45. Ayet
لَاَخَذْنَا مِنْهُ بِالْيَم۪ينِۙ
44,45. Eğer (Peygamber) bize isnat ederek bazı sözler uydurmuş olsaydı, mutlaka onu kudretimizle yakalardık.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
لَاَخَذْنَا مِنْهُ بِالْيَم۪ينِۙ
44,45. Eğer (Peygamber) bize isnat ederek bazı sözler uydurmuş olsaydı, mutlaka onu kudretimizle yakalardık.
Elbette onu kudretimizle alırdık.
44,45. Bize karşı, eğer o, birtakım sözleri uydursaydı, onu pek sert yakalardık
Elbette biz O'nu kuvvetle yakalardık (onu cezalandırırdık).
44-47. Eğer (Muhammed ’aleyhisselâm) kendi kavlini bize isnâd ide idi biz ânı sağ elinden tutar, kalbinin damarını keser, helâk ider idik. Sizden kimse ’ukûbetimizi men’ idemezdi.
Elbette onu kıskıvrak yakalardık.
Biz onu kuvvetle yakalar,
Elbette biz onu ondan dolayı yemîniyle yakalar (kuvvetle tutar hıncını alır) dık
Elbette biz onu bundan dolayı kuvvetle yakalardık.
44-45-46-47. (*Farz-ı muhâl) eğer o peygamber, bize isnat ederek, kendiliğinden birtakım sözler söyleseydi, biz onu (azabımızla) kuvvetle yakalardık da onun can damarını keserdik. Hiçbiriniz buna engel de olamazdı.
(Derhal hiddetle ve şiddetle yakalayarak) Muhakkak Onun sağ-elini (bütün güç ve kudretini) çekip-alıverirdik.
Elbette onun bütün gücünü alırdık.
bayıķ ŧutŧuġıdı andan ya'nį öldürmegiçün ķuvvet ile.
Elbette onun sağ elini (kuvvet ve kudretini) alıverirdik,
44,45. Eğer (o peygamber), bize isnâd ederek bazı sözler uydursaydı, (biz) onu mutlaka kuvvet(li bir azab)la yakalardık!
44,45, 46. Ve eğer o (Resul) bizim adımıza birtakım sözler uydursaydı, onu kudretimizle yakalar, sonra da onun can damarını keser koparırdık (onu yaşatmazdık).
Onu güçlü bir şekilde yakalar.
besbelli ki Biz de onun elinde olan bütün gücü alıverirdik,
Onu sağ elimizle yakalar,
Biz onu kıskıvrak yakalardık;
Muhakkak onu sağ elle (bütün gücümüzle), kıskıvrak yakalayıverirdik.
mutlaka güç ve kudretimizle O'ndan intikam alırdık.
Elbette onu kıskıvrak yakalardık.
Biz derhal onun gücünü ve yeteneklerini elinden alarak onu sağ elinden yakalar,
Ondan El’i / Güç’ü alırdık.
45,46. tuttuğumuz gibi // hayat damarını koparırdık.
Elbette onu kıskıvrak yakalardık!
Bu nedenle elbette (onu önce) güçlü bir şekilde yakalardık.
45,46. Biz onun bütün güç ve kudretini¹ alıverir sonra da şah damarını koparırdık.
o’nu sağ elinden yakalardık; ²²
Biz onu kudretimizle kıskıvrak yakalar. 10/15-16
Hakka-meşrûiyyete riayet gereği, ondan peygamberlik görevini alır, onu engellerdik.
onu bundan dolayı sağ elimizle şiddetle yakalar
Elbette ki onu sağ tarafından yakalardık.
45,46. Elbette onu kıskıvrak yakalar, şah damarını koparırdık.
Elbette onu, sağından yakalardık.
Onun gücünü kuvvetini alırdık.
biz anı dutarduḳ ṣaġ elinden.
44, 45, 46. Eğer o Resul bizim adımıza birtakım sözler uydursaydı, onu elimizle yakalar, sonra da onun şah damarını keserdik.
Elbette onun sağ(elini veya kuvvet)ini alırdık.
Biz onı kuvvet ve kahır ile ahz ider
onu kıskıvrak yakalar,
Muhakkak onu kuvvetle yakalardık,
Onu kıskıvrak yakalar,
Yemin olsun, ondan sağ elini koparırdık.
Muhakkak onun sağ-elini (bütün güç ve kudretini) çekip-alıverirdik.
Elbette biz O'nu kuvvetle yakalar ve O'ndan intikam alırdık.
Biz güç ile ondan (intikam) alırdık.
44,45,46,47. Eğer Peygamber bize atfen bazı sözler uydurmaya kalkışsaydı, elbette onu bundan dolayı kıskıvrak yakalardık; sonra da onun şah damarını keser atardık. Hiçbiriniz buna engel de olamazdınız.[671]