Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Hiçbir şehre peygamber göndermedik ki oranın halkını, yola gelsinler de yalvarıp yakarsınlar diye can ve malca bir sıkıntıya, bir azaba uğratmayalım.
Besim Atalay (1965)
Biz bir yere peygamber gönderirsek, yalvarması için onlara kıtlık da, darlık da verirdik
Cemal Külünkoğlu
Biz hangi bir bölgeye/topluma bir nebi (veya elçi) gönderdiysek ora halkını (gaflet uykusundan uyansınlar, aciz olduklarını anlasınlar ve) yalvarıp yakarsınlar diye bir takım zorluk ve sıkıntıyla yakalayıvermişiz (imtihan etmişiz)dir.
Cemil Said (1924)
Enbiyâdan birini bir karyeye gönderdiğimiz vakit tekzîb itdiler biz de ânlara dayk-ı ma’îşet virdik tâ ki tazarru’da bulunsunlar..
Diyanet Vakfı
Biz hangi ülkeye bir peygamber gönderdiysek, ora halkını, (peygambere baş kaldırdıklarından ötürü bize) yalvarıp yakarsınlar diye mutlaka yoksulluk ve darlıkla sıkmışızdır.
Edip Yüksel
Her ne zaman bir ülkeye bir peygamber gönderdiysek, yalvarsınlar diye halkını darlık ve sıkıntıya uğrattık.
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz hangi memlekete bir Peygamber gönderdikse iptida ahâlisini şiddet ve zaruretle sıkmışızdır ki niyaza düşsünler
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Biz hangi ülkeye bir peygamber gönderdiysek, onun halkınıyalvarıp yakarsınlar diye mutlaka yoksulluk ve darlıkla sıkmışızdır.
Emrah Demiryent
Biz, hangi memlekete bir peygamber gönderdiysek, oranın (hakkı inkâr eden) halkını, ancak (emirlerimize boyun eğsinler ve günahlarına tövbe ederek) yalvarıp yakarsınlar diye, fakirlik ve sıkıntıya uğratmışızdır.
Abdullah-Ahmet Akgül
Biz hangi ülkeye (ve bölgeye) bir peygamber gönderdiysek, oranın (inanmayan) halkı yalvarıp-yakarsınlar (pişman olup iman ve itaate yanaşsınlar) diye, mutlaka onları dayanılmaz bir zorluk (yoksulluk, sarsıntı) ve sıkıntıyla tutup (silkeledik).
Erhan Aktaş
Hangi beldeye bir nebi gönderdiysek, o beldenin halkını tazarru¹ etsin diye sıkıntı ve zorlukla yakaladık.
Eski Anadolu Türkçesi
daħı viribimedük hįç köyde hįç peyġamber illā kim duttuķ ol köy ķavmun ķatılıġ-ıla daħı yavuz ħal-ıla anuñ-içün kim anlar yavuz aġıralar.
Hasan Basri Çantay
Biz hangi memlekete bir peygamber gönderdi isek onun halkını (peygamberlerini tanımamaları yüzünden) yalvarıb yakarsınlar diye mutlakaa fakirlikle, şiddetle, hastalıkla (sıkıb) yakaladık.
Hayrat Neşriyat
İşte (biz) hangi şehre bir peygamber gönderdiysek, mutlaka oranın halkını sıkıntılar ve hastalıklarla yakaladık;(2) tâ ki yalvarsınlar (ve îmâna gelsinler).
İhsan Aktaş
Ve (Resulüm!) Biz hiçbir topluma (mesajlarımızın tebliğini yapan bir) elçi göndermemişizdir ki, (kibir ve inatlarından vazgeçip) yalvarsınlar diye onları darlıkla, sıkıntıyla almamış olmayalım.*
İlyas Yorulmaz
Biz bir kasabaya nebilerden kimi göndermişsek, oranın halkını azap ve sıkıntılara uğrattık ki, belki Rablerine saygı ile boyun eğerler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Biz hangi ile bir peygamber gönderdikse oranın kişilerini darlığa, sıkıntıya uğratmışızdır. Bu da Allah’a yakarsınlar diyedir.
İsmail Hakkı İzmirli
Hangi bir kasabaya bir peygamber göndermişsek ahalisi onu tanımamakla onları, yalvarıp yakarmaları için fakirliğe, hastalığa [²] giriftar ettik.
İsmail Yakıt
Biz bir beldeye/memlekete bir peygamber göndermemiş olalım ki, ola ki içtenlikle yakarırlar/kibirlerinden arınırlar [yetedarraûn] diye, ora halkını sıkıntı ve darlığa uğratmamış olalım.³¹
Kadri Çelik
Biz hangi memlekete bir peygamber gönderdiysek, onun halkı yalvarıp-yakarsınlar diye, mutlaka onları dayanılmaz bir zorluk (yoksulluk) ve sıkıntıyla yakalayıvermişizdir.
Abdullah Parlıyan
Hangi memlekete bir peygamber göndermişsek, mutlaka ora halkını yalvarıp yakarsınlar diye bir takım sıkıntı ve şiddetle hırpalamışızdır.
Kuran Yolu
Biz hangi ülkeye bir peygamber gönderdiysek mutlaka ora halkını, Allah’a yönelip yalvarsın yakarsınlar diye dert ve sıkıntıya uğratmışızdır.
Mahmut Kısa
Biz hangi ülkeye bir Peygamber veya dâvetçi gönderdiysek, mutlaka o ülke halkını yoksulluk ve benzeri sıkıntılarla imtihân etmişizdir ki, böylece gaflet uykusundan uyansınlar da, ne kadar âciz olduklarını idrâk ederek Allah’a yönelip yalvarsınlar.
Mahmut Özdemir
Hangi şehre bir nebiyy gönderdiysek, oranın ahâlisini Darlık (Kıtlık / Ekonomik Kriz) ve (Sosyal ve Siyasal) Bunalım ile yakaladık. Umulur ki boyun eğerek yalvarırlar.
Mehmet Çakır
Biz, bir kente bir elçi göndermeden önce, halkını açlık ve yoksulluk sıkıntısına sokarız ki dua etme ihtiyacı duysunlar.
Mehmet Çoban
Biz hangi ülkeye Nebi gönderdiysek halklarını değişik açılardan sınarız. Onların arasında yoksulluk darlık olur. Onlara bakarız. Yoksullukta, darlıkta ne yapıyorlar? Başlarına gelen darlıkta yoksullukta Allah’a mı yalvarıyorlar yoksa başka şeylere mi? Doğal yasamız her toplumu kuşatır. Doğal yasamızdan kaçış yoktur.
Mehmet Okuyan
Her şehre bir peygamber gönderdiğimizde (gerçeğe) boyun eğsinler diye onları elbette çeşitli sıkıntı ve darlıkla denemiştik. [*]
Mehmet Türk
Biz Peygamber gönderdiğimiz her ülkenin halkını (kibirlerini atıp) hakka boyun eğsinler diye, mutlaka yoksulluk ve sıkıntı ile denedik.
Muhammed Esed
BİZ hiçbir topluma peygamber göndermemişizdir ki belki kibirlerinden sıyrılırlar diye onları darlıkla, sıkıntıyla denemiş olmayalım.
Mustafa Çavdar
Biz, hangi ülkeye bir nebi göndermişsek, Allah’a gönülden yalvarmaları için onları kıtlık ve yoklukla mutlaka imtihan etmişizdir. 6/42, 7/96
Ahmet Tekin
Biz hangi ülkeye özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere bir peygamber gönderdiysek, oranın halkını yalvarıp yakarsınlar diye mutlaka yoksulluk, şiddet, hastalık ve ekonomik darboğazlarla, mallarına ve kendilerine gelen zararlarla sıktık.
Mustafa İslamoğlu
BİZ hiçbir ülkeye bir nebi göndermemişizdir ki, (zamanında) oranın halkını belki (Allah’a) boyun eğerler diye şiddetli zorluk ve darlıkla[¹²²⁸] sınamamış olalım.
Ömer Nasuhi Bilmen
Bir memlekete bir peygamber göndermedik ki, illâ onun ahalisini fakr ile ve hastalık ile yakaladık. Tâ ki yalvarıp yakarsınlar.
Orhan Kuntman
Biz herhangi bir beldeye bir Peygamber gönderdiğimiz zaman o belde halkını, (hak daveti kabul etmeyince ilkin, kusurlarını anlayıp da imana gelsinler) bize yalvarıp yakarsınlar diye muhakkak, yoksulluk ve darlıkla sıkmışızdır.
Osman Fırat
Biz hiç birkente Nebilerden birini göndermedik ki yalvarıp yakarsınlar diye ora halkını yoksulluk ve sıkıntıya uğratmış olmayalım.
Şaban Piriş
Biz, hangi ülkeye bir nebi göndermişsek, halkını yalvarıp yakarmaları için darlık ve meşakkate düşürdük.
Satıraltı Meal (1534)
Biz göndermedük bir şehre bir nebī, illā dutduḳ ehlini zaḥmetler‐ile daḫıziyānlar‐ıla. Ola kim tażarru‘ eyleyeler.
Suat Yıldırım
Biz hangi ülkeye peygamber gönderdiysek, (mutlaka ilkin oranın halkını, gafletten uyarsın, ) Allah'a yönelip yalvarsınlar diye yoksulluğa, hastalık ve musîbetlere duçar ederiz.
Süleyman Ateş
Biz hangi ülkeye bir peygamber gönderdiysek, onun halkını -yalvarıp yakarsınlar diye- mutlaka yoksulluk ve darlıkla sıkmışızdır.
Süleyman Tevfik (1927)
Biz bir karyeye (memlekete) enbiyâdan birini göndermedik ki (onı tekzîb iylediklerinden) ehlini (memleket halkını) sû-i hâl, fakr u zarûret, renc ve emrâz ile ahz itdik (onlara bunları musallat kıldık) Tâ ki tazarrû' ve niyâz ideler.
Süleymaniye Vakfı
Biz hangi kente bir nebi göndersek oranın halkını baskı ve zorluğa sokarız ki yalvarıp yakarsınlar.[*]
Ahmet Varol
Hangi kasabaya peygamber gönderdiysek mutlaka oranın halkını, belki gönülden yalvarıp yakarırlar diye sıkıntı ve darlıkla karşı karşıya getirdik.
Ümit Şimşek
Biz hangi beldeye bir peygamber gönderdiysek, oranın halkını, olur ki yalvarırlar diye darlıklara ve zorluklara uğrattık.
Yaşar Nuri Öztürk
Biz bir ülkeye bir peygamber gönderdiğimizde, onun halkını zorluk ve darlıkla mutlaka sıktık ki, sığınıp yakarsınlar.
Ali Bulaç
Biz hangi memlekete bir peygamber gönderdiysek onun halkı yalvarıp-yakarsınlar diye, mutlaka onları dayanılmaz bir zorluk (yoksulluk) ve sıkıntıyla yakalayıvermişiz.
Ali Fikri Yavuz
Biz herhangi bir memlekete bir peygamber gönderdikse, önce halkını (peygamberlerini tanımadıklarından) şiddet ve zaruretle sıkmışız ki, yalvarıp yakarsınlar.
Bahaeddin Sağlam
Biz hangi memlekete bir peygamber gönderdiysek, yalvarıp yakarsınlar diye oranın halkını azap ve sıkıntıya uğrattık.
Bayraktar Bayraklı
Biz hangi ülkeye bir peygamber gönderdiysek, ora halkını peygambere baş kaldırdıklarından ötürü Allah'a yalvarıp yakarsınlar diye mutlaka yoksulluk ve darlıkla sıkmışızdır.