İnsan Suresi 7. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

7. Ayet

يُوفُونَ بِالنَّذْرِ وَيَخَافُونَ يَوْمًا كَانَ شَرُّهُ مُسْتَط۪يرًا

O kullar adaklarını yerine getirirler. Kötülüğü her yanı kuşatmış bir günden korkarlar.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Adaklarını yerine getirir onlar ve şerri, her yanı saran, kaplayan günden korkarlar.

Besim Atalay (1965)

Adakların öderler, kötülüğü geniş olan bir günden de korkarlar!

Cemal Külünkoğlu

(O iyi insanlar, o kimselerdir ki) üzerlerine aldıkları sorumlulukları yerine getirirler ve azabı salgın olan bir günden (kıyametten) korkarlar.

Cemil Said (1924)

Va’adlerini îfâ iden, mümted olacak felâketlerden havf iden

Diyanet Vakfı

O kullar, şiddeti her yere yayılmış olan bir günden korkarak verdikleri sözü yerine getirirler.

Edip Yüksel

Onlar sözlerini yerine getirirler ve alabildiğine kötü olan bir günden korkarlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Adaklarını yerine getirirler ve şerri salgın olan bir günden korkarlar

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

O kullar adaklarını yerine getirirler ve fenalığı salgın (olan) bir günden korkarlar.

Emrah Demiryent

Onlar, (Allah’a ve insanlara verdikleri) sözlerini yerine getirirler, dehşeti her yeri kaplayacak bir günden korkarlar.

Abdullah-Ahmet Akgül

(İşte bu nimet ve faziletlere erişecek mü’minler) Adaklarını (ve her türlü anlaşmalarını) yerine getirenler ve şerri yaygın olan bir günden korkup (kötülükten çekinenlerdir).

Erhan Aktaş

Verdikleri sözü yerine getirirler, kötülüğü salgın bir günden korkarlar.

Eski Anadolu Türkçesi

vefā eylerler nezri daħı ķorķarlar bir günden kim oldı şerri anuñ ŧaġılmış.

Hasan Basri Çantay

(Onlar) adağını yerine getirirler (di), şerri yaygın (ve salgın) olan günden korkarlar (dı).

Hayrat Neşriyat

(Çünki onlar, dünyada iken) adakları(nı) yerine getirirler ve şerri yaygın olan bir günden (kıyâmet gününden) korkarlar(dı).

İhsan Aktaş

Onlar (o erdemli kullar), üzerlerine aldıkları sorumlulukları (ve verdikleri sözleri) yerine getirir ve felaketi (dehşeti) bütün ufukları tutacak bir günden (hesap gününün dehşetinden) korkarlar.

İlyas Yorulmaz

O Allah’ın kulları verdikleri sözlerini yerine getirirler ve şerri her şeyi kuşatan bir günden korkarlar.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

O kullar ki adaklarını yerine getirirlerdi, kötülüğü her yeri kaplıyan bir günden korkarlardı.

İsmail Hakkı İzmirli

Onlar dünyada adadıklarını yerlerine getirirlerdi. Şerri şiddeti yayılan [¹] bir günden korkarlardı.

İsmail Yakıt

Onlar adaklarını yerine getirirler ve dehşeti [şerruhu] her yeri kaplayan bir günden de korkarlar.

Kadri Çelik

Adaklarını yerine getirirler ve kötülüğü yaygın olan bir günden korkarlar.

Abdullah Parlıyan

Bu kullar adaklarını yerine getirirler ve şerri her yanı saran ve kaplayan kıyamet gününden korkarlardı.

Kuran Yolu

Onlar, verdikleri sözü yerine getirirler ve dehşeti her yerde hissedilen bir günden korkarlar.

Mahmut Kısa

Onlar, gerek Allah’a, gerek insanlara verdikleri sözlerini yerine getirir, tehlikesiher tarafı saracak olan o korkunç Gün hesaba çekilmekten korkarlar.

Mahmut Özdemir

Nezr’i (Verilmiş Söz’ü, Adağı) yerine getiriyorlar; şerri çok yaygınlaşmış günden korkuyorlar.

Mehmet Çakır

Çünkü vaktiyle onlar, kötülüğün kol gezdiği bir günden korkarak sözlerinde dururlardı.

Mehmet Çoban

İman edenler bir şeye söz verir ya da bir adakta bulunurlarsa hemen yerine getirirler. Çıkarlarına göre sözlerinden ya da adaklarından caymazlar. Çünkü cezası şiddetli cehennemden korkarlar.

Mehmet Okuyan

(Allah’ın iyi kulları), verdikleri sözü yerine getirir ve kötülüğü her yere yayılmış olan bir günden korkarlar.

Mehmet Türk

(O has kullar,) Allah’a verdikleri sözlerini yerine getirirler ve kötülüğü sürekli artan bir günden, korkarlar.

Muhammed Esed

[Gerçek erdem sahipleri] onlar[dır ki,] sözlerini ⁹ yerine getirirler ve şiddeti yayılıp genişleyen bir Gün’ün korkusunu duyarlar.

Mustafa Çavdar

Onlar Allah’a verdikleri sözlerini ve adaklarının gereğini yerine getirirler ve dehşeti her tarafı kaplayacak olan günden korkarlar. 3/193, 7/172-173

Ahmet Tekin

Allah'ın kulları, verdikleri sözü, adaklarını yerine getirirler. Şerri, dehşeti salgın haline gelen bir günden korkarlar.

Mustafa İslamoğlu

(O has kullar ki;) üzerlerine vacip kıldıkları hayrı yerine getirirler[⁵⁴⁶⁹] ve şerri kahredici bir virüs gibi yayılan günün kaygısını taşırlar;[⁵⁴⁷⁰]

Ömer Nasuhi Bilmen

Adaklarını yerine getirirler, ve bir günden korkarlar ki onun şerri (etrafa) dağılmış olmuştur.

Orhan Kuntman

(Çünkü) onlar adaklarını yerine getirirlerdi ve dehşeti her yöne yayılmış olan günden (kıyâmet gününden) korkarlardı.

Osman Fırat

O kullar adaklarını yerine getirirler. Kötülüğü her yanı kuşatmış bir günden de korkarlar.

Şaban Piriş

Adaklarını yerine getirenler ve şerri çok yaygın olan bir günden korkarlar.

Satıraltı Meal (1534)

Yirine getürürler neẕrlerini. Daḫı ḳorḳarlar bir günden ki anuñ şerri ‘ālemeṭaġıla.

Suat Yıldırım

Bu kullar, dünya hayatında iken sözlerinde durur, adadıkları şeyi yerine getirir ve felaketi bütün ufukları tutan kıyamet gününden endişe ederlerdi.

Süleyman Ateş

Adaklarını yerine getirirler ve şerri salgın olan bir günden korkarlar.

Süleyman Tevfik (1927)

(Ebrârdan Allâh'ın kulları bu ikrâma şunun içün nâil oldılar ki) Dünyâda iken nezîrlerine vefâ iderlerdi. Şerri ('azâbı) âşikâr ve uzun olan günden korkarlardı.

Süleymaniye Vakfı

Onlar, verdikleri sözü tutan ve dehşeti her yeri kaplayacak bir günden korkan kullardır.

Ahmet Varol

(Onlar) adaklarını yerine getirir, kötülüğü yaygın olan bir günden korkarlar.

Ümit Şimşek

Onlar adaklarını yerine getirirler ve kötülüğü her yeri kaplayan bir günden korkarlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlar verdikleri sözü tam bir biçimde yerine getirirler ve kötülüğü salgın olan bir günden korkarlar.

Ali Bulaç

Adaklarını yerine getirirler ve şerri (kötülüğü) yaygın olan bir günden korkarlar.

Ali Fikri Yavuz

(Cennetlik olan iyi insanlar, o kimselerdir ki, dünyada) adaklarını yerine getirirler; ve azabı salgın olan bir günden korkarlar.

Bahaeddin Sağlam

İbadetlerini tam yerine getirirler ve kötülüğü yaygın olan bir günden de korkarlar.

Bayraktar Bayraklı

7,8,9,10. Adaklarını yerine getirirler ve kötülüğü yaygın olan bir günden korkarlar. Sevdikleri gıdalardan yoksula, yetime ve esire yedirirler. “Biz, size sırf Allah rızası için yediriyoruz; sizden ne bir karşılık, ne de teşekkür bekliyoruz. Çünkü biz suratsız, çok katı bir günün azabından ötürü Rabbimizden korkarız” derler.