Tahrim Suresi 3. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

3. Ayet

وَاِذْ اَسَرَّ النَّبِيُّ اِلٰى بَعْضِ اَزْوَاجِه۪ حَد۪يثًاۚ فَلَمَّا نَبَّاَتْ بِه۪ وَاَظْهَرَهُ اللّٰهُ عَلَيْهِ عَرَّفَ بَعْضَهُ وَاَعْرَضَ عَنْ بَعْضٍۚ فَلَمَّا نَبَّاَهَا بِه۪ قَالَتْ مَنْ اَنْبَاَكَ هٰذَاۜ قَالَ نَبَّاَنِيَ الْعَل۪يمُ الْخَب۪يرُ

Hani peygamber eşlerinden birine, gizli bir söz söylemişti. Fakat eşi o sözü (başkasına) haber verip Allah da bunu peygambere bildirince, peygamber bunun bir kısmını bildirmiş, bir kısmından da vazgeçmişti. Peygamber, bunu ona (sırrı açıklayan eşine) haber verince o, “Bunu sana kim bildirdi?” dedi. Peygamber, “Bunu bana, hakkıyla bilen ve hakkıyla haberdar olan Allah haber verdi” dedi.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve hani Peygamber, eşlerinden birine gizli bir şey söylemişti de o, bu sözü, başkasına haber verince ve Allah da bunu, Peygambere açınca Peygamber, bu olayın bir kısmını söylemiş, bir kısmındansa vazgeçmiş, söylememişti. Peygamber, bunu eşine haber verince o, kim haber verdi bunu sana demişti, o da demişti ki: Her şeyi bilen haber verdi bana, her şeyden haberdar olan.

Besim Atalay (1965)

Hani peygamber, kadınlarından birine, gizli bir şey söylemişti, kadın bunu yayınca, Allah peygambere bunu bildirdi, peygamberse, birtakımın bildirmiş, birtakımın saklamıştı; peygamber olanı açıklayınca: «Sana bunu kim söyledi?» diye sordu kadını, o da dedi ki: «Her şeyi bilen, her şeyden haberi olan Allah bildirdi!»

Cemal Külünkoğlu

Hani, Nebi eşlerinden birine (Hafsa'ya), gizli bir söz söylemişti. Fakat eşi (Aişe) o sözü (kumalarına) haber verip Allah da bunu ona (Resulü'ne) açıklayınca, o da bunun bir kısmını (hanımı Hafsa'ya) bildirmiş, bir kısmından da (fazla mahcup olmaması için) vazgeçmişti. Peygamber, bunu ona (sırrı açıklayan Aişe'ye) söyleyince (hanımı): “Bunu sana kim haber verdi?” dedi. (Peygamber de:) “Bunu bana, (her şeyi) hakkıyla bilen ve (her şeyden) hakkıyla haberdar olan Allah haber verdi” demişti.

Cemil Said (1924)

Peygamber zevcelerinden birine bir sır söyledi. O da diğer bir zevcesine (’Âişe’ye) sırrı tevdî’ iyledi. Allâh peygambere bunı ilhâm itdi. O da bu ilhâmın bir kısmını o zevceye (Hafsa’ya) "Sana bunı kim haber virdi?" diyu sordı. Peygamber de " ’Âlim ve her şeyden haberdâr olan Allâh haber virdi" cevâbını i’tâ iyledi.

Diyanet Vakfı

Peygamber, eşlerinden birine gizlice bir söz söylemişti. Fakat eşi, o sözü başkalarına haber verip Allah da bunu Peygamber'e açıklayınca, Peygamber bir kısmını bildirmiş, bir kısmından da vazgeçmişti. Peygamber bunu ona haber verince eşi: Bunu sana kim bildirdi? dedi. Peygamber: Bilen, her şeyden haberdar olan Allah bana haber verdi, dedi.

Edip Yüksel

Peygamber, eşlerinden birine gizlice bir hadis söylemişti. Eşi bunu yayınca, ALLAH onu bundan haberdar kıldı. Ona durumun bir kısmını bildirmiş, bir kısmından ise vazgeçmişti. Peygamber konuyu eşine açınca eşi, "Bunu sana kim haber verdi?" diye sordu. "Herşeyi Bilen ve herşeyden Haberdar olan bana bildirdi," diye cevapladı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve hani Peygamber zevcelerinin ba'zısına sirr olarak bir söz söylemişti, vaktâki o onu haber verdi, Allah da Peygambere onu açtı, açınca Peygamber - o zevcesine - birazını tanıttı, birazından da sarfınazar etti, ana bu suretle anlatıverince bunu sana kim haber verdi dedi, bana dedi, o alîm, habîr nübüvvetle haber verdi

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Peygamber, eşlerinden birine gizlice bir söz söylemişti. Fakat eşi, o sözü başkalarına haber verip Allah da bunu Peygamber'e açıklayınca, Peygamber (eşine) bir kısmını bildirmiş bir kısmından da vazgeçmişti. Peygamber bunu ona haber verince eşi: "Bunu sana kim söyledi?" dedi. Peygamber "Bilen, her şeyden haberi olan Allah bana söyledi." dedi.

Emrah Demiryent

Hani, Peygamber, zevcelerinden birine gizli bir şey söylemişti de o (zevcesi) bu sözü, (Peygamber’in diğer zevcelerinden birine) haber vermişti. (Bunun üzerine) Allah da bu durumu Peygamber’e bildirdi. Peygamber bunun bir kısmını (zevcesine) bildirmiş, bir kısmından da (zevcesinin daha fazla mahcup olmaması için) vazgeçmişti. Peygamber, bunu (zevcesine) haber verince o, “Bunu sana kim bildirdi?” dedi. Peygamber, “Bunu bana, her şeyi hakkıyla bilen ve her şeyden hakkıyla haberdar olan Allah haber verdi” dedi.

Abdullah-Ahmet Akgül

Hani o vakit Peygamber (SAV), eşlerinden birine gizli bir söz söylemişti. Derken o da (diğer eşlerinden birine) bunu haber vermiş, Allah da Ona (Resulüllah’a) bunu açığa vurup bildirmişti. O (Peygamber) de bir kısmını açıklamış bir kısmını (söylemekten) vazgeçmişti. Sonunda (Resulüllah bu) haberi (kendisine) verince (eşi) demişti ki: "Bunu Sana kim haber verdi?" O da: "Bana Alîm olan, (her şeyden) Haberdar olan (Allah) haber verdi" demişti.

Erhan Aktaş

Hani Nebi, eşlerinden birine aralarında kalmak üzere bir hadis¹ söylemişti. Fakat o eşi, söylenen şeyi başkasına söyleyince, Allah Nebi'ye bunu izhar¹ etti. Nebi de bir kısmını açıklamış ve bir kısmından da vazgeçmişti. Eşine, bundan haberdar olduğunu söyleyince, eşi: “Bunu sana kim haber verdi?” deyince, Nebi: “Bana, Her Şeyi Bilen, Her Şeyden Haberdar Olan bildirdi.” demişti.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı ol vaķt gizledi peyġamber bir nice 'avratlarındın yaña bir sözi pes ol vaķt kim ħaber virdi anı daħı muŧŧalı eyledi anı Tañrı anuñ üzere ya'nį peyġamber’e bildürdi bir nicesin daħı yüz döndürdi bir niceden. pes ol vaķt kim ħaber virdi peyġamber anı eyitti ħafża “kim ħaber virdi saña uşbunı?” eyitti “ħaber virdi baña bilici ħaberlü.”

Hasan Basri Çantay

Hani peygamber, zevcelerinden birine gizli bir söz söylemişdi. Bunun üzerine o (zevce) bunu haber verib de Allah da ona bunu açıklayınca (peygamber) bunun (ancak) bir kısmını bildirmiş, bir kısmından da vaz geçmişdi. Artık bunu kendisine söyleyince o (zevce) «Bunu sana kim haber verdi?» dedi. (Peyğamber de) «Bana herşey'i bilen, her şeyden haberdâr olan (Allah) haber verdi» dedi.

Hayrat Neşriyat

Hani peygamber, zevcelerinden birine bir sözü sır olarak söylemişti. Fakat (o) bu sözü (diğer bir hanımına) haber verip, Allah da bunu ona (peygambere) açıklayınca, (o)bunun bir kısmını (zevcesine) bildirmiş, bir kısmından da (bahsetmeyerek) vazgeçmişti. Böylece (peygamber) ona bunu haber verince (hanımı): “Bunu sana kim haber verdi?” dedi.(Peygamber de:) “Bana, Alîm (herşeyi bilen), Habîr (herşeyden haberdâr olan Allah) haber verdi!” dedi.

İhsan Aktaş

(Ayrıca) bir vakit peygamber, zevcelerinden birine (ifşa edilmemek üzere) bir sözü sır olarak söylemişti. Fakat eşi, o sözü başkasına söyleyince, Allah ona (peygambere) bunu izhar etti. O da (peygamber de) bir kısmını açıklamış ve (fazla mahcup olmaması için) bir kısmından da vazgeçmişti. Ne zaman (peygamber) ona (sır tutmayan eşine yaptığı yanlışı) bildirince (eşi) demişti ki: "Bunu sana kim haber verdi?" O da: "Bana (her şeyi) bilen, (her şeyden) haberdar olan (Allah) haber verdi" demişti. *

İlyas Yorulmaz

Peygamber, bir sözü eşlerinin bazısına gizli olarak söylemiş ve o eşi de sırrı (başkasına) haber verince, Allah da o sözü açığa çıkarıp yaymıştı. Allah o sözün bir kısmını peygambere haber verince, peygamberde sözü haber verene durumu bildirdiğinde “Bunu sana kim haber verdi” diye sorduğunda, Peygamber “Her şeyi bilen ve her şeyden haberdar olan Allah” dedi.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

O gün peygamber eşlerinden birine gizli bir söz söylemişti. Eşi o gizli sözü açıklayınca Allah da bu açıklama işinden peygamberini bilgilendirdi. Bunun üzerine peygamber onun bir kısmını eşine söyledi. Bir kısmını da söylemekten vaz geçti. Peygamber bunu kendisine söyleyince eşi: "Bunu sana kim bildirdi?" dedi. Peygamber dedi: "Bunu bana bilici, bilgili olan bildirdi."

İsmail Hakkı İzmirli

Hani peygamber zevcelerinden birine gizli bir söz söylemişti. Vaktaki zevcesi o sözü haber verdi, Allah da bu halden peygamberi haberdar eyledi. Peygamber o hususun bir kısmını bildirmiş [³], bir kısmı hakkında da sükût eylemişti [⁴]. Bu veçhile peygamber zevcesine; olan biteni haber verince zevcesi «— Bunu sana kim haber verdi?» diye sordu. Peygamber «— Bunu bana hakkıyle âlim ve her şeyden haberdar olan Allah haber verdi» cevabını verdi.

İsmail Yakıt

Hani, Peygamber eşlerinden birine gizli bir söz söylemişti. (Fakat) eşi o sözü (başkasına) haber verip, Allah da bunu peygambere bildirdiğinde, o da bir kısmını açıklamış, bir kısmını da (açıklamaktan) vazgeçmişti Peygamber bunu ona/sırrı açıklayan eşine, haber verince o, “Bunu sana kim bildirdi?” dedi. O da, “Bunu bana, Alîm ve Habîr olan (Allah) haber verdi” dedi.

Kadri Çelik

Hani peygamber, eşlerinden bazılarına gizli bir söz söylemişti de o (eşlerinden biri, kumasına) bunu haber vermişti. Allah bunu açığa vurunca da o (Peygamber, kendisine vahyedilenin) bir kısmını açıklamış, bir kısmından (açıklamaktan) vazgeçmişti. Sonunda bunu ona haber verince (eşi), “Bunu sana kim haber verdi?” diye sormuş, o da, “Bana bilen, (her şeyden) haberdar olan (Allah) haber verdi” demişti.

Abdullah Parlıyan

Hani bir gün peygamber, eşlerinden birine gizli bir şeyler söylemişti, eşi bu sözü gizlemeyip başkasına haber verdiği zaman Allah da bunu peygambere açıkladı. Bunun üzerine peygamber de sır verdiği hanımına Allah tarafından tamamı bildirilen hadisenin bir kısmını söylemiş bildirmiş, bir kısmından da vazgeçmişti. Peygamber olup biteni anlatınca: “Sırrını yaydığımı sana kim bildirdi?” dedi. Peygamber de: “Bana herşeyi bilen herşeyden haberdar olan Allah bildirdi” dedi.

Kuran Yolu

Hani peygamber, eşlerinden birine gizli bir şey söylemişti. Eşi bunu başkalarına aktarıp Allah da durumu peygambere açıklayınca peygamber bunun bir kısmını anlattı, bir kısmından vazgeçti. Eşine konuyu anlatınca o, “Bunu sana kim haber verdi?” diye sordu. “Her şeyi bilen, her şeyden haberdar olan Allah bana bildirdi” diye cevap verdi.

Mahmut Kısa

Hani Peygamber, eşlerinden birine bir sır vermiş ve bunu hiç kimseye anlatmamasını ona tembihlemişti. Fakat Peygamberin hanımı bunu diğer bir hanımına anlatınca, Allah onlar arasında geçen bütün konuşmaları Peygambere bildirerek onu bundan haberdar kılmıştı. Peygamber de hanımlarına gelerek olup bitenlerin bir kısmını onlara anlatmış, bir kısmına ise —yüce edebinden dolayı— hiç değinmemişti. Peygamber bunu eşine anlatınca, eşi hayretler içinde “Bunu sana kim bildirdi?” diye sormuş,Peygamber de “Her şeyi bilen ve her şeyden haberdar olan Allah bunubana bildirdi!” diye cevaplamıştı.

Mahmut Özdemir

Nebiyy, eşlerinden birisine sözlü olarak bir sır verdi. Bunu (eşi) bildirdiğinde ve Allah bunu ona (Nebiyy’e) açıkladığında, bir kısmını tanıttı; bir kısmını da önemsemeyerek vazgeçti. Bunu eşine bildirdiğinde: “Bunu sana kim bildirdi?” dedi. “Bana Habîr Alîm bildirdi” dedi.

Mehmet Çakır

Bir gün resul, eşlerinden birine bir sır verdi. Ama sırdaşı hanım, bunu kumasına anlatınca Allah, resulünü durumdan haberdar etti. Resul de, ayrıntıya girmeden, sırdaşı eşine durumu çıtlattı. Resul, durumu bu şekilde belli edince, sırdaşı: " bunu sana kim söyledi " diye sordu. Resul de: " Her şeyi bilip duyan. " dedi. …[2]

Mehmet Çoban

Hani Nebi eşlerinden birine gizli bir söz söylemişti. Fakat eşi o sözü başkasına söyledi. Allah bunu Nebi’sine bildirince, Nebi bunun bir kısmını bildirmiş bir kısmından da vazgeçmişti. Nebi onların yaptığını haber verince eşi: "Bunu sana kim bildirdi?" dedi. Nebi: "Bunu bana her şeyi bilen ve her şeyden haberdar olan Allah haber verdi." dedi.

Mehmet Okuyan

Hani Peygamber, eşlerinden birine gizlice bir söz söylemişti. (Fakat eşi) o sözü (başkasına) bildirip Allah da bunu (Peygamber’e) açıklayınca, o da (konunun) bir kısmını (eşine) bildirmiş, bir kısmından da vazgeçmişti. (Peygamber) bunu ona (eşine) bildirince, (eşi) “Bunu sana kim bildirdi?” diye sormuş, o da “Bilen, haberdar olan (Allah) bana bildirdi.” demişti. [*]

Mehmet Türk

Hani Peygamber eşlerinden birine bir sır söylemiş,¹ o da bunu (başkalarına) haber vermişti. Allah da bunu Peygamber’e açıklayınca, (Peygamber) de (bu sırrın) bir kısmını açıklamış, bir kısmını da (açıklamaktan) vazgeçmişti. Peygamber sonunda bu durumu (eşine) söyleyince (eşi): “Bunu sana kim haber verdi?” demişti. Peygamber de: “Bana (her şeyi) çok iyi bilen, (her şeyden) haberdar olan (Allah) haber verdi.” demişti.

Muhammed Esed

Hani, ³ [bir gün] Peygamber, eşlerinden birine gizli bir şeyler söylemişti; eşi bunu ifşa edip Allah da Peygamber’e bildirince, Peygamber (söylediklerinin) bir kısmını [diğerlerine de] anlatmış, bir kısmına ise hiç değinmemişti. ⁴ Peygamber durumu eşine anlatınca, kadın: “Bunu ⁵ sana kim söyledi?” diye sordu. [Peygamber de,] “Her şeyi Bilen, Her şeyden Haberdar Olan, bana söyledi” diye cevap verdi.

Mustafa Çavdar

Hani Nebi eşlerinden birine aralarında gizli kalmak üzere bir hadis/söz söylemişti. O eşi bu sırrı diğer eşlerinden birine duyurunca Allah da bunu ortaya çıkarmıştı. Nebi de sırrı ifşa eden eşine, sözlerinin bir kısmını söylemiş bir kısmından da hiç söz etmemişti bunun üzerine eşi, “Sana bunu kim haber verdi?” diye sorunca, Nebi "Bana her şeyi bilen ve her şeyden haberdar olan Allah haber verdi", demişti. 50/16...18, 57/4

Ahmet Tekin

Hani peygamber, eşlerinden birine sır olarak bir söz söylemişti. Hanımı bu sırrı arkadaşına söyleyince, Allah konuyu peygamberine açtı. Peygamber, eşine bazı sözler söyledi, bazılarını da yüzüne vurmadı, utandırmadı. Peygamber, hanımına anlatırken, hanımı: “Bunu sana kim haber verdi?” dedi. Peygamber: “Bunu bana, her şeyi bilen, gizli-açık her şeyden haberdar olan Allah haber verdi.” dedi.

Mustafa İslamoğlu

Hani, bir gün Nebî eşlerinden birini bir hadiseden[⁵¹⁷³] (dolayı) sırrına ortak etmişti;[⁵¹⁷⁴] fakat eşi bu sırrı ifşa edip Allah da onu (Nebî’ye) bildirince, (Nebî) o hadisenin bir kısmını (diğer eşine) de anlatmış, ama bir kısmından hiç söz etmemişti.[⁵¹⁷⁵] Nihayet (Nebî sır tutmayan) eşine yaptığı (yanlışı) bildirince, “Bunu sana kim haber verdi?” demişti.[⁵¹⁷⁶] (Nebî de), “Her şeyi bilen, her şeyden haberdar olan haber verdi” diye cevap vermişti.[⁵¹⁷⁷]

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve yâd et o vakti ki, peygamber, zevcelerinin bazısına bir sözü gizlice söylemişti. Vaktâ ki, (o zevce) o sözü başka (zevceye) haber verdi. Allah da o haber verişi, Peygamberine izhar buyurdu. Peygamber (de o zevcesine) haber verdiği şeyin bazısını bildirdi, bazısından vazgeçti. Vaktâ ki zevcesine onu anlattı. (Zevcesi) Dedi ki: «Bunu sana kim haber verdi?» (Hazret-i Peygamber de) Dedi ki: «Bana o alîm, habîr olan Allah Teâlâ haber verdi.»

Orhan Kuntman

Bir gün Peygamber eşlerinden birine gizli bir şey söyledi, fakat o eşi, o sözü, diğer eşlerine haber verince, Allah, peygamberine onu açıkladı. Bunun üzerine Peygamber o eşine, haber verdiği şeyin bir kısmını bildirdi, bir kısmından vaz geçti. O zaman eşi (Peygambere, arkadaşlarının söylediğini sanarak) "Bunu sana kim söyledi?" diye sorunca, Peygamber, "Onu bana, her şeyden haberdar olan Allah haber verdi.”

Osman Fırat

Hani Nebi eşlerinden birine, gizli bir söz söylemişti. Fakat eşi o sözü (başkasına) haber verip Allah da bunu ona(Nebisine) bildirince, (Nebi) bunun bir kısmını bildirmiş, bir kısmından da vazgeçmişti. Bunu ona (sırrı açıklayan eşine) haber verince o, "Bunu sana kim bildirdi?" dedi. (Nebi) dedi ki; "Bunu bana, hakkıyla bilen ve hakkıyla haberdar olan Allah haber verdi" dedi.

Şaban Piriş

Peygamber eşlerinden birine gizli bir söz söylemişti. O da bunu başkasına söyleyince Allah bunu peygambere açıkladı. bir kısmını bildirmiş, bir kısmını bırakmıştı. Peygamber bunu eşine haber verince o:-Bunu sana kim haber verdi? dedi.-Bana, alim ve haberdar olan (Allah) haber verdi, dedi.

Satıraltı Meal (1534)

Ḳaçan ki gizlü söyledi peyġamber ‘avratlarınuñ birisine bir söz, ol vaḳt kibildürdi ve muṭī‘ itdi bunı Allāh aña. Bildürdi nicesin ve i‘rāż itdi nicesin‐den. Ol vaḳt ki ḫaber virdi peyġamber ‘avratına ki Ḥafṣadur, eyitdi: Kim bil‐dürdi bunı saña? didi. Peyġamber eyitdi: Anı baña bildürdi her nesneyi bi‐lici Allāh.

Suat Yıldırım

Hani bir ara Peygamber, eşlerinden birine sır olarak bir söz söylemişti. Fakat o, bunu kumalarından birine haber verince, Allah da bu durumu Peygamberine bildirdi. O da eşine söylediğinin bir kısmını bildirip, bir kısmından ise vazgeçmişti. Peygamber, o eşine bu durumu anlatınca o hayret ederek: “Bunu sana kim bildirdi? ” dedi. Peygamber de: “Her şeyi bilen, her şeyden haberdar olan Allah, bana haber verdi. ” diye cevap verdi.

Süleyman Ateş

Peygamber, eşlerinden birine gizli bir söz söylemişti. Fakat eşi, o sözü (başkasına) haber verip, Allah da peygamberi, eşinin bu davranışına muttali kılınca (Peygamber, eşine) o(söylediği)nin bir kısmını bildirmiş (şunları şunları filana söyledin demiş), bir kısmından da vazgeçmişti. (Peygamber) Bunu eşine haber verince eşi: "Bunu sana kim söyledi?" dedi (Peygamber): "(Herşeyi) Bilen, haber alan (Allah) bana söyledi" dedi.

Süleyman Tevfik (1927)

Vaktâ ki nebî, zevcelerinden ba'zına (Hafsa bint Ömer'e) gizli bir sözi söyledi. O, o sözi (Aişe'ye) haber virmekle Allâh, Rasûlüne (bu vak'ayı) izhâr buyurdı. Rasûl bunun bir kısmını söylemeyüb bir kısmını zevcesine bildirdikde o: "Bunı sana kim haber virdi?" didi. Rasûl de: "Her şeyi bilen ve haberdâr olan bildirdi" cevâbını virdi.

Süleymaniye Vakfı

Bir gün Nebi, eşlerinden birine gizli bir söz söylemişti. Eşi onu, diğer eşine bildirince Allah, Nebisini o konuda bilgilendirdi. O da onun birazını eşine anlattı, birazını da anlatmaktan vazgeçti. Eşine bildirdiğinde o: “Bunu sana kim bildirdi?” dedi. Nebi de “Bana, her şeyi bilen; her şeyin iç yüzünü bilen bildirdi.” diye cevap verdi.

Ahmet Varol

Hani Peygamber, eşlerinden birine gizli bir söz söylemişti. Ama o, onu (bir başkasına) haber verince ve Allah da bunu ona (Peygamber'e) açıklayınca, o bunun bir kısmını bildirmiş, bir kısmından da vazgeçmişti. O (Peygamber), ona (hanımına) bunu haber verince: "Bunu sana kim bildirdi?" dedi. O da dedi ki: "Bana, ilim sahibi ve her şeyden haberdar olan (Allah) bildirdi."

Ümit Şimşek

Peygamber, eşlerinden birine gizlice bir söz söylemişti. Eşi o sözü başkalarına haber verince, Allah bu durumu Peygambere açıkladı; o da Allah'ın açıkladığı şeyin bir kısmını eşine bildirdi, bir kısmını da hiç yüzüne vurmadı. Ona bu durumu bildirdiğinde, eşi “Bunu sana kim haber verdi?” dedi. Peygamber de “Herşeyi bilen ve herşeyden haberdar olan Allah bildirdi” diye cevap verdi.

Yaşar Nuri Öztürk

Hani, Peygamber, eşlerinden birine bir sözü gizlice söylemişti. Sonra eşi bu sözü duyurup Allah da onu Peygamber'e bildirince, Peygamber sözün bir kısmını açıklamış, bir kısmından vazgeçmişti. Peygamber, sözü eşine bildirdiğinde o: "Bunu sana kim haber verdi?" demişti. Peygamber de: "O her şeyi bilen, her şeyden haberi olan bana bildirdi." diye cevaplamıştı.

Ali Bulaç

Hani Peygamber, eşlerinden bazılarına gizli bir söz söylemişti. Derken o (eşlerinden biri), bunu haber verip Allah da ona bunu açığa vurunca, o da (Peygamber) bir kısmını açıklamış bir kısmını (söylemekten) vazgeçmişti. Sonunda haberi verince (eşi) demişti ki: 'Bunu sana kim haber verdi?' O da: 'Bana bilen, (her şeyden) haberdar olan (Allah) haber verdi' demişti.

Ali Fikri Yavuz

Hani Peygamber zevcelerinden birine, (Hafsa'ya Mariye'yi kendisine haram kıldığına dair) gizli bir söz söylemişti. Bunun üzerine o (Hafsa), bunu (Hz. Aişe'ye) haber verince; Allah da Peygambere onu (Hafsa'nın ifşasını) açıkladı. Peygamber de, (Hafsa'nın Aişe'ye söylediklerinden) bir kısmını (Hafsa'ya) bildirmiş, bir kısmından bahs etmemişti. Peygamber, ona bu şekilde anlatıverince, (Hafsa): “- Bunu sana kim haber verdi.” dedi. Peygamber de buyurdu ki: “- Bana, her şeyi bilen, her şeyden haberdar olan Allah haber verdi.”

Bahaeddin Sağlam

Bir vakit Peygamber, bir hanımına gizli bir söz söylemiş idi. O hanım onu başkasına söyleyince ve Allah, Peygamber’ini bu duruma muttali kılınca, Peygamber o meselenin bir kısmını hanımının yüzüne vurdu, bir kısmından da vazgeçti. Peygamber bunu ona haber verince, hanımı; “Kim sana bunu bildirdi?” dedi. O: “Her şeyi bilen, her şeyden haberdar olan Allah bunu bana bildirdi” dedi.

Bayraktar Bayraklı

Bir gün Peygamber, eşlerinden birine bir sır vermişti. Ama sırdaşı hanım, bunu kumasına anlatınca Allah, Peygamberini durumdan haberdar etmişti. Peygamber de ayrıntıya girmeden, durumu sırdaşı hanımına bildirmişti. Peygamber durumu bu şekilde anlatınca, sırdaşı, “Bunu sana kim söyledi?” diye sormuş, Peygamber de, “Her şeyi bilen, her şeyden haberdar olan Allah” demişti.