7. Ayet
يُوفُونَ بِالنَّذْرِ وَيَخَافُونَ يَوْمًا كَانَ شَرُّهُ مُسْتَط۪يرًا
O kullar adaklarını yerine getirirler. Kötülüğü her yanı kuşatmış bir günden korkarlar.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
يُوفُونَ بِالنَّذْرِ وَيَخَافُونَ يَوْمًا كَانَ شَرُّهُ مُسْتَط۪يرًا
O kullar adaklarını yerine getirirler. Kötülüğü her yanı kuşatmış bir günden korkarlar.
Adaklarını yerine getirir onlar ve şerri, her yanı saran, kaplayan günden korkarlar.
Adakların öderler, kötülüğü geniş olan bir günden de korkarlar!
(O iyi insanlar, o kimselerdir ki) üzerlerine aldıkları sorumlulukları yerine getirirler ve azabı salgın olan bir günden (kıyametten) korkarlar.
Va’adlerini îfâ iden, mümted olacak felâketlerden havf iden
O kullar, şiddeti her yere yayılmış olan bir günden korkarak verdikleri sözü yerine getirirler.
Onlar sözlerini yerine getirirler ve alabildiğine kötü olan bir günden korkarlar.
Adaklarını yerine getirirler ve şerri salgın olan bir günden korkarlar
O kullar adaklarını yerine getirirler ve fenalığı salgın (olan) bir günden korkarlar.
Onlar, (Allah’a ve insanlara verdikleri) sözlerini yerine getirirler, dehşeti her yeri kaplayacak bir günden korkarlar.
(İşte bu nimet ve faziletlere erişecek mü’minler) Adaklarını (ve her türlü anlaşmalarını) yerine getirenler ve şerri yaygın olan bir günden korkup (kötülükten çekinenlerdir).
Verdikleri sözü yerine getirirler, kötülüğü salgın bir günden korkarlar.
vefā eylerler nezri daħı ķorķarlar bir günden kim oldı şerri anuñ ŧaġılmış.
(Onlar) adağını yerine getirirler (di), şerri yaygın (ve salgın) olan günden korkarlar (dı).
(Çünki onlar, dünyada iken) adakları(nı) yerine getirirler ve şerri yaygın olan bir günden (kıyâmet gününden) korkarlar(dı).
Onlar (o erdemli kullar), üzerlerine aldıkları sorumlulukları (ve verdikleri sözleri) yerine getirir ve felaketi (dehşeti) bütün ufukları tutacak bir günden (hesap gününün dehşetinden) korkarlar.
O Allah’ın kulları verdikleri sözlerini yerine getirirler ve şerri her şeyi kuşatan bir günden korkarlar.
O kullar ki adaklarını yerine getirirlerdi, kötülüğü her yeri kaplıyan bir günden korkarlardı.
Onlar dünyada adadıklarını yerlerine getirirlerdi. Şerri şiddeti yayılan [¹] bir günden korkarlardı.
Onlar adaklarını yerine getirirler ve dehşeti [şerruhu] her yeri kaplayan bir günden de korkarlar.
Adaklarını yerine getirirler ve kötülüğü yaygın olan bir günden korkarlar.
Bu kullar adaklarını yerine getirirler ve şerri her yanı saran ve kaplayan kıyamet gününden korkarlardı.
Onlar, verdikleri sözü yerine getirirler ve dehşeti her yerde hissedilen bir günden korkarlar.
Onlar, gerek Allah’a, gerek insanlara verdikleri sözlerini yerine getirir, tehlikesiher tarafı saracak olan o korkunç Gün hesaba çekilmekten korkarlar.
Nezr’i (Verilmiş Söz’ü, Adağı) yerine getiriyorlar; şerri çok yaygınlaşmış günden korkuyorlar.
Çünkü vaktiyle onlar, kötülüğün kol gezdiği bir günden korkarak sözlerinde dururlardı.
İman edenler bir şeye söz verir ya da bir adakta bulunurlarsa hemen yerine getirirler. Çıkarlarına göre sözlerinden ya da adaklarından caymazlar. Çünkü cezası şiddetli cehennemden korkarlar.
(Allah’ın iyi kulları), verdikleri sözü yerine getirir ve kötülüğü her yere yayılmış olan bir günden korkarlar.
(O has kullar,) Allah’a verdikleri sözlerini yerine getirirler ve kötülüğü sürekli artan bir günden, korkarlar.
[Gerçek erdem sahipleri] onlar[dır ki,] sözlerini ⁹ yerine getirirler ve şiddeti yayılıp genişleyen bir Gün’ün korkusunu duyarlar.
Onlar Allah’a verdikleri sözlerini ve adaklarının gereğini yerine getirirler ve dehşeti her tarafı kaplayacak olan günden korkarlar. 3/193, 7/172-173
Allah'ın kulları, verdikleri sözü, adaklarını yerine getirirler. Şerri, dehşeti salgın haline gelen bir günden korkarlar.
(O has kullar ki;) üzerlerine vacip kıldıkları hayrı yerine getirirler[⁵⁴⁶⁹] ve şerri kahredici bir virüs gibi yayılan günün kaygısını taşırlar;[⁵⁴⁷⁰]
Adaklarını yerine getirirler, ve bir günden korkarlar ki onun şerri (etrafa) dağılmış olmuştur.
(Çünkü) onlar adaklarını yerine getirirlerdi ve dehşeti her yöne yayılmış olan günden (kıyâmet gününden) korkarlardı.
O kullar adaklarını yerine getirirler. Kötülüğü her yanı kuşatmış bir günden de korkarlar.
Adaklarını yerine getirenler ve şerri çok yaygın olan bir günden korkarlar.
Yirine getürürler neẕrlerini. Daḫı ḳorḳarlar bir günden ki anuñ şerri ‘ālemeṭaġıla.
Bu kullar, dünya hayatında iken sözlerinde durur, adadıkları şeyi yerine getirir ve felaketi bütün ufukları tutan kıyamet gününden endişe ederlerdi.
Adaklarını yerine getirirler ve şerri salgın olan bir günden korkarlar.
(Ebrârdan Allâh'ın kulları bu ikrâma şunun içün nâil oldılar ki) Dünyâda iken nezîrlerine vefâ iderlerdi. Şerri ('azâbı) âşikâr ve uzun olan günden korkarlardı.
Onlar, verdikleri sözü tutan ve dehşeti her yeri kaplayacak bir günden korkan kullardır.
(Onlar) adaklarını yerine getirir, kötülüğü yaygın olan bir günden korkarlar.
Onlar adaklarını yerine getirirler ve kötülüğü her yeri kaplayan bir günden korkarlar.
Onlar verdikleri sözü tam bir biçimde yerine getirirler ve kötülüğü salgın olan bir günden korkarlar.
Adaklarını yerine getirirler ve şerri (kötülüğü) yaygın olan bir günden korkarlar.
(Cennetlik olan iyi insanlar, o kimselerdir ki, dünyada) adaklarını yerine getirirler; ve azabı salgın olan bir günden korkarlar.
İbadetlerini tam yerine getirirler ve kötülüğü yaygın olan bir günden de korkarlar.
7,8,9,10. Adaklarını yerine getirirler ve kötülüğü yaygın olan bir günden korkarlar. Sevdikleri gıdalardan yoksula, yetime ve esire yedirirler. “Biz, size sırf Allah rızası için yediriyoruz; sizden ne bir karşılık, ne de teşekkür bekliyoruz. Çünkü biz suratsız, çok katı bir günün azabından ötürü Rabbimizden korkarız” derler.