47. Ayet
حَتّٰٓى اَتٰينَا الْيَق۪ينُۜ
“Nihayet ölüm bize gelip çattı.”
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
حَتّٰٓى اَتٰينَا الْيَق۪ينُۜ
“Nihayet ölüm bize gelip çattı.”
Bize ölüm gelip çatıncaya dek.
46,47. Bize yakın gelenedek, kıyameti yalanlardık!»
“(Ölüm ile) her şey açık seçik ortaya çıkıncaya kadar.
nihâyet yakînen gördük." cevâbını vireceklerdir.
Sonunda bize ölüm geldi çattı.
"Nihayet (şimdi) kesin gerçeğe ulaştık."
Tâ gelinciye kadar bize o yakîn
"Nihayet bize ölüm gelip çattı."
Nihâyet ölüm bize gelip çattı.”
"Sonunda yakîn (kesin bir gerçek olan ölüm) gelip bizi bitirdi (ecel bizi gafil yakalayıverdi)."
“Bize yakîn¹ gelene kadar.”
“tā geldi bize gümānsuz” ya'nį ölüm.
«Nihayet bize ölüm gelib çatdı».
“Nihâyet bize yakin (inkâr edemeyeceğimiz ölüm) geldi!”
46, 47. (Ölüm ile) her şey açık seçik ortaya çıkıncaya kadar hesap gününü de (ahireti) hep yalanlardık (derler!)
“Taki o günü kesin bir şekilde görünceye kadar” dediler.
sonunda ölüm geldi bize çattı."
Bize yakın olan ölüm gelinceye kadar bu halde kaldık.
İşte böyle iken kesin gerçek/ölüm [yakîn] geldi çattı.
“Sonunda yakin (kesin bir gerçek olan ölüm) gelip bize çattı.”
Sonra da bu halimiz ölüm bize gelinceye kadar devam etti.
Sonunda bize ölüm geldi çattı.”
“İşte böyle, hiç ölmeyecekmiş gibi yaşayıp giderken, nihâyet ölüm denen gerçek, hiç beklemediğimiz bir anda aniden karşımıza çıkıverdi!”
Sonunda bize ‘Yakîn’ geldi”.
46,47. ahirete inanmadık, // meğer doğru imiş. "
"Batıl üzerine hayatı yaşarken ölüm bize gelip çattı!" derler.
Sonunda kesin bir gerçek (olan ölüm) bize gelip çattı.”
45,46,47. (Bir de): “Ölüm bize gelinceye kadar, (bâtıla) dalanlarla beraber (kendimizden geçer) biz de dalar giderdik, din gününü de yalanlardık.” derler.
[ölüm ile] her şey açık seçik ortaya çıkıncaya kadar.”
– Ta ki ölüm kapımızı çalıncaya kadar. 6/26.28, 23/99...108
“Kesin iman edilecek hakikatlerle yüz yüze gelme vaktine kadar yalanlıyorduk.”
ta ki ölüm hakikati bizi gelip buluncaya kadar…”
Bize ölüm gelinceye değin.»
"Bize ölüm gelip çatıncaya kadar! " (Bu suçları işlemekte devam ettik.. ama ceza gününün gerçek olduğunu iş işten geçtikten sonra şimdi anladık) derler.
Ta ki (ölüm bize) yakin oluncaya kadar;
Ölüm bize gelene dek..
bize ölüm gelince, diyeler.
Ölüm bizi yakalayıncaya kadar hep böyle idik. ”
İşte böyle iken ölüm bize gelip çattı.
"Tâ ki bize mevt geldi" dirler.
Sonunda ölüm geldi çattı.” derler.
Sonunda kesin gerçek (ölüm) bize gelip çattı."
“Sonunda kesin bilgi(6) bize ulaştı.”
"Nihayet, tartışılmaz ve karşı çıkılmaz bilgi önümüze dikildi."
'Sonunda yakîn (kesin bir gerçek olan ölüm) gelip bize çattı.'
Nihayet bize ölüm gelib çattı.”
Nihayet ölüm ile bize yakin geldi.
43,44,45,46,47. Onlar da şöyle cevap vereceklerdir: “İnanıp kulluk edenlerden değildik. Yoksulları doyurmuyorduk. Bâtıla dalanlarla birlikte dalardık. Ceza gününü yalanlardık. Sonunda ölüm bize geldi çattı.”