26. Ayet
قُلْ اِنَّمَا الْعِلْمُ عِنْدَ اللّٰهِۖ وَاِنَّمَٓا اَنَا۬ نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌ
De ki: “O bilgi, ancak Allah katındadır. Ben ise sadece apaçık bir uyarıcıyım.”
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
قُلْ اِنَّمَا الْعِلْمُ عِنْدَ اللّٰهِۖ وَاِنَّمَٓا اَنَا۬ نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌ
De ki: “O bilgi, ancak Allah katındadır. Ben ise sadece apaçık bir uyarıcıyım.”
De ki: Bilgi, ancak Allah katındadır ve ben, ancak apaçık bir korkutucuyum.
Diyesin ki: «Bunu ancak Allah bilir, bense, yalnız açık kocunduran bir peygamberim»
De ki: “Onu bilmek ancak Allah'a mahsustur. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım!”
"Ânı yalnız Allâh bilür, ben yalnız âşikâr bir sûretde ihtâra me’mûr bir peygamberim" cevâbını vir.
De ki: O bilgi, ancak Allah'a mahsustur. Ben ise sadece apaçık bir uyarıcıyım.
De ki, "Bu bilgi ALLAH'ın katındadır. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım."
Deki o ılim ancak Allahın ındindedir, ben sade açık anlatan bir nezîr (kocundurucu bir Peygamber) im
De ki: "(O'na ait) bilgi, Allah'ın yanındadır. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."
(Resûlüm! O kâfirlere) de ki: “Şüphesiz o (azabın ne zaman gerçekleşeceğine dair) ilim Allah nezdindedir. (Onun zamanını bilmek ancak Allah’a mahsustur.) Ben sadece (Allah’ın emirlerini size ileten) apaçık bir uyarıcıyım.”
Onlara de ki: "(Bunların zamanı ve nasıl olacaklarıyla ilgili) Bilgi, ancak Allah’ın katındadır. (Ama mutlaka ve pek yakında ortaya çıkacaktır.) Ben sadece, apaçık bir uyarıcıyım."
De ki: “Bunu yalnızca Allah bilmektedir. Ben, sadece apaçık bir uyarıcıyım.”
eyit “degül bilmek illā Tañrı ķatında. daħı degülin ben illā ķorķıdıcı bellü.”
De ki: O (nun vaktına âid) bilgi ancak Allahın nezdindedir. Ben sâdece Allahın azabını apaçık haber veren (bir peygamber) im».
De ki: “O bilgi, yalnız Allah katındadır. Ben ise ancak (O'nun azâbını haber veren)apaçık bir korkutucuyum!”
De ki:"Onun (o hesap gününün, kıyametin gelmesiyle ilgili vaadin) bilgisi sadece Allah katındadır (bu konuda kimseye bilgi verilmemiştir). Ben ise yalnızca gerçekleri açıklayıp ileten (tebliğ eden) bir uyarıcıyım." *
Deki “O vaktin bilgisi Allah’ın yanındadır. Ben yalnızca açıkça bir uyarıcıyım.”
De ki: "Onu bilse bilse ancak Allah bilir. Bana gelince işte ben ancak açıktan açığa bir uyarıcıyım, o kadar."
De ki onu bilmek ancak Allah/a mahsustur, ben ancak hakkı açıktan açığa söyler, azapla korkutur bir peygamberim.
De ki: “O bilgi ancak Allah’ın katındadır. Ben ancak bir uyarıcıyım.”
De ki: “(Bununla ilgili) Bilgi ancak Allah'ın katındadır. Ben ancak apaçık bir uyarıp korkutucuyum.”
Onlara de ki ey peygamber! “Onun bilgisi yalnız Allah katındadır. Ben size sadece bir uyarıcıyım.”
De ki: “O bilgi yalnız Allah’a mahsustur, ben ise sadece açık bir uyarıcıyım.”
Onlara de ki: “Bunun bilgisi yalnızca Allah’ın katındadır; ben ise, sadece O’nun buyruklarını size ileten apaçık bir uyarıcıyım.” Ve işte uyarıyorum:
De ki: -“Doğrusu İlim (Bilgi), Allah’ın katındadır. Doğrusu ben de açıkça bir uyarıcıyım”.
De ki: " Bunun vakti saatini Allah bilir. Ben sadece bir uyarıcıyım o kadar. "
De ki: "Zamanın bilgisi ancak Allah katındadır. Ben sadece apaçık uyarıcıyım!"
De ki: “O bilgi yalnızca Allah katındadır. [*] Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım.”
(Sen de onlara): “O (azabın ne zaman geleceğini) sadece Allah bilir. Ben apaçık bir uyarıcıdan başka bir şey değilim.” de.
Onlara de ki [ey Peygamber]: “Onun bilgisi yalnız Allah katındadır; ben ise sadece bir uyarıcıyım”.
De ki: – Onun bilgisi yalnız Allah katındadır. Ben sizi sadece açıkça uyarmakla mükellefim. 7/185, 79/42.46
“Bununla ilgili bilgi yalnız Allah katındadır. Ben sadece, sorumluluk, hesap ve cezanın varlığını açıklayan apaçık bir uyarıcıyım.” de.
De ki: “Onun bilgisi sadece Allah katındadır! Ben ise, yalnızca onu olduğu gibi ileten bir uyarıcıyım.”
De ki: «Şüphe yok, ona ait bilgi ancak Allah'ın indindedir ve ben muhakkak ki ancak açıkça bildiren bir korkutucu peygamberim.
(Ey Muhammed) De ki: "O bilgi, ancak Allah’ın katındadır. (Kıyâmetin ne zaman kopacağını bilmem) Ben ancak (sizleri o korkunç günün azabından) sakınmanız gerektiğini bildiren apaçık bir uyarıcıyım.”
De ki: "O’nun bilgisi, ancak Allah katındadır. Ben ise sadece apaçık bir uyarıcıyım. "
De ki:- Bunun bilgisi yalnız Allah'tadır. Ben sadece bir uyarıcıyım.
Eyit yā Muḥammed: ‘İlm Tañrı Ta‘ālā ḳatındadur. Daḫı ben size ulupeyġamber‐ven.
De ki: “Bunu yalnız Allah bilir. Ben ise sadece açık ve kesin bir tarzda uyarırım. ”
De ki: (Ona ait) Bilgi, Allah'ın yanındadır. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."
(Yâ Muhammed) Onlara di ki: "Bunun 'ilmi Allâh Te'âlâ 'indindedir. (Ancak O bilir). Ben sizi ancak kıyâmet ve 'azâb ile korkudıcı bir nezîrim."
De ki “O bilgi, Allah katındadır. Ben, sadece doğruları açıklayan bir uyarıcıyım.”
De ki: "(Onunla ilgili) bilgi ancak Allah katındadır. Ben yalnızca apaçık bir uyarıcıyım."
Sen de ki: Onun bilgisi Allah katındadır; ben ise apaçık bir uyarıcıyım.
De ki: "Bilgi Allah'ın katındadır. Bana gelince, ben ancak açıkça uyaran biriyim."
De ki: '(Bununla ilgili) Bilgi ancak Allah'ın katındadır. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım.'
(Onlara) de ki: “- O (azaba dair) ilim, ancak Allah katındadır. Ben, sadece açık anlatan (azabla korkutucu) bir peygamberim.”
De ki: “İlim, ancak Allah’ın katındadır. Ben ancak açık bir uyarıcıyım.”
De ki: “O bilgi yalnızca Allah'a mahsustur. Ben ise sadece apaçık bir uyarıcıyım.”