Kıyamet Suresi 25. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

25. Ayet

تَظُنُّ اَنْ يُفْعَلَ بِهَا فَاقِرَةٌۜ

Bel kemiklerini kıran bir felakete uğratılacaklarını anlarlar.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Bellerini kıracak bir felaketi bekler.

Besim Atalay (1965)

Sanır ki, kemikleri kırılmaktadır !

Cemal Külünkoğlu

Çünkü (onlar) bellerini bükecek bir felakete uğratılacaklarını anlayacaklar.

Cemil Said (1924)

24,25. Yine o gün bir kısmı da ’abûsu’l veche olacaklar ve kendilerine büyük bir felâket geleceğini his iyleyeceklerdir.

Diyanet Vakfı

Kendilerinin, bel kemiklerini kıran bir felâkete uğratılacağını sezeceklerdir.

Edip Yüksel

Belkemiğinin kırılacağının endişesi içindedir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Anlar ki kendilerine bel kıran yapılır

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Anlar ki kendisine belkıran (bel kemiklerini kıran belalı bir iş) yapılır.

Emrah Demiryent

24-25. O gün birtakım yüzler de asıktır ki (onlar, dünyada iken yaptıkları yüzünden) bel kemiklerini kıran bir felakete uğratılacaklarını anlarlar.

Abdullah-Ahmet Akgül

Artık kendisine, bel kemiklerini kıracak (dayanılmaz) işlerin (ve işkencelerin) yapılacağını anlamıştır.

Erhan Aktaş

Belini bükecek bir felaketle karşı karşıya kaldığını anlar.

Eski Anadolu Türkçesi

bilürler gümānsuz kim eylenile anlara ķatı iş.

Hasan Basri Çantay

Anlar ki kendisine bel kemiklerini kıracak çok belâ (lı bir iş) yapılacak.

Hayrat Neşriyat

(Çünki) kendilerinin bel kıran bir belâya uğratılacaklarını sezerler (iyice anlarlar)!

İhsan Aktaş

Ve o gün birtakım yüzler de (üzüntüden) buruşuktur.

İlyas Yorulmaz

Artık (cennet nimetlerinden) mahrum bırakıldığını tahmin eder/ bilir.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

bel kemiğini kırıyorlar sanacak.

İsmail Hakkı İzmirli

Sahibi belkemiklerini kıracak bir felâket gelecek zannedecek.

İsmail Yakıt

Bel kemiklerini kıracak (bir felâkete uğrayacaklarını) zannederler.

Kadri Çelik

Kendisine, omurgayı kıran bir azabın yapılacağını anlar.

Abdullah Parlıyan

Kendisine, belini bükecek işlerin yapılacağını anlar.

Kuran Yolu

24-25. Bir kısım yüzler ise o gün insanın belini kıracak bir felâketi sezerek sararıp solacaktır.

Mahmut Kısa

Çünkü insanın belkemiğini kıran o korkunç bir azâbın pençesine atılacağını anlayacaktır.

Mahmut Özdemir

Sanırsın, onlara “çok ağır bir azap” yapılmakta!

Mehmet Çakır

24,25. Yüzler vardır sıkıntılı, // beli kırılacakmış gibi.

Mehmet Çoban

Ogün onlar anlar ki sonu gelmiştir. Vereceği hesabın ağırlığından belleri bükülür. Kaçacak yerleri yoktur. Artık anlamışlardır ki beli büken bir belanın içindedirler.

Mehmet Okuyan

24,25. O gün bazı asık yüzler de vardır ki bel kemiklerini kıran bir felakete uğratılacağını anlayacaktır.

Mehmet Türk

24,25. O gün, öyle yüzler de vardır ki burnunun sürtüleceğini anlayıp, somurtur kalırlar.

Muhammed Esed

çatırdatan bir felaketin başlarına gelmek üzere olduğunu bilerek.

Mustafa Çavdar

Çünkü belini kıracak darbeyi yiyeceğini anlayacak. 23/99...108

Ahmet Tekin

O gün, bel kemiklerini kıran bir felâkete uğratılacaklarını anlayacaklar.

Mustafa İslamoğlu

başlarına dehşet bir felaketin geldiğine iyice kâni olacaklar.

Ömer Nasuhi Bilmen

Sanır ki, ona arka kemiklerini kıracak bir muamele yapılacaktır.

Orhan Kuntman

Bel kemiklerini kıracak bir azaba uğrayacaklarını anlarlar.

Osman Fırat

Bel kemiklerini kıran bir felakete uğratılacakları zannındadırlar.

Şaban Piriş

Bellerini bükecek bir felakete uğrayacağını anlayacak.

Satıraltı Meal (1534)

Mütevaḳḳı‘ olur, özine ulu dāhiye ine.

Suat Yıldırım

Belini kıran darbeyi yediğini hisseder. [3, 106; 80, 37-42; 88, 2-10]

Süleyman Ateş

Kendisine bel kemiklerini kıran(bela)nın yapılacağını anlar.

Süleyman Tevfik (1927)

24,25. Ve yüzler vardır ki çirkin ve buruşuk olub onları üzerlerindeki yükden bel kemiklerini kırılmış zan idersin.

Süleymaniye Vakfı

bellerinin kırılacağını sanırlar.

Ahmet Varol

Kendisine bel kemiğini kıracak bir uygulamada bulunulacağını anlar.

Ümit Şimşek

Belini kıracak birşeye uğrayacağını bilir.

Yaşar Nuri Öztürk

Kendisine, bel kıracak bir hesap yöneleceğini sezinler.

Ali Bulaç

Kendisine, beli büken işlerin yapılacağını anlamaktadır.

Ali Fikri Yavuz

(Böyle kararmış yüzler, başlarına gelecek felâketle) bel kemiklerinin kırılacağını anlar.

Bahaeddin Sağlam

Bellerini kıracak bir belanın başlarına gelmesini bekliyorlar.

Bayraktar Bayraklı

22,23,24,25. Yüzler vardır o gün, parıltılı, Rabbinden beklenti içindedir ve yüzler vardır o gün, asıktır. Bel kemiklerini kıran bir felâkete uğrayacağını anlar.