14. Ayet
وَدَانِيَةً عَلَيْهِمْ ظِلَالُهَا وَذُلِّلَتْ قُطُوفُهَا تَذْل۪يلًا
Üzerlerine cennetin gölgeleri sarkmış, cennetin meyveleri (kolayca alınacak şekilde) yakınlaştırılarak hazırlanmıştır.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَدَانِيَةً عَلَيْهِمْ ظِلَالُهَا وَذُلِّلَتْ قُطُوفُهَا تَذْل۪يلًا
Üzerlerine cennetin gölgeleri sarkmış, cennetin meyveleri (kolayca alınacak şekilde) yakınlaştırılarak hazırlanmıştır.
Ağaçların gölgeleri, yakındır onlara ve meyveleri, adamakıllı ram olmuştur onlara.
Üstlerine cennetin gölgeleri yayılmış, yemişleri iyicene sarkmıştır!
(Cennet ağaçlarının) gölgeleri üzerlerine sarkar, kolayca koparılabilen meyveleri onların istifadelerine sunulur.
Civârdaki ağaçlar ânları gölgeleriyle ihâta idecek ve meyveleri kolayca toplanabilmek içün (ağaçlar) eğilecekdir.
(Cennet ağaçlarının) gölgeleri, üzerlerine sarkar; kolayca koparılabilen meyveleri istifadelerine sunulur.
Ağaçların gölgesi üzerlerine sarkmış ve meyveler yaklaştırılarak koparılmaları kolaylaştırılmıştır.
Üzerlerine o Cennet gölgeleri sarkmış ve devşirimleri mebzûl mebzûl önlerine konmuştur
Üzerlerine cennet gölgeleri sarkmış, meyveleri bol bol önlerine konmuştur.
(Cennet ağaçlarının) gölgeleri, üzerlerine yakındır, meyveleri de (kolayca alınabilecek şekilde) sarkıtılmıştır.
(Meyvelerin) Gölgeleri onlara pek yakındır ve devşirilmeleri kolaylaştırıldıkça kolaylaştırılmıştır.
Meyve ağaçlarının gölgeleri üzerlerine sarkacak, meyveleri yemeye hazır olarak yaklaştırılacak.
daħı yaķın iken anlaruñ üzere gölgeleri daħı muŧį' olındı yimişleri muŧį' eylemek.
Ve gölgeleri onlara yakın, meyveleri de emirlerine (her an ve her suretle) boyun eğdirilmiş olarak.
(Cennet ağaçlarının) gölgeleri üzerlerine yakındır, meyveleri de (kolayca koparabilecekleri şekilde) iyice sarkıtılmıştır.
Ve (cennet ağaçlarının kutlu) gölgeleri üzerlerine sarkar, (meyvelerinin) devşirilmesi de son derece kolaylaştırılacaktır.
Orada gölgeleri onların üzerine sarkmış ve meyvelerini kendilerinin kopardığı eğilmiş ağaçlar var.
Ağaçları yakından gölge salacak, alçacık yemişleri kolayca toplanacaktır.
12, 18. Sabırlarına karşı mükâfat olmak üzere onlara Cennet, ipekli elbise verdi. Onlar orada tahtlar üzerinde yan gelecekler, ne güneş ne de sert soğuk görmeyecekler [³]. Onun ağaçları onlara yakından gölge salacak, meyveleri de kolay kolay toplanacaktır. Onlara gümüşten billûr gibi şeffaf kaplar, sürahilerle her nevi içki dolaştırılacak, gümüşten olan o şeffaf kapları onlara, arzu ettikleri [⁴] kadar verecekler. Onlara zencefil [⁵] katılmış şarap içirilecek. Zencefil tadında olan o içki Cennette öyle bir kaynaktır ki kolay içilmekte ona Selsebil adı verilir [⁶].
(Cennet ağaçlarının) gölgeleri üzerlerine sarkmış ve meyvelerini devşirmek ise kolaylaşmıştır.
(Meyvelerin) Gölgeleri onlara pek yakın ve onların devşirilmeleri kolaylaştırıldıkça kolaylaştırılmış.
Cennet ağaçlarının gölgeleri onları kuşatmıştır. O ağaçların meyveleri kolay toplanacak şekilde onlara iyice yaklaştırılmıştır.
Ağaçların gölgesi hemen üzerlerinde, meyveleri emirlerine âmâde kılınmış.
Çünkü cennet ağaçlarının huzur ve esenlik veren gölgeleri onları bürüyecek, meyveleri —ellerini uzatsalar alacakları şekilde— önlerinde eğildikçe eğilecektir.
Oranın gölgeleri onların üzerine düşmüş olarak, meyveleri kolay devşirilsin diye iyice alçaltılmıştır / bodurlaştırılmıştır.
Sakinlerin başını eğip geçtiği gölgeler, yerlere kadar sarkan meyveler,
Üzerlerine cennetin gölgeleri sarkmış, cennetin meyveleri kolayca alınacak şekilde yakınlaştırılarak hazırlanmıştır.
(Cennet ağaçlarının) gölgeleri onların (cennetliklerin) üzerlerine sarkacak, meyveleri (kolayca toplanması için) eğdirilecektir.
(Cennet ağaçlarının) gölgeleri, onlara yaklaştırılacak ve (meyvelerinin) devşirilmesi de son derece kolaylaştırılacaktır.
çünkü o [bahçe]nin [kutlu] gölgeleri başlarını örtecek ¹⁴ ve meyve salkımları kolayca alınacak şekilde ¹⁵ (yere doğru) sarkıtılacaktır.
Cennet ağaçları gölgelerini onların üzerine düşürecek, meyveleri de kolayca toplanacak şekilde dallarından sarkmış olacak. 2/25, 47/15, 52/22
Üzerlerine Cennet gölgeleri sarkmıştır. Meyvelerin dallarından koparılarak yenilmesi oldukça kolaylaştırılmıştır.
zira cennetin (kutlu) gölgesi[⁵⁴⁷⁸] üzerlerine düşecek, oranın salkımları emre âmâde kılınacak.[⁵⁴⁷⁹]
Ve onların üzerlerine (o cennetin) gölgeleri yakındır, meyveleri de kemal-i itaatle musahhar bulunmuştur.
Meyve ağaçlarının gölgeleri üzerlerine sarkmıştır ve meyveleri de bol bol önlerine konmuştur.
Cennetin gölgeleri, üzerlerine inmiş, meyvalarının koparılması için de (dalları) eğdirildikçe eğdirilmiştir.
Ağaçların gölgeleri üzerlerine düşmüş, meyvelerini toplamak kolaylaştırılmıştır.
Daḫı anlar üstine yaḳındur budaḳları, gölgesi, yemişi daḫı yaḳındur. Otu‐ran daḫı, duran daḫı irişür.
Cennet ağaçlarının gölgeleri üzerlerine sarkar, meyveleri devşirmeleri pek kolay olur.
Cennetin gölgeleri, üzerlerine yaklaşmış, meyvaları da aşağı eğdirildikçe eğdirilmiştir.
Cennet ağaçlarının sık gölgelerinde meyveler onlara yaklaşdırılur. (Oturdukları ve yatdıkları yerden ellerini uzadub koparırlar.
Ağaçların gölgeleri başlarına iner ve meyvelerini toplamak iyice kolaylaştırılır.
Gölgeleri kendilerine yakındır. Devşirilecek meyveleri de eğdirildikçe eğdirilmiştir.
Cennet ağaçlarının gölgesi üzerlerine sarkmış, meyveleri ise hemen koparılacak gibi eğilmiştir.
Bahçenin gölgeleri üzerlerine eğilmiştir. Ve bahçenin meyveleri iyice yaklaştırılmıştır.
(Meyvelerin) Gölgeleri onlara pek yakın ve devşirilmeleri kolaylaştırıldıkça kolaylaştırılmış.
(O cennetteki ağaçların) gölgeleri üzerlerine sarkmış, meyvaları da bol bol önlerine konmuştur.
O Cennetin gölgeleri, onları kuşatmıştır. Meyveleri aşağı sarkıtılmıştır.
Cennetin gölgeleri üstlerine yaklaşmış, meyveleri de aşağı eğdirildikçe eğdirilmiştir.