Müddessir Suresi 46. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

46. Ayet

وَكُنَّا نُكَذِّبُ بِيَوْمِ الدّ۪ينِۙ

“Ceza gününü de yalanlıyorduk.”

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve ceza gününü yalanlardık.

Besim Atalay (1965)

46,47. Bize yakın gelenedek, kıyameti yalanlardık!»

Cemal Külünkoğlu

Hesap gününü de yalan sayardık.”

Cemil Said (1924)

dîn gününi yalan zan itdik,

Diyanet Vakfı

Ceza gününü de yalan sayıyorduk,

Edip Yüksel

"Yargı gününü yalanlardık."

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve ceza gününe yalan derdik

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

"Ceza gününü yalanlardık."

Emrah Demiryent

Hesap gününü de yalanlıyorduk.

Abdullah-Ahmet Akgül

"Din (hesap ve ceza) gününü yalan sayıp (ahireti önemsemezdik, yaptıklarımızın yanımıza kâr kalacağını zannederdik)."

Erhan Aktaş

“Din Günü'nü¹ yalanlardık.”

Eski Anadolu Türkçesi

“daħı olduġ-ıdı yalan dutar-ıduķ cezā günini.”

Hasan Basri Çantay

«Ceza (ve hisâb) gününü de yalan sayardık».

Hayrat Neşriyat

“Ve dîn (hesab) gününü yalanlardık.”

İhsan Aktaş

46, 47. (Ölüm ile) her şey açık seçik ortaya çıkıncaya kadar hesap gününü de (ahireti) hep yalanlardık (derler!)

İlyas Yorulmaz

“Ve biz, hesap gününü yalanlardık.”

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

yargı gününü de yalan sayardık,

İsmail Hakkı İzmirli

Ceza gününe yalandır derdik,

İsmail Yakıt

Biz ceza gününü yalanlardık.

Kadri Çelik

“Din (hesap ve ceza) gününü yalan sayıyorduk.”

Abdullah Parlıyan

Dilimizle hesap gününe inandığımızı söylediğimiz halde yaşantımızla o güne hazırlık yapmamak suretiyle o günü yalanlamıştık.

Kuran Yolu

Ceza gününü de asılsız sayıyorduk,

Mahmut Kısa

“Sonunda, yaşadığımız hayat tarzı inancımızı da şekillendirdi; böylece biz, Hesap Gününü de yalanlar hâle geldik!”

Mahmut Özdemir

“Din günü’nü de yalanlıyorduk”.

Mehmet Çakır

46,47. ahirete inanmadık, // meğer doğru imiş. "

Mehmet Çoban

"Üstelik ceza gününü yalanlar, hesap görmeyeceğimize, dünyadaki hayat bitince her şeyin biteceğine inanırdık!"

Mehmet Okuyan

Hesap gününü yalanlardık.

Mehmet Türk

45,46,47. (Bir de): “Ölüm bize gelinceye kadar, (bâtıla) dalanlarla beraber (kendimizden geçer) biz de dalar giderdik, din gününü de yalanlardık.” derler.

Muhammed Esed

ve Hesap Günü’nü yalanlamıştık,

Mustafa Çavdar

– Hesap gününü yalan sayardık. 13/5, 45/34-35

Ahmet Tekin

“Herkesin, vahyedilen dinin, şeriatın, İslâmî sorumluluğun hesabını vereceği yalnız ilâhî mevzuatın yürürlükte olduğu mükâfât ve ceza gününü yalanlıyorduk.”

Mustafa İslamoğlu

hepsinden öte biz Hesap Günü’nü yalanlardık;

Ömer Nasuhi Bilmen

«Ve biz ceza gününü tekzîp eder olmuştuk..

Orhan Kuntman

"Ve ceza gününü de yalan sayardık. " (Ahirette ceza göreceğimize inanmazdık.)

Osman Fırat

Ve cezâ gününü de yalanlardık.

Şaban Piriş

Hesap gününü yalanlıyorduk.

Satıraltı Meal (1534)

Ve cezā günini yalanladuḳ,

Suat Yıldırım

Bu hesap gününü yalan sayardık.

Süleyman Ateş

Ceza gününü yalanlardık.

Süleyman Tevfik (1927)

"Kıyâmet gününi tekzîb iderdik."

Süleymaniye Vakfı

Hesap günü konusunda da yalan söylerdik[*].

Ahmet Varol

Din (hesap) gününü de yalanlardık.

Ümit Şimşek

“Hesap gününü de yalanlıyorduk.

Yaşar Nuri Öztürk

"Din gününü yalanlıyorduk."

Ali Bulaç

'Din (hesap ve ceza) gününü yalan sayıyorduk.'

Ali Fikri Yavuz

Hesab gününü de yalan sayardık.

Bahaeddin Sağlam

Ve mükâfat ve ceza gününü yalanlıyorduk.

Bayraktar Bayraklı

43,44,45,46,47. Onlar da şöyle cevap vereceklerdir: “İnanıp kulluk edenlerden değildik. Yoksulları doyurmuyorduk. Bâtıla dalanlarla birlikte dalardık. Ceza gününü yalanlardık. Sonunda ölüm bize geldi çattı.”