33. Ayet
وَالَّذ۪ينَ هُمْ بِشَهَادَاتِهِمْ قَٓائِمُونَۖ
Onlar, şahitliklerini dosdoğru yapan kimselerdir.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَالَّذ۪ينَ هُمْ بِشَهَادَاتِهِمْ قَٓائِمُونَۖ
Onlar, şahitliklerini dosdoğru yapan kimselerdir.
Ve öyle kişilerdir onlar ki tanıklıklarında doğrudurlar.
32,33. Emanetleri koruyanlar, sözlerinde duranlar Tanıklıktan kaçınmıyanlar
Onlar ki, şahitliklerinde dürüst davrananlardır.
26-35. Dîn gününi tasdîk idenler, rabbin ’azâbına dûçâr olmayacağından kimsenin emîn olamayacağını düşünerek Allâh’ın ’azâbından havf iyleyenler, ferclerini muhâfaza idenler ve zevceleri ve cariyelerinden mâ’adâ kimse ile zinâ itmeyenler, kendilerine tevdî’ idilen emânetlere hıyânetde bulunmayanlar, ta’ahhüdâtını îfâ idenler, şehâdetlerinde muhikk ve metîn olanlar, ve erkân ve âdâbıyla ’ibâdet idenler kemâl-i ikrâm ile cennete dâhil olacaklardır. (*)
Şahitliklerini (dosdoğru) yapanlar;
Gereği gibi tanıklıkta bulunurlar;
Ve onlarki şâhidliklerinde dürüstûrler
Şahitliklerinde dürüsttürler.
Onlar şahitliklerini (dürüstçe) yerine getirirler.
(Onlar) Şahitliklerinde dosdoğru davrananlardır. (Gördüklerini gizleyip eksiltmeyen, konuya çarpıtıcı ilaveler eklemeyen, kendi yorumunu gerçek gibi söylemeyen sadık insanlardır.)
Onlar, tanıklıklarını dosdoğru yerine getirirler.
daħı anlar kim anlar ŧanuķlıķlarını ŧururıcılardur.
Şahidliklerini (dosdoğru) yapanlar,
O kimseler ki onlar, şâhidliklerini hakkıyla yerine getirenlerdir.
Yine onlar (özellikleri sayılan o erkek ve kadınlar) ki şahitliklerini dürüstçe ifa ederler.
Şahitlik yaptıklarında da doğru şahitliği yerine getirirler.
tanıklığı dosdoğru yapanlar,
Ve şehadetlerini olduğu gibi ifa edenler,
Şahitliklerini de dosdoğru yapanlardır.
Şahitliklerinde de dosdoğru davrananlardır.
Gördükleri bildikleri bir gerçeği gizlemek suretiyle Allah'ın kullarının haklarını çiğneyip zarar vermezler de şahitliklerini dosdoğru yerine getirirler.
Şahitliklerini dosdoğru yapanlar;
Onlar, hak ve adâletin gerçekleşmesi için, her türlü sıkıntı ve tehlikeyi göze alarakşâhitlik görevini gereği gibi yapanlardır.
Onlar ki şahidliklerini doğru-dürüst yapanlardır.
dürüstçe tanıklık edenlere ve
Onlar şahitliklerini dosdoğru yapan kimselerdir.
Onlar şahitliklerini yerine getirenlerdir.
Ve onlar, şâhitliklerinde dürüsttürler.
ve şahitlik yaptıkları zaman kararlı duranlar;
Şahitlik söz konusu olduğunda bunu hakkıyla yerine getirirler. 4/135, 6/152
Onlar, kelime-i şehadetin gereklerini yerine getirenler, Kur'ân'ı bilerek tebliğ edip örnek önderlik yapanlar, doğru şahitlikleriyle, örnek davranışlarıyla İslâm'ı temsil görevini ayakta tutanlardır.
Yine onlar ki, şahitlik görevinin hakkını verirler;[⁵³¹⁴]
Ve onlar ki, şehâdetlerini doğruca ikame ederler.
Şahitliklerini dosdoğru yaparlar.
Onlar, şahitliklerini dosdoğru yapan kimselerdir.
Onlar, şahitliklerini doğru olarak yerine getirirler.
Ve ol kişiler ki ṭanuḳluḳları üstinde ẟābit dururlar.
Onlar şahitliklerini dürüstçe ifa ederler.
Şahidliklerini yaparlar.
Şehâdetlerini temâmiyle yerine getirirler.
Onlar şahitliklerini dosdoğru yapanlardır.
Onlar şahitliklerini dosdoğru yaparlar.
Onlar şahitliklerini dosdoğru yaparlar.
Bunlar, tanıklıklarını tam yaparlar.
Şahidliklerinde dosdoğru davrananlardır.
Onlar ki, şahidliklerinde dürüstlük yaparlar,
Ve onlar ki şahitliklerini yerine getirirler.
Şahitliklerini dosdoğru yaparlar.