16. Ayet
كَلَّاۜ اِنَّهُ كَانَ لِاٰيَاتِنَا عَن۪يدًاۜ
Hayır, umduğu gibi olmayacak. Çünkü o, bizim âyetlerimize karşı inatçıdır.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
كَلَّاۜ اِنَّهُ كَانَ لِاٰيَاتِنَا عَن۪يدًاۜ
Hayır, umduğu gibi olmayacak. Çünkü o, bizim âyetlerimize karşı inatçıdır.
Hayır, mümkün değil; şüphe yok o, delillerimize karşı adamakıllı inada girişti.
Hayır, çünkü o, bizim âyetlerimize karşı durmakta idi
Hayır, umduğu gibi olmayacak. Çünkü o, bizim ayetlerimizi inatla inkâra/yalanlamaya kalkıştı.
Hayır, yapmayacağım çünki âyâtımıza karşı inad itdi.
Asla (ummasın)! Çünkü o, bizim âyetlerimize karşı alabildiğine inatçıdır.
Asla, çünkü o, ayetlerimize karşı bir inatçı kesildi.
Hayır, çünkü o bizim âyetlerimize bir anud kesildi
Hayır, çünkü o bizim âyetlerimize karşı bir inatçı kesildi.
Hayır (artık hiçbir şey umduğu gibi olmayacak). Çünkü o, bizim âyetlerimize karşı (çıkan) inatçı (bir zorba) dır.
Hayır (bu tıynetteki kimse rahmetime layık değildir); çünkü o, Bizim ayetlerimize karşı "kesin bir inatçı ve itirazcı" kesilmiştir.
Hayır, asla! O Bizim ayetlerimize karşı inat etti.
degül eyle! bayıķ ol oldı nişānlarumuza önici.
Hayır (kat'iyyen artırmayacağım). Çünkü o, bizim âyetlerimize karşı alabildiğine bir inâdcı (kesilmiş) dir.
Hayır! Çünki o, bizim âyetlerimize karşı inadcı kesilmiştir.
Hayır, (umduğu gibi olmayacak.) Şüphesiz o, bizim ayetlerimize (mesaj ve delillerimize) karşı inatçı kesilmiştir.
Hayır! Şüphesiz ki o ayetlerimize karşı direndi.
Bunu hiç ummasın. Çünkü o, belgelerimize karşı ayak direyip durmuştu.
Asla ummasın. Çünkü o, âyetlerimize karşı inatçıydı.
Hayır, asla! Muhakkak ki o, ayetlerimize karşı inat etmiştir.
Hayır! Çünkü o, bizim ayetlerimize karşı inatçıdır.
Hayır, asla ummasın. O ayetlerimize karşı adamakıllı inada girişti.
Hayır, umduğu gibi olmayacak! Çünkü o, âyetlerimize karşı inatla -direnmektedir.
Hayır, asla! Çünkü o, ayetlerimize karşı tam bir inatçı kesildi.
Hayır! O, bizim âyetlerimiz için inatçı kesildi.
16,17. sözlerime direteni, // yokuşa süreceğim.
Hayır! Artık onlara verdiklerimi artırmayacağım! Çünkü ayetlerimize karşı inatçı kesildi. Gönderdiğimiz gerçekleri inkâr etti.
Hayır! Şüphesiz ki o, ayetlerimize karşı inatçıydı.
Bunu, asla (ummasın)! Çünkü o, Bizim âyetlerimize, hep karşı çıktı.
Evet, o, kendini ayetlerimize karşı bilerek, inatla şartlandırmıştır; ⁷
Asla! Mademki o ayetlerimize karşı ayak diredi. 23/66, 43/78
Yağma yok artık. Çünkü o âyetlerimizi inatla inkâra, yalanlamaya kalkıştı.
Öyle yağma yok![⁵⁴¹¹] Madem ki o, âyetlerimizi inatla (inkâra) saplanmıştır;
Hayır. Şüphe yok ki o Bizim âyetlerimiz için bir muannid oldu.
Hayır, ( artık ona imkân tanımayacağım... o kâfir azdıkça azıyor, cezayı hak etti) Çünkü o bizim ayetlerimizi yalan saymakta inatçı kesildi!
Hayır, kesinlikle o bizim âyetlerimize karşı bir inatçıdır.
-Asla, çünkü o, ayetlerimize karşı inatçı oldu.
Ol bizüm āyetlerümizi unudıcıdur.
Hiç heveslenmesin! Çünkü o Bizim âyetlerimize karşı inatçı kesildi.
Hayır, çünkü o bizim ayetlerimize karşı bir inatçı kesildi.
Hayır! (Onun didiği ve tam' itdiği olmaz.) Çünki o, âyetlerimize karşı 'inâd itdi.
Asla! Çünkü o, ayetlerimiz karşısında inatçılık ediyor.
Hayır. Çünkü o âyetlerimize karşı bir inatçıdır.
Asla! Çünkü o, âyetlerimize karşı direnip durdu.
Hayır, iş sanıldığı gibi değil! O, bizim ayetlerimize karşı bir inatçı kesildi.
Hayır; çünkü o, Bizim ayetlerimize karşı 'kesin bir inatçıdır.'
Hayır, (istediğine kavuşamaz) çünkü o, ayetlerimize karşı bir inkârcı idi.
Hayır, çünkü o, ayetlerimize karşı inatçı kesildi.
Hayır, iş sanıldığı gibi değil. O, bizim âyetlerimize karşı bir inatçı kesildi.