İnsan Suresi 2. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

2. Ayet

اِنَّا خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ مِنْ نُطْفَةٍ اَمْشَاجٍۗ نَبْتَل۪يهِ فَجَعَلْنَاهُ سَم۪يعًا بَص۪يرًا

Şüphesiz biz insanı, karışım hâlindeki az bir sudan (meniden) yarattık ve onu imtihan edeceğiz. Bu sebeple onu işitir ve görür kıldık.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Şüphe yok ki biz insanı, bir katre sudan, erkeklik suyuyla kadınlık suyunun rahimde birleşmesinden yarattık sınamak için, derken onu, duyar, görür bir hale getirdik.

Besim Atalay (1965)

Biz insanı, karışık bir belsuyundan yaratmışızdır; kulak verdik, göz verdik, onu sınarız

Cemal Külünkoğlu

(Ve üreme safhasına geldiğinde) biz insanı, karmaşık olan bir damla sudan (döllenmiş yumurtadan) yarattık. Onu imtihan ediyoruz. Bundan dolayı onu işiten ve gören yaptık.

Cemil Said (1924)

Biz insânı erkek ve dişiyi hâvî bir meniden tecrübe içün yaratdık, âna kuvve-i bâsıra ve kuvve-i sâmi’a virdik.

Diyanet Vakfı

Gerçek şu ki, biz insanı katışık bir nutfeden (erkek ve kadının dölünden) yarattık; onu imtihan edelim diye, kendisini işitir ve görür kıldık.

Edip Yüksel

Biz insanı bir sıvı karışımdan yarattık ki onu sınayalım. Bu yüzden onu işiten ve gören yaptık.

Elmalılı Hamdi Yazır

Çünkü biz yarattık o insanı bir takım katgılarla mezcedilmiş (emşac) bir nutfeden, evire çevire mübtelâ kılmak üzerede onu bir semî' basîr yaptık

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Doğrusu biz insanı, imtihan etmek için karışık bir nutfeden (erkek ve kadın sularından) yarattık da onu işitici, görücü yaptık.

Emrah Demiryent

Şüphesiz biz insanı imtihân etmek üzere, karışık bir nutfeden yarattık. Onu işiten ve gören (bir varlık) yaptık.

Abdullah-Ahmet Akgül

Şüphesiz Biz insanı, (içeriği çok harika bir karışım olan) karmaşık bir damla sudan (nutfeden) halk ettik. Onu deneyip imtihan etmekteyiz. Bundan dolayı onu işitir ve görür hale getirdik.

Erhan Aktaş

İnsanı karışık bir nutfeden¹ yarattık. Onu sınava tabi tutacağız; bu nedenle onu duyan ve gören bir varlık yaptık.

Eski Anadolu Türkçesi

bayıķ biz yarat(t)uķ ādemį bil śuyından ķarışmış śınaruz anı pes ķılduķ anı işidici görici.

Hasan Basri Çantay

Hakıykat, biz insanı birbiriyle karışık bir damla sudan yaratdık. Onu imtihan ediyoruz. Bu sebeble onu işidici, görücü yapdık.

Hayrat Neşriyat

Muhakkak ki biz, insanı karışık bir nutfeden (hakir bir damla sudan süzülmüş hulâsadan) yarattık; onu imtihân ediyoruz. Onun için kendisini işitici ve görücü kıldık.

İhsan Aktaş

Biz insanı katışık bir nutfeden (döllenmiş yumurtadan) yarattık; sınava tabi tutmayı (diledik) ve ardından onu (özgür bir iradeyle donatarak) işitir ve görür hâle getirdik. *

İlyas Yorulmaz

Biz insanı atılmış bir sudan yarattık. Onu deniyoruz. Sonra insanı işiten ve gören bir varlık yaptık.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Gerçekten Biz insanı katışık bir atmık damlasından yarattık. Biz onu sınıyoruz. Onun için ona, işitme, görme gücü verdik.

İsmail Hakkı İzmirli

Biz insanı teklifle denemek üzere ana ve babasının sularından karışmış dökülmüş sudan yarattık. Onu işitici ve görücü kıldık.

İsmail Yakıt

Muhakkak ki Biz insanı, katışık [emşâc]² bir nutfeden/ spermatozoid’den yarattık; onu şekilden şekle sokarak³ sonunda onu işiten ve gören kıldık.

Kadri Çelik

Hiç şüphesiz biz insanı, karmaşık olan bir damla sudan yarattık. Onu halden hale (o su damlasından, kan pıhtısına, o kan pıhtısından da bir çiğnem et parçasına) aktarıp durduk. Sonra da onu işitici ve görücü kıldık.

Abdullah Parlıyan

Gerçekten biz insan soyunu erkek ve dişi sularıyla birleşik bir damla sudan yarattık ve onu imtihan etmekteyiz. Biz onu işitme ve görme duyularıyla donatılmış bir varlık kıldık.

Kuran Yolu

Hakikatte biz insanı katışık bir nutfeden yarattık; imtihan edelim diye onu işitir ve görür kıldık.

Mahmut Kısa

Doğrusu Biz insanı, erkek ve kadından gelen bileşik bir tohumdan yarattık ve onu bu dünya hayatında sınavdan geçirip yükseltmek için işitme, görme ve düşünme yeteneğine sahip akıllı, üstün ve becerikli bir varlık kıldık.

Mahmut Özdemir

Biz, İnsan’ı karışmış nutfe’den (damla’dan) yarattık. Onu deniyoruz; derken onu bir gören işiten kıldık.

Mehmet Çakır

Biz insanı, erkek dişi karışımı bir damladan yarattık. Maksadımız onu denemekti. Bu yüzden onu duyarlı ve akıllı yarattık.

Mehmet Çoban

İnsanı karışım halindeki az bir sudan yarattık! Verdiği söz dolasıyla dünya hayatıyla insanı imtihan edeceğiz. Bu sebeple onu işiten, gören, düşünen, akıl eden kıldık!

Mehmet Okuyan

Gerçek şu ki biz insanı katışık (döllenmiş) bir [nutfe]den (zigottan) yarattık. Onu imtihan edeceğiz; (bu yüzden) onu duyar ve görür kıldık.

Mehmet Türk

Şüphesiz Biz, insanı karmaşık bir damla sudan yarattık. İmtihan etmek için de onu, işiten ve gören kıldık.

Muhammed Esed

Şüphesiz, [sonraki hayatında] denemek için insanı katışık bir sperm damlasından ³ yaratan Biziz: Biz, onu işitme ve görme (duyuları) ile donatılmış bir varlık kıldık.

Mustafa Çavdar

Biz, insanı katışık bir damladan/spermden yarattık. Onu sınava tabi tutmayı diledik ve onu hakkı duyabilen, görebilen ve anlayabilen bir varlık yaptık. 16/4, 22/5, 67/23

Ahmet Tekin

Biz insanı, sorumluluklar yükleyerek imtihan etmek, hayra ve şerre karşı tutumunu denemek için, muhtelif kanallardan dökülen sıvılarla karışık bir katre spermin, eşinin yumurtasıyla uyum halinde birleşmesinden yarattık. Sonra onu işiten, gören ve düşünen bir varlık haline getirdik.

Mustafa İslamoğlu

İnsanoğlunu katmerli bir karışım olan hayat tohumundan Biz yarattık;[⁵⁴⁶²] sınava tâbi tutmayı (diledik)[⁵⁴⁶³] ve ardından ona işitme ve görme yeteneği verdik.[⁵⁴⁶⁴]

Ömer Nasuhi Bilmen

Şüphe yok ki, Biz insanı karışık bir damla sudan yarattık, onu imtihan ediyoruz. İmdi onu işitici, görücü kıldık.

Orhan Kuntman

Şüphe yok ki biz insanı karışık bir nutfeden, (ana ile babasının döl hücrelerinin birleşmesinden meydana gelen "Fekonde hücre" den) yarattık ve onu imtihan etmek için ona (hayvanlardan olmayan manevi) işitme ve görme yeteneği verdik (şu halde bu yeteneklerini körelten ve Rablerine karşı görevlerini yapmayan kimseler insan unvanına layık değildirler.)

Osman Fırat

Şüphesiz biz insanı, imtihan etmek için tohumlu bir nutfeden yarattık da onu işiten ve basiretli/görebilen kıldık

Şaban Piriş

Biz, insanı katışık bir damladan yarattık. Onu imtihan edelim diye onun işitmesini ve görmesini sağladık.

Satıraltı Meal (1534)

Biz yaratduḳ ādem oġlını biri birine ḳarışmış nuṭfeden anı ṣınamaġ‐ıçun.Pes anı işidici ve görici yaratduḳ.

Suat Yıldırım

Biz insanı katışık bir meniden yarattık. Onu denemek istiyoruz; bu sebeple de kendisini işiten ve gören bir varlık yaptık. [67, 2; 18, 7]

Süleyman Ateş

Doğrusu biz insanı, imtihan etmek için karışık bir nutfeden yarattık da onu işitici, görücü yaptık.

Süleyman Tevfik (1927)

Biz insânı karışık nutfeden (erkek ve kadın nutfelerinin ihtilâtından) yaratdık ve onı işidir ve görir kıldık.

Süleymaniye Vakfı

Biz insanı, çok bileşenli döllenmiş yumurtadan[1] yarattık. Yıpratıcı bir imtihandan geçireceğiz; o nedenle onu dinleyen ve gören[2] bir varlık haline getirdik.

Ahmet Varol

Biz insanı karışık bir nutfeden yarattık. Onu imtihan etmekteyiz. Bu yüzden onu işitici ve görücü kıldık.

Ümit Şimşek

Biz insanı karışık bir nutfeden(2) yarattık; sınamak için de onu işitir ve görür hale getirdik.

Yaşar Nuri Öztürk

Doğrusu, biz insanı karışım olan bir spermden yarattık. Halden hale geçiririz onu. Sonunda onu işitici, görücü yaptık.

Ali Bulaç

Şüphesiz biz insanı, karmaşık olan bir damla sudan yarattık. Onu deniyoruz. Bundan dolayı onu işiten ve gören (biri) kıldık.

Ali Fikri Yavuz

Çünkü biz, insanı, (erkek ve dişi suları ile) karışık bir nutfeden yarattık; (üzerine mükellefiyyet yükliyerek) onu deneyeceğiz. Bunun için onu duygu ve görgü sahibi kıldık.

Bahaeddin Sağlam

Gerçekten Biz, insanı karışık bir meniden (hücreden) yarattık. Onu geliştiriyorduk. (Yani) onu işiten ve gören bir hale getirdik.

Bayraktar Bayraklı

Doğrusu biz, insanı imtihan etmek için, döllenmiş yumurtadan yarattık ve onu işiten ve gören bir varlık yaptık.