Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Gayrı kulluk edin Allah'a ve çekinin ondan ve itaat edin bana da.
Besim Atalay (1965)
Allaha tapasınız, O'ndan sakınasınız, bana başeğiniz
Cemal Külünkoğlu
“Yalnız Allah'a kulluk edin, O'na karşı gelmekten sakının ve bana uyun ki,
Cemil Said (1924)
2,3,4. Nûh kavmine: "Yâ kavmim ben size ihtârâtda bulunmağa me’mûr hakîki bir peygamberim, Allâh’a ’ibâdet idiniz, Allâh’dan korkunuz, bana itâ’at idiniz, Allâh sizin günâhlarınızı ’afv ider, sizi vakt-i mu’ayyene kadar yaşatır çünki Allâh’ın ta’yîn iylediği vakt-i mu’ayyen geldiği zamân kimse ânı te’hîr idemez, anlayabilecek misiniz?" didi.
Diyanet Vakfı
2, 3, 4. Nuh şöyle dedi: Ey kavmim! Şüpheniz olmasın ki, ben sizi, «Allah'a kulluk edin; O'na karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin ki, Allah bir kısım günahlarınızı bağışlasın ve sizi belli bir vâdeye kadar tehir etsin (muahaze etmeden yaşatsın)» diyerek apaçık uyaran bir kimseyim. Bilinmeli ki Allah'ın tayin ettiği vâde gelince, artık o ertelenmez. Keşke bilseydiniz!
Edip Yüksel
"ALLAH'a kulluk edin, O'nu sayın ve beni izleyin."
Elmalılı Hamdi Yazır
Şöyle ki Allaha kulluk edin ve ona korunun ve bana itaat eyleyin
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Şöyle ki, "Allah'a kulluk edin, ondan korkun ve bana itaat edin."
Emrah Demiryent
3-4. (Ey kavmim! Tevhid üzere) Allah’a kulluk edin. O’na karşı gelmekten sakının ve (tebliğim hususunda) bana itaat edin ki, (Allah,) günahlarınızın bir kısmını bağışlasın ve sizi, (hakkınızda takdir edilmiş olan) belli bir vakte kadar (refah içerisinde) yaşatsın. Şüphesiz ki, Allah’ın takdir ettiği vakit, (eceliniz) gelince (o asla) ertelenmez. (Bu hakikatleri) bir bilseydiniz.
Abdullah-Ahmet Akgül
"Allah’a kulluk edin, O’ndan korkun ve bana da itaat edin" (diye uyarıvermişti).
Erhan Aktaş
“Allah'a kulluk edin, O'nun için takva sahibi olun ve bana itaat edin.”
Eski Anadolu Türkçesi
2-3. eyitti “iy ķavmum! bayıķ ben size ķorķıdıcıvan bellü kim ŧapuñ Tañrı’ya daħı ķorķuñ andan daħı muŧį' oluñ baña.”
Hasan Basri Çantay
«Allaha kulluk edin. Ondan korkun. Bana da itaat edin diye (gönderildim)».
Hayrat Neşriyat
3,4. “Şöyle ki: Allah'a kulluk edin, O'ndan sakının ve bana itâat edin. (Tâ ki Allah,)günahlarınızdan bir kısmını size bağışlasın ve sizi(n ecelinizi) belirli bir vakte kadar ertelesin! Şübhe yok ki Allah'ın (size takdîr ettiği) eceli geldiği zaman, ertelenmez! Eğer biliyor olsaydınız!”
İhsan Aktaş
(Şöyle ki:) Yalnızca Allah’a kulluk edin, (başkasına kul ve köle olmayın, bu hususta) ondan sakının ve (size tebliğ etmekte olduğum ilahi mesajlar hususunda) bana uyun.
İlyas Yorulmaz
“Yalnızca Allah’a kulluk edin, yalnızca ondan korunun ve bana itaat ediniz ki,”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Allah’a tapasınız, Ondan salkınasınız, Ona boyun eğesiniz,
İsmail Hakkı İzmirli
Allah/a ibadet edin, O/ndan sakının, bana da itaat eyleyin ki,
İsmail Yakıt
“Allah’a kulluk ediniz, O’na karşı sorumluluk bilincinde olunuz ve bana itaat ediniz ki;”
Kadri Çelik
“Allah'a kulluk edin, O'ndan korkup sakının ve bana itaat edin.”
Abdullah Parlıyan
Yalnızca Allah'a kulluk etmeniz, yolunuzu O'nun kitabıyla bulmanız gerektiğini bildiren bir uyarıcı. Şimdi bana kulak verin ve itaat edin ki,
Kuran Yolu
Allah’a kulluk edin; O’na karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin;
Mahmut Kısa
“Şöyle ki; yalnızca Allah’a kulluk edin, O’na yürekten saygıyla bağlanın ve O’nun buyruklarını size ileten bir Elçi olarak bana itaat edin!”
Mahmut Özdemir
“Allah’a kulluk edin! O’ndan sakınıp korunun! Bana itaat edin!”.
Mehmet Çakır
2,3. O da: " Sevgili milletim dedi sizi açıkça uyarıyorum: Allah'a kulluk edin, kendinizi sağlama alın, eğer sözümü dinlerseniz,
Mehmet Çoban
"Allah’ın yasalarına uyarak ona kulluk edin! Ondan sakının ve bana itaat edin!"
Mehmet Okuyan
Allah’a kulluk edin; O’na karşı [takvâ]lı (duyarlı) olun ve bana itaat edin.
Mehmet Türk
(Ve devamla): “Yani¹ Allah’a kulluk edin, Ona karşı hata etmekten sakının ve bana itaat edin.” ki,
Muhammed Esed
[yalnız] Allah’a kulluk etmeniz ve O’na karşı sorumluluk bilinci taşımanız [gerektiğini bildiren bir uyarıcı]. “Şimdi bana kulak verin
Mustafa Çavdar
Yalnızca Allah’a kulluk edin, O a karşı gelmekten sakının ve bana uyun ki. 2/133, 7/59
Ahmet Tekin
“Allah'ı ilâh tanıyın, candan müslümanlar olarak Allah'a bağlanın, saygıyla Allah'a kulluk ve ibadet edin. O'na sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp, azabından korunun. Bana itaat edin, benim sünnetime uyun.”
Mustafa İslamoğlu
(Uyarım şu):[⁵³²⁵] “Yalnız Allah’a kulluk edin ve O’na karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun; ve bana uyun ki,
Ömer Nasuhi Bilmen
Şöyle ki: «Allah'a ubûdiyette bulunun ve O'ndan korkun ve bana itaat eyleyin.»
Orhan Kuntman
(Sadece) Allah’a ibadet edin, O'ndan korkun ve bana da itaat edin (ki)
Osman Fırat
Allah’a kulluk etmeniz, O’ndan korkmanız ve bana da itâ’at etmeniz için.
Şaban Piriş
Allah'a kulluk edin, ondan korkun ve bana itaat edin, diye..
Satıraltı Meal (1534)
ki ‘ibādet idüñüz Tañrıya ve andan ḳorḳuñuz. Daḫı baña uyuñuz, didi.
Suat Yıldırım
2, 3, 4. O da: “Ey benim milletim! Ben size gönderilen kesin bir uyarıcıyım. Şöyle ki: Yalnız Allah'a ibadet edin, O'na karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin ki: Sizin günahlarınızı affetsin ve sizi belirli bir vakte, yani ölüm anına kadar azap çektirmeksizin hayatta bıraksın. Çünkü Allah'ın takdir ettiği vâde gelince, asla ertelenmez. Keşke bunu bir bilseniz!
Süleyman Ateş
Allah'a kulluk edin, O'ndan korkun, bana da ita'at edin.
Süleyman Tevfik (1927)
"Allâh'a 'ibâdet ve O'ndan ittikâ ve O'na itâ'at idiniz"
Süleymaniye Vakfı
Allah’a kulluk edin, O’ndan çekinerek kendinizi koruyun ve sözümü dinleyin!
Ahmet Varol
Allah'a kulluk edin, O'ndan sakının ve bana itaat edin, diye.
Ümit Şimşek
“Allah'a kulluk edin, Ondan sakının, bana itaat edin.
Yaşar Nuri Öztürk
"O halde, Allah'a ibadet edin! O'ndan korkun! Ve bana itaat edin ki,
Ali Bulaç
'Allah'a kulluk edin, O'ndan korkun ve bana itaat edin.'
Ali Fikri Yavuz
Allah'a ibadet edin, O'ndan korkun ve bana da itaat edin diye...
Bahaeddin Sağlam
“Allah’a kulluk edin, O’nun yasalarını çiğnemekten sakının. Ve bana itaat edin!
Bayraktar Bayraklı
2,3,4. Nûh, onlara şöyle demişti: “Ey kavmim! Ben size gönderilen apaçık bir uyarıcıyım. Allah'a kulluk ediniz. Onun emirlerine karşı gelmekten sakınınız ve bana itaat ediniz ki, Allah günahlarınızı affetsin ve size belli bir zamana kadar süre tanısın. Şüphesiz, Allah'ın belirlediği süre dolunca ertelenmez. Keşke bunu bilseydiniz!”[680]