Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
De ki: Haber verin bana, Allah beni ve benimle beraber olanları helâk etse, yahut da bize acısa bile kim kurtarabilir kâfirleri elemli azaptan?
Besim Atalay (1965)
Diyesin ki: «Ya, Allah hem beni, hem de, benim yanımda bulunanları yok edecek olursa; ya da bize acırsa; kâfirleri ağrıtıcı azaptan kimdir koruyan?»
Cemal Külünkoğlu
De ki: (Söyleyin bana: Farzedin ki) Allah beni ve benimle beraber olan müminlerin canını aldı veya bize lütfedip ömür verdi. Peki, (söyler misiniz bana) ya inkârcıları o acıklı azaptan kim kurtaracak?
Cemil Said (1924)
Di ki: "Ne zan idiyorsunuz Allâh beni de bana tâbi’ olanları da öldürse ve yâhud bize merhamet itse kâfirleri ’azâb-ı elîmden kim kurtaracakdır?"
Diyanet Vakfı
De ki: Allah beni ve beraberimdekileri (sizin istediğiniz üzere) yok etse veya (öyle olmayıp da) bizi esirgese, (söyleyin bakalım) inkârcıları yakıcı azaptan kurtaracak kimdir?
Edip Yüksel
De ki, "Baksanıza, ALLAH yanımdakilerle birlikte beni helak etse de, yahut bize acısa da, inkarcıları acı azaptan kim kurtarabilir?"
Elmalılı Hamdi Yazır
Deki: gördünüz mü? Allah beni ve beraberimdekileri helâk etse yâhud bize merhamet buyursa iki takdirde de kâfirleri elîm bir azâbdan kurtaracak kimdir?
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
De ki: "Baksanıza, eğer Allah beni ve benimle beraber olanları öldürse, yahut bize merhamet etse, kâfirleri acı bir azabdan kim kurtarabilir?
Emrah Demiryent
(Resûlüm, senin bir an evvel ölmeni bekleyen o müşriklere) de ki: “(*Farz-ı muhâl, sizin istediğiniz üzere) Allah, beni ve benimle beraber olanları (hemen) öldürse ya da bize merhamet etse, (haydi,) söyleyin bakalım, kâfirleri elem dolu bir azaptan kim kurtarabilir? (Bizim ölümümüzün size nasıl bir faydası olabilir ki? İster ölelim ister hayatta kalalım. Kâfirler, müstahak oldukları azaptan kaçamayacaklar.)”
Abdullah-Ahmet Akgül
(İslam’ın hâkimiyetini ve sadık mü’minlerin müjde ve davetini yalan sayıp alay konusu yapanlara) De ki: "(Gerçekleri) Görme (yeteneğinizi kullanıp biraz düşünerek) söyleyin bakalım: Şayet Allah Beni ve Benimle birlikte (Hakk davada sebatla hizmet) edenleri (ecelimiz dolduğundan, zafer günlerini görmeden öldürüp) helak etse, veya bize merhamet edip esirgese (ve zafere erdirse, ki her halükârda biz kazançlıyız); bu (her iki) durumda da kâfirleri acı ve alçaltıcı azaptan kim kurtaracaktır?"
Erhan Aktaş
De ki: “Bakın, Allah beni ve benimle birlikte olanları ister yok eder ister merhamet eder; peki, gerçeği yalanlayan nankörleri acıklı azaptan kim koruyacak?”
Eski Anadolu Türkçesi
eyit “ħaber virüñ eger helāk eyler ise beni Tañrı daħı anı kim benüm iledür yā raḥmet ķılur-ise bize kim ķurtara kāfirleri 'aźābdan aġrıdıcı?”
Hasan Basri Çantay
De ki: «Eğer Allah beni ve benimle beraber olan (mü'min) leri (arzunuz vech ile) helak eder, yahud (bizi) esirgerse ya kâfirleri acıklı azâbdan kurtaracak kimdir?»
Hayrat Neşriyat
De ki: “Söyleyin bana! Eğer Allah, beni ve berâberimde bulunanları (sizin temennî ettiğiniz gibi) helâk etse (hepimizi öldürse) veya bize merhamet buyursa (da ecelimizi ertelese), artık kâfirleri (pek) elemli bir azabdan kim kurtaracak?”
İhsan Aktaş
(Resulüm!) De ki: Allah beni ve beraberimdekileri (sizin istediğiniz üzere) yok etse veya (öyle olmayıp da) bizi esirgese, (söyleyin bakalım, öteki dünyada) inkârcıları yakıcı azaptan kim koruyacak? *
İlyas Yorulmaz
Gördünüz mü? Allah beni ve benimle beraber olanları helak etse veya o hesap gününde bizi rahmetiyle kurtarsa, peki doğruları inkâr edenleri acıklı bir azaptan kim koruyabilir ki?
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
De ki: "Söyleyin bana, Allah beni, benimle birlikte olanları ortandan kaldırabilir de, esirgeyebilir de. Ya tanımazları acıklı azaptan kurtaracak olan kimidir?"
İsmail Hakkı İzmirli
De ki Allah; beni ve benimle olan mü/minleri helâk etse yahut bize merhamet edip ecellerimizi tehir etse siz kâfirleri dertli azaptan kim kurtarabilir? [²] söyleyin bakalım.
İsmail Yakıt
(Ey Peygamber!) De ki: “İdrak edip bir düşünün bakalım [eraeytum]!¹³ Diyelim ki Allah beni ve beraberimdekileri helak etti veya merhamet etti. Bu durumda inkâr edenleri can yakıcı bir azaptan kim koruyabilir?”
Kadri Çelik
De ki: “Söyleyin bakayım; eğer Allah, beni ve benimle birlikte olanları yıkıma uğratır ya da bizi esirgerse, (peki) bu durumda kâfirleri acıklı bir azaptan kurtaracak olan kimdir?”
Abdullah Parlıyan
De ki: “Söyler misiniz, eğer Allah beni ve benimle beraber olanları sizin isteğiniz üzere yok etse veya bize acıyıp ömrümüzü uzatsa, bizler razıyız ama siz kâfirleri o acıklı azaptan kim kurtaracak?”
Kuran Yolu
De ki: “Beni ve beraberimdekileri Allah yok eder veya bizi esirgerse (söyler misiniz), inkârcıları yakıcı azaptan kurtaracak olan kimdir?”
Mahmut Kısa
Öyleyse, ey Peygamber ve Peygamberin izinde yürüyen Müslüman! Müminleri ortadan kaldırmakla kurtulacaklarını zanneden bu inkârcıları uyararakde ki: “Bakın; eğer Allah beni ve yanımdaki diğer müminleri dâvâmızın zafere ulaştığını bize göstermeden öldürse veya bize merhamet edip uzun ve bereketli bir ömür verse bu neyi değiştirecek? Öyle veya böyle, her hâlükârda ölüp O’nun huzurunda hesaba çekilmeyecek miyiz? İşte o zaman, inkârcıları can yakıcı azaptan kim kurtaracak?”
Mahmut Özdemir
De ki: -“Gördünüz mü, eğer Allah beni ve benimle birlikte olan kimseleri helâk ettiyse veya bize merhamet ettiyse, kim Kâfirler’i acıveren bir azaptan kurtarır?”.
Mehmet Çakır
Resulüm onlara şunu sor: " O gün Allah beni ve arkadaşlarımı imha ya da ihya etti diyelim. Peki, inkarcıları o kıvrandıran acılardan kim kurtaracak o zaman? “
Mehmet Çoban
De ki: "Baksanıza; Allah beni ve beraberimdekileri öldürse yahut bize acısa; inkâr edenleri acıklı azaptan kurtaracak kimdir?"
Mehmet Okuyan
De ki: “Hiç düşündünüz mü? Allah beni ve beraberimdekileri öldürse veya bize merhamet etse, kâfirleri elem verici azaptan kim kurtarabilir!” [*]
Mehmet Türk
(Ey Muhammed!): “Söyleyin bakalım! Eğer Allah, beni ve benimle birlikte olanları helâk etse¹ ya da bizi esirgerse (sizin için ne fark eder?) Bu durumda kâfirleri acıklı azaptan kim kurtaracak?” de.
Muhammed Esed
DE Kİ [ey Peygamber]: “Ne sanıyorsunuz? Allah isterse beni ve bana tâbi olanları yok eder, isterse bize şefkatiyle rahmet eder. ²¹ Peki, [siz] hakikat inkarcılarını [öteki dünyada] şiddetli azaptan koruyabilecek kimse var mı?”
Mustafa Çavdar
De ki: -Diyelim ki Allah beni ve benimle beraber olan müminlerin canını aldı veya bize lütfedip ömür verdi. Peki, söyler misiniz kâfirleri o acıklı azaptan kim kurtaracak? 2/119, 39/19
Ahmet Tekin
“Hiç düşündünüz mü? Beni ve benimle beraber olan mü'minleri Allah başarısız kılıp ortadan da kaldırabilir, bize merhamet edip koruyarak başarılı da kılabilir. Peki, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirleri can yakıp inleten müthiş azaptan kurtaracak olan kim?” de.
Mustafa İslamoğlu
De ki: “Hiç düşündünüz mü? Allah beni ve benimle beraber olanların ölümünü takdir etse ya da bize rahmet edip (yaşatsa: ikisi de hayırdır).[⁵²²⁵] Fakat (söyler misiniz), siz inkârcıları acıklı bir azabın pençesinden kim kurtaracak?”
Ömer Nasuhi Bilmen
De ki: «Gördünüz mü, eğer Allah beni ve benimle beraber olanları helâk etse veya bize rahmet buyursa, ya kâfirleri pek acıklı bir azabtan koruyacak kimdir?»
Orhan Kuntman
(Ey Muhammed müşrikler senin için "Şu helâk oluverse de kurtulsak" derler, onlara) De ki: "Eğer Allah beni ve benimle beraber olan müminleri helak etse, yahut bizi esirgese (siz iman etmedikçe, bizim ölmemiz veya kalmamız size hiç yarar sağlar mı? O zaman) Kâfirleri o çetin azaptan kim kurtarabilir? (Elbette Rahmân’dan -merhametlilerin merhametlisi olan Allah Teâlâ’dan gayrı hiçbir ilah veya kuvvet kurtaramaz)
Osman Fırat
De ki: " (Diyelim ki ) Allah beni ve beraberimdekileri helâk etse, yahut bize merhamet etse; peki, ya inkarcıları elem dolu bir azaptan kim koruyacak?"
Şaban Piriş
De ki:-Eğer Allah, beni ve benimle beraber olanları helak etse ya da bize merhamet etse ne dersiniz? Kafirleri acı bir azaptan kim kurtarabilir?
Satıraltı Meal (1534)
Eyit: Siz görseñüz, eger beni helāk itse Tañrı Ta‘ālā, benümle olanları daḫı,yā bize raḥmet eylese, kim ḳurtarur kāfirleri ulu ‘aẕābdan?
Suat Yıldırım
De ki: “Söyler misiniz bana: Allah eğer beni ve beraberimdeki müminleri, ister helâk eder, ister merhamet eder, ne ederse eder, peki kâfirleri o acı azaptan kim kurtarır? ”
Süleyman Ateş
De ki: "Baksanıza, eğer Allah beni ve benimle beraber olanları öldürse de yahut bize acısa da (fark etmez,) kafirleri acı azabdan kim kurtarabilir?"
Süleyman Tevfik (1927)
(Yâ Muhammed) Di ki: "Eğer Allâh beni ve benimle berâber olanları helâk itse veyâhud bize merhamet buyursa kâfirleri elemli 'azâbdan kim kurtarır?" (Biz ölmüş olsak veyâ hayâtda kalsak kâfirler 'azâbı göreceklerdir.)
Süleymaniye Vakfı
De ki “Düşünsenize, Allah beni ve benimle birlikte olanları yok etse veya iyilikte bulunsa, her iki durumda da siz kâfirleri acıklı azaptan kim kurtarabilir?”
Ahmet Varol
De ki: "Ne dersiniz, eğer Allah beni ve beraberimdekileri helâk etse yahut bize merhamet ederse inkâr edenleri acıklı bir azaptan kim kurtarabilir?"
Ümit Şimşek
De ki: Söyleyin bana, beni ve beraberimdekileri Allah helâk de etse, bize merhamet de etse, kâfirleri acı bir azaptan kim kurtaracak?
Yaşar Nuri Öztürk
Söyle onlara: "Diyelim ki, Allah beni ve beraberimdekileri öldürdü, yahut bize acıdı. Peki, kâfirleri korkunç bir azaptan kim kurtaracak?"
Ali Bulaç
De ki: 'Haber verir misiniz; eğer Allah, beni ve benimle birlikte olanları yıkıma uğratır ya da bizi esirgerse, (peki) bu durumda kafirleri acı bir azabtan kurtaracak olan kimdir?'
Ali Fikri Yavuz
(Ey Rasûlüm, o Mekke müşriklerine) de ki: “- Bana söyleyin: Allah beni ve beraberimdekileri helâk etse, yahut bize merhamet buyursa, kâfirleri acıklı bir azabdan kurtaracak kimdir? (İster biz ölelim, ister geri kalalım, kâfirleri hiç kimse azabdan kurtarmıyacaktır.)”
Bahaeddin Sağlam
De ki: “Görmüyor musunuz? Eğer Allah, beni ve benimle beraber olanları helak etse veya bize merhametiyle baksa, o zaman kâfirleri elim bir azaptan kim kurtaracak?”
Bayraktar Bayraklı
De ki: “Hiç düşündünüz mü; Allah, beni ve benimle beraber olanları helâk ederse ya da bize merhamet ederse, inkâr edenleri acıklı bir azaptan kim kurtarabilir?”