17. Ayet
سَاُرْهِقُهُ صَعُودًاۜ
Ben onu dimdik bir yokuşa sardıracağım.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
سَاُرْهِقُهُ صَعُودًاۜ
Ben onu dimdik bir yokuşa sardıracağım.
Ben de onu, rahat ve huzur yüzü görmeyeceği bir azaba uğratacağım.
Ben de onu sarpa sardıracağım
Onu alabildiğine sarp bir yokuşa süreceğim.
Ben ânı zahmetli bir yokuşdan çıkaracağım.
Ben onu sarp bir yokuşa sardıracağım!
Onu sarp bir yokuşa sardıracağım.
Ben onu dimdik sarpa sardıracağım
Ben onu dimdik bir yokuşa sardıracağım.
Onu (cehennemde) sarp bir yokuşa süreceğim.
(Artık) Onu alabildiğine sarp bir yokuşa süreceğim. (Hidayet ve inayetime ulaşmayı zorlaştırıvereceğim.)
Onu sarp bir yokuşa sardıracağım.
tįz geñsüz eyleyevüz anı oddan ŧaġa ŧamudaġı.
Ben onu sarp bir yokuşa sardıracağım.
Onu yakında sarp bir yokuşa sardıracağım!(4)
(Bu nedenle) ben de onu (kibirlenen ve kendini herkesten üstün sayan o bencil kimseyi) zorlu bir yokuşa süreceğim. *
Onu çıkışı zor bir yere sokacağım.
Ben onu sarpa sardıracağım.
Ben onu takati tak olacak bir azaba uğratacağım [¹⁴].
Ben, onu sarp bir yokuşa saracağım.
Onu alabildiğine sarp bir yokuşa zorlayıp süreceğim.
Böylece onu güç yetirilemeyen zor bir azaba mecbur edip yokuşa süreceğim.
Ben de onu sarp bir yokuşa süreceğim!
Ben de, ona verdiğim bütün nîmetleri geri alacak ve onu, cehennemde sarp bir yokuşa süreceğim!
Onu sarp yokuşa süreceğim.
16,17. sözlerime direteni, // yokuşa süreceğim.
Ona gücünü kullanarak içinden çıkamayacağı zorluk yükleyeceğim! Yüklediğim zorlukların altından kalkamayacak! Yüklediğim zorluklar onun için sarp yokuş olacak!
Onu ileride sarp bir yokuşa sardıracağım!
Ben de onu, sarp bir yokuşa süreceğim.
[bu nedenle] onu acı veren çetin bir yokuşa süreceğim! ⁸
Ben de onu sarp bir yokuşa süreceğim. 90/1...19
Ben onu sarp yokuşa, dikine azâba sardıracağım.
Ben de onu sarp yokuşa süreceğim.
Onu yüklenmesi pek meşakkatli bir şey ile mükellef kılacağım.
Ben onu sarp bir yokuşa, -cehennemde azaba- sardıracağım!
Ben onu dimdik bir yokuşa sardıracağım.
Onu sarp bir yokuşa süreceğim.
Anı givürecegin ṭamu ṭaġlarına.
Ben de onu sarp mı sarp bir yokuşa sardıracağım.
Onu dimdik bir yokuşa sardıracağım.
Ben ona cehennemde yüksek dağa çıkub atılmak 'azâbını yükledirim.
Onu dik yokuşa süreceğim.
Onu sarp bir yokuşa sardıracağım.
Ben de onu zorlu bir yokuşa süreceğim.
Ben onu dik bir yola süreceğim.
Onu alabildiğine sarp-çetin bir yokuşa süreceğim.
Muhakkak ben, onu, meşakkatli bir azaba sardıracağım.
İşte onu sarıp bir yokuşa zorlayacağım.
Ben onu dik bir yokuşa süreceğim.