İnsan Suresi 13. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

13. Ayet

مُتَّكِـ۪ٔينَ ف۪يهَا عَلَى الْاَرَٓائِكِۚ لَا يَرَوْنَ ف۪يهَا شَمْسًا وَلَا زَمْهَر۪يرًاۚ

Orada koltuklar üzerine kurulmuş olarak bulunurlar. Orada ne güneş (yakıcı sıcak) görürler, ne de dondurucu soğuk.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Yaslanırlar orada tahtlara, orada ne güneş görürler, ne zemheri.

Besim Atalay (1965)

yaslanırlar tahtlara, ne sıcak görürler, ne dahi soğuk

Cemal Külünkoğlu

Orada sedirlere uzanırlar ve ne (yakıcı bir) güneş, ne de şiddetli bir soğuk görürler.

Cemil Said (1924)

İpek elbise ile sedirlere ittikâ idecekler ve ne güneşden ve ne soukdan müteessir olmayacaklardır.

Diyanet Vakfı

Orada koltuklara kurulmuş olarak bulunurlar; ne yakıcı sıcak görülür orada, ne de dondurucu soğuk.

Edip Yüksel

Orada koltuklara yaslanırlar; orada ne (yakıcı) güneş ne de dondurucu soğuk görürler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Orada erîkeler üzerine dayanmışlardır ne Güneş görürler onlarda ne de zemherîr

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Orada donatılmış koltuklar üzerine dayanmışlardır: Orada ne yakıcı güneş görürler, ne de şiddetli soğuk.

Emrah Demiryent

Orada (cennette) tahtlar üzerinde, yaslanmış bir vaziyette otururlar. Orada ne (yakıcı bir) sıcak ne de (dondurucu bir) soğuk görürler.

Abdullah-Ahmet Akgül

Orada tahtlar üzerinde yaslanıp-dayanmış vaziyettedirler. Orada ne (yakıcı) bir Güneş ve ne de üşütüp sıkıcı bir soğuk göreceklerdir.

Erhan Aktaş

Orada, tahtlara kurulacaklar. Orada ne şiddetli bir sıcak ne de dondurucu bir soğuk görecekler.

Eski Anadolu Türkçesi

tekye urıcılarken anuñ içinde taħtlar üzere. görmezler anuñ içinde güneş ne daħı ķatı śovuķ.

Hasan Basri Çantay

(Oraya girin) hepiniz, içinde tahtlar üzerine yaslanıcı (bahtiyarlar) olarak, orada ne bir güneş, ne de bir zemheri görmeyerek,

Hayrat Neşriyat

Orada tahtlar üzerinde oturup yaslanan kimseler olarak! Orada ne bir güneş (sıcağı), ne de bir zemherir (soğuğu) görürler!

İhsan Aktaş

Orada koltuklar üzerine kurulmuş olarak bulunurlar! Orada ne bir güneş (sıcağı), ne de bir zemherir (soğuğu) görürler!

İlyas Yorulmaz

O cennette koltukların üzerine uzanmışlar, orada ne yakıcı bir güneş, nede dondurucu soğuk görürler.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Onlar orada sedirlere yaslanacaklar, ne sıcak, ne de soğuk yüzü görmiyeceklerdir.

İsmail Hakkı İzmirli

12, 18. Sabırlarına karşı mükâfat olmak üzere onlara Cennet, ipekli elbise verdi. Onlar orada tahtlar üzerinde yan gelecekler, ne güneş ne de sert soğuk görmeyecekler [³]. Onun ağaçları onlara yakından gölge salacak, meyveleri de kolay kolay toplanacaktır. Onlara gümüşten billûr gibi şeffaf kaplar, sürahilerle her nevi içki dolaştırılacak, gümüşten olan o şeffaf kapları onlara, arzu ettikleri [⁴] kadar verecekler. Onlara zencefil [⁵] katılmış şarap içirilecek. Zencefil tadında olan o içki Cennette öyle bir kaynaktır ki kolay içilmekte ona Selsebil adı verilir [⁶].

İsmail Yakıt

Orada koltuklara yaslanırlar.⁵ Ne (yakıcı) bir güneş ne de dondurucu bir soğuk görürler.

Kadri Çelik

Orada, tahtlar üzerinde yaslanıp dayanmışlardır. Onlar, orada ne (yakıcı) bir güneş ve ne de dondurucu bir soğuk görürler.

Abdullah Parlıyan

Orada sedirlere yaslanıp uzanacaklar ve ne yakıcı bir güneş ve ne de şiddetli bir soğuk görecekler.

Kuran Yolu

Orada koltuklara kurulurlar. Ne yakıcı güneş görürler orada ne de dondurucu soğuk.

Mahmut Kısa

Orada, altın işlemeli koltuklara yaslanıp sonsuz mutluluğu tadacaklar ve ne yakıcı bir Güneş görecekler orada, ne Ay; ne sıcak ve ne de dondurucu bir soğuk!

Mahmut Özdemir

Orada Erîkeler / Tahtlar / Koltuklar üzerine kurulmuşlardır. Orada ne bir güneş sıcaklığı görürler, ne bir dondurucu soğuk!

Mehmet Çakır

Divanlara yaslanaraktan, güneş ve soğuk yüzü görmeden.

Mehmet Çoban

Koltuklar üzerine kurulurlar. Orada yakıcı güneş ve dondurucu soğuklar yoktur. Cennet yaşamı onlar için tahmin edemeyecekleri kadar güzeldir.

Mehmet Okuyan

Orada koltuklara kurulmuş olacaklar; yakıcı sıcak da dondurucu soğuk da görmeyeceklerdir.

Mehmet Türk

Onlar, o (cennette) tahtlar üzerine kurulup oturacaklar, orada asla (yakıcı) bir güneş ve dondurucu bir soğuk da görmeyecekler.

Muhammed Esed

Orada sedirlere uzanacaklar ve ne [yakıcı bir] güneş, ne de şiddetli bir soğuk görmeyecekler,

Mustafa Çavdar

Onlar orada tahtlarına kurulmuş olacaklar, orada onlar ne yakıcı bir sıcak ne de dondurucu bir soğuk görecekler. 4/57, 36/55...58

Ahmet Tekin

Cennet'te işlemeli, süslü, tahtlara yaslanırlar. Orada ne yakıcı güneş görürler, ne de, şiddetli soğuk hissederler.

Mustafa İslamoğlu

Orada divanlara[⁵⁴⁷⁶] sere serpe uzanacaklar; ne sıcağa ne soğuğa maruz kalacaklar;[⁵⁴⁷⁷]

Ömer Nasuhi Bilmen

Orada tahtlar üzerine yaslanırlar, orada ne bir güneş ve ne de bir şiddetli soğuk görürler.

Orhan Kuntman

Orada sedirler üzerine yaslanırlar, ne yakıcı sıcak, ne de dondurucu soğuk görürler!

Osman Fırat

Onlar orada koltuklar üzerine kurulmuş, ne (yakıcı )güneş, ne de dondurucu soğuk görürler.

Şaban Piriş

Orada tahtlarına kurulmuşlar, ne yakıcı güneş, ne de dondurucu soğuk görürler.

Satıraltı Meal (1534)

Ṭayanurlar anda taḫtlar üstinde, anuñ içinde ay, güneş issi ve ṣovuḳ gör‐mezler.

Suat Yıldırım

Koltuklarında diledikleri gibi dinlenir, orada ne güneş sıcağı görürler, ne de dondurucu soğuklara uğrarlar.

Süleyman Ateş

Orada divanlar üzerinde yastıklara dayanırlar. Orada ne (yakıcı) güneş görürler, ne de dondurucu soğuk.

Süleyman Tevfik (1927)

Onlar cennetde tahtlar üzerine yaslanmış istirahat iderler. Orada ne güneş harâreti ve ne de kış burûdeti görirler.

Süleymaniye Vakfı

Orada koltuklara kurulurlar; güneşin yakan sıcaklığını da dondurucu soğuğu da görmezler.

Ahmet Varol

Orada koltuklara dayanırlar. Ne (yakıcı) güneş ne de dondurucu soğuk görürler.

Ümit Şimşek

Orada koltuklara kurulmuşlardır; ne güneş sıcağı görürler orada, ne zemherir soğuğu.

Yaşar Nuri Öztürk

Koltuklar üzerine yaslanarak otururlar orada. Ne bir güneş görürler orada ne de kavurucu bir soğuk...

Ali Bulaç

Orada tahtlar üzerinde yaslanıp-dayanmışlardır. Orada ne (yakıcı) bir güneş ve ne dondurucu bir soğuk görürler.

Ali Fikri Yavuz

Orada koltuklar üzerine dayanmış bir haldedirler. Orada ne bir güneş (rahatsızlığı) görürler, ne de soğuk...

Bahaeddin Sağlam

Orada koltuklara yaslanırlar. Ne çok sıcak görürler ne de çok soğuk.

Bayraktar Bayraklı

Orada koltuklara yaslanacaklar ve ne sıcak ne de soğuk göreceklerdir.