Müddessir Suresi 47. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

47. Ayet

حَتّٰٓى اَتٰينَا الْيَق۪ينُۜ

“Nihayet ölüm bize gelip çattı.”

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Bize ölüm gelip çatıncaya dek.

Besim Atalay (1965)

46,47. Bize yakın gelenedek, kıyameti yalanlardık!»

Cemal Külünkoğlu

“(Ölüm ile) her şey açık seçik ortaya çıkıncaya kadar.

Cemil Said (1924)

nihâyet yakînen gördük." cevâbını vireceklerdir.

Diyanet Vakfı

Sonunda bize ölüm geldi çattı.

Edip Yüksel

"Nihayet (şimdi) kesin gerçeğe ulaştık."

Elmalılı Hamdi Yazır

Tâ gelinciye kadar bize o yakîn

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

"Nihayet bize ölüm gelip çattı."

Emrah Demiryent

Nihâyet ölüm bize gelip çattı.”

Abdullah-Ahmet Akgül

"Sonunda yakîn (kesin bir gerçek olan ölüm) gelip bizi bitirdi (ecel bizi gafil yakalayıverdi)."

Erhan Aktaş

“Bize yakîn¹ gelene kadar.”

Eski Anadolu Türkçesi

“tā geldi bize gümānsuz” ya'nį ölüm.

Hasan Basri Çantay

«Nihayet bize ölüm gelib çatdı».

Hayrat Neşriyat

“Nihâyet bize yakin (inkâr edemeyeceğimiz ölüm) geldi!”

İhsan Aktaş

46, 47. (Ölüm ile) her şey açık seçik ortaya çıkıncaya kadar hesap gününü de (ahireti) hep yalanlardık (derler!)

İlyas Yorulmaz

“Taki o günü kesin bir şekilde görünceye kadar” dediler.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

sonunda ölüm geldi bize çattı."

İsmail Hakkı İzmirli

Bize yakın olan ölüm gelinceye kadar bu halde kaldık.

İsmail Yakıt

İşte böyle iken kesin gerçek/ölüm [yakîn] geldi çattı.

Kadri Çelik

“Sonunda yakin (kesin bir gerçek olan ölüm) gelip bize çattı.”

Abdullah Parlıyan

Sonra da bu halimiz ölüm bize gelinceye kadar devam etti.

Kuran Yolu

Sonunda bize ölüm geldi çattı.”

Mahmut Kısa

“İşte böyle, hiç ölmeyecekmiş gibi yaşayıp giderken, nihâyet ölüm denen gerçek, hiç beklemediğimiz bir anda aniden karşımıza çıkıverdi!”

Mahmut Özdemir

Sonunda bize ‘Yakîn’ geldi”.

Mehmet Çakır

46,47. ahirete inanmadık, // meğer doğru imiş. "

Mehmet Çoban

"Batıl üzerine hayatı yaşarken ölüm bize gelip çattı!" derler.

Mehmet Okuyan

Sonunda kesin bir gerçek (olan ölüm) bize gelip çattı.”

Mehmet Türk

45,46,47. (Bir de): “Ölüm bize gelinceye kadar, (bâtıla) dalanlarla beraber (kendimizden geçer) biz de dalar giderdik, din gününü de yalanlardık.” derler.

Muhammed Esed

[ölüm ile] her şey açık seçik ortaya çıkıncaya kadar.”

Mustafa Çavdar

– Ta ki ölüm kapımızı çalıncaya kadar. 6/26.28, 23/99...108

Ahmet Tekin

“Kesin iman edilecek hakikatlerle yüz yüze gelme vaktine kadar yalanlıyorduk.”

Mustafa İslamoğlu

ta ki ölüm hakikati bizi gelip buluncaya kadar…”

Ömer Nasuhi Bilmen

Bize ölüm gelinceye değin.»

Orhan Kuntman

"Bize ölüm gelip çatıncaya kadar! " (Bu suçları işlemekte devam ettik.. ama ceza gününün gerçek olduğunu iş işten geçtikten sonra şimdi anladık) derler.

Osman Fırat

Ta ki (ölüm bize) yakin oluncaya kadar;

Şaban Piriş

Ölüm bize gelene dek..

Satıraltı Meal (1534)

bize ölüm gelince, diyeler.

Suat Yıldırım

Ölüm bizi yakalayıncaya kadar hep böyle idik. ”

Süleyman Ateş

İşte böyle iken ölüm bize gelip çattı.

Süleyman Tevfik (1927)

"Tâ ki bize mevt geldi" dirler.

Süleymaniye Vakfı

Sonunda ölüm geldi çattı.” derler.

Ahmet Varol

Sonunda kesin gerçek (ölüm) bize gelip çattı."

Ümit Şimşek

“Sonunda kesin bilgi(6) bize ulaştı.”

Yaşar Nuri Öztürk

"Nihayet, tartışılmaz ve karşı çıkılmaz bilgi önümüze dikildi."

Ali Bulaç

'Sonunda yakîn (kesin bir gerçek olan ölüm) gelip bize çattı.'

Ali Fikri Yavuz

Nihayet bize ölüm gelib çattı.”

Bahaeddin Sağlam

Nihayet ölüm ile bize yakin geldi.

Bayraktar Bayraklı

43,44,45,46,47. Onlar da şöyle cevap vereceklerdir: “İnanıp kulluk edenlerden değildik. Yoksulları doyurmuyorduk. Bâtıla dalanlarla birlikte dalardık. Ceza gününü yalanlardık. Sonunda ölüm bize geldi çattı.”