45. Ayet
وَاُمْل۪ي لَهُمْۜ اِنَّ كَيْد۪ي مَت۪ينٌ
Onlara mühlet veriyorum. Şüphesiz benim tuzağım sağlamdır.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَاُمْل۪ي لَهُمْۜ اِنَّ كَيْد۪ي مَت۪ينٌ
Onlara mühlet veriyorum. Şüphesiz benim tuzağım sağlamdır.
Ve onlara mühlet vermedeyim, fakat şüphe yok ki azabım, pek kuvvetlidir.
Biz onlara zaman verdik, benim azabım sağlamdır
Ben, onlara süre tanıyorum. Unutmayın ki benim onları alt edecek planım (cezalandırmam) çok sağlamdır.
Ben ânlara uzun bir müddet vireceğim benim ’ukûbetim kavîdir.
Onlara mühlet veriyorum. Doğrusu benim fendim çok sağlamdır!
Onlara mühlet veriyorum. Benim planım sağlamdır.
Ve ben onların ipini uzatırım, çünkü fendim sağlamdır
Onlara mühlet veriyorum. Doğrusu benim tuzağım sağlamdır.
(Takdir ettiğim bir zamana kadar) onlara mühlet veriyorum. Şüphesiz benim cezalandırmam sağlamdır.
Ben onlara şimdilik mühlet verip süre tanıyorum. Ama elbette Benim düzenim (mekrim, tedbirim ve cezalandırmam) sapasağlamdır.
Onlara süre tanıyorum. Kuşkusuz, Benim planım çok sağlamdır.
daħı mühlet virevüz anlara bayıķ mekrüm berkdür.
Ben onlara mühlet (zaman) veriyorum. Şübhe yok ki benim fendim sağlamdır!
Hem onlara mühlet veriyorum! Şübhesiz ki benim tuzağım (ni'metin ardından,nankörlere vereceğim cezâ) pek sağlamdır!
Oysa (inkârlarından dönsünler diye) onlara mühlet veririm; (Ama dönmemeleri hâlinde bilsinler ki) şüphesiz (onların entrikalarını başlarına geçiren) planım pek sağlamdır.
Onları (cehenneme) dolduracağız. Benim kurduğum hileler çok güçlüdür.
Ben onlara gün veriyorum. İşte Benim düzenlediğim iş şaşmaz.
Onlara dünyada mühlet veriyorum. Onların bu hallerine karşı ukubetim takat getirilemeyecek derecede şiddetlidir.
Onlara süre veriyorum. Muhakkak ki Benim tuzağım sağlamdır.
Ben onlara süre tanıyorum. Hiç şüphesiz benim düzenim (tedbirim) sapasağlamdır.
Onlara biraz zaman verip erteliyoruz. Şüphesiz ki benim ceza düzenim pek çetindir.
Onlara mühlet veriyorum; ama benim planım çok sağlamdır!
Şimdilik onlara, akıllarını başlarına almaları için birazcık mühlet veriyorum fakat unutmayın, benim plânım çok sağlamdır. Hal böyleyken, neden fırsat varken tövbe edip kendilerini kurtarmıyorlar?
Onlara süre veriyorum. Benim tuzağım, sağlamdır / yamandır.
Onlara biraz süre tanıyorum. Çünkü benim düzeneğim sağlamdır...
Biz onlara dünyada belirli bir süre verdik. Şimdilik diledikleri gibi yaşasınlar! Allah’a inananlara tuzak kurmaya devam etsinler! Sonunda inkâr edenlere uygulayacağımız yasaya göre hesaba çekilecekler. Bizim yasamızda değişiklik yoktur.
Onlara zaman tanıyorum. Şüphesiz ki benim tuzağım (ince planım) çok sağlamdır. [*]
Ben, (şimdilik) onlara süre tanıyorum. Şüphesiz Benim (karşı) tuzağım, çok sağlamdır.¹
çünkü onlara bir süre belli bir üstünlük versem de Benim ince planım son derece sağlamdır! ²⁵
Ben onlara şimdilik mühlet veriyorum. Unutmayın ki benim onları alt edecek planım çok sağlamdır. 16/61, 35/45
Onlara mühlet veriyorum. Unutmayın ki, benim, sizin tahmin edemeyeceğiniz helâk etme planımdan kurtuluş yoktur.
Onlara imkân ve zaman tanıyorum ama, onların entrikalarını başlarına geçiren düzenim de doğrusu pek sağlamdır.[⁵²⁶⁵]
Ve onlar için bir mühlet veririm. Şüphe yok ki, benim fendim sağlamdır.
Ben, onlara –istediklerini yapsınlar diye- bir süre tanıyorum. (Bunu kendi lehlerine zannederler de, günahlara dalar, sevinir oynarlar) Oysa benim tedbirim sağlamdır. (İlmim her şeyi kuşatmıştır, her an durumlarını bilir, sırası gelince cezaların veririm)
Onlara mühlet veriyorum. Şüphesiz benim tuzağım sağlamdır.
Onlara mühlet veriyorum. Çünkü benim tuzağım çok sağlamdır.
Daḫı anlara mühlet virür‐men. Benüm ‘aẕābum muḥkemdür.
44, 45. O halde sen bu şerefli sözü, Kur'ân'ı yalan sayanı Bana bırak! Biz onları, bilmedikleri, farkına varmadıkları bir yerden, yavaş yavaş azaba yaklaştırırız. Ben onlara mühlet veriyorum! Doğrusu Ben'im düzenim, pek sağlamdır. [23, 55-56; 6, 44; 3, 196-197; 7, 182-183]
Onlara mühlet veriyorum. Doğrusu benim tuzağım sağlamdır (onu kimse bozamaz).
Ve onlara mühlet viririm ve tûl-u emel düşüririm. Tahkîk benim keydim metîn ve sağlamdır.
Onlara süre tanırım. Benim düzenim sağlamdır.
Onlara mühlet veriyorum. Doğrusu benim tuzağım pek sağlamdır.
Ben mühlet veririm; tuzağım ise pek çetindir.(2)
Süre tanıyorum onlara. Tuzağım gerçekten zorludur benim.
Ben, onlara süre tanıyorum. Elbette benim düzenim (cezalandırmam) sapasağlamdır.
Ben onlara mühlet veririm; çünkü benim azabım çok şiddetlidir, (onu kimse önliyemez).
Onlara mühlet veriyorum. Fakat Benim tuzağım çok çetindir. (Onlar güven içinde iken azaba uğrayacaklar.)
Onlara biraz süre tanıyorum. Doğrusu benim planım çok sağlamdır.