A'râf Suresi 92. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

92. Ayet

اَلَّذ۪ينَ كَذَّبُوا شُعَيْبًا كَاَنْ لَمْ يَغْنَوْا ف۪يهَاۚۛ اَلَّذ۪ينَ كَذَّبُوا شُعَيْبًا كَانُوا هُمُ الْخَاسِر۪ينَ

Şu’ayb’ı yalanlayanlar sanki orada hiç yaşamamışlardı. Şu’ayb’ı yalanlayanlar var ya, asıl ziyana uğrayanlar onlar oldu.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Şuayb'i yalanlayanlar, sanki oralarda hiç oturmamışlar, hiç yaşamamışlardı, Şuayb'i yalanlayanlar, asıl zarara uğramışlardı.

Besim Atalay (1965)

Şuayb'ı yalanlamış olanlar, orda oturmamış gibi oldular, Şuayb'a inanmayanlar ziyan ettiler

Cemal Külünkoğlu

Şuayb'ı yalanlayanlar, (öyle bir azaba uğradılar ki) sanki yurtlarında hiç oturmamış gibi (kendileri yalan) oldular. Evet, Şuayb'ı yalanlayanlar, hüsrana uğrayanlar işte onlar oldular.

Cemil Said (1924)

Şu’ayb’i yalancılıkla ithâm idenler hiç o memleketlerde yaşamamış gibi gâib oldılar, Şu’ayb’i yalancılıkla ithâm idenler mahv oldılar.

Diyanet Vakfı

Şuayb'ı yalanlayanlar sanki yurtlarında hiç oturmamış gibiydiler. Asıl ziyana uğrayanlar Şuayb'ı yalanlayanların kendileridir.

Edip Yüksel

Şuayb'ı yalanlayanlar sanki hiç orada yaşamamışlar gibi yok oldular. Şuayb'ı yalanlayanlar, asıl kaybedenler onlar oldular.

Elmalılı Hamdi Yazır

Şuaybı tekzib edenler sanki orada bir şenlik tutmamışlardı, Şuaybı tekzib edenler, husrane düşenler onlar olmuşlardı

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Şu'ayb'ı yalanlayanlar, sanki yurtlarında hiç şenlik tutmamış gibi oldular. Şu'ayb'ı yalanlayanlar var ya işte ziyana uğrayanlar, onlar oldular.

Emrah Demiryent

Şuayb’ı yalanlayanlar, sanki orada hiç yaşamamış gibi oldular. Şuayb’ı yalanlayanlar var ya, asıl ziyana uğrayanlar onlar oldu.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Sonunda) Şuayb’ı yalanlayanlar, sanki ’hiç orada oturmamış ve refah içinde yaşamamışlar’ gibi (yıkılıp yok) oldular; (böylece) Şuayb’ı yalanlayanlar, asıl (büyük) hüsrana uğradılar.

Erhan Aktaş

Şu'ayb'ı yalanlayanlar, sanki orada hiç yaşamamışlar gibi yok oldular. Asıl kaybedenler Şu'ayb'ı yalanlayanlar oldu.

Eski Anadolu Türkçesi

anlar kim yalan duttılar şu'ayb’ı taman muķım olmadılar gibi anuñ içinde. anlar kim yalan duttılar şu'ayb’ı oldılar anlar ziyānlular.

Hasan Basri Çantay

Şuaybı yalanlayanlar zâten (yurdlarında) oturmuşlar gibi oldular. Şuaybı yalanlayanlardır ki en büyük zarara uğrayanlar onlar olmuşlardır.

Hayrat Neşriyat

Şuayb'ı yalanlayanlar sanki orada hiç oturmamışlardı! (Evet!) Şuayb'ı yalanlayanlar, kendileri hüsrâna uğrayanlar oldular.

İhsan Aktaş

Şuayb’ı yalanlamış olanlar, (öyle bir yıkıma uğradılar ki) sanki yurtlarında hiç oturmamış (yaşamamış) gibi oldular. Şuayb’ı yalanlamış olanlar işte ziyana uğrayanlar, onlar oldular.

İlyas Yorulmaz

Şuayb’ı yalanlayanların yalanlamaları kendilerine hiçbir yarar sağlamadığı gibi, Şuayb’ı yalanlayanlar kaybedenlerden oldular.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Şuayb’ı yalan sayanlar sanki yurtlarında barınmamış gibi oldular. Şuayb’ı yalan sayanlar kendilerine yazık etmiş oldular.

İsmail Hakkı İzmirli

91, 92. Bunun üzerine onlar dehşetli bir sarsılmaya tutuldular. Hemen oldukları yerde diz çöktüler. Şuayb/ı yalancı çıkaranlar yerlerinde asla bulunmamış gibi oldular. Şuayb/ı yalancı çıkaranlar ziyankâr oldular.

İsmail Yakıt

Şuayb’ı yalanlayanlar sanki orada yaşamamış gibiydiler. Şuayb’ı yalanlayanlar zarara uğrayanlardan oldular.³⁰

Kadri Çelik

Şuayb'ı yalanlamakta olanlar, sanki orada hiç yaşamamışlar gibi oldular. Şuayb'ı yalanlamakta olanlar, asıl büyük hüsrana uğrayanlar oldular.

Abdullah Parlıyan

Onlar ki, Şuayb'ı yalanlayan kimselerdi; sanki orada hiç şen şakrak yaşamamış gibi oldular. Onlar ki, Şuayb'ı yalancı çıkarmak isteyen kimselerdi, sonunda kendileri kaybedenlerden oldular.

Kuran Yolu

Şuayb’ı yalanlayanlar sanki orada hiç yurt tutmamış gibi oldular. Böylece asıl hüsrana uğrayanlar, Şuayb’ı yalanlayanlar oldu.

Mahmut Kısa

Şuayb’ı yalancılıkla suçlayanlar... Onlar değildi sanki, düne kadar yurtlarında şen şakrak dolaşanlar! Evet, Şuayb’ı yalanlayanlar... Asıl kendileri olmuştu korkunç felâkete uğrayanlar!

Mahmut Özdemir

Orada Şuayb’ı yalanlamış olanlar sanki yaşamadı. Şuayb’ı yalanlamış kimseler, gerçekten Hüsrana Düşenler oldular.

Mehmet Çakır

Şuayb’i yalanlayanlar, sanki orada hiç varlık sürmemişçesine yok olup gittiler. Şuayb’i yalanladılar ve kaybettiler.

Mehmet Çoban

Şuayb’ı yalanlayanlar, sanki yurtlarında hiç yaşamamış gibiydiler. Böylece asıl ziyana uğrayanlar Şuayb’ı yalanlayanlar oldu.

Mehmet Okuyan

Şuayb’ı yalanlayanlar sanki yurtlarında hiç kalmamış gibiydiler; [*] Şuayb’ı yalanlayanlar kaybedenlerin ta kendileridir.

Mehmet Türk

Şuayb’ı yalanlayanlar sanki orada hiç yaşamamış gibi oldular. Ve yine Şuayb’ı yalanlayanlar ancak kendileri perişan oldular.¹

Muhammed Esed

Onlar ki Şuayb’ı yalancı çıkarmak isteyen kimselerdi: Sanki orada hiç yaşamamış gibi oldular. Onlar ki, Şuayb’ı yalancı çıkarmak isteyen kimselerdi: Kendileri kaybeden kimseler oldular!

Mustafa Çavdar

Şuayb’i yalancılıkla suçlayanlar sanki orada hiç yaşamamışlardı. Sonunda asıl kaybedenler Şuayb’i yalanlayanlar oldu.

Ahmet Tekin

Şuayb'i yalanlayanlar sanki yurtlarında hiç yaşamamış, hiç güzel gün görmemiş gibiydiler. Şuayb'i yalanlayanlar, işte ziyana uğrayanlar, onlar oldular.

Mustafa İslamoğlu

Onlar ki Şuayb’ı yalanlıyorlardı, kendileri yalan oldular…[¹²²⁵] Onlar ki Şuayb’ı yalancı çıkarıyorlardı,[¹²²⁶] kaybeden yine onlar oldu…

Ömer Nasuhi Bilmen

Şuayb'ı tekzîp edenler, sanki orada hiç kalmamışlar gibi oldular. Şuayb'i yalanlayanlardır ki, en büyük zarara uğrayanlar onlar olmuşlardır.

Orhan Kuntman

Şuayb'ı yalancı sayanlar sanki yurtlarında hiç (bir gün bile) kalmamış oldular. (Şuayb’a inananlar değil, asıl) Şuayb'ı yalancı sayanlar en büyük zarara uğrayanlardan oldular.

Osman Fırat

Şu’ayb’ı yalanlayanları hiç bir şey kurtarmadı. Şu’ayb’ı yalanlayanlar ise, asıl ziyana uğrayanlar onlar oldu.

Şaban Piriş

91,92. -Onları dehşetli bir sarsıntı tuttu ve oldukları yerde çöküp kaldılar. Şuayb'ı yalanlayanlar sanki orda hiç yaşamamış gibi oldular. Şuayb'ı yalanlayanların asıl kendileri mahvoldu.

Satıraltı Meal (1534)

Ol kişiler ki Şu‘aybı yalanladılar, ṣanasın ol şehrde mevcūd olmadılar‐ıdı. Olkişiler ki Şu‘aybı yalanladılar, anlar dünyā ve āḫireti ziyān itdiler.

Suat Yıldırım

Şuayb'ı yalancı sayanlar. . . onlar değildi sanki vatanlarında, şen şakrak dolaşanlar! Şuayb'ı yalancı sayıp perişan etmek isteyenler. . . asıl perişan olanlar, işte onlar oldular.

Süleyman Ateş

Şu'ayb'i yalanlayanlar, sanki yurtlarında hiç oturmamış gibi oldular. Şu'ayb'i yalanlayanlar... işte ziyana uğrayanlar, onlar oldular.

Süleyman Tevfik (1927)

Şu'ayb'ı tekzîb idenler güyâ hiç dünyâya gelmemiş gibi oldılar. Şu'ayb'ı tekzîb idenler dîn ve dünyâda ziyân itdiler.

Süleymaniye Vakfı

Şuayb’ı yalan sayanlar orada hiç yaşamamış gibi oldular. Şuayb’ı yalan sayanlar asıl kaybedenler oldular.

Ahmet Varol

Şu'ayb'ı yalanlayanlar sanki orada hiç yaşamamış gibi oldular. Asıl zarara uğrayanlar Şu'ayb'ı yalanlayanlar oldu.

Ümit Şimşek

Şuayb'ı yalanlayanlar, sanki orada hiç yaşamamış gibiydi. Asıl ziyan edenler, Şuayb'ı yalanlayanlar oldu.

Yaşar Nuri Öztürk

Şuaybı yalanlayanlar sanki o yerde hiç şenlik kurmamışlardı. Şuayb'ı yalanlayanlar hüsrana saplananların ta kendileriydi.

Ali Bulaç

Şuayb'ı yalanlayanlar, sanki orada 'hiç refah içinde yaşamamışlar' gibi oldular: Şuayb'ı yalanlayanlar, asıl büyük hüsrana uğradılar.

Ali Fikri Yavuz

Şuayb'ı tekzip edenler, sanki evlerinde bir şenlik tutmamışlardı. Şuayb'ı yalanlıyanlardır ki, onlar ziyan görenler olmuşlardır.

Bahaeddin Sağlam

Şuayb’ı yalanlayanlar, sanki o memlekette hiç yaşamamış gibi oldular. Asıl zararlı çıkanlar, onu yalanlayanlar oldu.

Bayraktar Bayraklı

Şu‘ayb'ı yalanlayanlar, sanki yurtlarında hiç oturmamış gibi oldular. Böylece Şu‘ayb'ı yalanlayanlar; işte asıl ziyana uğrayanlar onlar oldular!