Cin Suresi 8. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

8. Ayet

وَاَنَّا لَمَسْنَا السَّمَٓاءَ فَوَجَدْنَاهَا مُلِئَتْ حَرَسًا شَد۪يدًا وَشُهُبًاۙ

“Kuşkusuz biz göğe ulaşmak istedik, fakat onu çetin bekçilerle ve yakıcı ışıklarla dolu bulduk.”

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve gerçekten de biz, göğü yokladık da orasını, kuvvetli bekçilerle ve şihaplarla dolu bulduk.

Besim Atalay (1965)

«Biz göğe dokunmuştuk, onu sert bekçilerle, akan yıldızlarla dopdolu bulduk!

Cemal Külünkoğlu

“Doğrusu biz (cinler topluluğu, meleklerin sözünü dinlemek için) semayı yokladık. Fakat onu güçlü/çetin bekçilerle ve yakıcı ışınlarla dolu bulduk.”

Cemil Said (1924)

"Göğe temâs itmek istediğimiz vakit orasını kuvvetli muhâfızlar ve âteşden şihâblar ile dolmuş bulduk. "

Diyanet Vakfı

Doğrusu biz (cinler), göğü yokladık, fakat onu sert bekçilerle, alev huzmeleriyle doldurulmuş bulduk.

Edip Yüksel

"Biz göğe dokunduk ve onu güçlü bekçilerle ve ateş toplarıyla korunmuş bulduk."

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve doğrusu biz o Semayı yokladık da onu öyle bulduk ki şiddetli muhafızlar ve şihablarla doldurulmuş

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

(Cinler, dediler ki): "Biz göğe dokunduk, onu kuvvetli bekçiler ve alevlerle dolu bulduk."

Emrah Demiryent

(Cinler dediler ki:) “Doğrusu biz (cinler topluluğu, meleklerin sözünü dinlemek için) semâyı yokladık da onu (meleklerden ibaret) çok kuvvetli bekçiler ve şihâblarla (yıldızlardan kopan alev toplarıyla) doldurulmuş bulduk.

Abdullah-Ahmet Akgül

"(Kader programının günlük görev taksimatı sırasında bilgi hırsızlığı yapmak ve gelip insanları azdırmak için) Doğrusu biz (cinnler, Hz. Muhammed geldikten sonra yine) göğü (dokunup) yokladık; fakat onu güçlü koruyucular ve şihablarla (ateş alevleri olan kovalayıcı toplarla) kaplı (doldurulmuş) bulduk."

Erhan Aktaş

“Gerçekten de biz göğe erişmek istedik, fakat onun zorlu bekçiler ve ışınlarla doldurulmuş olduğunu gördük.”

Eski Anadolu Türkçesi

“daħı bayıķ biz istedük gögi pes bulduķ anı ŧoldurılmış śaķlayıcılar ķatı daħı od yılduzlar.”

Hasan Basri Çantay

(Cin devamla:) «Biz ciddî bir suretde göğe erişmek istedik. Fakat onu sert bekçilerle ve (yakıcı) şihablarla doldurulmuş bulduk».

Hayrat Neşriyat

“Doğrusu biz, (melâikeleri dinlemek için) göğe dokunduk (orayı yokladık) da onu(artık), kuvvetli bekçiler ve alevli yıldızlarla doldurulmuş bulduk.”

İhsan Aktaş

Ve (yine cinler şöyle dediler): Doğrusu biz (duyum almak için) semayı (fezayı) yokladık (kolaçan ettik). Ama onu (meleklerden ibaret) çetin muhafızlarla ve (yakıcı) ışınlarla dolu bulduk.

İlyas Yorulmaz

Biz göğe yöneldiğimizde, gökyüzünü çok güçlü bekçiler ve ateş parçaları ile doldurulmuş bulduk.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Gerçekten biz göğü bir yoklamak istedik de onu sert koruyucularla, ateş parçalarıyla dolu bulduk.

İsmail Hakkı İzmirli

«— Biz göğü yokladık, onu sert bekçiler ve ateş şu/leleriyle dolu bulduk» [⁵];

İsmail Yakıt

“Gerçekten biz gökyüzünü (bilgi çalmak için) yokladık/ dinlemek istedik. Onu güçlü bekçiler ve alev saçan ateş topları ile dolu bulduk.”⁴

Kadri Çelik

“Doğrusu biz göğü yokladık; fakat onu güçlü koruyucular ve akanyıldızlarla doldurulmuş bulduk.”

Abdullah Parlıyan

Cinler devamla: “Gerçekten biz gök yüzünü yokladık ama onu güçlü muhafızlar ve alevlerle dolu bulduk.

Kuran Yolu

Hakikaten biz (cinler) göğü yokladık, onu güçlü muhafızlar ve alev toplarıyla doldurulmuş bulduk.

Mahmut Kısa

“Zatengöğü gezip yokladığımızda gördük ki, bütün gökyüzü, uzayda gezip dolaşmayı bizim için neredeyse imkânsız hâle getiren güçlü bekçilerle ve ateş toplarıyla doldurulmuş. İşte bunu görünce, tarihin akışını değiştiren çok önemli bir olayın gerçekleştiğini anladık.”

Mahmut Özdemir

“Biz, Göğü yokladık; onu şiddetli bir koruma ve ışık hüzmeleri halinde dolmuş bulduk”.

Mehmet Çakır

Duyduğumuza göre, biz cinler, vaktiyle fezayı kolaçan ederken, oraları güçlü bekçiler ve parlak gök taşlarıyla dopdolu görmüşüz,

Mehmet Çoban

"İnsanlardan bazıları göklerden bilgi alabileceklerine inanıyor. Bu tür palavralarla insanları kandırıyorlardı. Onlara bakarak biz de göklerden bilgi almak için uğraştık! Gördük ki göklerden bilgi almak mümkün değil! Çünkü göklerin kuvvetli bekçileri var! Gökyüzü alevlerle doldurulmuş! Oraya ulaşmamız mümkün değil! Gökler Rabbimiz tarafından koruma altına alınmış!"

Mehmet Okuyan

Biz göğü de yokladık fakat onu güçlü koruyucularla, ışık hüzmeleriyle doldurulmuş bulduk.

Mehmet Türk

“Doğrusu biz (cinler) göğü yokladık, fakat onu güçlü koruyucular ve parlak bir ateşle doldurulmuş bulduk.”

Muhammed Esed

Ve [zaman oldu] biz göğe uzandık: ⁶ ama onu güçlü muhafızlar ve alevlerle dolu bulduk, ⁷

Mustafa Çavdar

– Biz, bilgi çalmak için göklere erişmek istedik fakat onun, güçlü bekçiler ve alev toplarıyla donatılmış olduğunu gördük. 15/16-17, 21/32

Ahmet Tekin

“- Doğrusu biz göğü yokladık. Fakat onu güçlü koruyucular ve kor halinde akan alev yalımlarıyla dolu gördük.”

Mustafa İslamoğlu

(Yine cinler şöyle dediler): “Gerçek şu ki biz göğü yokladık, ama onu tam donanımlı bir koruma ordusu ve tarifsiz bir göktaşı sağanağıyla dopdolu bulduk;[⁵³⁵²]

Ömer Nasuhi Bilmen

«Ve muhakkak ki, biz göze dokundukta hemen onu şiddetli bekçiler ile ve şihaplar ile doldurulmuş bulduk.»

Orhan Kuntman

(Şimdi anlıyoruz ki bu doğru değildir, çünkü Hz. Muhammed'in gelişinden sonra) Biz göğe erişmek istedik de onu, sert bekçiler (melekler) ve alevlerle doldurulmuş bulduk.

Osman Fırat

Biz göğe yokladık, onu şedid bekçiler ve (yakıcı) ışınlarla doldurulmuş bulduk.

Şaban Piriş

-Biz, göğü yokladık ve onun şiddetli bir koruma ve alevle dolu bulduk.

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı göge yitişmek ṭaleb itdük. Pes anı ṭapduḳ ṭolmış, muḥkem ḳuvvetlüḥārisler‐ile ve ılduzlar‐ıla.

Suat Yıldırım

“Biz göğe çıkmak istedik: Bir de ne görelim: orası sert ve kuvvetli bekçiler, şihablar, alevler, (roket gibi mermiler)le dolu!

Süleyman Ateş

Biz göğe dokunduk, onu kuvvetli bekçilerle ve ışınlarla doldurulmuş bulduk.

Süleyman Tevfik (1927)

Yine cinler: "Semâya temâs itmek istediğimiz zamân onı şiddetli bekçiler ve şihâblar ile dolı bulduk."

Süleymaniye Vakfı

Bir gün göğe[*] vardık; orayı koruyucularla ve ateş parçalarıyla doldurulmuş bulduk.

Ahmet Varol

Doğrusu biz göğü yokladık da onu güçlü bekçiler ve parlak ateşlerle doldurulmuş bulduk.

Ümit Şimşek

“Biz göğü yokladık; fakat onu güçlü bekçiler ve alevlerle(2) dolu bulduk.

Yaşar Nuri Öztürk

"Biz göğe gerçekten dokunduk da onu titiz ve güçlü bekçilerle ve kayıp giden ışınlarla/alevlerle doldurulmuş bulduk."

Ali Bulaç

'Doğrusu biz göğü yokladık; fakat onu güçlü koruyucular ve şihablarla kaplı (doldurulmuş) bulduk.'

Ali Fikri Yavuz

Doğrusu biz (cinler topluluğu, meleklerin sözünü dinlemek için) semayı yokladık da, onu (meleklerden ibaret) çok kuvvetli bekçiler ve şihaplarla (akan yakıcı yıldızlarla) doldurulmuş bulduk.

Bahaeddin Sağlam

Ve (bana bildirildi ki: Onlar şöyle demişler.) “Gerçekten biz göğü yokladık, baktık, şiddetli nöbetçilerle ve ışık saçan yıldızlarla (ateş mermileri ile) doldurulmuştur.”

Bayraktar Bayraklı

“Doğrusu biz cinler, göğü yokladık, fakat onu sert bekçilerle, alev hüzmeleri ile doldurulmuş bulduk.”