2. Ayet
قَالَ يَا قَوْمِ اِنّ۪ي لَكُمْ نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌۙ
Nûh, şöyle dedi: “Ey kavmim! Şüphesiz, ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım.”
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
قَالَ يَا قَوْمِ اِنّ۪ي لَكُمْ نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌۙ
Nûh, şöyle dedi: “Ey kavmim! Şüphesiz, ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım.”
Demişti ki: Ey kavmin, ben, sizi apaçık bir korkutucuyum.
Nuh dedi ki: «Ey ulusum ! Ben sizlere açık bir kocunduranım
O da “Ey halkım!” dedi, “Şüphesiz ben, size gönderilmiş apaçık bir uyarıcıyım.
2,3,4. Nûh kavmine: "Yâ kavmim ben size ihtârâtda bulunmağa me’mûr hakîki bir peygamberim, Allâh’a ’ibâdet idiniz, Allâh’dan korkunuz, bana itâ’at idiniz, Allâh sizin günâhlarınızı ’afv ider, sizi vakt-i mu’ayyene kadar yaşatır çünki Allâh’ın ta’yîn iylediği vakt-i mu’ayyen geldiği zamân kimse ânı te’hîr idemez, anlayabilecek misiniz?" didi.
2, 3, 4. Nuh şöyle dedi: Ey kavmim! Şüpheniz olmasın ki, ben sizi, «Allah'a kulluk edin; O'na karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin ki, Allah bir kısım günahlarınızı bağışlasın ve sizi belli bir vâdeye kadar tehir etsin (muahaze etmeden yaşatsın)» diyerek apaçık uyaran bir kimseyim. Bilinmeli ki Allah'ın tayin ettiği vâde gelince, artık o ertelenmez. Keşke bilseydiniz!
Dedi ki, "Ey halkım, ben size apaçık bir uyarıcıyım."
Dedi ki: ey kavmım! Haberiniz olsun ben size açık bir nezîrim
Dedi ki, "ey kavmim! Gerçekten ben size açık bir uyarıcıyım".
(Nûh, kavmine,) “Ey kavmim! Şüphesiz, ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım” dedi.
O da (onlara): "Ey kavmim, hiç şüphesiz ben size (gönderilmiş) apaçık bir uyarıcıyım" demişti.
“Ey halkım! Ben, sizin için apaçık bir uyarıcıyım.” dedi.
2-3. eyitti “iy ķavmum! bayıķ ben size ķorķıdıcıvan bellü kim ŧapuñ Tañrı’ya daħı ķorķuñ andan daħı muŧį' oluñ baña.”
Dedi ki: Ey kavmim, muhakkak ki ben sizi (başınıza gelecek azâbdan) apaçık korkutan bir peygamberim».
(Ve Nuh onlara) dedi ki: “Ey kavmim! Doğrusu ben, sizin için (Allah'ın azâbından haber veren) apaçık bir korkutucuyum!”
(Nûh) ‘’Ey kavmim!’’ Hiç şüphesiz ben size (Allah’ın mesajlarını, sorumluluğunuzu, doğru ve yanlışı) açıklayan bir uyarıcıyım’dedi.
Kavmine “Ey Kavmim! Ben sizin için açıkça bir uyarıcıyım.”
Nuh dedi: "Ey ulusum! Gerçekten ben sizi açıktan açığa uyaracak olanım,
Nûh onlara şöyle dedi: Ey kavmim! Ben, sizin için açık söyler ve azapla korkutur bir peygamberim.
O da onlara şöyle dedi: “Ey kavmim! Muhakkak ki ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım;”
O da dedi ki: “Ey kavmim! Şüphesiz ben size (gönderilmiş) apaçık bir uyarıp korkutucuyum.”
Nuh: “Ey Halkım!” diye seslendi. “Ben size gönderilen açık bir uyarıcıyım.
Şöyle dedi: “Ey kavmim! Şüphesiz ben size gönderilmiş apaçık bir uyarıcıyım.
Böylece Nûh, “Ey halkım!” diye kavmine seslendi, “Doğrusu ben, size apaçık hakîkati gösteren ve zâlimleri bekleyen acı âkıbeti haber veren bir uyarıcıyım!”
Dedi ki: -“Ey kavmim! Ben, sizin için açıkça bir uyarıcıyım”.
2,3. O da: " Sevgili milletim dedi sizi açıkça uyarıyorum: Allah'a kulluk edin, kendinizi sağlama alın, eğer sözümü dinlerseniz,
Nuh şöyle dedi: "Ey kavmim! Şüphesiz ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım!"
Şöyle demişti: “Ey kavmim! Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım.
O da (toplumuna): “Ey Kavmim! Gerçekten ben, size (gönderilen) apaçık bir uyarıcıyım.” dedi.
[Nûh] “Ey halkım!” diye seslendi, “Ben sizin için açık bir uyarıcıyım,
Nuh onlara şöyle dedi: Ey kavmim! Ben, sizi açıkça uyarmak için Allah tarafından gönderilmiş bir uyarıcıyım. 5/67, 13/40
Nuh: “Ey kavmim, ben size gönderilmiş sorumluluk, hesap ve cezanın varlığını açıklayan apaçık bir uyarıcıyım” dedi.
(Nûh) “Ey kavmim!” dedi, “Ben size gönderilmiş apaçık bir uyarıcıyım”.
Dedi ki: «Ey kavmim! Şüphe yok ki, ben sizin için apaçık bir korkutucuyum.»
(O da görevini yaptı ve) "Ey kavmim, kuşkusuz ben sizi uyarmak için (Rabbiniz katından) gönderilen bir peygamberim.
’’Ey kavmim! ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım. ’’ dedi
-Ey kavmim, dedi. Ben, sizin için açık bir uyarıcıyım.
Eyitdi: İy ḳavmüm, ben size ulu peyġamberin, didi,
2, 3, 4. O da: “Ey benim milletim! Ben size gönderilen kesin bir uyarıcıyım. Şöyle ki: Yalnız Allah'a ibadet edin, O'na karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin ki: Sizin günahlarınızı affetsin ve sizi belirli bir vakte, yani ölüm anına kadar azap çektirmeksizin hayatta bıraksın. Çünkü Allah'ın takdir ettiği vâde gelince, asla ertelenmez. Keşke bunu bir bilseniz!
Ey kavmim, dedi, ben sizin için açık bir uyarıcıyım.
Nûh kavmine: "Ey Kavmim! Ben size âşikâr bir nezîrim"
Onlara şöyle dedi: “Ey halkım! Ben size doğruları açıklayan bir uyarıcıyım.
Dedi ki: "Ey kavmim! Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım.
Nuh “Ey kavmim,” dedi. “Ben size gönderilen apaçık bir uyarıcıyım.
O dedi ki: "Ey toplumum! Hiç kuşkunuz olmasın, ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım."
O da dedi ki: 'Ey Kavmim, gerçek şu ki, ben size (gönderilmiş) apaçık bir uyarıcıyım.'
(Nûh onlara) dedi ki: “-Ey kavmim! Muhakkak ki ben, size (azab ile korkutan) açık bir peygamberim;
“Ey kavmim! dedi. Ben sizin için açık bir uyarıcıyım.”
2,3,4. Nûh, onlara şöyle demişti: “Ey kavmim! Ben size gönderilen apaçık bir uyarıcıyım. Allah'a kulluk ediniz. Onun emirlerine karşı gelmekten sakınınız ve bana itaat ediniz ki, Allah günahlarınızı affetsin ve size belli bir zamana kadar süre tanısın. Şüphesiz, Allah'ın belirlediği süre dolunca ertelenmez. Keşke bunu bilseydiniz!”[680]