A'râf Suresi 107. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

107. Ayet

فَاَلْقٰى عَصَاهُ فَاِذَا هِيَ ثُعْبَانٌ مُب۪ينٌۚ

Bunun üzerine Mûsâ, asasını yere attı. Bir de ne görsünler, apaçık bir ejderha.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Musa, sopasını yere attı, derken sopa apaşikar kocaman bir yılan oldu.

Besim Atalay (1965)

Musa değneğini yere atınca, hemen açıkça bir ejderha oluvermişti

Cemal Külünkoğlu

Bunun üzerine Musa, asasını yere bırakıverdi, o da birdenbire kocaman bir ejderha oldu.

Cemil Said (1924)

Mûsâ değneğini atdı değnek birden bire âşikâr sûretde ejderhâya tehavvül iyledi.

Diyanet Vakfı

Bunun üzerine Musa asasını yere attı. O hemen apaçık bir ejderha oluverdi!

Edip Yüksel

Asasını attı, iri bir yılan oluverdi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bunun üzerine asasını bırakıverdi, ne baksın o koskoca bir ejderha kesiliverdi

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Bunun üzerine Musa, asâsını yere bırakıverdi, o da birdenbire kocaman bir ejderha kesiliverdi.

Emrah Demiryent

Bunun üzerine (Mûsâ) asasını (yere) attı ve o, apaçık büyük bir yılan oldu.

Abdullah-Ahmet Akgül

Bunun üzerine (Musa) asasını fırlatınca, anında apaçık bir ejderha oluverdi.

Erhan Aktaş

Bunun üzerine, Musa asasını yere bıraktı, asa sahici büyük bir yılan¹ oldu.

Eski Anadolu Türkçesi

pes bıraķdı aśasını pes ol vaķt kim ol ejderhādur bellü.

Hasan Basri Çantay

Bunun üzerine (Musa) asasını bırakdı, bir de ne görsünler: O, apaçık bir ejderhâdır.

Hayrat Neşriyat

Bunun üzerine (Mûsâ) asâsını (yere) bıraktı. Bir de baktılar ki, o, apaçık bir ejderhâ!(1)

İhsan Aktaş

(Bunun üzerine) Musa, asasını yere bıraktı; bir de ne görsünler, (o değnek adata) kocaman bir yılana dönüşmüş!*

İlyas Yorulmaz

Musa asasını yere atınca, asa birden bire açık bir şekilde yılan oldu.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Bunun üzerine Musa değneğini yere bırakıverdi. Derken değnek göz göre göre yılan oluverdi.

İsmail Hakkı İzmirli

Bunun üzerine Musa asasını bıraktı. Asa besbelli ejderha oluverdi;

İsmail Yakıt

Bunun üzerine o asasını attı. Bir de ne görsünler? Apaçık bir yılan/ejderha!³⁶

Kadri Çelik

Musa, asasını yere atar atmaz apaçık bir ejderha oluverdi.

Abdullah Parlıyan

Bunun üzerine Musa asasını yere attı. “Oo bir de ne görsünler!” koskoca bir ejderha!

Kuran Yolu

Bunun üzerine Mûsâ asâsını yere attı. Bir de baktılar ki apaçık bir yılan!

Mahmut Kısa

Bunun üzerine Mûsâ asâsını atıverdi yere; bir de ne görsünler, o cansız değnek, kocaman bir yılana dönüşmüş!

Mahmut Özdemir

Derken asâsını attı; hemen o açıkça bir yılan!

Mehmet Çakır

Musa hemen sopasını yere attı. Atar atmaz da gerçek bir yılan oluverdi.

Mehmet Çoban

Bunun üzerine Musa Firavun’a gönderilen ayetleri okumaya başladı. Ayetler Firavun’un inancını sorguluyor. O’na insan olduğunu hatırlatıyor. Allah’a inanmasını, Allah’ın yasalarına uymasını istiyordu. Okuduğu ayetler Musa’nın inancının dayandığı esaslardı. Kendini İlah zanneden Firavun ne yapacağını şaşırdı. Bugüne kadar sarayında herkes ona Tanrı gözüyle bakarken, onu Tanrı olarak kutsarken, Musa’nın sözleri aksini iddia ediyordu. Okunan ayetler sarayın her yanını bir ejderha gibi sarmış, Firavun’un sarayının sütunları sarsılmıştı. Firavun kurduğu Tanrılık düzenin sallanmaya başladığını anladı. Çünkü Musa’nın eli çok güçlüydü. Dayandığı esaslar (asa) çok kuvvetliydi. Firavun inancının temelini allak bullak etmişti.

Mehmet Okuyan

(Musa) asasını atmıştı. Bir de ne görsünler, o (asa) apaçık bir yılan (olmuş)! [*]

Mehmet Türk

(Bunun üzerine Mûsa) âsâsını bıraktı. Bir de baktılar ki âsâ, gerçek bir yılan (oluvermiş.)¹

Muhammed Esed

Bunun üzerine [Musa], asâsını yere bıraktı: Oo! [bir de ne görsünler!] düpedüz bir yılandı, bu;

Mustafa Çavdar

Bunun üzerine Musa asasını yere bıraktı. O anda ne görsünler! Asa apaçık bir yılan oluvermiş! 26/30...33

Ahmet Tekin

Bunun üzerine Mûsâ asâsını yere attı. Asâ hemen, âşikâre bir ejderha oluverdi.

Mustafa İslamoğlu

Bunun üzerine (Musa) asâsını yere bıraktı: Fakat o da ne? Düpedüz bir yılandı o!

Ömer Nasuhi Bilmen

Bunun üzerine âsâsını bıraktı. Âsâ hemen apaçık bir ejderha oluverdi.

Orhan Kuntman

Musa asasını yere attığında - bir de ne görsünler- asa, koskoca bir ejderha olmamış mı?

Osman Fırat

Bunun üzerine Mûsâ, asasını yere attı. Bir de ne görsün!er, apaçık kıvrılan bir yılan.

Şaban Piriş

O anda Musa bastonunu attı. Şimdi o apaçık bir ejderha olmuştu.

Satıraltı Meal (1534)

Pes bıraḳdı Mūsā ‘aṣāsını ol vaḳtda ol ulu yılan oldı.

Suat Yıldırım

107, 108. Bunun üzerine Mûsâ, asasını yere bırakıverdi, bir de ne görsün: o koskoca bir ejderha kesilmiş! Elini sıyırıp çıkardı, bir de ne görsün: Bakan kimseler için parlak mı parlak, ışık saçan bir el haline gelmiş! [20, 18-22] {KM, Çıkış 4, 2-8}

Süleyman Ateş

Bunun üzerine (Musa), asasını attı, birden o, açıkça bir ejderha (oluverdi).

Süleyman Tevfik (1927)

Mûsâ 'asâsını yere bırakdı. O da derhâl büyük ve âşikâr bir ejderhâ oldı.

Süleymaniye Vakfı

Musa hemen değneğini yere attı. Birden bire tam bir yılan oluverdi.

Ahmet Varol

Bunun üzerine (Musa) asasını attı ve bir anda apaçık bir yılan oluverdi.

Ümit Şimşek

Musa asâsını attığında o koca bir yılan kesiliverdi.

Yaşar Nuri Öztürk

Bunun üzerine Mûsa, asasını yere attı; birden korkunç bir ejderha oluverdi o.

Ali Bulaç

Böylelikle (Musa) asasını fırlatınca, anında apaçık bir ejderha oluverdi.

Ali Fikri Yavuz

Bunun üzerine Mûsa, asâsını yere bıraktı. Hemen o anda asâ, kocaman bir ejderha oluverdi.

Bahaeddin Sağlam

Musa, asasını atar atmaz ortaya apaçık bir ejderha olarak çıkıverdi.

Bayraktar Bayraklı

Bunun üzerine Mûsâ asâsını yere attı, o hemen tam anlamıyla bir ejderha oluverdi.