49. Ayet
وَاِنَّا لَنَعْلَمُ اَنَّ مِنْكُمْ مُكَذِّب۪ينَ
Şüphesiz biz, içinizden yalanlayanların olduğunu elbette biliyoruz.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَاِنَّا لَنَعْلَمُ اَنَّ مِنْكُمْ مُكَذِّب۪ينَ
Şüphesiz biz, içinizden yalanlayanların olduğunu elbette biliyoruz.
Ve şüphe yok ki biz, elbette biliriz, sizden, yalanlayanlar vardır.
Biz iyi biliyoruz, içinizde yalanlayan kimseler var!
Elbette Biz, içinizde (Hakkı) yalanlayanların bulunduğunu biliyoruz.
İçinizden ba’zılarının bu kitâbı tekzîb itdiğini biliyoruz.
İçinizde (onu) yalan sayanlar bulunduğunu şüphesiz bilmekteyiz.
İçinizden yalanlayanlar olduğunu iyi biliyoruz.
Bununla beraber biz biliyoruzki sizden inanmıyanlar var
Bununla beraber biz biliyoruz ki sizden inanmayanlar var.
Şüphesiz biz, içinizde (Kur’ân’ı) yalanlayanların bulunduğunu biliyoruz.
Elbette Biz, içinizde (Müslüman göründüğü halde Kur’ani hüküm ve haberleri) yalanlayanların bulunduğunu da bilmekteyiz.
Biz, sizden onu yalanlayıcıları çok iyi biliyoruz.
daħı bayıķ biz bilürüz kim bayıķ sizden yalan dutıcılardur.
İçinizde yalan sayanlar bulunduğunu elbet biz de biliyoruz.
Ve şübhesiz ki biz, içinizden (onu) yalanlayanlar olduğunu gerçekten biliyoruz.
Ve elbette biz, içinizde (Kur’an’ı) yalanlayanların bulunduğunu biliyoruz.
Bizde, sizin içinizden kimler onu yalanlayacak, bilelim.
İşte Biz içinizde Kur’an’ı yalan sayanlar bulunduğunu kesin olarak biliyoruz.
İçinizden Kur/an/ı yalan sayanların bulunduğunu elbette biz biliyoruz.
Muhakkak ki Biz, içinizden onu yalanlayanları bilmekteyiz.
Elbette biz, içinizde yalanlayanların bulunduğunu biliyoruz.
Elbette biz içinizde O Kur'ân'ı yalanlayacakların bulunacağını çok iyi biliriz.
İçinizde onu yalan sayanlar bulunduğunu şüphesiz bilmekteyiz.
Bununla birlikte, ey insanlar, aranızda bu mesajı yalanlayan bedbaht kimseler olduğunu ve kıyâmete kadar da olacağını çok iyibiliyoruz!
Biz, yalanlayanların sizden olduğunu elbette biliyoruz.
Ama biz, aranızda hâlâ inkarcılar olduğunu biliyoruz.
Hiç şüpheniz olmasın! İçinizden ayetlerimizi yalanlayanların olduğunu biliyoruz.
Şüphesiz ki içinizde (onu) yalanlayanların olduğunu bilmekteyiz.
Elbette Biz içinizde ona inanmayanların bulunduğunu biliyoruz.
Ve bakın, içinizde onu yalanlayacakların bulunduğunu iyi biliriz:
Elbette biz, sizden onu yalanlayanları çok iyi biliyoruz. 6/33, 42/24
Biz içinizde Kur'ân'ı yalanlayanların bulunduğunu elbette biliyoruz.
Ama kesinlikle Biz, sizden yalanlayanlar olduğunu da çok iyi biliyoruz.
Ve muhakakak ki, Biz elbette biliriz. Şüphe yok ki, sizden tekzîp edenler vardır.
İçinizde onu yalan sayanların bulunduğunu elbette bilmekteyiz.
Şüphesiz biz, içinizden yalanlayanların olduğunu elbette biliyoruz.
Elbette biz, biliyoruz ki içinizden yalanlayanlar vardır.
Daḫı biz bilürüz ki sizden yalancılar vardur.
Elbette sizden bazılarının Peygamberi “yalancı” saydığını biliriz.
Biz, içinizde yalanlayanlar bulunduğunu elbette biliyoruz.
Sizden onı tekzîb idenler oldığını biliriz.
Çok iyi biliyoruz ki içinizde yalancılar var.
Elbette biz sizin içinizde yalanlayanlar olduğunu biliyoruz.
İçinizde onu yalanlayanların olduğunu biliyoruz.
Ve biz, içinizden onu yalanlayanların bulunduğunu kesinlikle biliyoruz.
Elbette Biz, içinizde yalanlayanların bulunduğunu biliyoruz.
Doğrusu, biz de biliyoruz ki, sizden inanmıyanlar var.
Ve gerçekten Biz, sizden hakkı yalanlayanların var olduğunu biliyoruz.
48,49. Şüphesiz Kur'ân, takvâ sahipleri için bir öğüttür. İçinizde onu yalanlayanların olduğunu elbette biliyoruz.