47. Ayet
فَمَا مِنْكُمْ مِنْ اَحَدٍ عَنْهُ حَاجِز۪ينَ
Hiçbiriniz de bu cezayı engelleyip ondan savamazdı.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
فَمَا مِنْكُمْ مِنْ اَحَدٍ عَنْهُ حَاجِز۪ينَ
Hiçbiriniz de bu cezayı engelleyip ondan savamazdı.
Artık buna mani olamazdı sizden hiçbir kimsecik.
Ona karşı sizden kimse siper dahi olamazdı
Sizden hiç kimse araya girerek bunu kendisinden engelleyip uzaklaştıramazdı.
44-47. Eğer (Muhammed ’aleyhisselâm) kendi kavlini bize isnâd ide idi biz ânı sağ elinden tutar, kalbinin damarını keser, helâk ider idik. Sizden kimse ’ukûbetimizi men’ idemezdi.
Hiçbiriniz buna mâni de olamazdınız.
Ve sizden kimse de buna engel olamazdı.
O vakıt sizden hiç biriniz ona siper de olamazdınız
O vakit sizden hiçbiriniz ona siper de olamazdınız.
44-45-46-47. (*Farz-ı muhâl) eğer o peygamber, bize isnat ederek, kendiliğinden birtakım sözler söyleseydi, biz onu (azabımızla) kuvvetle yakalardık da onun can damarını keserdik. Hiçbiriniz buna engel de olamazdı.
O zaman, sizden hiç kimse de araya girerek bunu kendisinden engelleyip-uzaklaştırmaya güç yetiremezdi.
Hiçbiriniz buna engel olamazdınız.
pes degül sizden hįç biregü andan def' eyleyiciler.
O vakit sizden hiçbiriniz buna mâni de olamazdınız.
O takdirde (de) sizden hiçbir kimse ondan (bunu) men' ediciler değildir.
O zaman sizden hiçbiriniz de buna engel olamazdı.
Sizden hiçbir kimse de buna engel olamazdı.
artık sizin hiçbirinizde bunun önüne geçemezdiniz.
Sizden hiçbir kimse bulunamaz ki azabımızı O/ndan savuşturabilsin [⁶].
İçinizden hiç kimse de buna engel olamazdı.
O zaman, sizden hiç kimse araya girerek bunu kendisinden engelleyip uzaklaştıramazdı.
O zaman sizden hiç kimse O'nu bizden kurtaramaz, azabı O'nun üzerinden savuşturamazdı.
Hiçbiriniz buna mâni olamazdınız.
Ve hiçbiriniz onu elimizden kurtaramazdı! Fakat öyle olmadı; Muhammed, Rabb’inden aldığı mesajı size olduğu gibi ulaştırdı:
Sizden hiçbir kimse ona engel / siper olamazdı.
Hiçbiriniz de ona siper olamazdınız...
Hiçbiriniz O’na verdiğimiz cezayı engelleyip, kimse O’nu kurtaramazdı.
Hiçbiriniz buna engel de olamazdınız. [*]
Sizden hiç biriniz buna engel olamazdı.
ve hiç biriniz o’nu koruyamazdı!
Hiçbiriniz buna engel olamazdınız. 13/37
O vakit, sizden hiç biriniz buna engel de olamazdınız, onu savunamazdınız da.
da, sizden hiç kimse buna engel olamazdı.
Artık sizden bir kimse de yoktur ki, ondan menediciler olabilsinler.
Hiç biriniz de o zaman buna engel olamazdınız.
Sizden hiç kimse de buna engel olamazdı.
Sizden hiç kimse de buna engel olamazdı.
Yoḳdur sizden bir kimse anı ḳaytarıcı, özinden ölümi.
Sizden kimse de buna mani olamazdı.
Sizden hiç kimse buna engel olamazdı.
Sizden bir kimse 'ikâbımızı ondan men' idemezdi.
İçinizden hiç biri de bunun önüne geçemezdi.
O zaman sizden hiçbir kimse buna engel olamazdı.
Hiçbiriniz de bunu önleyemezdi.
Sizin hiçbiriniz ona siper de olamazdınız.
O zaman, sizden hiç kimse araya girerek bunu kendisinden engelleyip-uzaklaştıramazdı.
O vakit, sizden hiç biriniz O'na siper de olamazdınız.
Sizden hiç kimse, ona engel olamazdı.
44,45,46,47. Eğer Peygamber bize atfen bazı sözler uydurmaya kalkışsaydı, elbette onu bundan dolayı kıskıvrak yakalardık; sonra da onun şah damarını keser atardık. Hiçbiriniz buna engel de olamazdınız.[671]