Mülk Suresi 27. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

27. Ayet

فَلَمَّا رَاَوْهُ زُلْفَةً س۪ٓيـَٔتْ وُجُوهُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَق۪يلَ هٰذَا الَّذ۪ي كُنْتُمْ بِه۪ تَدَّعُونَ

Onu (azabı) yakından gördükleri zaman inkâr edenlerin yüzleri kötüleşir ve onlara, “İşte bu, (alaylı bir biçimde) isteyip durduğunuz şeydir” denir.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Azabın yaklaştığını gördüler mi kafir olanların yüzleri kararır ve işte denir, bu, isteyip durduğunuz şey.

Besim Atalay (1965)

Onun yaklaştığın gördüklerinde, kâfirlerin yüzleri ekşiyecek, onlara denilecek ki: «İşte, aradığınız!»

Cemal Külünkoğlu

Fakat azabı gördükleri zaman, inkârcıların yüzleri simsiyah kesilecek ve (kendilerine): “İşte sizin arayıp durduğunuz (azap) budur” denilecektir.

Cemil Said (1924)

Lâkin kıyâmeti yakından gördükleri vakit yüzleri ekşiyecekdir, ânlara "İşte taleb itdiğiniz" dinilecekdir.

Diyanet Vakfı

Ama onu (azabı) yakından gördükleri zaman, inkâr edenlerin yüzleri kararacak ve (kendilerine): İşte sizin isteyip durduğunuz budur! denecektir.

Edip Yüksel

Onu yaklaşırken gördükleri zaman inkarcıların suratı asılır, ve onlara "İşte isteyip durduğunuz şey budur," denir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Derken vaktı gelip de onu yakından gördüklerinde o küfredenlerin yüzleri kötüleşiverdi. Ve denildi ki işte, o sizin kendilerine da'vet edip durduğunuz budur

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Onu yakın görünce inkâr edenlerin yüzleri kötüleşti. Ve: "İşte çağırıp durduğunuz şey budur!" dendi.

Emrah Demiryent

Onu, (azabı) yakından gördükleri zaman, kâfirlerin yüzleri kararacak ve (kendilerine), “İşte (alaylı bir biçimde) isteyip durduğunuz şey budur!” buyurulacak.

Abdullah-Ahmet Akgül

Derken (o şüphe ettikleri ve hiç beklemedikleri; Hakkın ve mazlumların galibiyetini, inkârcıların ve münafıkların ise acı akıbetini) çok yakından gördüklerinde, o (inkâr ve nankörlükle) küfre düşen (hain ve zalim kimse)lerin yüzleri kötüleşip (pişmanlık ve perişanlık içinde) karardı (ve kararacaktır) ve onlara: "İşte bu, sizlerin (hiç olmayacak diye savunduğunuz) ve davet edilip durduğunuz şeydir" denildi (ve denilecek. Böylece, akılsızlık, haksızlık ve ahlâksızlıkları yüzlerine vurulacaktır).

Erhan Aktaş

Onu yakından gördükleri zaman, gerçeği yalanlayan nankörlerin yüzleri kötüleşti. Onlara: “İşte bu, sizin isteyip durduğunuz şey!”¹ denildi.

Eski Anadolu Türkçesi

pes ol vaķt kim gördiler anı yaķın oldı zişt oldı yüzleri anlaruñ kim kāfir oldılar. daħı eyidildi “uşbu oldur kim olduñuz-idi anı dilersiz.”

Hasan Basri Çantay

Artık onu yakında gördükleri zaman o küfredenlerin yüzleri kötü bir haale getirilmiş ve (onlara) «İşte bu, sizin (çarçabuk istediğiniz ve aksini) iddia etdiğiniz şeydir» denilmişdir (denilecek).

Hayrat Neşriyat

Nihâyet onu (o kıyâmeti) yakından gördüklerinde, inkâr edenlerin yüzleri kötüleşir ve (kendilerine): “İşte kendisini (acele ederek) isteyip durduğunuz (azab) budur!” denilir.

İhsan Aktaş

Nihayet (vakti gelip) onu yakında gördüklerinde inkâr etmiş olanların yüzleri kötüleşir ve: ’İşte bu, (gerçekleşmeyeceğini) ileri sürüp durduğunuz şeydir’ denir. *

İlyas Yorulmaz

Yakın olduğu vaat edilen gün ile karşılaştıklarında, o günü inkâr edenlerin yüzleri çok çirkinleşir ve onlara “İşte bu çağırıp durduğunuz gün” denir.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Artık günün yaklaştığını görünce tanımazların yüzleri ekşiyecek. Onlara denilecek: "İşte sizin çarçabuk kavuşmak istediğiniz budur."

İsmail Hakkı İzmirli

Kâfirler azabın yaklaşmakta olduğunu görecekleri zaman, çehreleri kararacak [¹] onlara «— İşte istediğiniz azap budur, neye tasalanıyorsunuz?» denecek.

İsmail Yakıt

Nihayet (azabı) yakından gördükleri zaman, inkâr edenlerin yüzleri kapkara kesilir ve onlara, “İşte isteyip durduğunuz şey budur” denilir.

Kadri Çelik

Nihayet onu (azabı) pek yakında gördüklerinde, o kâfirlerin yüzleri kötüleşip kararır ve “İşte bu, sizin (gerçekleşmeyecek diye) öne sürüp durduğunuz şeydir” denilir.

Abdullah Parlıyan

Azabın yaklaştığını gördüler mi, Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenlerin yüzleri bir tuhaf olup çirkinleşir ve o zaman onlara denecek ki: “Sizin aradığınız ve istediğiniz bu idi.”

Kuran Yolu

Ama onu yakından gördükleri zaman, inkâr edenlerin yüzleri kara çıkacak ve (kendilerine), “İşte sizin isteyip durduğunuz budur!” denilecektir.

Mahmut Kısa

Kur’an’dan gâfil yaşayanlar, ölüm gerçeğini göz ardı ederek bir ömür sürecekler fakat sonunda, onun iyice yaklaştığını gördükleri anda, duydukları korku ve pişmanlık yüzünden inkârcıların suratları simsiyah kesilecek ve o zaman onlara, “İşte, küstahça alay ederek isteyip durduğunuz azap budur!” denilecek.

Mahmut Özdemir

Onu yakın olarak gördüklerinde inkâr etmiş olanların yüzleri kötüleşti. Onlara denildi ki: -“İstiyor olduğunuz budur!”.

Mehmet Çakır

Felaketi yakından gördüklerinde inkarcıların yüzü kapkara kesilecek. " işte merak edip durduğunuz an " denecek.

Mehmet Çoban

Yalanladıkları azabı gördükleri zaman inkâr edenlerin yüzleri kötüleşir. Onlara: "İşte bu alay ederek isteyip durduğunuz cezadır." denilir.

Mehmet Okuyan

Onu yakın(ların)da gördüklerinde, kâfir olanların yüzleri asılmış olacaktır ve kendilerine “İşte aceleyle istediğiniz (gün) budur!” denecektir. [*]

Mehmet Türk

Sonunda o (azabı) yakından gördükleri zaman, kâfirlerin yüzleri kapkara kesilir ve (onlara): “Sizin isteyip durduğunuz işte budur!” denilir.

Muhammed Esed

Ama sonunda, bu [gerçekleşme]nin yakın olduğunu gördükleri zaman, hakikati inkar edenlerin yüzleri acı ile buruşacak ve onlara: “İşte [o kadar küçümseyerek] çağırıp durduğunuz şey budur!” denilecek.

Mustafa Çavdar

O (azapla) karşı karşıya geldiklerinde o nankör kâfirlerin yüzü kapkara kesilecek ve kendilerine; “Alay ederek ‘gelsin de görelim’ dediğiniz azap işte budur” denilecek. 10/27, 80/40-41

Ahmet Tekin

Azâbı yakından gördükleri zaman, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlerin, kâfirlerin yüzleri fenalaşacak. Kendilerine: “İşte, inkârlarınız ve alaylarınızla isteyip durduğunuz azap budur.” denecek.

Mustafa İslamoğlu

Fakat onun çok yakın olduğunu gördükleri zaman, inkâra şartlanmış olanların suratları asılacak; dahası kendilerine denilecek ki: “İşte (gelmeyeceğini) iddia edip durduğunuz (gün) budur!”

Ömer Nasuhi Bilmen

Vaktâ ki, onu (o azabı) yakın bir halde görüverdiler. Kâfir olmuş olanların yüzleri çirkinleşmiş oldu ve denildi ki: «İşte bu odur ki, siz bunu talep ettiniz.»

Orhan Kuntman

(Onlar şimdi inkâr ederler) Ama o azabı yakinen gördükleri zaman, o kâfirlerin yüzleri dehşetten kapkara kesilecek ve onlara: "İşte sizin, ne zaman ne zaman?” diye alay ettiğiniz azap budur" denilecek.

Osman Fırat

Onu (va’ad edileni) yakın görünce inkâr edenlerin yüzleri kötüleşti. Ve: "İşte çağırıp durduğunuz şey budur!" dendi.

Şaban Piriş

O'nu yakından gördükleri zaman, inkarcıların yüzleri simsiyah kesilir. Onlara denir ki:-İşte, isteyip durduğunuz şey!

Satıraltı Meal (1534)

Ol vaḳt ki ḳıyāmeti yaḳın görseler, ḳarara yüzleri kāfirlerüñ. Daḫıeyidile anlara: Bu siz va‘de olunduġuñuzdur.

Suat Yıldırım

Onu yanıbaşlarında buldukları zaman inkâr edenlerin kederden yüzleri mosmor kesilir. Kendilerine: “İşte sizin isteyip durduğunuz şey! ” denilir.

Süleyman Ateş

Onu yakın görünce inkar edenlerin yüzleri kötüleşti. Ve: "İşte çağırıp durduğunuz şey budur!" dendi.

Süleyman Tevfik (1927)

Yakında kıyâmeti gördüklerinde kâfirlerin yüzleri buruşur ve çirkin olur. Onlara: "İşte bu, sizin dünyâda iken da'vet idüb 'acele itdiğiniz 'azâbdır" denilür.

Süleymaniye Vakfı

O tehdidi yakından görünce ayetleri görmezlikten gelenlerin (kafirlerin) yüzleri fenalaşır ve onlara “Öğrenmek istediğiniz şey budur” denir.

Ahmet Varol

Nihayet onu yakında gördüklerinde inkâr edenlerin yüzleri kötüleşir ve: "İşte bu, (gerçekleşmeyeceğini) ileri sürüp durduğunuz şeydir" denir.

Ümit Şimşek

Onu yakınlarında gördükleri an, o kâfirlerin yüzleri simsiyah kesilir. Onlara “İstediğiniz şey işte bu” denir.

Yaşar Nuri Öztürk

Onu yakından gördüklerinde, inkâr edenlerin yüzleri kötüleşti. Şöyle denildi: "O habire çağırıp durduğunuz şey budur."

Ali Bulaç

Nihayet onu pek yakında gördüklerinde, o inkâr edenlerin yüzleri kötüleşip-karardı. Ve: 'İşte bu, sizin (gerçekleşmeyecek diye) öne sürüp durduğunuz şeydir' denildi.

Ali Fikri Yavuz

Nihayet vakti gelip de o (vaad olunan) azabı yakından gördüklerinde o kâfir olanların yüzleri kötüleşivermiştir ve onlara şöyle denilmiş olacaktır: “- İşte sizin istediğiniz (ve vuku bulmaz dediğiniz) azap budur!...

Bahaeddin Sağlam

O vaad yakınlaştığında o kâfirlerin yüzü çirkinleşecektir. Onlara: “İşte gerçekleşmesini istediğiniz şey budur!” denilecektir.

Bayraktar Bayraklı

Onu yakından gördüklerinde, inkâr edenlerin suratları asılır ve kendilerine, “İşte durmadan istediğiniz azap budur!” denilir.