İnsan Suresi 8. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

8. Ayet

وَيُطْعِمُونَ الطَّعَامَ عَلٰى حُبِّه۪ مِسْك۪ينًا وَيَت۪يمًا وَاَس۪يرًا

Onlar, seve seve yiyeceği yoksula, yetime ve esire yedirirler.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve ona ihtiyaçları olduğu halde yemeklerini yoksula ve yetime ve tutsağa verirler, onları doyururlar.

Besim Atalay (1965)

Yoksula, öksüze, tutsağa seve seve yedirirler

Cemal Külünkoğlu

Ve kendileri ihtiyaç duydukları halde yiyeceklerini, fakire, yetime ve esire ikram ederler.

Cemil Said (1924)

8,9. ve kendi ta’âma muhtâc oldığı halde fukarâya, yetime ve esire ta’âm virüb "Bu ta’âmı sana Allâh rızâsı içün viriyoruz ve bunun içün ne mükâfât, ne teşekkür istemiyoruz."

Diyanet Vakfı

Onlar, kendi canları çekmesine rağmen yemeği yoksula, yetime ve esire yedirirler.

Edip Yüksel

Yoksula, öksüze ve tutsağa sevdikleri yiyecekleri yedirirler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Miskîne, yetîme, esire seve seve yemek yedirirler

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Düşküne, yetime ve esire seve seve yemek yedirirler.

Emrah Demiryent

Onlar, (kendileri muhtaç olmalarına rağmen,) severek, yoksulu, yetimi ve esiri yedirirler.

Abdullah-Ahmet Akgül

Kendileri, ona duydukları sevgiye (ihtiyaç ve ilgiye) rağmen yiyeceklerini yoksula, yetime ve esire yedirenler (onların ihtiyaçlarını giderenlerdir).

Erhan Aktaş

İhtiyaçları olmasına rağmen yiyeceği; yoksula, öksüze ve tutsağa yedirirler.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı yidürürler ŧa'amı Tañrı dostlıġı üzere yā ol sevmeg-ile miskįne daħı öksüze daħı esįre.

Hasan Basri Çantay

(Yemeğe olan) sevgi (lerine ve iştihâlarına) rağmen yoksulu, yetimi, esîri doyururlar (dı).

Hayrat Neşriyat

Ona (o mala) olan arzularına (ve kendi ihtiyaçlarına) rağmen, yoksula, yetime ve esire yemek yedirirler(di).

İhsan Aktaş

8,9. Ve kendileri ihtiyaç duydukları hâlde yoksula, yetime (işsize) ve esire (zor şartların esiri olan kimselere) yemek yedirirler (hem maddi, hem manevi her türlü yardımda bulunurlar. Ve onlara şöyle derler:) Biz size sırf Allah için yediriyoruz. Sizden bir karşılık ve bir teşekkür beklemiyoruz. *

İlyas Yorulmaz

Sevdikleri yiyeceklerden fakirlere, yetimlere ve esirlere yedirirler.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Yoksullara, öksüzlere, tutsaklara seve seve yedirirlerdi,

İsmail Hakkı İzmirli

Yemeğe iştihalarıyle beraber [²] yoksula, yetime, esire yemek yedirirlerdi.

İsmail Yakıt

Onlar kendilerinin çok sevdiği yiyecekleri yoksula, yetime ve esire de yedirirler.⁴

Kadri Çelik

Kendileri, ona duydukları sevgiye rağmen yemeği yoksula, yetime ve esire yedirirler.

Abdullah Parlıyan

Allah'a olan sevgileri için veya mala olan sevgilerine rağmen yemeklerini yoksula, yetime ve tutsağa verirler, onları doyururlardı.

Kuran Yolu

Onlar, kendileri (yemek) istedikleri halde yiyeceği yoksula, yetime ve esire ikram ederler.

Mahmut Kısa

Mala mülke karşı yüreklerinde sevgi duydukları hâlde, sırf Allah rızası için yoksulu, yetimi ve esiri doyurur, onlara maddî mânevî her türlü yardım ve desteği sağlamak için çırpınırlar.

Mahmut Özdemir

Esire, yetime ve düşkün yoksula seve seve Yemek yediriyorlar:

Mehmet Çakır

Kendi ihtiyaçlarına rağmen, yoksulu, yetimi ve esiri doyururlardı.

Mehmet Çoban

İman edenler gönül rahatlığıyla isteyerek, severek, yiyeceklerini yoksula, yetime, esire, ihtiyaç sahibine yedirirler.

Mehmet Okuyan

Onlar, kendileri muhtaç olmalarına rağmen yoksulu, yetimi ve esiri yedirir (doyurur)lar.

Mehmet Türk

Onlar, sevdikleri yiyeceği yoksula, yetime ve esire (seve seve) yedirirler.¹

Muhammed Esed

Ve kendi istekleri ne kadar çok olursa olsun, ¹⁰ muhtaçlara, yetimlere ve esirlere ¹¹ yedirirler,

Mustafa Çavdar

Onlar kendileri muhtaç olduğu halde yoksulu, yetimi ve esiri doyururlar. 2/177, 4/36

Ahmet Tekin

Çevresi, çaresi olmayan yoksula, yetime, dula, kimsesize ve esire, sevdikleri, yemek ihtiyacında oldukları yiyecekleri can ü gönülden isteyerek yedirirler.

Mustafa İslamoğlu

ve kendi istek ve arzularına rağmen[⁵⁴⁷¹] muhtaçlara,[⁵⁴⁷²] yetimlere[⁵⁴⁷³] ve esirlere yemek yedirirler;[⁵⁴⁷⁴]

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve taam yedirirler, onu sevdikleri halde yoksullara ve yetimlere ve esir olanlara.

Orhan Kuntman

Yoksula, yetime ve esire seve seve yemek verirlerdi.

Osman Fırat

Yoksula, yetime ve esire sevdikleri yemeği yedirirler,

Şaban Piriş

Sevmelerine rağmen yemeği düşküne, yetime ve esire yedirirler.

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı yimek yidürürler Allāh yolına miskinlere ve öksüzlere, daḫı yesīrlere.

Suat Yıldırım

Kendileri de ihtiyaç duydukları halde yiyeceklerini, sırf Allah'ın rızasına ermek için fakire, yetime ve esire ikram ederler.

Süleyman Ateş

Yoksula, yetime ve esire sevdikleri yemeği yedirirler:

Süleyman Tevfik (1927)

Ve fakîri, yetîmleri ve esirleri severek it'âm iderlerdi.

Süleymaniye Vakfı

Çaresizleri, yetimleri ve esirleri, seve seve doyururlar.

Ahmet Varol

Kendilerinin ona sevgi duymalarına rağmen [1] yiyeceği yoksula, yetime ve esire yedirirler.

Ümit Şimşek

Canlarının çektiği yemeği yoksula, yetime ve esire seve seve yedirirler.

Yaşar Nuri Öztürk

Yoksula, yetime ve esire, yemeği severek yedirirler.

Ali Bulaç

Ona duydukları sevgiye rağmen yemeği, yoksula, yetime ve esire yedirirler.

Ali Fikri Yavuz

Yoksula, yetime, esire seve seve yemek yedirirler.

Bahaeddin Sağlam

Kendileri muhtaç oldukları halde, isteyerek yoksula, yetime ve esire yemek yedirirler.

Bayraktar Bayraklı

7,8,9,10. Adaklarını yerine getirirler ve kötülüğü yaygın olan bir günden korkarlar. Sevdikleri gıdalardan yoksula, yetime ve esire yedirirler. “Biz, size sırf Allah rızası için yediriyoruz; sizden ne bir karşılık, ne de teşekkür bekliyoruz. Çünkü biz suratsız, çok katı bir günün azabından ötürü Rabbimizden korkarız” derler.