Kalem Suresi 22. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

22. Ayet

اَنِ اغْدُوا عَلٰى حَرْثِكُمْ اِنْ كُنْتُمْ صَارِم۪ينَ

21,22. Derken, sabahleyin birbirlerine, “Haydi, eğer ürününüzü devşirecekseniz erkenden gidin” diye seslendiler.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Mahsulünüzü kesip devşirecekseniz erkence koşun, gidin.

Besim Atalay (1965)

21,22. Sabahleyin: «Toplamak isterseniz, erkence gidin!» diyerek çağrıştılar

Cemal Külünkoğlu

“Haydi! Hasat yapmak istiyorsanız, ürününüzü toplamaya erken çıkın!” diye sesleniyorlardı.

Cemil Said (1924)

21,22,23,24. İrtesi sabah biri birilerinin kulağına: "Eğer hurmalarınızı toplamak istiyor iseniz sabah şafak söker iken bağçenize gidiniz" diyerek gidiyorlar idi. "Hiç olmaz ise bu gün bir tek fakir bağçemize girmesün" diyorlar idi.

Diyanet Vakfı

21, 22. (Beri tarafta ise) onlar, sabah olurken: Madem devşireceksiniz, hadi erkenden mahsülünüzün başına gidin! diye birbirlerine seslendiler.

Edip Yüksel

"Devşirecekseniz, haydi ekinlerinize erken varın."

Elmalılı Hamdi Yazır

Haydin kesecekseniz harsinize (kültürünüze) irkence koşun dediler

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

"Haydi, devşirecekseniz erkenden ekininize gidin" diye.

Emrah Demiryent

21-22. (O bahçe sahipleri, bahçelerinin ne hâle geldiğinden habersiz bir şekilde) sabah olunca birbirlerine, “Haydi, eğer mahsullerinizi toplayacaksanız erkenden gidin” diye seslendiler.

Abdullah-Ahmet Akgül

"Haydin, ekin(leri)nizi ve ürünlerinizi kesecek (devşirecek)seniz (bahçenizin) üzerine erkence ve acelece koşup yetişin" demişlerdi. (Onu ekin biçer gibi kesip bitirmek niyetiyle ve tüm yoksul kesimlerden ve muhtaç kimselerden kaçırmak gayretiyle bahçelerine gittiler, çünkü ondan kimseye bir şey bırakmak istemediklerinden son derece hırslı hareket ettiler.)

Erhan Aktaş

Eğer, ürününüzü toplayacaksanız, tarlanıza sabah erkenden gidin!

Eski Anadolu Türkçesi

añlamazlar üzere eger olasız girçekler.”

Hasan Basri Çantay

«Devşirecekseniz erkence mahsulünüzü (devşirmiye) çıkın» diye.

Hayrat Neşriyat

21,22. Nihâyet sabaha ulaşan kimseler iken: “Eğer (bahçenizi) devşirecek olanlarsanız, erkenden mahsûlünüzün başına gidin!” diye birbirlerine seslendiler.

İhsan Aktaş

21,22. Sabah vakti birbirlerine: “Haydi! Devşirecekseniz, ürününüzü toplamaya erken çıkın!” diye sesleniyorlardı.

İlyas Yorulmaz

Eğer ürünlerinizi toplayacaksanız erkence tarlalarınıza gidin.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

"Eğer devşirecekseniz, erkenden ürünlerinizin yanına varın."

İsmail Hakkı İzmirli

Meyve düşürecekseniz, haydi erken ekininize gidin [⁶].

İsmail Yakıt

“Haydi! Eğer ürünleri devşirecekseniz, ekinlerinize erkenden gidiniz.”

Kadri Çelik

“Eğer ürününüzü devşirecekseniz erkence kalkın çıkın.”

Abdullah Parlıyan

Mahsüllerinizi toplayacaksanız erkence koşup gidin.

Kuran Yolu

“Eğer devşirecekseniz erkenden tarlanızın başına gidin!”

Mahmut Kısa

“Ürünlerinizi devşirecekseniz, haydi erkenden tarlanızın başına gidin!”

Mahmut Özdemir

-“Devşirecekseniz, tarlanıza / ekininize yarın erken gidin!”.

Mehmet Çakır

" ürün toplayacaksanız, hadi elinizi çabuk tutup bağa gelin " diyorlardı.

Mehmet Çoban

Haydi, Bahçemize erkenden giderek meyvelerimizi toplayalım dediler.

Mehmet Okuyan

“Hasat etmek istiyorsanız, erkenden arazinize (bahçenize) gidin!”

Mehmet Türk

21,22. Sabahleyin de birbirlerine: “Eğer ürününüzü devşirecekseniz erken davranın.” diye seslendiler

Muhammed Esed

“Meyve toplamak istiyorsanız erkenden tarlanıza gidin!”

Mustafa Çavdar

– Ürününüzü vakitlice toplamak istiyorsanız haydi bahçeye! 2/267

Ahmet Tekin

“Kesecekseniz, toplayacaksanız eğer, tarlanıza, mahsulünüzün başına erken gidin.” dediler.

Mustafa İslamoğlu

“Hasat yapmak istiyorsanız, erkenden arazinize gidin!”[⁵²⁴⁹]

Ömer Nasuhi Bilmen

«Eğer kesip devşirecek iseniz (bostanınıza) sabahleyin erken varınız.»

Orhan Kuntman

21,22. Onlarsa sabaha karşı uyandılar ve birbirine "devrişecekseniz - bahçeye- erkenden gidelim" diye seslendiler.

Osman Fırat

Eğer ürününüzü devşirecekseniz erkenden gidin diye.

Şaban Piriş

22,23. --Mahsulü toplayacaksanız, erkenden yola çıkın! diye gizlice konuşarak yola düştüler.

Satıraltı Meal (1534)

ki: Gidüñüz ekinlerüñüze, eger siz keserseñüz.

Suat Yıldırım

21, 22. Onlar ise olup bitenden habersiz, neşeli neşeli birbirlerine seslendiler: “Haydi, mâdem devşireceksiniz, çabuk ekininizin başına! ”

Süleyman Ateş

Haydi devşirecekseniz erkenden ekininize gidin diye.

Süleyman Tevfik (1927)

"Artık sabâh oldı, eğer meyve düşirecek iseniz irkenden gidelim" didiler.

Süleymaniye Vakfı

Eğer devşirecekseniz ürünlerinizin başına erkenden varın!” dediler.

Ahmet Varol

"Eğer devşirecekseniz erkenden ürününüze gidin" diye.

Ümit Şimşek

“Devşirecekseniz, erkenden ürününüzün başına geçin.”

Yaşar Nuri Öztürk

"Hadi, eğer biçecekseniz ekininize erken gidin."

Ali Bulaç

'Eğer ürününüzü devşirecekseniz erkence kalkıp-çıkın.'

Ali Fikri Yavuz

“Haydin devşirecekseniz, ürününüzü toplamaya erken çıkın!”

Bahaeddin Sağlam

Eğer meyve toplayacaksanız, sabah erkenden tarlanıza varın.

Bayraktar Bayraklı

21,22. Sabahleyin birbirlerine şöyle seslendiler: “Eğer ürünlerinizi devşirecekseniz erkenden bostanlarınıza gidiniz!”