Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
De ki: Odur rahman, ona inandık ve ona dayandık; artık yakında bilirsiniz, kimdir apaçık sapıklıkta.
Besim Atalay (1965)
Diyesin ki: «O'dur esirgeyen, bizler O'na inanmışız, hem dahi dayanmışız, kim açık sapkınlık içersindedir göreceksiniz!»
Cemal Külünkoğlu
De ki: “O (Allah), Rahmandır (varlık âleminde bulunan bütün yarattıklarına merhamet edip nimet verendir). Biz O'na inanmış ve O'na güvenmişiz. Siz kimin apaçık sapıklıkta olduğunu yakında öğreneceksiniz!”
Cemil Said (1924)
Di ki: "Rahmân odur biz âna inanırız ve âna tevekkül ideriz, hangimizin âşikâr bir dalâletde oldığını bir gün anlayacaksınız;
Diyanet Vakfı
De ki: (Sizi imana davet ettiğimiz) O (Allah) çok esirgeyicidir; biz O'na iman etmiş ve sırf O'na güvenip dayanmışızdır. Siz kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu yakında öğreneceksiniz!
Edip Yüksel
De ki, "O Rahman'dır; biz O'na inandık ve O'na güvendik. Kimin gerçekten tam bir sapıklık içinde olduğunu ileride öğreneceksiniz."
Elmalılı Hamdi Yazır
Deki o öyle Rahman, işte biz ona iyman ettik ve ona dayanmaktayız, ileride sizler de bileceksiniz ki o açık bir dalâl içinde bulunan kim?
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
De ki: "O çok merhametlidir. O'na inanmış, O'na dayanmışızdır. Yakında kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu bileceksiniz."
Emrah Demiryent
De ki: “O rahmândır. Biz O’na îmân ettik ve yalnızca O’na tevekkül ettik. Kimin apaçık bir sapkınlık içinde olduğunu yakında bileceksiniz.
Abdullah-Ahmet Akgül
De ki: "(Bizim inandığımız ve sığındığımız) O Rahman’dır. İşte O’na iman (ve itaat) etmekte ve O’na tevekkül ve teslimiyet göstermekteyiz. Artık kimin açık ve kesin bir sapkınlık içinde olduğunu pek yakında (görüp) bileceksiniz!"
Erhan Aktaş
De ki: “O, rahmeti kesintisiz olandır. O'na iman ettik ve O'na tevekkül¹ ettik. Artık kimin apaçık bir sapkınlık içinde olduğunu yakında bileceksiniz.”
Eski Anadolu Türkçesi
eyit “oldur rūzį virici yā raḥmet ķılıcı inanduķ aña daħı aña tevekkül eyledük. pes tįz bilesiz anı kim ol azġunlıķ içindedür bellü.”
Hasan Basri Çantay
De ki: «(Sizi kendisine davet etdiğimiz) O (Zât-i ecelle ve a'lâ), rahmeti bütün yaratdıklarına şâmil olan (Allah) dır ki biz Ona îman etdik ve ancak Ona güvenib dayandık. Artık apaçık bir sapıklık içinde bulunan kimmiş? İleride siz de bileceksiniz».
Hayrat Neşriyat
De ki: “O, Rahmândır; O'na îmân ettik ve ancak O'na tevekkül ettik. Artık kimin apaçık bir dalâlet içinde olduğunu yakında bileceksiniz!”
İhsan Aktaş
De ki: "(İşte kurtaracak olan) O Rahman’dır! Biz O’na iman ettik ve O’na güvendik. (Size gelince): İleride kimin açıkça bir sapıklıkta olduğunu öğreneceksiniz.
İlyas Yorulmaz
Deki “O, merhametli olandır. Biz O’na iman ettik, yalnızca O’na güvendik ve dayandık. Sonra açık bir sapıklık içinde olanın kim olduğunu öğreneceksiniz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
De ki: "Acıyıcı Odur. Biz Ona inandık, biz Ona dayandık. Artık apaçık bir sapkınlık içinde olanın kim olduğunu yakında görürsünüz."
İsmail Hakkı İzmirli
De ki O, esirgeyen, bütün nimetleri verendir, biz O/na inandık, O/na güvendik, aşikâr bir sapıklıkta bulunanın kim olduğunu yakında bileceksiniz.
İsmail Yakıt
De ki: “O Rahmân’dır. Biz O’na inandık ve yalnız O’na güvenip dayandık. Apaçık bir sapıklıkta olan kimmiş yakında bileceksiniz.”
Kadri Çelik
De ki: “O (Allah) Rahman olandır; biz O'na iman ettik ve O'na tevekkül ettik. Artık siz kimin açıkça bir sapıklık içinde olduğunu pek yakında bilip öğreneceksiniz.”
Abdullah Parlıyan
De ki: “Bizi kurtaracak olan yalnızca O Rahman olan Allah'tır. Biz O'na iman ettik ve O'na güvenip dayandık. İleride kimin açık bir sapıklık içinde olduğunu bileceksiniz.”
Kuran Yolu
De ki: “O, Rahmân’dır; biz O’na iman etmiş ve O’na güvenip dayanmışızdır. Kimin düpedüz bir sapkınlık içinde olduğunu yakında anlayacaksınız!”
Mahmut Kısa
Onlara de ki: “O, sonsuz şefkat ve merhamet sahibi Rahmân’dır;bizi dünyada da, âhirette de mahcup etmeyecektir! Bu yüzden biz, yalnızca O’na inanır ve sadece O’na güveniriz! Size gelince, ey inkârcılar, kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu yakında anlayacaksınız!”
Mahmut Özdemir
De ki: -“O Rahmân ki, O’na inandık ve sadece O’na tevekkül ettik. Kim açık bir şaşkınlıkta / sapkınlıktadır; yakında bileceksiniz”.
Mehmet Çakır
Deki: “ Bu kurtarıcı, her şeye sevgi ile hakim Allah'tır, biz yalnız ona inanır, ona güveniriz. Zaten yakında şaşkın kim imiş göreceksiniz. “
Mehmet Çoban
De ki: "O çok merhametlidir. Ona inanmışızdır. Ona dayanmışızdır. Yakında apaçık sapıklık içinde kimdir bileceksiniz!"
Mehmet Okuyan
De ki: “O, [Rahmân]’dır. O’na inandık ve yalnızca O’na güvendik. Kimin apaçık bir şaşkınlık içinde olduğunu ileride bileceksiniz.”
Mehmet Türk
(Onlara yine): “Bizim inandığımız ve kendisine güvendiğimiz, ancak Rahman olan Allah’tır. Artık siz, kimin apaçık bir sapkınlık içerisinde olduğunu pek yakında öğreneceksiniz.” de.
Muhammed Esed
De ki: “O, Rahmân’dır: biz O’na iman ettik, ve O’na güvendik; kimin açık bir sapıklıkta olduğunu zamanı geldiğinde anlayacaksınız.”
Mustafa Çavdar
De ki: -Bizi kurtaracak olan kendisine iman ettiğimiz ve güvenip dayandığımız Rahman’dır. İşte o zaman öğreneceksiniz kimmiş apaçık sapıklık içinde olan. 3/159-160, 5/11
Ahmet Tekin
“Onları da kurtaracak olan, rahmet sahibi, Rahman olan Allah'tır. O'na iman ettik. O'na dayanıp güvendik, işlerimizi O'na havale ettik. Kimin tamamen başına buyruk bir hayat, koyu bir cehalet, dalâlet ve bozuk düzen içinde olduğunu, yakında öğreneceksiniz.” de.
Mustafa İslamoğlu
De ki: “(İşte kurtaracak olan) O Rahmân’dır! Biz O’na iman ettik ve O’na güvendik. (Size gelince:) kimin apaçık bir sapıklıkta olduğunu günü gelince öğreneceksiniz.”
Ömer Nasuhi Bilmen
De ki: «O Rahmân'dır ki, O'na imân ettik ve O'na tevekkülde bulunduk. Artık yakında bileceksiniz ki o apaçık sapıklıkta bulunan kim imiş?»
Orhan Kuntman
De ki: İşte o Rahmân'dır ki biz Ona iman ettik, sadece O'na güvenip dayandık. Kimin sapıklık içinde bulunduğunu yakında (başınıza azap çökünce) öğreneceksiniz.
Osman Fırat
De ki: "O, Rahmân’dır. O’na iman ettik, yalnızca O’na tevekkül ettik. Siz, kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu yakında bileceksiniz!"
Şaban Piriş
De ki:-Bizim kendisine iman ettiğimiz ve güvenip dayandığımız Rahman'dır. Kimin açık bir dalalette olduğunu yakında öğreneceksiniz.
Satıraltı Meal (1534)
Eyit: Ol Allāh birdür, biz aña inanduḳ. Daḫı aña ṣıġınduḳ. Pes bilicilersiz,kim bellü azġunluḳ içindedür.
Suat Yıldırım
De ki: “Sizi imana dâvet ettiğimiz İlah, Rahmandır. Biz O'na iman ettik. O'na dayandık. Kimin kesin bir yanlışlık içinde olduğunu yakında öğrenirsiniz.
Süleyman Ateş
De ki: "O, çok merhametlidir. O'na inanmış, O'na dayanmışızdır. Yakında kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu bileceksiniz."
Süleyman Tevfik (1927)
(Yâ Muhammed) Di ki: "Allâh te'âlâ bütün ni'metleri viricidir. Biz O'na îmân itdik ve O'na tevekkül iyledik. Âşikâr dalâletde olanın kim oldığını yakında görirsiniz."
Süleymaniye Vakfı
De ki “İyiliği sonsuz olan O'dur; biz O'na inanıp güvendik ve O'nu kendimize vekil ettik. Açık bir sapıklık içinde olanın kim olduğunu yakında öğrenirsiniz.”
Ahmet Varol
De ki: "O Rahman'dır. Biz O'na iman ettik ve O'na güvendik. Kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu yakında bileceksiniz."
Ümit Şimşek
De ki: O Rahmân'dır; Ona inandık ve Ona tevekkül ettik. Kimin apaçık bir sapıklıkta olduğunu yakında siz de öğrenirsiniz.
Yaşar Nuri Öztürk
De ki: "Rahman'dır O, O'na inandık biz ve yalnız O'na güvendik. Yakında bileceksiniz kimmiş apaçık sapıklığın içinde."
Ali Bulaç
De ki: 'O (Allah) Rahman olan (esirgeyen koruyan)dır; biz O'na iman ettik ve O'na tevekkül ettik. Artık kimin açık bir sapmışlık içinde olduğunu pek yakında bileceksiniz.'
Ali Fikri Yavuz
(Ey Rasûlüm, onlara) de ki: “- (Bizi kurtaracak ve bize merhamet edecek) O Rahmân'dır; biz O'na iman ettik ve O'na tevekkül etmekteyiz. Artık yakında siz de bileceksiniz ki, apaçık bir sapıklık içinde olan kimmiş?
Bahaeddin Sağlam
De ki: “O, Rahmandır (rahmet ve kemali sonsuzdur.) O’na inandık, O’na tevekkül ettik. Kimin açık bir sapıklık içinde olduğunu pek yakında bileceksiniz.
Bayraktar Bayraklı
De ki: “Bizim Rabbimiz Rahmân'dır. O'na inandık ve yalnız O'na güvendik. Yakında, kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu bileceksiniz.”[663]