25. Ayet
وَيَقُولُونَ مَتٰى هٰذَا الْوَعْدُ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ
“Eğer doğru söyleyenler iseniz, bu tehdit ne zaman gerçekleşecek?” diyorlar.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَيَقُولُونَ مَتٰى هٰذَا الْوَعْدُ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ
“Eğer doğru söyleyenler iseniz, bu tehdit ne zaman gerçekleşecek?” diyorlar.
Ve derler ki: Bu vait, ne vakit yerine gelecek doğru söylüyorsanız.
Diyorlar ki: «Eğer gerçek iseniz, ne zamandır bu söz veriş?»
“Eğer doğru söyleyenler iseniz, bu tehdit (edip durduğunuz azap) ne zaman gerçekleşecek?” diyorlar.
"Bu tehdîdler ne vakit îkâ’ idilecekdir sözünüzde sâdık iseniz cevâb viriniz" diyorlar.
«Doğru sözlü iseniz (söyleyin), bu tehdit hani ne zaman (gerçekleşecek)?» derler.
"Doğru iseniz, bu söz ne zaman gerçekleşecek?" derler.
Böyle iken diyorlar ki: Ne zaman bu va'd? Eğer sadıksanız?
(Onlar): "Doğru iseniz bu tehdit ne zaman olacak?" diyorlar
(Kâfirler alay ederek,) “Eğer doğru söyleyenler iseniz, bu tehdit (edip durduğunuz azap) ne zaman gerçekleşecek!” diyorlar.
(Kötülükleri, küfür ve nankörlükleri yüzünden, hesaba çekilmek ve hak ettiği karşılığı görmek istemeyen; yaptıklarının yanlarına kâr kalmasını arzu eden kimseler:) "Eğer doğru söylüyorsanız, şu va’ad edip tehdit ettiğiniz; (ezilenlerin zaferi, Hakkın hâkimiyeti, kıyamet ve ahiret haberleri) ne zamanmış!?" diyerek (alaylı şekilde sormaktadırlar.)
“Eğer doğru söylüyorsanız, yaptığınız bu uyarı ne zaman gerçekleşecek?” diyorlar.
daħı eydürler :“ķaçandur ışbu va'de eger olasız girçekler?”
(Kâfirler, mü'minlere istihza ile) «Eğer siz doğru söyleyenlerseniz şu va'din (tehdîdin tehakkuku) ne zaman?» derler.
Hâlbuki (onlar:) “Eğer (iddiânızda) doğru kimseler iseniz, bu va'd (edilen kıyâmet ve haşir) ne zaman?” diyorlar.
Oysa (onlar:) ’Eğer (iddianızda) doğru iseniz, bu va’d (edilen kıyâmet ve haşir) ne zaman?’ diyorlar.
Diyorlar ki “Bu vaat (dirilme) ne zaman olacak? Doğru söylüyorsanız başımıza getirin.”
Derler: "Eğer doğru kimselerseniz, söyleyin bize, kalkış ne vakit?"
Kâfirler «— Sözünüzde gerçekseniz şu vaadettiğiniz kıyamet ne zaman kopacak?» diyorlar.
(İnkârcılar), “Eğer doğru söyleyenlerden iseniz, bu vaat ne zamandır?” derler.¹²
Derler ki: “Eğer siz doğru sözlüler iseniz, şu tehdit (ettiğiniz azap) ne zamanmış?”
O inkârcılar derler ki: “Sizin bu tehdidiniz doğru ise, ne zaman gerçekleşecek?”
“Doğru sözlü iseniz (söyleyin), bu tehdit ne zaman gerçekleşecek?” derler.
Hal böyleyken, inkârcılar hâlâ diyorlar ki: “Boş verin bunları; yok biz ölecekmişiz, ölüler diriltilecekmiş, hesap kitap varmış, ne saçmalık! Eğer dedikleriniz doğru ise, söyleyin bakalım ey müminler,bu yeniden dirilme ve yargılanma vaadi ne zaman gerçekleşecek?”
-“Eğer sadık / doğru söyleyen iseniz, bu Vaad ne zaman?” diyorlar.
Bazıları durup durup: " Madem samimîsiniz, bu felaket ne zaman olacak? " diyorlar.
Onlar şımarıkça sorarlar: "Eğer doğru söylüyorsan söyle! Bu tehdit ne zaman gerçekleşecek?"
(İnkârcılar) “Doğruysanız bu vaat (Son Saat) ne zamanmış!” derler.
(Ama kâfirler bir de): “Eğer doğru söylüyorsanız (şu tehdit edip durduğunuz) azap ne zaman gerçekleşecek.”¹ diyorlar.
Ama onlar [yalnızca şunu] soruyorlar: “Bu vaad ne zaman gerçekleşecek? [Buna cevap verin, ey inananlar,] eğer doğru sözlü insanlar iseniz!”
Kalkıp bir de ‘‘Eğer iddianızda samimi iseniz söyleyin bakalım şu bizi tehdit ettiğin vaat ne zamandır?’’ diye alay ediyorlar. 7/70, 10/50-51
“Eğer doğruysanız, bu tehdit ne zaman gerçekleşecek?” diyorlar.
Ama onlar, “Bu vaad ne zaman gerçekleşecek, eğer sözünüze sadıksanız (haber verin de görelim)!” diye meydan okuyorlar.
Ve derler ki: «Şu vaadedilen, ne zamandır, eğer sâdıklar oldu iseniz?»
(Bu uyarılara rağmen müşrikler kıyâmete inanmazlar ve) "Doğru sözlü iseniz, söyleyin bakalım o tehdit (kıyâmet ve azab) ne zaman? (gerçekleşecek) derler.
Ve diyorlar ki: ’’Şayet doğru söylüyorsanız bu bizi tehdit ettiğiniz şey ne zaman?"
- Bu vaat ne zaman gerçekleşecek, eğer doğru söylüyorsanız? derler.
Ve eydürler: Ne vaḳtdur bu va‘de, ya‘nī ḳıyāmet? Eger siz girçekler‐iseñüz.
Ama onlar yalnızca şunu soruyorlar: “Eğer iddianızda tutarlı iseniz, bu vaad yani inanmadığımız takdirde geleceğini bildirip tehdid ettiğin azap ne zaman?
Doğru (söylüyor) iseniz bu tehdid(ettiğiniz azab) ne zaman gelecek? diyorlar.
Kâfirler: "Eğer sözinizde sâdıklar iseniz bu va'd iylediğiniz haşir ne vakit olacakdır?" dirler.
“Dediğiniz doğruysa onun ne zaman olacağını da söyleyin.” derler.
Diyorlar ki: "Eğer doğru söyleyenlerseniz bu vaad ne zamandır?"
Bir de diyorlar ki: “Doğru söylüyorsanız, vaad ettiğiniz şey ne zaman?”
Derler ki: "Eğer doğru sözlülerseniz, bu vaat de zaman?"
Derler ki: 'Eğer doğru söylüyorsanız, şu tehdit (ettiğiniz azab) ne zamanmış?'
(Ey Rasûlüm, Mekke kâfirleri sana) diyorlar ki: “- Eğer doğru söylüyorsanız, (azabın vukuuna dair bize haber verdiğin) bu vaad ne zaman (gerçekleşmiş olacak)?”
Diyorlar: “Eğer doğru iseniz, bu (ahiret) vaadi ne zaman gerçekleşecek?”
“Eğer doğru söylüyorsanız, bu tehdit ne zaman gerçekleşecek?” diyorlar.