Kalem Suresi 29. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

29. Ayet

قَالُوا سُبْحَانَ رَبِّنَٓا اِنَّا كُنَّا ظَالِم۪ينَ

Onlar, “Rabbimizi tesbih ederiz (yüceltiriz). Şüphesiz biz zalim kimseler imişiz” dediler.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Dediler ki: Şanı yücedir Rabbimizin, gerçekten de zalimlerden olduk biz.

Besim Atalay (1965)

Diyeler ki: «Kutsallık Tanrımıza, bizler günah işledik !»

Cemal Külünkoğlu

(Onlar:) “Rabbimizi tesbih ederiz, O'na şükrederiz. Doğrusu biz (Rabbimizi unutarak) kendimize zulmetmişiz” dediler.

Cemil Said (1924)

29,30. "Allâh’ın şânı zulümden münezzehdir. Biz zulüm itdik" didiler. Ve biri birilerini tahtıeye başladılar.

Diyanet Vakfı

Rabbimizi tesbih ederiz; doğrusu biz (kendi kendimize) yazık etmişiz, dediler.

Edip Yüksel

Dediler ki, "Rabbimiz yücedir. Biz zalimler imişiz."

Elmalılı Hamdi Yazır

Sübhansın ya rabbena! Dediler: bizler doğrusu zalimlermişiz

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

"Rabbimizi tesbih ederiz, doğrusu biz zalimler imişiz." (dediler).

Emrah Demiryent

(Sonunda onlar büyük bir pişmanlıkla,) “Rabbimiz seni (her türlü noksan sıfatlardan tenzih ederek) tesbih ederiz. (Rabbimiz!) Doğrusu bizler (nimeti verenin ve bütün mülkün gerçek sahibinin sen olduğunu unutarak, fakirlerin hakkını vermemekle) kendimize zulmedenlerdenmişiz” dediler.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Sonunda artık faydasız bir nedametle:) "Rabbimiz Seni tesbih eder, yüceltiriz; gerçekten bizler zalim imişiz" deyip (dizlerini dövmeye girişmişlerdi.)

Erhan Aktaş

Onlar: Rabb'imizi tesbih ederiz. Doğrusu bizler haksızlık edenlermişiz.” dediler.

Eski Anadolu Türkçesi

eyittiler “arulıġı çalabumuzuñ bayıķ biz olduķ žālimler.”

Hasan Basri Çantay

«Seni (tesbîh ve) tenzîh ederiz ey Rabbimiz. Hakıykaten biz zaalimlermişiz» dediler.

Hayrat Neşriyat

(Onlar:) “Rabbimizi tenzîh ederiz; doğrusu biz zâlim kimselermişiz!” dediler.

İhsan Aktaş

29, 30. (Bunun üzerine) Onlar,"Ey Rabbimiz, sen her türlü noksandan uzaksın! Doğrusu biz zalim kimseler imişiz” dediler!"deyip, birbirlerini kınamaya başladılar.

İlyas Yorulmaz

Onlar da “Rabbimiz her şeyden yücedir. Biz kendimize zulmedenlerden olduk” dediler.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Dediler: "Biz seni ululuyoruz ey çalabımız! Doğrusu, bizler kıyıcılık ettik."

İsmail Hakkı İzmirli

Onlar, «— Rabbimiz zulümden tamamıyle münezzehtir [⁹], bizler öz nefsimize zulmettik, dediler.

İsmail Yakıt

Onlar da “Rabbimizi tenzih ederiz, muhakkak ki biz zalimlerden olduk” dediler.

Kadri Çelik

Dediler ki: “Rabbimiz münezzehtir, gerçekten bizler zalim olanlarmışız.”

Abdullah Parlıyan

onlar da: “Rabbimizin şanı yücedir, doğrusu biz yaratılış gayemize aykırı hareket ediyormuşuz” dediler.

Kuran Yolu

Şöyle cevap verdiler: “Rabbimizin şanı yücedir; doğrusu biz haksızlık etmişiz.”

Mahmut Kısa

Bunun üzerine, hatâlarında daha fazla ısrar etmeyip, “Rabb’imizi en yüce sıfatlarla tesbih ederiz; meğer biz gerçekten zâlimmişiz!” dediler.

Mahmut Özdemir

-“Rabbimiz sübhandır / münezzehdir; biz, zâlim olduk” dediler.

Mehmet Çakır

Bunun üzerine: " Büyüksün Allah’ım! biz gerçekten saygısızlık ettik " dediler.

Mehmet Çoban

Onlar bu hatırlatma karşısında akıllarını başlarına toplayıp: "Rabbimizi üstün bilir, ancak O’nu yüceltiriz. Doğrusu biz gerçeklere karşı körlük içindeymişiz. Bu nedenle kendimize zulmetmişiz." dediler.

Mehmet Okuyan

(Onlar) “Rabbimiz yücedir! Doğrusu biz (kendimize) yazık etmişiz!” demişlerdi.

Mehmet Türk

(En sonunda): “Ey Rabbimiz! Sen ne kadar da yücesin! Gerçekten bizler zâlimlerden olduk.” dediler.

Muhammed Esed

Onlar: “Rabbimizin şanı yücedir! Doğrusu biz zulüm işliyorduk!” diye cevap verdiler;

Mustafa Çavdar

Hemen akılları başlarına geldi ve: -Rabbimiz sen yüceler yücesisin biz fakir fukaranın hakkını vermemekle gerçekten kendimize yazık ettik, dediler. 7/5, 21/11...15

Ahmet Tekin

“Rabbimizi tesbih ve tenzih ederiz. Biz gerçekten hakka riayet etmeyen zâlim, müşrik bir milletmişiz.” dediler.

Mustafa İslamoğlu

Onlar “Varlığın kendisi adına hareket ettiği Rabbimizin şanı ne yücedir” dediler; “Meğer biz zalimlerden olup çıkmışız.”

Ömer Nasuhi Bilmen

Dediler ki: «Ey Rabbimiz! Seni tesbih (tenzih) ederiz, muhakkak ki, biz zalim kimseler olduk.»

Orhan Kuntman

Ve: "Ey Rabbimiz, seni tenzih ederiz, biz gerçekten zâlim kimseler olduk (cimrilik gösterdik, yoksulları rızıklarından mahrum bırakmanın cezasına uğradık)" dediler.

Osman Fırat

Rabbimizi tesbih ederiz, doğrusu biz zulmedenlermişiz! dediler.

Şaban Piriş

Hemen akılları başlarına geldi ve:-Rabbimiz'in şanı yücedir. Biz, zalimlerden olduk, dediler.

Satıraltı Meal (1534)

Eyitdiler: Münezzehdür bizüm Tañrımuz, biz ẓālimler‐iduḳ.

Suat Yıldırım

29, 30. Bunun üzerine “Sübhansın ya Rabbenâ, her türlü noksandan uzaksın! Doğrusu biz kendimize zulmetmişiz! ” deyip, birbirlerini kınamaya başladılar.

Süleyman Ateş

Rabbimizi tesbih ederiz, doğrusu biz zulmedenlermişiz! dediler.

Süleyman Tevfik (1927)

Ötekiler de: "Rabbimiz her 'ayıbdan ve zulümden münezzehdir. Biz kendimiz kendimize zulüm itdik" didiler.

Süleymaniye Vakfı

Hep bir ağızdan, “Rabbimiz! Sana boyun eğeriz. Biz yanlışlar içindeyiz!” dediler.

Ahmet Varol

"Rabbimizi tesbih ederiz! Doğrusu biz zalimlerdenmişiz" dediler.

Ümit Şimşek

“Rabbimizi tesbih ederiz,” dediler. “Doğrusu biz kendimize yazık etmişiz.”

Yaşar Nuri Öztürk

O zaman dediler ki: "Tespih ederiz seni, ey Rabbimiz! Gerçekten biz zalimler olduk."

Ali Bulaç

Deriler ki: “Rabbimiz seni tesbih eder, yüceltiriz; gerçekten zalim imişiz.”

Ali Fikri Yavuz

Onlar: “- Seni tenzîh ederiz, Rabbimiz! Doğrusu biz zalimlermişiz.” dediler.

Bahaeddin Sağlam

Onlar: “Biz Rabbimizi tesbih ederiz! Gerçekten zalim imişiz” dediler.

Bayraktar Bayraklı

29,30,31,32. Onlar, “Ey Rabbimiz! Seni noksan sıfatlardan uzak tutarız. Gerçekten biz, kendimize yazık ettik” dediler. Birbirlerini suçlamaya başladılar. Sonra şöyle dediler: “Yazıklar olsun bize, biz azgın kimseleriz. Belki Rabbimiz bize bundan daha iyisini verir. Biz de ümitle O'na yöneleceğiz.”