84. Ayet
وَاَمْطَرْنَا عَلَيْهِمْ مَطَرًاۜ فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُجْرِم۪ينَ۟
Onların üstüne bir azap yağmuru yağdırdık.”[221] Bak, suçluların akıbeti nasıl oldu.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَاَمْطَرْنَا عَلَيْهِمْ مَطَرًاۜ فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُجْرِم۪ينَ۟
Onların üstüne bir azap yağmuru yağdırdık.”[221] Bak, suçluların akıbeti nasıl oldu.
Onlara yağmur gibi taş yağdırdık, bak da gör suçluların sonucu ne olmuş.
Onların üzerine bir yağış yağdırdık, günaha girenlerin bak sonları nicedir?
Ve (geride kalanların) üzerlerine (helak edici) bir yağmur yağdırdık. İşte görün, günaha gömülüp gidenlerin (ve isyana dalanların) başına geleni!
81, 82. Lût’ı ve ’âilesini kurtardık, yalnız zevcesi arkada kaldı, gizli küfür itdi, ânların üzerine bir (taş) yağmurı yağdırdık: mücrimlerin ’âkıbeti ne oldığını gör!
Ve üzerlerine (taş) yağmuru yağdırdık. Bak ki günahkârların sonu nasıl oldu!
Üstlerine bir yağmur yağdırdık. Suçluların sonuna bak!
Ve üzerlerine bir azab yağmuru yağdırdık, işte bak mücrimlerin akıbeti nasıl oldu
Ve üzerlerine bir (azab) yağmuru yağdırdık. Bak ki günahkârların sonu nasıl oldu!
Ve (geride kalanların) üzerlerine (helâk edici, taştan) bir yağmur yağdırdık. Bak, suçluların (kâfirlerin) sonu nasıl oldu!
Ve onların üzerine (taşlardan) bir (azap) sağanağı yağdırdık ki, utanmaz günahkârların uğradıkları sona işte bir bak hele, nasıl (kahru perişan) olmuşlardı!
Üzerlerine bir yağmur yağdırdık. Bak, mücrimlerin¹ sonu nasıl oldu!
daħı yıġdurduķ anlaruñ üzere yaġmur pes baķ nite oldı yavuz işleyicilerüñ śoñı
Onların üzerine bir (azâb) yağmur (u) yağdırdık. İşte bak günahkârların sonu nice olmuşdur!
Ve üzerlerine (taştan) bir yağmur yağdırdık. İşte bak günahkârların âkıbeti nasıl oldu!
Ve onların (o halkın yaşadıkları şehirlerin) üzerine (helâk edici) bir yağmur (volkanik lavlar) yağdırdık. İşte İbret nazarıyla bir bak (araştır), suçluların sonu nasıl oldu?*
Onların üzerlerine şiddetli (yok edici) yağmur yağdırdık. Suç işleyen toplumların sonunun nasıl olduğuna bakın.
Onların üzerine öyle bir yağmur yağdırdık ki sen de gör işte suç işleyenlerin sonu nice oldu.
Üzerlerine yağış gibi taş yağdırdık. Günahkârların sonu ne oldu? Görüyorsunuz ya.
Onların üzerine öyle bir (azap) yağmuru yağdırdık ki, suçluların sonu nasıl oldu bir bak!²⁷
Ve üzerlerine (taştan) yağmur yağdırdık! Suçluların sonunun nasıl olduğuna bir bak!
Onların üzerine azaptan taş yağmuru yağdırdık. İşte görün günaha gömülüp gidenlerin sonucu nasıl oldu?
Ve üzerlerine dehşetli bir yağmur (taş) yağdırdık. İşte gör günahkârların sonunun ne olduğunu!
Ve geride kalanların üzerlerine, zalimleri kırıp geçiren azap taşlarını yağmur gibi yağdırdık! İşte, bu ibret verici olaya bir bakın da, suçluların cezası nasılmış, görün!
Bir de üzerlerine yağmur yağdırdık. Bir bak, Mücrimler’in / Suç İşleyenler’in sonu nasıl oldu?
Sonra üzerlerine felaket yağdırıp işlerini bitirdik. [2] Pis suçluların sonu n'oldu gör bak…
Üzerlerine taş yağmuru yağdırdık! Bak! Günahkârların sonu nasıl oldu?
Üzerlerine büyük bir bela yağmuru yağdırmıştık. Bak ki suçluların sonu nasıl olmuştu! [*]
Ve üzerlerine çok şiddetli bir (azap) yağmuru yağdırdık. Günâhkârların sonunun nasıl olduğuna bir bak.
Bu arada, [helak edici] bir yağmur yağdırdık berikilerin üzerine: İşte görün, günaha gömülüp gidenlerin başına geleni!
Onların üzerine azap yağmuru yağdırdık. İşte bak, günaha gömülenlerin sonu nice olurmuş. 51/33- 34
Üzerlerine yağmur gibi taş yağdırdık. İbret nazarıyla bir bak, incele, İslâm'a planlı cephe alarak, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen güç ve iktidar sahibi âsilerin, suçluların sonu nasıl oldu?
Sonunda sağanak (gibi belâ) yağdırdık üzerlerine:[¹²¹⁷] Gör ki günaha gömülüp gidenlerin sonu nice olurmuş!
Ve onların üzerlerine bir (azap) yağmuru yağdırdık. Artık bak günahkârların akibeti nasıl oldu?
Ve onların (geride kalanların) üzerine (ateşten) bir azap yağmuru yağdırdık. (Ey o yolda olan insan) Artık bak (da ibret al) o günahkarların sonu ne kadar feci oldu.
Ve onların üstüne bir azap yağdırdık. " Bak, suçluların akıbeti nasıl oldu.
Onlara azap yağmuru yağdırdık. İşte bak, günahkarların sonu nasıl oldu!
Yaġdurduḳ biz anlar üstine ṭaşları yaġmur gibi. Gör yā Muḥammed niceoldı āḫiri yaman kişilerüñ. |
Üzerlerine bir azap yağmuru yağdırdık. İşte bak, suçlu kâfirlerin sonu nice oldu!
Ve üzerlerine bir (taş) yağmur(u) yağdırdık; bak, işte suçluların sonu nasıl oldu!
Ve üzerlerine (Kavm-i Lût'un kâfirleri üzerine) öyle bir yağmur ('azâb yağmurı) yağdırdık. Bak mücrimlerin sonı nasıl oldı? [²]
Üzerlerine bir yağmur yağdırdık. Şimdi sen o suçluların sonunun nasıl olduğunu bir düşün.
Onların üzerine şiddetli bir (azap) yağmuru yağdırdık. Suçluların sonlarının nasıl olduğuna bak!
Onların üzerine ise bir azap yağmuru yağdırdık. İşte bak, mücrimlerin sonu nasıl oldu!
Üzerlerine bir de yağmur indirdik. Bak nasıl oldu suçluların sonu!
Ve onların üzerine bir (azab) sağanağı yağdırdık. Suçlu-günahkarların uğradıkları sona bir bak işte.
Üzerlerine bir azab yağmuru yağdırdık. İşte bak, peygamberleri inkâr eden mücrimlerin sonu nasıl oldu!...
Onlara bir azap yağmurunu yağdırdık. İşte mücrimlerin (zalim ve kâfirlerin) sonunun nasıl olduğunu gör!
Üzerlerine şiddetli bir yağmur yağdırdık. Bak, günahkârların sonu nasıl oldu?