50. Ayet
وَاِنَّهُ لَحَسْرَةٌ عَلَى الْكَافِر۪ينَ
Şüphesiz Kur’an, kâfirler için mutlaka bir pişmanlık sebebidir.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَاِنَّهُ لَحَسْرَةٌ عَلَى الْكَافِر۪ينَ
Şüphesiz Kur’an, kâfirler için mutlaka bir pişmanlık sebebidir.
Ve şüphe yok ki Kur'an, kafirlere adeta bir hasrettir.
Kur'an kâfirlere iç yarasıdır
Şüphesiz ki o (Kur'an), inkârcılar için bir pişmanlık sebebi olacaktır (ona inanmadıklarının cezasını çekeceklerdir).
50,51. Bu kitâb kâfirlerin ye’sini mûcibdir. Çünki hakîkat-i mahzadır.
Muhakkak o, kâfirler için bir iç yarasıdır.
O, inkarcılar için bir üzüntü kaynağıdır.
Ve her halde o, kâfirler üzerinde bir hasrettir
Kuşkusuz bu Kur'ân kafirler için bir pişmanlık vesilesidir.
Şüphesiz ki o (Kur’ân, kendisini inkâr eden) kâfirler için (âhirette) bir pişmanlık (kaynağı olacak) tır.
Gerçekten O (Kur’an, kendisine iman ve itaat olunmadığı takdirde), kâfirler için (dünyada devlet ve izzetten, ahirette cennet ve saadetten mahrum kalmaları nedeniyle) bir hasretlik (vesilesi)dir.
O, gerçeği yalanlayan nankörler için derin bir pişmanlıktır.¹
daħı bayıķ ol ḥasretdür kāfirler üzere.
Muhakkak ki o (Kur'an) kâfirlere karşı (kaçınılmaz) bir hasretdir.
Ve şübhesiz ki o, kâfirler için (âhirette) elbette bir pişmanlıktır.
Oysa o (Kur’an’ı yalanlama), şüphesiz, inkâr edenler için (ahirette) acı bir pişmanlık kaynağı olacaktır.
Aynı zamanda o (Kur’an) inkâr edenler içinde kaybedişlerinin belgesidir.
İşte Kur’an tanımazlar için ne de olsa bir iç yarasıdır.
O Kur/an kâfirlere bir pişmanlıktır.
Muhakkak ki Kur’an, inkârcılar için bir üzüntü/pişmanlık kaynağıdır.
Gerçekten o (Kur'an), küfre sapanlar için bir hasrettir (pişmanlıktır).
Kur'ân Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenlere acı bir pişmanlık kaynağı olacaktır.
Muhakkak o, kâfirler için de derin bir pişmanlık sebebidir.
Fakat bu yalanlama ve yüz çevirme, Hesap Günü inkârcılar için onulmaz bir pişmanlık, acı ve üzüntü kaynağı olacaktır.
O, Kâfirler’e bir üzüntüdür.
Kuran, inkarcılar için hep bir özlem olacaktır.
Doğrusu öğütlerimiz kâfirler için pişmanlık ve bir hasret olacaktır.
Şüphesiz ki o (Kur’an), kâfirler için bir pişmanlık (sebebi)dir.
Gerçekten o (Kur’an) kâfirler için (kahredici) bir gönül yarasıdır.
ama bu [red], şüphesiz, [Allah’ın vahyinin] doğruluğu[nu] inkar edenler için acı bir pişmanlık kaynağı olacaktır,
Aynı zamanda bu Kuran kâfirler için bir iç yangınıdır. 6/130, 7/37
Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirler, mü'minlerin elde ettikleri mükâfatı gördükleri zaman, inanıp uygulamadıkları için, Kur'ân onların içinde bir özlem, acı bir pişmanlık sebebi olacaktır.
Bir o kadar kesin olan da şu ki, bu durum inkârı hayat tarzı edinenler için derin bir pişmanlık kaynağı olacak;
Ve muhakkak ki, o (Kur'ân-ı Azîm) elbette kâfirlerin üzerlerine bir hasrettir.
Muhakkak ki Kur'an kâfirler için bir hasrettir! (Müminlerin nâil olduğu sevabı görünce kendilerine yazık etmiş olduklarını anlayacaklardır)
Kesinlikle O (Kur’an), kâfirler için bir hasrettir.
O kafirler için bir üzüntüdür.
Daḫı ol ḥasretdür kāfirler üstine.
50, 51. Şüphesiz o, kâfirler için büyük bir pişmanlık ve karşılaşacakları kesin bir gerçektir. [26, 200-201; 34, 54]
Doğrusu o, kafirler için hasrettir.
O, kâfirlerin sebeb-i hasretidir.
Kur’an, kendini ayetlere kapatan bu kişilerin de yalanını ortaya çıkarır.
Muhakkak o (Kur'an), inkar edenler için bir hasrettir.
Kâfirler için o bir pişmanlıktır.
Ve o, gerçeği örten nankörler/inkârcılar için tam bir hasrettir.
Gerçekten o (Kur'an), kafirler için bir hasrettir.
Muhakkak ki, o Kur'an, kâfirler için bir pişmanlıktır, (kıyamet günü, Kur'ân'a iman etmediklerinin nedametini çekeceklerdir).
Ve bu Kur’an kâfirler için, (ulaşamadıklarından dolayı) bir hasrettir.
Elbette Kur'ân, kâfirler için bir iç yarasıdır.