23. Ayet
فَانْطَلَقُوا وَهُمْ يَتَخَافَتُونَۙ
23,24. Bunun üzerine, “Sakın, bugün orada hiçbir yoksul yanınıza sokulmasın” diye fısıldaşarak yola koyuldular.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
فَانْطَلَقُوا وَهُمْ يَتَخَافَتُونَۙ
23,24. Bunun üzerine, “Sakın, bugün orada hiçbir yoksul yanınıza sokulmasın” diye fısıldaşarak yola koyuldular.
Derken yola düştüler ve birbirlerine de gizlice diyorlardı ki.
23,24. «Bahçenize bugün yoksul girmesin» diye de, gizlice konuştular
Derken, aralarında fısıldaşarak yola koyuldular:
21,22,23,24. İrtesi sabah biri birilerinin kulağına: "Eğer hurmalarınızı toplamak istiyor iseniz sabah şafak söker iken bağçenize gidiniz" diyerek gidiyorlar idi. "Hiç olmaz ise bu gün bir tek fakir bağçemize girmesün" diyorlar idi.
23, 24. Derken: Aman, bugün orada hiçbir yoksul yanınıza sokulmasın! diye fısıldaşa fısıldaşa yola koyuldular.
Derken yola çıktılar, aralarında konuşuyorlardı.
Hemen fırladılar, şöyle mızırdaşıyorlardı:
Derken fırladılar, aralarında fısıldaşıyorlardı.
23-24. Derken, “Aman (dikkatli olun), bugün orada hiçbir yoksul yanınıza sokulmasın” diye fısıldaşarak yola koyuldular.
Derken, aralarında fısıldaşarak (başka zaman kendi hizmetlerini gören ve onların sırtından saltanat sürülen yoksul ve halk kesimlerinden gizlice kaçışarak) çıkıp-gitmişlerdi.
Hemen, sessizce yola koyuldular.
pes vardılar anlar gizlü söyleşürlerken
Derken onlar aralarında fısıldaşarak gitdiler:
23,24. “Sakın, bugün orada bir fakir yanınıza sokulmasın!” diye kendi aralarında gizli gizli konuşarak hemen gittiler.
23, 24. ’Bugün orada, hiçbir yoksul (fakir, muhtaç ve düşkün) kimse yanınıza sokulmasın’ diye gizli gizli konuşarak yürüyorlardı.
Sessizlik içinde tarlalarına gittiler.
Bunun üzerine yola koyuldular. Biribirleriyle fısıldaştılar:
Onlar yola düştüler. Birbirlerine gizlice diyorlardı:
Bunun üzerine aralarında fısıldaşarak yola koyuldular.
Derken, aralarında fısıldaşarak çıkıp gittiler.
Derken yola düştüler, birbirlerine gizlice diyorlardı ki:
Derken yola koyuldular. Birbirlerine şöyle fısıldıyorlardı:
Böylece, hazırlıklarını yapıp yola koyuldular. Bu arada, aralarında gizli gizli konuşuyorlardı:
Derken yola düştüler; gizli gizli konuşuyorlardı:
Yolda giderlerken kıs kıs gülüşüyorlardı:
Bahçelerine doğru giderlerken aralarında konuşuyorlardı.
23,24. (Bahçe sahipleri “Keşke) bugün yanınıza sokulmak üzere bahçeye hiçbir yoksul girmese!” (dileğiyle) fısıldaşarak yürüyorlardı.
23,24. Derken, kendi aralarında: “Sakın bugün aranıza bir yoksul sokulmasın!” diye fısıldaşarak (bahçelerine) gittiler.
Derken yola koyuldular, giderken fısıldaşıyorlardı:
Sonra yola koyuldular ve aralarında şöyle fısıldaşıyorlardı: 89/15.19
Aralarında fısıldaşarak fırladılar.
Derken yola koyuldular… Aralarında şöyle fısıldaşıyorlardı:
Artık aralarında gizlice söyleşerek gidiverdiler.
23,24. (Ve yola koyuldular) Yolda giderken de, aralarında fısıldaşıyor: "Sakın bu gün -bizden evvel- bir yoksul çıkıp da bahçemize girmesin" diyorlardı.
Derken yürüdüler; fısıldaşıyorlardı:
22,23. --Mahsulü toplayacaksanız, erkenden yola çıkın! diye gizlice konuşarak yola düştüler.
Pes gitdiler, biri birine gizlü söyleyüp
23, 24. Hemen yola koyuldular. Bir taraftan da aralarında şöyle fiskos ediyorlardı: “Sakın, bugün yanımıza fakir fukara gelmesin, onların bahçeye girmelerine hiç imkân vermeyin! ”
Derken yürüdüler; fısıldaşıyorlardı:
23,24. Gitdiler, yolda birbirlerine: "Bugün bir fakîri bostana sokmayınız" dirlerdi.
Hemen yola çıktılar. Şöyle fısıldaşıyorlardı:
Derken aralarında fısıldaşarak yola çıktılar.
Giderken fısıldaşıyorlardı:
Yola koyuldular. Aralarında fısıldaşıyorlardı:
Derken, aralarında fısıldaşarak çıkıp-gittiler:
Hemen fırladılar; aralarında şöyle fısıldaşıyorlardı:
Çıktılar, gizlice fısıldaşıyorlardı:
23,24. Yola çıktılar, birbirlerine gizlice şöyle diyorlardı: “Bugün tarlada, yanınıza hiçbir yoksulun girmesine müsaade etmeyiniz!”