24. Ayet
وَوُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ بَاسِرَةٌۙ
O gün birtakım yüzler de asıktır.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَوُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ بَاسِرَةٌۙ
O gün birtakım yüzler de asıktır.
Ve yüzler, asılır, kararır.
Birtakım yüzler de ekşiyecektir
O gün birtakım yüzler de asık olacak.
24,25. Yine o gün bir kısmı da ’abûsu’l veche olacaklar ve kendilerine büyük bir felâket geleceğini his iyleyeceklerdir.
Yüzler de vardır ki, o gün buruşacaktır;
O gün bazı yüzler de var ki asıktır.
Nice yüzler de o gün ekşir pusarır
Yüzler de var ki o gün asıktır.
24-25. O gün birtakım yüzler de asıktır ki (onlar, dünyada iken yaptıkları yüzünden) bel kemiklerini kıran bir felakete uğratılacaklarını anlarlar.
Ama o gün, öyle yüzler de vardır ki kararmış (utanç ve pişmanlıktan suratları) ekşiyip (şekli kaymıştır).
Birtakım yüzler İzin Günü asıktır.
daħı yüzler ol gün burtarmışdur.
Yüzler (vardır), o gün burtarıkdır.
Nice yüzler de vardır ki, o gün buruşuktur!
Ve o gün birtakım yüzler de (üzüntüden) buruşuktur.
Yüzler vardır o gün, ekşimiş durumda.
Kimi yüzler de pusaracak,
Bazı yüzler ise rengi atmış, alnı buruşmuş olacak,
O gün bazı yüzler de asıktır/kapkaradır.
O gün bir takım yüzler de asıktır.
Nice yüzler var o gün asık ve kararmıştır.
24-25. Bir kısım yüzler ise o gün insanın belini kıracak bir felâketi sezerek sararıp solacaktır.
Yine o Gün, bazı yüzler pişmanlık ve kederden kapkara kesilecek,
Yüzler de vardır o gün surat asmakta!
24,25. Yüzler vardır sıkıntılı, // beli kırılacakmış gibi.
Ancak insanlardan bazıları vardır ki yüzleri asıktır. Ummadıkları kabul etmedikleri kıyametle karşı karşıyadırlar. Onlar dünyada Allah’a inanmamış, kıyamet gününü inkâr etmiş, hesap gününü yalanlamışlardır. İnkâr ettikleri hesap günü karşılarındadır. Hesaba çağırılmaktadırlar. Korkularından yüzleri kapkara kesilmiştir. Cehennem ateşi onları selamlar.
24,25. O gün bazı asık yüzler de vardır ki bel kemiklerini kıran bir felakete uğratılacağını anlayacaktır.
24,25. O gün, öyle yüzler de vardır ki burnunun sürtüleceğini anlayıp, somurtur kalırlar.
ve o Gün bazı yüzler ümitsizlikle kararacak,
O gün kimi yüzler de kapkara kesilecek. 10/27, 67/27
O gün ekşiyen, kararan yüzler de vardır.
O gün bazı yüzler asık ve kapkaradır;[⁵⁴⁵⁶]
Bir kısım yüzler de o gün pek ekşi bir haldedir.
Nice yüzler de vardır ki o gün, (dehşet içindedir) porsumuştur, karadır,
Ve o gün bazı yüzler asıktır,
O gün asık yüzler de olacak.
Daḫı nice yüzler ol günde buruşmışdur.
Ve nice suratlar vardır o gün asılır.
Yüzler de var ki o gün asıktır.
24,25. Ve yüzler vardır ki çirkin ve buruşuk olub onları üzerlerindeki yükden bel kemiklerini kırılmış zan idersin.
O gün bazı yüzler de asıktır,
Yüzler de var ki, o gün asıktır.
O gün yine yüzler vardır asılmış,
Ve yüzler vardır o gün, asık/buruk,
O gün, öyle yüzler vardır ki kararmış-ekşimiştir.
Nice yüzler de vardır ki, o gün somurub kararmıştır.
Ve bir kısım yüzler de burukturlar.
22,23,24,25. Yüzler vardır o gün, parıltılı, Rabbinden beklenti içindedir ve yüzler vardır o gün, asıktır. Bel kemiklerini kıran bir felâkete uğrayacağını anlar.