17. Ayet
اَمْ اَمِنْتُمْ مَنْ فِي السَّمَٓاءِ اَنْ يُرْسِلَ عَلَيْكُمْ حَاصِبًاۜ فَسَتَعْلَمُونَ كَيْفَ نَذ۪يرِ
Yahut göktekinin, üzerinize taş yağdıran rüzgâr göndermeyeceğinden mi emin oldunuz? O zaman, uyarım nasılmış bileceksiniz!
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
اَمْ اَمِنْتُمْ مَنْ فِي السَّمَٓاءِ اَنْ يُرْسِلَ عَلَيْكُمْ حَاصِبًاۜ فَسَتَعْلَمُونَ كَيْفَ نَذ۪يرِ
Yahut göktekinin, üzerinize taş yağdıran rüzgâr göndermeyeceğinden mi emin oldunuz? O zaman, uyarım nasılmış bileceksiniz!
Yoksa kudreti ve emri; gökte bulunan, yüce olan mabudun, size taşlar yağdıran bir rüzgar yollamayacağından emin misiniz? Derken yakında bilirsiniz nasılmış benim korkutmam.
Siz gökte bulunanın, başınıza taş yağdırmayacağından emniyette misiniz? Niceymiş kocunduran, anlayacaksınız!
Evet o gökte olduğunu zannettiğiniz Allah'ın üzerinize taş yağdıran bir rüzgâr göndermeyeceğinden emin misiniz? (Siz o zaman) tehdidim nasılmış bileceksiniz!
Semâvâtda hükümfermâ olanın size taş yağdıran bir furtına göndermeyeceğinden emîn misiniz? O vakit tehdîdlerimin sıhhatini anlarsınız.
Yahut gökte olanın üzerinize taş yağdıran (bir fırtına) göndermeyeceğinden emin misiniz? İşte (bu) tehdidimin ne demek olduğunu yakında bileceksiniz!
Aynı şekilde, üstünüze gökten taş yağdıran bir fırtına göndermeyeceğine dair göktekinden güvence mi aldınız? Uyarının nasıl olduğunu öğreneceksiniz.
Yoksa emînmisiniz o Semâdekinden: üzerinize bir mermîler yağdırıcı gönderivermesinden? O vakıt bilirsiniz ki nasılmış inzarım?
Yoksa siz, gökte olanın üzerinize taş yağdıran bir kasırga göndermeyeceğinden emin misiniz? Tehdidim nasılmış bileceksiniz.
Yahut gökte olan (azap ile görevli, melek orduların) ın (emrimiz ile) üzerinize taş yağdırmayacağından emin mi oldunuz? Benim uyarmamın nasıl olduğunu yakında bileceksiniz.
Yoksa siz, göktekinin (görevli meleklerin, Allah’ın izniyle) üzerinize ’taş yağdıran (fırtınalı) bir rüzgâr’ göndermeyeceğinden emin mi oldunuz? (Siz o takdirde) Benim uyarma(larımı ciddiye almamak) nasılmış ileride bilip-öğreneceksiniz (ama iş işten geçmiş olacaktır).
Ya da gökte olanın üzerinize taş yağdırmayacağından emin misiniz? O halde, uyarımın nasıl olduğunu yakında bileceksiniz.
ay imin olduñuz mı andan kim gökdedür ya'nį ķudret kim viribiye üzerüñüze ŧaş yaġdurıcı yil? pes tįz bilesiz nitedür ķorķıdıcı!
Yoksa gökdeki (melek) lerin, (Allahın izniyle), üstünüze taş yağdırıcı (rüzgâr) göndermesinden emîn mi oldunuz? Siz (o zaman) tehdidimin nice olduğunu bileceksiniz.
Yoksa gökte olan (o melekler)in (Allah'ın emri ile), üzerinize (taş yağdıran) bir rüzgâr göndermesinden emin mi oldunuz? Artık yakında benim tehdîdimin nasıl olduğunu bileceksiniz!
Yahut (yerkürede olduğu gibi) gökte (de mutlak hâkimiyeti, hüküm ve tasarrufu) olan (Allah) ın (işlediğiniz kötülüklerden dolayı) üzerinize (volkanik patlamalar sonucunda kızgın lavlardan ibaret) taşlar (lavlar) göndermeyeceğinden emin mi oldunuz? O zaman uyarım nasılmış bileceksiniz. *
Veyahut gökyüzünde olanın, üzerinize yok edici rüzgârları göndermeyeceğinden güvende misiniz? Sonra uyarının nasıl olduğunu öğrenecekler.
Yoksa göktekilerin sizi taş yağmuruna tutacağından korkmuyor musunuz? O zaman siz uyarılmanın nice olduğunu göreceksiniz.
Yoksa gökte bulunan Zat/ın üzerinize taş yağdırır rüzgâr göndermeyeceğinden mi emin oldunuz? Tehdidimin nasıl vâki olacağını yakında görüp anlayacaksınız?
Yahut gökte olanın üzerinize taş yağdıran kasırga [hâsıben] göndermeyeceğinden emin misiniz? İşte o zaman uyarım nasılmış bileceksiniz.
Yoksa gökte olanın üzerinize taş yağdıran (fırtınalı) bir rüzgâr göndermeyeceğinden emin misiniz? Siz o takdirde benim uyarmam nasılmış bilip öğreneceksiniz.
Yoksa gökte olan Rabbinizin üzerinize taş yağdıracak şekilde şiddetli bir rüzgar göndermesinden emin misiniz? Azabımı görünce uyarımın nasıl olacağını anlayacaksınız.
Yahut gökte olanın üzerinize taş yağdıran bir fırtına göndermeyeceğinden emin misiniz? Uyarılarımın ne demek olduğunu yakında anlayacaksınız!
Yine O Yücelerde Olan Allah’ın, başınıza gökten ölüm yağdıran bir kasırga göndermeyeceğinden nasıl emîn olabiliyorsunuz? Bugün küstahça inkâr ediyorsunuz ama, azap başınıza geldiği anda, Benim uyarımı hiçe saymanın ne demek olduğunu o zaman anlayacaksınız!
Yahut Gök’teki kimselerin, size “taş yağdıran bir kasırga” göndermesinden güvende mi oldunuz? Benim uyarılarım nasılmış, ilerde bileceksiniz.
Peki yukarda olanın, her an üstünüze taş yağdırma ihtimaline karşı güvende misiniz? Yani benim uyarılarım nasılmış yakında / BEDİR’de göreceksiniz.
Yahut gökte olanın üzerinize taş üstüne taş yağdırmayacağından emin misiniz? Tehdidim nasıldır bileceksiniz.
Yoksa gökte (de) olan zatın üzerinize taş yağdırmasından güvende misiniz? Uyarımın nasıl olduğunu ileride anlayacaksınız.
Yoksa gökte olan (Allah)’ın üzerinize taş yağdırmayacağından emin misiniz? İşte o zaman Benim uyarmam nasılmış öğrenirsiniz.
Yahut, O Gökteki’nin, Benim uyarımın ne kadar [doğru] olduğunu size gösterecek olan ölümcül bir kasırgayı ¹⁶ üstünüze salmayacağından emin olabilir misiniz?
Yine gökte olduğunu zannettiğiniz (fakat mekândan münezzeh olan) Allah’ın size bir bela kasırgası göndermeyeceğinden emin misiniz? Uyarım nasılmış o zaman göreceksiniz! 7/70, 10/50-51
Yahut gökte olanın, üzerinize taş yağdıran görevli bir kasırga çıkarmayacağından emin misiniz? Sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatan uyarıcının nasıl olduğunu öğreneceksiniz.
Veya gökte olanın, sizin üzerinize bir bela kasırgası salmayacağından emin misiniz? Artık uyarım nasıl olurmuş, o zaman anlayacaksınız.
Emin mi oldunuz o gökte olanın üzerinize taş yağdıran bir rüzgar göndermesinden? Artık yakında bileceksiniz ki korkutmam nasıldır?
Yoksa "Gökte Olan"ın üzerinize (dünyadayken) taş yağdıran (bir fırtına) göndermeyeceğinden de emin mi oldunuz? İşte bu tehdidimin ne demek olduğunu yakında başınıza gelince- anlayacaksınız. (Müşrikler azap başlarına çökmeden bu tehdidi hiçe sayarlar, gökten taş yağıp ta bir kavim toptan nasıl helak olur, derler)
Yahut göktekinin, üzerinize olan ölümcül bir kasırgayı üstünüze göndermeyeceğinden emin mi oldunuz? O zaman, uyarım nasılmış bileceksiniz!
Yoksa, gökte olanın üzerinize taş yağdıran bir fırtına göndermeyeceğinden güvende misiniz? Tehdidim nasılmış yakında göreceksiniz!
Yā imin mi olduñuz gökde olandan ki üstüñüze ṭaşlar yaġdura? Pes bilesiznicedür ḳorḳutmaġum.
Yahut O'nun size taş yağdıran bir kasırga göndermesinden emin mi oldunuz? Fakat bu tehdidimin ne demek olduğunu yakında öğrenirsiniz!
Yoksa siz, gökte olanın, üzerine taş yağdıran (bir fırtına) göndermeyeceğinden emin misiniz? (O zaman) tehdidimin nasıl olduğunu bileceksiniz.
Yâhud semâda hüküm ve emri nâfiz olan Allâh'ın sizin üzerinize taş yağdırmayacağından emîn mi oldınız? O 'azâb geldiği zamân sizi korkutdığım nasıl imiş görirsiniz.
Yoksa gökte olanın, üzerinize taş yağdıran şeyler göndermesine karşı güvende misiniz? Tarafımdan uyarılan kimsenin[*] ne hale geldiğini yakında öğrenirsiniz.
Yahut gökte olanın üzerinize çakıl savuran bir kasırga göndermeyeceğinden emin mi oldunuz? O zaman uyarım nasılmış bileceksiniz.
Veya semâdakinin, başınıza taş yağdırmayacağından mı emin oldunuz? Tehdidimin nasıl birşey olduğunu yakında öğrenirsiniz.
O göktekinin, çakıl taşları taşıyan bir rüzgârı üzerinize salmayacağından emin misiniz? O zaman bileceksiniz nasılmış uyarım!
Yoksa gökte olanın üzerinize 'taş yağdıran (fırtınalı) bir rüzgar' göndermeyeceğinden emin misiniz? Siz o takdirde Benim uyarmam nasılmış bilip-öğreneceksiniz.
Yoksa (hüküm ve tasarrufu) göklerde olan Allah'ın üzerinize taş yağdıran bir rüzgâr göndermesinden emin mi oldunuz? O zaman anlarsınız, korkutmam nasılmış?
Yoksa onlardan(*) güven mi aldınız ki, başınıza dolu gibi taş yağdırmasınlar. Yağdırdıkları zaman anlayacaksınız, benim uyarıcımın nasıl bir şey olduğunu.
Yoksa, göktekinin başınıza taş yağdırmasından emin mi oldunuz? İşte bu uyarılarımın ne olduğunu yakında anlayacaksınız.