Nuh Suresi 8. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

8. Ayet

ثُمَّ اِنّ۪ي دَعَوْتُهُمْ جِهَارًاۙ

“Sonra ben onları açık açık davet ettim.”

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Sonra onları, gerçekten de yüksek sesle çağırdım.

Besim Atalay (1965)

Sonra onları yüksek sesle çağırdım

Cemal Külünkoğlu

“Sonra onları daha açık bir şekilde imana davet ettim.”

Cemil Said (1924)

8,9. Sonra ânları (îmâna) cehren veyâ hafiyyen da’vet iyledim.

Diyanet Vakfı

Sonra, ben kendilerine haykırarak davette bulundum.

Edip Yüksel

"Sonra onları açıkça çağırdım."

Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra ben onları yüksek sesle çağırdım

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

"Sonra ben onları açık açık çağırdım."

Emrah Demiryent

Sonra (onların, küfürde ısrar etmelerine ve bana yapmış oldukları eziyetlere rağmen, yine de) ben, onları, (açıktan tebliğ yapmanın faydalı olduğu yerlerde) yüksek sesle (açıktan açığa îmâna) davet ettim.

Abdullah-Ahmet Akgül

"Sonra ben onları açıktan açığa davet ettim."

Erhan Aktaş

“Sonra onlara açık açık her fırsatta çağrıda bulundum.”

Eski Anadolu Türkçesi

“andan, bayıķ ben oķıdum anları eşkere.”

Hasan Basri Çantay

«Sonra ben onları hakıykaten en yüksek ses (im) le çağırdım».

Hayrat Neşriyat

“Sonra şübhesiz ben, onları yüksek sesle (açıkça) da'vet ettim.”

İhsan Aktaş

Sonra (yine de) ben, onları açıkça (inanmaya ve doğrulara) davet ettim.

İlyas Yorulmaz

“Sonra yine de ben onları doğrulara açıkça davet ettim.”

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Sonra işte ben onları yüksek sesle de doğru yola çağırdım.

İsmail Hakkı İzmirli

Sonra onları yüksek sesle dâvet ettim,

İsmail Yakıt

“Sonra kendilerini açıktan açığa davet ettim.”

Kadri Çelik

“Sonra ben onları yüksek sesle davet ettim.”

Abdullah Parlıyan

Sonra ben onlara yüksek sesle de davette bulundum.

Kuran Yolu

Yine de ben onları açıkça çağırmaya devam ettim.

Mahmut Kısa

“Fakatyine de umudumu kesmedim; her türlü imkân ve fırsatları kullanarak, tüm gücümle onları gerçeklere açık açık davet ettim.”

Mahmut Özdemir

“Sonra ben, onları seslice çağırdım”.

Mehmet Çakır

Davetimi haykırdım olmadı,

Mehmet Çoban

"Sonra ben kendilerini yüksek sesle açıkça davet ettim!"

Mehmet Okuyan

Sonra, ben kendilerini açıktan davet ettim.

Mehmet Türk

“Sonra ben, onlara açıktan açığa da davette bulundum.”

Muhammed Esed

Doğrusu, ben onları açık açık çağırdım;

Mustafa Çavdar

Gün oldu onları tevhide açık açık davet ettim. 21/25, 42/15

Ahmet Tekin

“Sonra onları açıktan açığa davet ettim.”

Mustafa İslamoğlu

Gün oldu ki ben, onları açıktan davet ettim;

Ömer Nasuhi Bilmen

Sonra muhakkak ki ben onları, apaçık dâvet ettim.»

Orhan Kuntman

“(Buna rağmen) Ben onları açıktan açığa (halkın arasında konuşarak imana) davet ettim.”

Osman Fırat

Sonra ben onları açıkça da’vet ettim.

Şaban Piriş

Sonra ben onları açıktan açığa çağırdım.

Satıraltı Meal (1534)

Andan ben da‘vet itdüm anları āşikāre.

Suat Yıldırım

Ben onları bu sefer yüksek sesle dâvet etmeye başladım.

Süleyman Ateş

Sonra ben onları açıkça da'vet ettim.

Süleyman Tevfik (1927)

"Sonra onları âşikâr sûretde da'vet itdim."

Süleymaniye Vakfı

Sonra onlara açıkça davette bulundum.

Ahmet Varol

Sonra ben onları açıktan da [1] davet ettim.

Ümit Şimşek

“Derken onları açıkça davet ettim.

Yaşar Nuri Öztürk

"Sonra onları daha açık bir biçimde çağırdım."

Ali Bulaç

'Sonra onları açıktan açığa davet ettim.'

Ali Fikri Yavuz

Sonra ben, onları aşikâre olarak (tevbeye) çağırdım.

Bahaeddin Sağlam

Sonra ben onları, yüksek sesle (hakka) davet ettim.

Bayraktar Bayraklı

5,6,7,8,9. Sonra Nûh şöyle devam etti: “Ey Rabbim! Doğrusu ben kavmimi gece gündüz tevhid inancına davet ettim. Fakat benim davetim, ancak kaçmalarını arttırdı. Her ne zaman onları senin bağışlamana çağırdıysam, parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiselerini başlarına çektiler, direndiler ve büyüklendikçe büyüklendiler. Sonra ben onları açıkça çağırdım. Sonra onlara davetimi hem açık ilân ettim, hem de gizlice. Özel olarak kendileriyle konuştum.”