizden bir ücret istemiyorum!(2) O, ancak âlemler (ve bütün asırlar) için bir nasîhattir.”
İhsan Aktaş
İşte onlar (hidayeti tercih etmeleri sebebiyle) Allah’ın hidayet ettiği (doğru yola erdirdiği) kimselerdir. Sen de onların (o peygamberlerin) hidayetine uy. (Resulüm!) De ki: Ben ona (o yaptığım tebliğe) karşılık sizden bir ücret (menfaat, makam ve mevki) istemiyorum. O (tebliğini yapmakta olduğum Kur’an) ise, âlemler için ancak bir öğüttür. *
İlyas Yorulmaz
İşte onlar Allah’ın kendilerini doğru yoluna ulaştırdığı kimselerdir. Sende onların doğru yollarını takip et. (İnsanlara) Deki “Size ulaştırdığım mesajlara karşılık, sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim size getirdiğim, tüm zamanlar (Kıyamet gününe kadar) için, yalnızca bir öğüttür.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Bunlar Allah’ın doğruluğa eriştirdiği kimselerdir. Öyleyse sen de onların yolunu tut. De ki: "Benim sizden karşılık beklediğim yoktur. Kur’an herkes için yalnız bir öğüttür o kadar."
İsmail Hakkı İzmirli
İşte bunlar Allah/ın hidayet ettiği kimselerdir. Sen de onların hidayetine uy. De ki ben tevhide dâvette sizden hiçbir ücret istemem, Kur/an âlimlere nasihattan ibarettir.»
İsmail Yakıt
İşte onlar Allah’ın doğru yola ilettiği/hidâyet verdiği kimselerdir. O hâlde sen de onların doğru yoluna uy ve de ki: “Ben sizden onun için bir ücret istemiyorum. (Çünkü) bu/Kur’an âlemler için ancak bir öğütten/uyarıdan başka bir şey değildir.”²⁷
Kadri Çelik
İşte bunlar, Allah'ın, hidayetiyle hidayete eriştirdikleridir; öyleyse sen de onların hidayetlerine uy. De ki: “Ben bunun için sizden bir ücret istemiyorum. O (Kur'an), âlemlere bir hatırlatmadan başkası değildir.”
Abdullah Parlıyan
O peygamberler, Allah'ın doğru yola ulaştırdığı insanlardır. O halde sen de, onların gittiği doğru yola uy. De ki: Ben peygamberlik görevine karşılık, sizden bir ücret istemiyorum. Unutmayın ki, o Kur'ân bütün insanlığa bir öğütten ibarettir.
Kuran Yolu
İşte o peygamberler, Allah’ın hidayete erdirdiği kimselerdir. Şu halde onların rehberliğine uy. De ki: “Ben, bu görevimden dolayı hiçbir karşılık istemiyorum; bilinsin ki bu, bütün insanlığa bir öğütten ibarettir.”
Mahmut Kısa
İşte bunlar, Allah’ın yol gösterdiği Peygamberlerdir; o hâlde, ey hakîkat yolunun yolcusu, sen de onların izlediği yolu izle! Kur’an’ı tebliğ ettiğin insanlara de ki: “Sizden, bunun karşılığında herhangi bir ücret beklemiyorum! Çünkü bu, hiçbir dünyevî menfaat beklenmeden tüm insanlığa sunulmuş bir öğütten başka bir şey değildir.” Ama bu elçilerin izinden gittiğini öne süren bazı Yahudiler, size karşı düşmanlıkta o denli ileri gittiler ki, Kur’an’ı reddedelim derken, bütün kitap ve elçileri inkâr ediverdiler:
Mahmut Özdemir
İşte onlar Allah’ın hidayete eriştirdiği kimselerdir. Onların doğru yolunu izle! De ki: “Buna karşı sizden bir ücret istemem. O ancak Âlemler için hatırlatmalardır”.
Mehmet Çakır
Resulüm! Artık sen de Allah'ın yönlendirdiği kimselerin yönlendiri yöntemlerini izle. " Ben bundan dolayı sizden bir ücret istemiyorum. Artık Kuran, dillere destan olmuştur " de.
Mehmet Çoban
İşte onlar Allah’ın hidayet ettiği kimselerdir. Sen de onların yoluna uy! Ayetlerimizi inkâr edenlere de ki! "Ben yaptığım elçilik görevine karşılık sizden bir ücret istemiyorum! Size açıkladığım ayetler ancak bir öğüttür. Keşke anlayıp öğüt alsanız."
Mehmet Okuyan
İşte onlar (peygamberler), Allah’ın doğru yola ulaştırdığı kişilerdir. Sen de onların yoluna uy! [*] De ki: “Ben buna (peygamberlik görevime) karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. [*] Bu (Kur’an), âlemler için ancak bir hatırla(t)madır.” [*]
Mehmet Türk
(Ey Muhammed!) İşte o Peygamberler, Allah’ın kendilerini dosdoğru yola ulaştırdığı kimselerdir. Sen de onların yoluna uy. Ve insanlara: “Ben bu (tebliğ görevime) karşılık, sizden bir ücret istemiyorum. O (Kur’an) âlemlere sadece bir hatırlatmadır.” de.
Muhammed Esed
Allah’ın doğru yola ulaştırdığı insanlara. Öyleyse onların rehberliğine uy [ve] de ki: “Sizden bu [hakikat bilgisi] için hiçbir karşılık istemiyorum: Unutmayın ki o bütün insanlığa bir öğütten ibarettir!”
Mustafa Çavdar
İşte bütün bu kimseler, Allah’ın rehberlik ettiği kişilerdir. Öyleyse sen de onların yolunu izle ve de ki “Ben bu tebliğ için sizden herhangi bir ücret istemiyorum. Zira bu Kuran, bütün toplumlara sadece bir uyarı ve öğüttür.” 1/5, 6/71, 19/58, 23/72, 25/57, 48/8, 74/31
Ahmet Tekin
İşte o peygamberler de, Allah'ın hidâyet rehberiyle doğru yolu gösterdiği kimselerdir. Sen de onların ümmetlerine gösterdiği doğru yolu, tek hak dini, din ve tevhid anlayışını, sana vahyedilen kitapta ibka edilen şeriatlarını ümmetine anlatarak, öğreterek onların takipçisi ol. “Ben Kur'ân'a ve tebliğ görevime karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Bu Kuran âlemler için, insanlar ve cinler için kesinlikle bir öğüttür." de.
Mustafa İslamoğlu
işte şu Allah’ın doğru yolu gösterdiği insanları… O hâlde sen de onların rehberliğine uy![¹⁰⁸⁵] (Ve) de ki: “Sizden bunun için bir karşılık beklemiyorum. Unutmayın ki o, cümle âleme bir öğüt ve uyarıdan ibarettir!”[¹⁰⁸⁶]
Ömer Nasuhi Bilmen
İşte onlar, Allah Teâlâ'nın hidâyet ettiği zâtlardır. Sen de onların bu tarik-i hidayetini takip et. De ki: «Sizden bunun üzerine bir ücret istemem, o âlemler için bir mev'izeden başka değildir.»
Orhan Kuntman
(Ey Muhammed) İşte o peygamberler, Allah’ın hidayet ettiği kimselerdir, sen de onların yolunu takip et! (İbrahim a.s. gibi sen de kavmini hak yoluna davet et. onları Rablerine ortak koşmaktan kurtarmaya çalış ve) De ki: Ben buna (Peygamberlik görevime) karşılık, sizden hiçbir ücret istemiyorum (biliniz ki) Kur'an ancak alemler için bir öğüttür. (Sizler dahil, kıyamete dek gelecek bütün insanları doğru yola davet eder içindeki uyarılardan ve öğütlerden ibret alanları Rablerinin izniyle küfür karanlıklarından iman nuruna çıkarır.)
Osman Fırat
İşte onlar, Allâh’ın hidâyet ettiği kimselerdir. Onların yoluna uy ve de ki: "Ben buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. O, sadece âlemlere bir öğüttür. "
Şaban Piriş
Onlar, Allah'ın hidayet ettiği kimselerdir. Bu nedenle sen de onların yoluna tabi ol ve “Ben, sizden bir ücret istemiyorum” de, “bu sadece, toplumlar için bir uyarı/öğüttür.
Satıraltı Meal (1534)
Anlar ol kişilerdür kim Tañrı Ta‘ālā hidāyet virdi anlara. Pes anlar hidāyetineuyġıl. Eyit yā Muḥammed: Ben sizden ücret istemezin bu Ḳur’ān‐çün. BuḲur’ān degüldür illā naṣīḥat ‘ālemlere.
Suat Yıldırım
İşte onlar Allah'ın hidâyet verdiği kimselerdir. Sen de onların yolundan yürü ve de ki: “Ben risaleti tebliğden dolayı sizden bir ücret beklemiyorum. O, bütün milletler için bir öğütten, irşaddan ibarettir.
Süleyman Ateş
İşte onlar, Allah'ın hidayet ettiği kimselerdir. Onların yoluna uy ve de ki: "Ben ona karşılık sizden bir ücret istemiyorum. O, sadece alemlere bir öğüttür."
Süleyman Tevfik (1927)
Onlar (o peygamberler) Allâh'ın hidâyet iyledikleridir. Sen de onların hedâsına iktidâ it ve di ki: "Ben sizden teblîğim içün ve Kur'ân içün ücret istemem. O Kur'ân ve risâlet âlemlere tezkîr ve mev'izadır.
Süleymaniye Vakfı
Bunlar, Allah'ın yola gelmiş saydığı kimselerdir; sen de onların yoluna gir. De ki "Ben Kur’ân’ı tebliğe karşılık sizden bir karşılık beklemiyorum. O, herkes için sadece bir öğüt ve doğru bilgidir, o kadar."
Ahmet Varol
Bunlar Allah'ın doğru yola eriştirdikleridir ki sen de onların doğru yollarına uy. De ki: "Buna karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum. Bu sadece alemlere bir hatırlatmadır."
Ümit Şimşek
Onlar, Allah'ın hidayet verdiği kimselerdir; sen de onların yolundan yürü. De ki: Tebliğime karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Bu Kur'ân, bütün çağlara ve bütün milletlere bir öğüttür.
Yaşar Nuri Öztürk
İşte böyleleri, Allah'ın yol gösterdiği kimselerdir. Sen de onların yolunu izle ve şöyle söyle: "Ben şu yaptığıma karşılık sizden bir ücret istemiyorum. O sadece âlemlere bir öğüttür."
Ali Bulaç
İşte Allah'ın hidayet verdikleri bunlardır; öyleyse sen de onların bu hidayetlerine uy. De ki: 'Ben bunun için sizden bir ücret istemiyorum. O (Kur'an), alemlere bir 'öğüt ve hatırlatmadan' başkası değildir.'
Ali Fikri Yavuz
O Peygamberler, Allah'ın hidayetine eriştirdiği kimselerdir. Sen de onların gittiği yoldan yürü. (Onların tevhid yolunda bulun.) De ki: “-sizi bu tevhide (Kur'an'a) çağırmama sizden bir ücret istemem. O Kur'an, âlemler için (insan ve cinleri irşad için) ancak bir öğüddür.
Bahaeddin Sağlam
İşte bunlar, Allah’ın hidayet ettikleridir. Sen onların peşinde git.. De ki: “Bu hizmetime karşı sizden bir ücret istemiyorum. Bu, insanlar için bir mesaj olmaktan başka bir şey değildir.”
Bayraktar Bayraklı
İşte o peygamberler, Allah'ın hidayet ettiği kimselerdir. Sen de onların yoluna uy! De ki: “Ben buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Bu, âlemler için sadece bir öğüttür.”