A'râf Suresi 91. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

91. Ayet

فَاَخَذَتْهُمُ الرَّجْفَةُ فَاَصْبَحُوا ف۪ي دَارِهِمْ جَاثِم۪ينَۚۛ

Derken, onları o korkunç sarsıntı yakaladı da yurtlarında yüzüstü hareketsiz çöke kaldılar.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Derken, şiddetli bir depremle azaba uğradılar, yurtlarında diz çökmüş bir halde yüzükoyun kapanarak helak olup gittiler.

Besim Atalay (1965)

Hemen, bir deprenti çattı onlara, hepsi de yüzü kuylu düştüler

Cemal Külünkoğlu

Derken, onları (müthiş bir gürültüyle patlayan bir) sarsıntı/deprem yakalayıverdi ve evlerinde birbiri üzerine yığılarak ölüverdiler.

Cemil Said (1924)

Bir ra’şe ânları yakaladı irtesi sabah ânları hânelerinde yüz üsti düşüb ölmüş buldılar.

Diyanet Vakfı

Derken o şiddetli deprem onları yakalayıverdi de yurtlarında diz üstü donakaldılar.

Edip Yüksel

Bunun üzerine onları bir sarsıntı yakaladı da evlerinde diz üstü çöküverdiler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Derken onları o recfe tutuverdi, derhal vatanlarında çöke kaldılar

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Derken o (müthiş) sarsıntı onları yakalayıverdi, yurtlarında diz üstü çökekaldılar.

Emrah Demiryent

Bunun üzerine onları, o şiddetli sarsıntı yakaladı da yurtlarında diz üstü çöküp kaldılar (helâk oldular).

Abdullah-Ahmet Akgül

Bunun üzerine onları dayanılmaz bir sarsıntı tuttu da, (bir deprem sonucu) kendi yurtlarında diz üstü çökmüş (ve ocakları sönmüş) olarak sabahladılar (hepsi helak oldular).

Erhan Aktaş

Derken şiddetli bir sarsıntı onları yakaladı ve yurtlarında dizüstü çöke kaldılar.

Eski Anadolu Türkçesi

pes duttı anları deprenmek ya'nį yirüñ pes oldılar sarāyları içinde gögüz üzere yatıcılar.

Hasan Basri Çantay

Bunun üzerine onları o müdhiş zelzele yakalayıverdi de yurdlarında diz üstü çöken (helake uğrayan) kimseler oldular.

Hayrat Neşriyat

Bunun üzerine onları o sarsıntı yakaladı da yurtlarında dizüstü çöküp kalan kimseler oldular.

İhsan Aktaş

Derken, onları (o zalim ve azgın halkı şiddetli bir gürültüyle patlayan bir) sarsıntı (volkanik deprem) yakalayıverdi ve evlerinde birbiri üzerine yığılarak ölüverdiler.

İlyas Yorulmaz

Sonra onları bir sarsıntı yakaladı ve yurtlarında dizlerinin üstüne çöküp kaldılar.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Bunun üzerine deprem onları öyle bir sarstı ki oldukları yerde yüzükoyun düşüp öldüler.

İsmail Hakkı İzmirli

91, 92. Bunun üzerine onlar dehşetli bir sarsılmaya tutuldular. Hemen oldukları yerde diz çöktüler. Şuayb/ı yalancı çıkaranlar yerlerinde asla bulunmamış gibi oldular. Şuayb/ı yalancı çıkaranlar ziyankâr oldular.

İsmail Yakıt

Derken o müthiş sarsıntı onları yakaladı ve bulundukları yerde [dârihim] diz üstü çökekaldılar.²⁹

Kadri Çelik

Bu yüzden onları bir sarsıntı tuttu da böylece evlerinde diz üstü çöküverenler oldular.

Abdullah Parlıyan

Derken bir sarsıntı onların işini bitirdi de, cansız olarak yurtlarında diz üstü yıkılıp kaldılar.

Kuran Yolu

Nihayet o şiddetli deprem onları yakalayıverdi de yurtlarında yere serilip kaldılar.

Mahmut Kısa

Derken, ansızın dehşet verici bir gürültüyle patlayan ve şehrin altını üstüne getiren korkunç bir sarsıntı çarpıverdi onları ve cansız bir hâlde, oldukları yere seriliverdiler!

Mahmut Özdemir

Derken onları Recfe / “Şiddetli Sarsıntı” aldı. Yurtlarında çöke kaldılar.

Mehmet Çakır

Derken müthiş bir sarsıntıya yakalandılar. Evleri içinde büzüşüp kaldılar.

Mehmet Çoban

Derken şiddetli bir deprem onları yakaladı. Yurtlarında diz üstü çökekaldılar.

Mehmet Okuyan

(Bunun üzerine) onları bir sarsıntı yakalamıştı da yurtlarında diz üstü (hareketsiz) kalmışlardı. [*]

Mehmet Türk

Bunun üzerine, büyük bir sarsıntı onları hemen yakalayıverdi ve oldukları yerde, diz üstü çöke kaldılar.¹

Muhammed Esed

Derken, bir deprem onların işini bitirdi: kendi evlerinde cansız olarak yere serilip kaldılar. ⁷³

Mustafa Çavdar

Derken dehşetli bir sarsıntı onları ansızın yakalayıverdi ve bulundukları yere öylece cansız yığılıp kaldılar. 26/188... 190

Ahmet Tekin

Derken, şiddetli bir gürleme halinde âni bir sarsıntı onların işini bitirdi. Sabahleyin yurtlarında yere çarpılarak çakılıp kalanlar oldular.

Mustafa İslamoğlu

Derken şiddetli bir sarsıntı onları yakalayıverdi ve kendi yurtlarında cansız donakaldılar.[¹²²⁴]

Ömer Nasuhi Bilmen

Derken onları şiddetli bir zelzele yakaladı da yurtlarında diz üstü çöken kimseler oldular.

Orhan Kuntman

Derken onları şiddetli bir deprem (ve korkunç bir sayha) yakalayıverdi de yurtlarında diz üstü çöke kaldılar, (helak olup gittiler)

Osman Fırat

Derken, onları o korkunç bir sarsıntı yakaladı da yurtlarında yüzüstü çöke kaldılar.

Şaban Piriş

91,92. -Onları dehşetli bir sarsıntı tuttu ve oldukları yerde çöküp kaldılar. Şuayb'ı yalanlayanlar sanki orda hiç yaşamamış gibi oldular. Şuayb'ı yalanlayanların asıl kendileri mahvoldu.

Satıraltı Meal (1534)

Pes helāk eyledi anları zelzele bile ṣabāḥ olduḳda, şehrlerinde dizlerin uruphelāk oldılar.

Suat Yıldırım

Derken şiddetli bir deprem onları kıskıvrak yakaladı ve derhal oldukları yerde çökekaldılar. [11, 94; 26, 189]

Süleyman Ateş

Derken o müthiş sarsıntı onları yakalayıverdi, yurtlarında diz üstü çökekaldılar.

Süleyman Tevfik (1927)

(Bunun üzerine) onları zelzele ahz itdi ve menzillerinde yüzüsti düşüb helâk oldılar.

Süleymaniye Vakfı

Çok geçmeden onları öyle bir sarsıntı tuttu ki bulundukları yere çöküp kaldılar.

Ahmet Varol

Bunun üzerine onları kuvvetli bir sarsıntı aldı ve yurtlarında diz üstü çöküp kaldılar.

Ümit Şimşek

Sonra onları şiddetli bir sarsıntı yakaladı da yurtlarında yüzüstü serilip kaldılar.

Yaşar Nuri Öztürk

Bunun üzerine o şiddetli sarsıntı/o korkunç titreşim onları yakalayıverdi de öz yurtlarında yere çökmüş hale geldiler.

Ali Bulaç

Bunun üzerine onları dayanılmaz bir sarsıntı tuttu da, kendi yurtlarında diz üstü çökmüş olarak sabahladılar.

Ali Fikri Yavuz

Nihayet onları, o korkunç zelzele (sarsıntı) yakalayıverdi. Böylece evlerinde çöküp helâk oldular.

Bahaeddin Sağlam

Bunun üzerine bir deprem onları yakaladı; evlerinde yığılıp kaldılar.

Bayraktar Bayraklı

Derken o müthiş sarsıntı onları yakalayıverdi; yurtlarında diz üstü çöktüler.