18. Ayet
اِنَّهُ فَكَّرَ وَقَدَّرَۙ
Çünkü o, düşündü taşındı, ölçtü biçti.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
اِنَّهُ فَكَّرَ وَقَدَّرَۙ
Çünkü o, düşündü taşındı, ölçtü biçti.
Şüphe yok ki o, iyice bir düşündü de kendince ölçtübiçti.
O, düşündü, taşındı
Çünkü o, (Kur'an'a nasıl karşı çıkacağını) düşündü ve plan yaptı.
Kur’ân’a karşu gelmek içün tertîbât aldı.
Zira o, düşündü taşındı, ölçtü biçti.
Nitekim o düşündü; ölçtü biçti.
Çünkü o bir düşündü, ölçtü biçti
Çünkü o bir düşündü, ölçtü, biçti.
18-19-20-21. O (Velîd b. Muğîre, Peygambere ve Kur’ân’a karşı nasıl bir tavır takınmaları gerektiğine dair kendisine müracaat edenlere ne cevap vereceği hususunda onlara ardını dönerek) düşündü (taşındı), *ölçtü biçti. Kahrolası ne biçim ölçtü biçti! Evet, kahrolası (kâfir), ne biçim ölçtü biçti! Sonra (Peygamberi ve Kur’ân’ı nasıl tenkîd ve tekzîb edeceğini, daha da inceden inceye düşünmeye başlayarak, düşünceli düşünceli etrafına) bakındı,
Çünkü o (azıtmış kişiler ve onun gibiler) kesinlikle, düşündü taşındı ve (Kur’an’a ve vicdanına ters) bir ölçü ve düzen (tayin ve) takdir edip (uydurdu).
Düşündü ve karar verdi.
bayıķ ol endįşe eyledi daħı endāze eyledi.
Çünkü o (Kur'an hakkında ne diyeceğini) uzun uzadıya düşündü, (kendine göre gûyâ bir) ölçü koydu.
Çünki o, (Kur'ân hakkında ne diyeceğini uzun uzadıya) düşündü ve ölçtü biçti.
Şüphesiz O (Kur’an’a ve İslâm’a nasıl karşı çıkacağını) düşündü ve (bunu engellemek için bir) plan yaptı.
Şüphesiz ki o düşündü ve planladı.
Çünkü o, Kur’an için düşündü taşındı, ölçtü biçti de!
Çünkü o, Kur/an hakkında düşündü, taşındı, ölçtü, biçti.
Çünkü o; düşündü taşındı, ölçtü biçti.
O düşündü ve değerlendirme yaptı.
Bakınız mesajlarımız inkâr edenlere ulaştırıldığında, onları nasıl tesirsiz hale getireceğini düşünüp ölçtü, biçti.
O, düşündü taşındı, ölçtü biçti.
Çünkü o, ayetlerimiz kendisine tebliğ edilince onları reddetmek için ne yapacağını şöyle bir düşündü, nasıl davranacağını inceden inceyeölçtü biçti,
O, düşündü; değerlendirdi.
18,19. Düşündü taşındı, // haince hesaplar yaptı,
Çünkü ayetlerimiz hakkında şımarıkça ölçtü biçti.
Şüphesiz ki o, düşündü ve ölçüp biçti.
Zirâ o, düşündü, ölçtü-biçti,
Bakınız, [mesajlarımız hakikati inkara şartlanmış olan birine aktarıldığında, onları nasıl çürüteceğini] düşünür ve (onu) hesaplar,
O, Kuran hakkında aklı sıra düşündü-taşındı, ölçtü biçti. 10/38, 11/13-14
O Kur'ân'a ve İslâm'ı tebliğe nasıl karşı çıkacağını düşündü ve plan yaptı.
Çünkü o (vahiy hakkında)[⁵⁴¹²] sığ ve yanlış düşündü,[⁵⁴¹³] ölçüp biçti;
Şüphe yok ki o, düşündü, ve ölçtü biçti.
Çünkü o kâfir (topluluğunun karşısında Kur'an hakkında ne diyeceğini) uzun uzun düşündü, ölçtü, biçti. (Şirk ve küfürle dolu kafasında kendine göre bir değerlendirme yaptı.)
Muhakkak ki o düşündü, ölçtü, biçti.
Çünkü o düşündü ve karar verdi ..
Ol fikr idüp taḳdīr eyledi nefsinde.
O düşündü, ölçtü, biçti. . .
Zira o düşündü, ölçtü, biçti.
O düşündi ve takdîr itdi.
O düşündü, ölçtü biçti.
Çünkü o düşündü ve hesap kurdu. [2]
Düşünüp taşındı, ölçüp biçti.
Derin derin düşündü o; ölçtü-biçti.
Çünkü o, düşündü ve bir ölçü tesbit etti.
Çünkü o (Velid İbni Muğire), kendi kendine bir düşündü ve (zannınca peygambere söyliyecek sözünü) uydurub kurdu.
Zira o, düşündü, ölçtü, biçti.
18,19,20. Zira o, düşündü ve ölçtü biçti. Geberesice, nasıl ölçtü biçti! Lanet olası nasıl ölçtü biçti!